İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Bayraktar Başvurusu (B. No: 2014/2316)

1. Başvuru, tutuklunun başka bir ceza infaz kurumuna nakil

Başvuru No2014/2316Tarih15 Şubat 2017Okuma12 dk · 2.345 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Bayraktar Başvurusu

Karar tarihi
15 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/2316
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.345 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklunun başka bir ceza infaz kurumuna nakil

işlemleri sırasında zor kullanılarak kıyafetlerinin çıkarılması ve iç

çamaşırıyla kalacak şekilde çıplak arama yapılması nedeniyle işkence ve kötü

muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/2/2014 tarihinde İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/10/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 22/3/2016 tarihli yazısında, başvuru

hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında KCK terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle 22/11/2011

tarihinde gözaltına alınmış ve 26/11/2011 tarihinde tutuklanarak Metris T tipi

Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.

8. 28/11/2011 tarihinde ise başvurucu, Metris T tipi Ceza İnfaz

Kurumundan Kandıra 2 Nolu F tipi Ceza İnfaz Kurumu'na

nakledilmiş, ceza infaz kurumuna kabul işlemleri sırasında, iç çamaşırı kalacak

şekilde çıplak arama gerçekleştirilmek istenmiş, başvurucunun kıyafetlerini

çıkarmayı kabul etmemesi üzerine zor kullanılarak kıyafetleri çıkarılıp arama

gerçekleştirilmiştir.

9. İnfaz koruma memurları tarafından 28/11/2011 tarihinde

düzenlenen tutanakta; başvurucunun da içinde bulunduğu Metris T tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumundan sevk edilen KCK terör örgütü tutuklularının, 20/3/2006

tarihli ve 2006/10218 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza

İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (2006/10218 sayılı Tüzük) 46. maddesi uyarınca

arama işlemlerinin yapıldığı, tutukluların teker teker arama yapılacak odaya

alındıkları, önce belden yukarısı, daha sonra iç çamaşırı hariç belden

aşağıdaki kıyafetleri olmak üzere soyunmalarının söylendiği, başvurucunun da

içinde bulunduğu bir grup tutuklunun itiraz ettiği ve kıyafetlerini

çıkarmadığı, bunun üzerine zor kullanma yetkisine dayanılarak arama

işlemlerinin gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

10. Başvurucu 1/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına

iletilmek üzere Ceza İnfaz Kurumu idaresine verdiği dilekçe ile kuruma kabul

işlemleri sırasında kendisine çıplak arama işlemi uygulandığını, işleme

direnmesi nedeniyle darp ve tehdit edildiğini belirterek şikâyetçi olmuştur.

11. Başvurucu ile eş zamanlı olarak tutuklanarak ceza infaz

kurumuna sevk edilen ve aynı şekilde arama işlemine tabi tutulan on tutuklu

daha anılan işlem nedeniyle şikâyetçi olmuş, açılan soruşturma dosyaları

birleştirilmiştir. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kurumda görevli

infaz koruma memurları ve infaz koruma başmemuru Ö.S.

hakkında görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit isnadıyla yürütülen

soruşturma kapsamında başvurucunun ve diğer müştekilerin beyanları ile infaz

koruma başmemuru Ö.S'nin ifadesi alınmıştır. Ayrıca ceza infaz

kurumundan, kurumda bulunan kamera kaydı görüntülerinin içeriğine ilişkin bir

rapor temin edilmiştir.

12. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma baş memuru

Ö.S; sevkle gelen tutukluların mahkûm kabul biriminden içeri alınmaları

sırasında bulunduğunu, Tüzük'ün 46. maddesi uyarınca

üst ve eşya araması yapıldığını, tutukluların arama işlemine karşı

çıktıklarını, bunun üzerine Tüzük'ün 46. maddesinin (c)

bendi uyarınca zor kullanma yetkisini kullanarak orantılı güç kullanmak

suretiyle arama işlemini gerçekleştirecekleri yönünde tutukluları uyardığını,

karşı çıkmanın devam etmesi nedeniyle, Tüzük'e göre

önce belden yukarısı daha sonra belden aşağısı olacak şekilde vücut çukurlarına

dokunmadan, herhangi bir tutuklunun utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve

kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınmak suretiyle, onur kırıcı

davranışta bulunulmadan orantılı bir şekilde üst aramasının gerçekleştirildiğini

beyan etmiştir.

13. Ceza infaz kurumu kamera kayıtlarının içeriğine ilişkin

olarak alınan raporda tutukluların 28/11/2011 tarihinde 16.35'te kuruma

getirildikleri, üst ve eşya aramalarından sonra 18.57'de odalarına yerleştirme

işlemlerinin sona erdiği belirtilmektedir. Üst aramalarının yapıldığı odalarda

kamera bulunmaması nedeniyle raporda tutukluların çıplak arama işlemlerinin

gerçekleştirilişine ilişkin bir veri bulunmamaktadır.

14. Yürütülen soruşturma neticesinde Kandıra Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından 9/1/2012 tarihli ve S. No: 2011/2641, K. 2012/35 sayılı

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Anılan kararın gerekesi

şöyledir:

"Müştekilerin olay tarihinde Kocaeli 1 ve

2 No'lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumlarına naklen

getirildikleri, Cezaevi girişleri sırasında, Cezaevlerinin yüksek güvenlikli

olması itibari ile Ceza İnfaz kurumlarının yönetimi ile Ceza ve Güvenlik tedbirlerininİnfazı hakkında tüzük hükümleri çerçevesinde

iç çamaşırlarıhariç müştekilerin üzerlerinin usule

uygun olarak arandıkları, yapılan arama işlemlerinin taraf olduğumuz

Uluslararası Sözleşmeler dahil başta Anayasa olmak üzere herhangi bir yasa hükümüne aykırılık teşkil etmediği tüm dosya kapsamından

anlaşıldığından,

1- Müştekilerin usul ve yasalara aykırı arandıklarınailişkin iddialarla ilgili suç yokluğundan;

2- Şüpheli Ö... S'nin ilgili müştekilere

hakaret ve tehdit fiillerini işlediğine dair ceza yargılamasını başlatacak

nitelikte yeterli delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturma yapılmasına

yer olmadığına [karar verilmiştir]."

15. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım müştekiler

tarafından anılan karara yapılan itiraz, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin

21/1/2014 tarihli ve 2014/101 Değişik İş sayılı kararıyla, itiraz edilen

kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu

gerekçesiyle reddedilmiştir.

16. Anılan karar başvurucuya 4/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucu 20/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 36. maddesi şöyledir:

"1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde,

hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her

ay bir kez mutlaka arama yapılır.

(2) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik

görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa

gerçekleştirilebilir."

18. 5275 sayılı Kanun'un 116. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı

ceza infaz kurumları,... kuruma alınma ve kayıt

işlemleri, ... oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar,

arama,... şikâyet ve itiraz, nakiller, ... hükümlülerin sayısı ve uygulanacak

güvenlik tedbirleri, ... konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55

ilâ 62, 66 ilâ 76, 78 ilâ 84 ve 86 ilâ 88 inci maddelerinde düzenlenmiş

hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da

uygulanabilir."

19. 2006/10218 sayılı Tüzük'ün "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım"

kenar başlıklı 46. maddesininilgili kısmı şöyledir:

"...

(2) Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya

bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin

varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya

beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir.

a) Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu

ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak

gerçekleştirilir,

b) Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki

giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler

giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır,

c) Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması

için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin

bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle,

hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi

hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden

çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir,

d) Çıplak olarak arama, mümkün olan en kısa

süre içinde bitirilir.

(3) Beden ve üst aramaları aynı cinsiyetten

güvenlik ve gözetim görevlileri tarafından yapılır.

...

(9) Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna

saygı esastır."

20. 2006/10218 sayılı Tüzük'ün "Güvenlik ve gözetim servisi" başlıklı

22. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"İnfaz ve koruma başmemuru

ile infaz ve koruma memuru, kurumun güvenliğini bozan firara teşebbüs, isyan,

rehin alma, saldırı, yasaya veya düzenlemelere dayalı bir emre karşı aktif veya

pasif fiziki direnme gibi olaylar ile 5237 sayılı Kanunun 25 inci maddesindeki

meşru savunma ve zorunluluk hâli ortaya çıktığında kurum en üst amirinin izni

ile zor kullanabilir. Acil hâllerde tehlikenin ortadan kaldırılması amacıyla

izin alınmaksızın da zor kullanılabilir. Durumu derhâl en üst amire iletir. Zor

kullanan personel gerekenden fazla kuvvet kullanamaz."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 15/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu 28/11/2011 tarihinde Metris Ceza İnfaz Kurumundan

nakil yoluyla sevk edildiği Kandıra 2 nolu F tipi

Ceza İnfaz Kurumunda, tek başına alındığı ve içinde 6 infaz koruma memuru ile

bir jandarma erinin bulunduğu odada soyunmasının istendiğini, buna karşı

gelerek Cumhuriyet Savcısını görmek istediğini belirtmesi üzerine Ö.S. adlı

infaz koruma memurunun yanında iki kişiyle birlikte odaya gelerek kendisini

tehdit ettiğini, odadakilere zorla soyulması talimatı vererek dışarı çıktığını,

odada bulunan sekiz infaz koruma memuru ve bir jandarma erinin ağzını kapatarak

kendisini zorla yere yatırdıklarını, iki kişinin göğsüne oturduğunu, birer

kişinin ayaklarının üstüne oturduklarını, iki kişinin ise başını tuttuğunu ve

ağzını kapattığını, bu şekilde zorla kıyafetlerinin çıkarılarak odada bir süre

çıplak bırakıldığını, bu sırada hakaret ve tehdit edildiğini, bu olay nedeniyle

onurunun kırıldığını ve aşağılandığını, Cumhuriyet Savcılığı tarafından olayla

ilgili soruşturmanın etkili şekilde yürütülmediğini belirterek Anayasa'nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında koruma altına alınan işkence ve kötü muamele

yasağı, Anayasa'nın 20. maddesinde koruma altına alınan özel hayatın gizliliği

ilkesi, Anayasa'nın 36. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkı,

Anayasa'nın 40. maddesinde koruma altına alınan etkili başvuru hakkı ile Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 7 No.lu Protokol'ün 2. maddesinde

koruma altına alınan cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun ceza infaz kurumunda çıplak

arama işlemi uygulanması ve zor kullanılması sırasında darp edilmesi ile tehdit

ve hakarete maruz kalmasına ilişkin şikâyetleri Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında koruma altına alınan işkence ve kötü muamele yasağı

kapsamında incelenmiş olup başvurucunun özel hayatın gizliliği ilkesi, adil

yargılanma hakkı ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiği iddialarına

yönelik ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Başvurucunun, Sözleşme'ye ek 7 No.lu Protokol'ün 2. maddesinde koruma

altına alınan cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddiaları ayrıca incelenmiştir.

1. İki Dereceli

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen

kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı temyiz yolunun kapalı olması

ve bu karara karşı yalnızca itiraz yoluna başvurulabilmesi nedeniyle ceza

yargılamasının iki dereceli yürütülmediğini, bu nedenle Sözleşme'ye

ek 7 No.lu Protokol'ün 2. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

25. Anayasa ve 6216 sayılı Kanun hükümlerine göre Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme'nin ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerinin

kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013§ 18).

26. Sözleşme'ye ek 7. Protokol'ün 2.

maddesinde düzenlenen iki dereceli yargılanma hakkı, ceza yargılamasında mahkûm

edilen kişileri kapsamakta olup somut olayda başvurucunun sahip olduğu

katılan/mağdur sıfatını haiz kişiler anılan korumanın kapsamı dışında

kalmaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. İnsan Haysiyetiyle

Bağdaşmayan Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

28. İncelemeye konu olayda, başvurucu naklen sevk edildiği F

tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakil işlemleri sırasında çıplak

arama işlemi yapılmasının insan onuruna aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca

anılan işlemin zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi sırasında darbedildiğini ve tehdit ile hakarete maruz kaldığını ileri

sürmektedir.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

30. Bir ceza veya muamelenin “insanlık

dışı” ya da “aşağılayıcı”

olarak nitelendirilebilmesi için, belirli bir yasal muamele veya ceza ile

bağlantılı ıstırap veya aşağılamanın kaçınılmaz unsurlarının ötesine geçmesi

gerekmektedir (Soering/Birleşik Krallık, B. No:

14038/88, 7/7/1989, § 100).

31. Kolluk görevlileri, görevini yaparken direnişle karşılaşması

hâlinde bu direnişi kırmak amacıyla ve direnişi kıracak ölçüde zor kullanmaya

yetkilidir. Fiili bir saldırının varlığı halinde kolluk görevlileri ayrıca

meşru savunma kapsamında zor kullanma yetkisine sahiptir. Ancak, zor kullanma

yalnızca zorunlu hallerde başvurulabilecek bir yol olduğu gibi, başvurulacak

güç ölçülü ve kademeli olmalıdır (Arif

Haldun Soygür, B. No: 2013/2659,

15/10/2015, § 51).

32. Zor kullanma yetkisi bir cezalandırma aracı olmayıp zorunlu

sınırın aşılması, işkence ve kötü muamele yasağının ihlali sonucunu

doğurabilecektir (Arif Haldun Soygür, § 54).

33. Tutuklu veya hükümlülerin cezaevinde çıplak olarak

aranmaları, güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması bakımından gerekli görülebilmekte,

ancak bu kapsamdaki bir aramanın her hâlükârda insan onuruna uygun bir şekilde

ve uygun bir tarzda yapılması gerekmektedir (Turan

Günana (5), B. No: 2013/5545, 15/12/2015,

§ 64).

34. Uygulama biçiminin, çıplak arama müessesesinin getirdiği

kaçınılmaz unsurların ötesine geçmesi, bireyin aşağılanması ya da küçük

düşmesine sebebiyet vermesi hâlinde insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele

yasağının ihlali sonucunu doğurabilecektir.

35. Yapılan incelemede; başvurucunun, tamamı hemcinsi olan infaz

koruma memurları tarafından, başka bir hükümlü ya da tutuklunun ya da görüntü

kaydeden bir cihazın bulunmadığı bir ortamda, üzerinde iç çamaşırı kalacak

şekilde soyularak arandığı anlaşılmıştır. Başvurucu, arama işleminden sonra bir

süre çıplak bekletildiğini belirtmişse de kamera kayıtlarına göre sayıları

toplam on kadar olan tutukluların arama işlemlerinin toplam 150 dakika sürdüğü

ve her bir tutuklu için ortalama olarak geçen 15 dakika gözönüne

alındığında başvurucunun ileri sürdüğü gibi uzun süre bekletilmesinin söz

konusu olmadığı, sonuç olarak anılan tedbirin başvurucuya uygulanış biçiminin,

çıplak arama müessesesinin getirdiği kaçınılmaz unsurların ötesine geçmediği ve

başvurucunun aşağılanması ya da küçük düşmesine sebebiyet vermediği sonucuna

ulaşılmıştır.

36. Başvurucu ayrıca, kıyafetlerinin çıkarılması sırasında darbedildiğini, tehdit ve hakarete maruz kaldığını ileri

sürmektedir. Başvurucunun olay anlatımında anılan hakaret ve tehdit eylemlerine

ilişkin hiçbir ayrıntılı açıklama ve bilgi yer almadığı gibi yapılan

incelemede, başvurucunun darbedildiği ya da zor

kullanma sırasında yaralandığı konusunda soruşturma ve bireysel başvuru

dosyalarında herhangi bir sağlık raporu bulunmadığı ve başvurucunun anılan

eylem nedeniyle yaralandığına ancak, sağlık raporu alamadığına ilişkin bir

iddiasının da olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, infaz koruma memurları

tarafından zor kullanma sınırının aşılmasının ve başvurucunun, arama işleminin

gerçekleştirilmesi için gerekli olandan fazla bir kuvvet kullanımına maruz bırakılmasının

söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

37. Başvuruya konu dosyanın incelenmesinden, insan haysiyetiyle

bağdaşmayan muamele yasağına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşılmıştır.

38. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına

alınan insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

15/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Gizem Ceren

DEMİR KOŞAR

Başvurucu

:

Mehmet

BAYRAKTAR

Vekili : Av. Nezahat PAŞA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2316, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Akıncı
  14. Topal
  15. M. Emin KUZ
  16. Demir Koşar
  17. Bayraktar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2316
Tarih
15 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Alpaslan Atalay ve Menderes Dinler Başvurusu (B. No: 2014/3994)
  • Abidin Altıntaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18577)
  • Mustafa Çelikoğlu Başvurusu (B. No: 2014/3007)
  • Öztürk Yazici Başvurusu (B. No: 2014/4549)
  • Hacı Osman Kaya Başvurusu (B. No: 2016/41934)
  • Ö. N. M. Başvurusu (B. No: 2014/14751)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.