İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Ali Bedir ve Tevfik Günay Başvurusu (B. No: 2013/4073)

1. Başvuru, icra emrinin iptali talebiyle yapılan şikâyet

Başvuru No2013/4073Tarih21 Ocak 2016Okuma13 dk · 2.524 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Ali Bedir Ve Tevfik Günay Başvurusu

Karar tarihi
21 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2013/4073
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.524 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, icra emrinin iptali talebiyle yapılan şikâyet

başvurusunda İcra Hukuk Mahkemesince şikâyet dilekçesi karşı tarafa tebliğ

edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiası ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 14/6/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. 2013/4074 numaralı bireysel başvuru dosyasının konu yönünden

hukuki irtibatı nedeniyle 2013/4073 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine karar

verilmiştir.

4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 17/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 7/8/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş,

birinci başvurucuya 14/8/2014 tarihinde, ikinci başvurucuya 9/5/2014 tarihinde

bildirilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını sırasıyla

18/8/2014 ve 21/5/2014 tarihlerinde ibraz etmişlerdir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular tarafından davalı Isparta İl Özel İdaresi

aleyhine Isparta İş Mahkemesinde açılan fazla çalışma ücreti alacağının tahsili

istemli davada Mahkemece 28/12/2011 tarihli ve E.2010/273, K.2011/518 sayılı

karar ile başvurucu Mehmet Ali Bedir lehine 400 TL vekâlet ücreti ile 49,05 TL

yargılama giderine, 28/12/2011 tarihli ve E.2010/248, K.2011/507 sayılı karar

ile başvurucu Tevfik Günay lehine 400 TL vekâlet ücreti ile 47,05 TL yargılama

giderine hükmedilmiştir.

9. Başvurucular, anılan kararlarda hükmedilen vekâlet alacağı

ile yargılama giderinin tahsili için Ankara 14. İcra Müdürlüğünün E.2013/2380

sayılı ve E.2013/2396 sayılı dosyalarında ilamlı icra takipleri

başlatmışlardır.

10. İcra Müdürlüğü, takip borçlusu Isparta İl Özel İdaresine

icra emirleri göndermiş; borçlu idare vekili ise takip dayanağı Isparta İş

Mahkemesinin E.2010/273 sayılı ve E.2010/248 sayılı dosyalarında, yargılamanın

başından sonuna kadar davalı vekili olarak yer almasına ve vekille takip edilen

işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olmasına rağmen vekil sıfatıyla

kendisi yerine doğrudan borçlu idareye icra emri gönderilmesinin kanuna aykırı

olduğunu belirterek Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikâyet

başvurularında bulunmuş ve icra emirlerinin iptalini talep etmiştir.

11. Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi, dosya üzerinden yaptığı

inceleme sonucunda 2/5/2013 tarihli ve E.2013/286, K.2013/604 sayılı ve

3/5/2013 tarihli ve E.2013/283, K.2013/613 sayılı kararlar ile şikâyetlerin

kabulüne ve icra emirlerinin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme,

şikâyet dilekçelerini başvuruculara tebliğ etmemiş ancak gerekçeli kararında

başvurucuları davalı olarak gösterip bu dosyalar nedeniyle vekâlet ücreti ile

yargılama gideri ödemeye mahkûm etmiştir. Kararların gerekçelerinin ilgili

ortak kısımları şöyledir:

“İİK.nun 18/3 ve HMK 320/1 maddelerine göre,

şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma

yapılmasına gerek olmadığı takdir edilerek evrak üzerinde inceleme yapılmıştır.

…

7201

Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41,171 ve HMK.73.maddeleri

gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması

zorunludur.

Somut

olayda; takip dayanağı ilam kapsamında davacı/borçlu idarenin kendisini vekille

temsil ettirdiği belirgindir. Takip dosyasında icra emrinin vekil yerine asile

tebliğ olunması anılan yasa hükümlerine aykırı olduğundan şikâyetin kabulüne,

borçlu idare adına gönderilen icra emrinin iptaline karar vermek gerekmiş,

aşağıdaki hüküm kurulmuştur.”

12. Kesin nitelikli bu kararlar 15/5/2013 tarihinde

başvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular 14/6/2013 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

13. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 16.

maddesi şöyledir:

“Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak

üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif

olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet

olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde

yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz

sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.”

14. 2004 sayılı Kanun’un 17. maddesi şöyledir:

“Şikâyet icra mahkemesince, kabul edilirse şikâyet olunan

muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.”

15. 2004 sayılı Kanun’un 18. maddesi şöyledir:

“İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır

ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.

Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi

icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de

olur.

Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet

konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına

gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde

ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı

verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği

tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak

zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.”

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 27. maddesi şöyledir:

“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer

ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına

sahiptirler.

(2) Bu hak;

a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,

b) Açıklama ve ispat hakkını,

c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini

ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,

içerir.”

17. 6100 sayılı Kanun’un 317. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Dava açılması ve

davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 21/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucular, Isparta İş Mahkemesince lehlerine hükmedilen

vekâlet ücreti ile yargılama giderinin tahsili için başlattıkları ilamlı icra

takiplerine karşı borçlu tarafından yapılan şikâyet başvuruları üzerine İcra

Hukuk Mahkemesince şikâyet dilekçeleri kendilerine tebliğ edilmeden ve duruşma

açılmaksızın dosya üzerinden inceleme yapılarak aleyhlerine karar verildiğini,

söz konusu yargılamalardan gerekçeli kararların tebliğiyle birlikte haberdar

olduklarından savunma haklarını kullanamadıklarını belirterek adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

20. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucuların

temel iddialarının, tarafı oldukları yargılamada iddia (şikâyet) hakkında bilgi

sahibi olma ve karşı tez ile delillerini sunma hakkından yoksun bırakılmalarına

ilişkin olması nedeniyle başvuru; adil yargılanma hakkı kapsamında silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi yönünden incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

21. Başvurucuların, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği

iddiasına dayanan şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca başka

bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığı için başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden İnceleme

22. Başvurucular, Mahkeme tarafından lehlerine hükmedilen

vekâlet ücreti ile yargılama giderinin tahsili için başlattıkları ilamlı icra

takiplerine karşı borçlu tarafından yapılan şikâyet başvuruları üzerine İcra

Hukuk Mahkemesince şikâyet dilekçeleri kendilerine tebliğ edilmeden ve dosya

üzerinden yapılan incelemeyle aleyhlerine karar verildiğini belirterek adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

23. Bakanlığın görüş yazısında, adil yargılama hakkı kapsamında

yer alan güvencelerden birinin silahların eşitliği ilkesi olduğu, bu ilke

gereği davanın taraflarından birinin diğeri karşısında zayıf duruma

düşürülmemesi gerektiği, adil yargılanma hakkının bir diğer ögesi olan

çelişmeli yargılanma hakkı gereğince de davanın taraflarına, ileri sürülen

deliller ve sunulan görüşlerle ilgili bilgi sahibi olma ve mahkemenin kararını

etkilemek amacıyla bunlarla ilgili görüş bildirme imkânı verilmesi gerektiği

ifade edilerek başvurucuların şikâyetleri incelenirken bu hususların gözönünde bulundurulması gerektiği yönünde beyanda

bulunulmuştur. Başvurucular, Bakanlık görüşüne katıldıklarını bildirmişlerdir.

24. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

26. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında ilgili hükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin

lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi gibi

ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).

27. “Hakkaniyete uygun yargılanma”nın

temel unsuru, yargılamanın “çelişmeli”

olması ve taraflar arasında “silahların eşitliği”nin

sağlanmasıdır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD],

B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan

çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma

ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın

bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece

tarafların dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi,

yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir

(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, B. No: 12952/87, 23/06/1993, §

63; Feldbrugge/Hollanda, B. No: 8562/79, 29/05/1986, §

44).

28. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

29. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararları

için bkz. J.J./Hollanda, B. No:

9/1997/793/994, 27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika,

B. No: 19075/91, 20/2/1996, § 33).

30. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve

inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları da yargılamanın

bütünü ışığında değerlendirilecektir (Yüksel

Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19).

31. AİHM, silahların eşitliği ilkesine uyulup uyulmadığını

denetlerken somut olayda şikâyet konusu eşitsizliğin yargılamayı fiilen ve

gerçekten adaletsiz kılıp kılmadığına bakmaktadır (Kremzov/Avusturya B. No: 12350/86, 21/9/1993, § 75).

32. Bu bakımdan daha önce ulaşılamayan bilgi ve belgelere üst

yargılama aşamasında ulaşılmış ve bunlara karşı iddia ve itirazlar dile getirilmiş

ise silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş sayılmayabilir. Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi, somut olayın usul

kurallarına uygunluğunu denetlemek değil, adil yargılanma hakkı kapsamındaki

güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini denetlemektir (Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti. (4), B. No:2013/251, 10/6/2015, § 22).

33. Somut olayda başvurucular tarafından başlatılan ilamlı icra

takiplerine karşı takip borçlusunun icra emirlerinin iptali talebiyle yaptığı

şikâyet başvuruları üzerine Mahkemenin, şikâyet dikçelerini

başvuruculara tebliğ etmeden dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda

şikâyetleri kabul ederek icra emirlerinin iptaline kesin olarak karar verdiği

anlaşılmıştır.

34. Başvurucular, başlattıkları icra takipleri hakkında borçlu

tarafından İcra Hukuk Mahkemesine yapılan başvurulara ilişkin şikâyet

dilekçelerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu sebeple tarafı oldukları

yargılamalarda savunma yapma ve delil bildirme imkânından mahrum bırakıldıklarını

belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakları ile

hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

35. 6100 sayılı Kanun’un 27. maddesinde düzenlenen hukuki

dinlenilme hakkı; davalının davadan haberdar edilme, davaya ilişkin açıklama

yapma ve delil bildirme hakkını güvence altına almaktadır. Bu hak bir anlamda

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama hakkı ile de ilgilidir. Buna göre

mahkeme davalıya savunma hakkını kullanma imkânı vermeden davanın esasıyla

ilgili değerlendirme yapamayacaktır. Bu hakkın kullanılabilmesinin usul hukuku

açısından en önemli sonucu; dava veya şikâyet dilekçesinin, içeriğindeki

iddialara muhatap olan süjeye yani davalı veya karşı tarafa tebliğinin zorunlu

olduğu olgusudur.

36. 2004 sayılı Kanun’un 16. Maddesinde icra ve iflâs

dairelerinin, kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin

iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikâyette bulunulabileceği, aynı

Kanun’un 18. maddesinde ise şikâyet davasında basit yargılama usulünün

uygulanacağı; talep ve cevapların, dilekçe ile veya mahkemece tutanağa

bağlanmak suretiyle sözlü olarak bildirilebileceği düzenlenmiştir.

37. Şikâyet müessesesi, icra dairesinin somut işlemine karşı bir

denetim işlevi yerine getirir ve şikâyet olunan aslen icra dairesidir. Ancak

inceleme sonunda şikâyet konusu işlemin iptali veya düzeltilmesi kararı

verilmesi hâlinde bu işlem lehine olan kimsenin hukuksal durumu doğrudan

etkileneceğinden bu kişilerin de zorunlu olarak davalı konumda bulunması

gerekmektedir. Nitekim yerleşik yargısal uygulamalarda olduğu gibi başvuru

konusu davalarda da takip alacaklısı sıfatıyla başvurucular, Mahkeme

kararlarında davalı olarak gösterilmiştir.

38. Başvuru konusu davalara ilişkin olarak icra emirlerinin

iptali istemiyle Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikâyet

başvurularında Mahkeme, şikâyet dilekçelerini takip alacaklıları olan

başvuruculara tebliğ etmeden dosya üzerinden değerlendirme yapmak suretiyle

icra emirlerinin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Başvurucular ancak

gerekçeli kararların tebliği ile birlikte şikâyet başvurularından haberdar

olduklarından, şikâyetler hakkında bilgi sahibi olamamış ve buna karşı savunma

ve delillerini Mahkeme önünde dile getirme hakkından mahrum kalmışlardır. Öte

yandan başvuru konusu kararlar miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğundan

başvurucular, savunma ve delillerini bir üst mahkemede ileri sürme imkânı da

bulamamışlardır.

39. Mahkeme, icra dosyalarını inceleyerek şikâyet başvurularında

bulunan tarafın talebi doğrultusunda karar

vermiş; başvurucuların, dilekçe

içerikleri ve toplanan deliller hakkında bilgi edinmelerine, bunlara karşı

çıkmalarına ve delil sunmalarına imkân tanımayarak diğer tarafı yargılamalarda

üstün bir konuma getirmiştir. Bu açıdan söz konusu eşitsizliğin yargılamaları

adil olmaktan yoksun kıldığı ve başvurucular açısından silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

40. Başvuru dilekçelerinde, başvuru konusu yargılamalarda dosya

üzerinden karar verilerek duruşmalı yargılanma hakkının da ihlal edildiği ileri

sürülmüş ise de yargılama sırasında “silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama” ilkesinin ihlal edildiği sonucuna

ulaşıldığından adil yargılanma hakkı kapsamındaki anılan şikâyet yönünden

ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

41. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

42. Başvurucular, anayasal haklarının ihlal edildiğinin tespiti ve yeniden icra takibi

yapmalarından kaynaklanan masraf olan 540,88’er TL’yi tazminat olarak talep

etmişlerdir.

43.

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesi şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve

işlem niteliğinde karar verilemez.

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.

…”

44.

Başvuru konusu olaylarda, ihlale neden olan kararlar sonrasında başvurucular

yeni icra takipleri başlatmışlardır. Bu sebeple yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmadığından bilgi edinilmesi için kararın ilgili Mahkemeye

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

45.

Tespit edilen ihlal; yargılama sonucunda verilen kararların değil, yargılama süreçlerinin

adil olmadığına yöneliktir. Başvurucuların tazminat talepleri ise Mahkeme

kararı nedeniyle başlattıkları yeni icra takipleri için yaptıkları masraflara

ilişkin olduğundan ileri sürülen zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet

bağı bulunmaması nedeniyle başvurucuların tazminat taleplerinin reddine karar

verilmesi gerekir.

46.

Dosyadaki belgelerden tespit edilen 396,70 TL harç ve 1.800 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 2.196,70 TL yargılama giderinin başvuruculara müşterek

olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

D. 396,70 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 2.196,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Kamil KAYA Başvurucular : 1. Mehmet Ali BEDİR 2. Tevfik GÜNAY Vekili : Av. Süleyman BAŞTERZİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/4073, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  15. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  16. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/4073
Tarih
21 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Murat Karayel Başvurusu (B. No: 2013/6223)
  • Medeni Alpkaya Başvurusu (B. No: 2013/3078)
  • Şevki Burak Kaya Başvurusu (B. No: 2013/2818)
  • Seyitahmet Seçkin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/8637)
  • Hüseyin Bıyık Başvurusu (B. No: 2013/8773)
  • A.v. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1649)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.