İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Çiftlik Başvurusu (B. No: 2013/5733)

1. Başvurucu, 15/2/2007 tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret

Başvuru No2013/5733Tarih20 Mart 2014Okuma13 dk · 2.576 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Çiftlik Başvurusu

Karar tarihi
20 Mart 2014
Başvuru Numarası
2013/5733
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.576 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 15/2/2007 tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret

Mahkemesinde açtığı tazminat davasında yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep

etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 26/7/2013 tarihinde Ankara 3. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 20/11/2013 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

I.4. Birinci Bölümün 12/12/2013

tarihli ara kararı gereğince, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 16/1/2014

tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 22/9/2006 tarihinde İstanbul'da, Türkiye

Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)'na ait trene

yolcu olarak bindiği sırada, trenin aniden hareket etmesi sonucu meydana gelen

kaza sonucu yaralanmıştır.

8. Başvurucu, TCDD aleyhine 15/2/2007 tarihinde Ankara 9.

Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada, kaza sonucu iş göremez hale

geldiğini ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

9. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince 2007/89 esas

numarasına kayıtlı dava dosyası, 29/7/2011 tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret

Mahkemesine devredilmiştir.

10. Başvurucu 2/7/2012 tarihinde davayı ıslah ederek,

57.163,28 TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur.

11. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince, 2/7/2012 tarih ve

E.2011/430, K.2012/396 sayılı kararla, başvurucunun yolcu olarak trene binerken

trenle peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, %39,2 oranında maluliyet

yaşadığı, davalının %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle maddi tazminat

talebinin kabulüne, 57.163,28 TL'nin olay tarihinde itibaren avans faiziyle

davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000 TL

manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline

karar verilmiştir.

12. Davalının temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin

25/6/2013 tarih ve E.2012/16390, K.2013/13230 sayılı kararıyla hüküm

onanmıştır.

13. Başvurucu, 26/7/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuştur.

14. Davalının karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 5/11/2013

tarih ve E.2013/15625, K.2013/22119 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

15. Karar, 16/12/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

16. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul

ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

17. 13/10/1983 tarih ve 2918

sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası şöyledir

“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya

yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın

bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından

kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu

teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen

sorumlu olurlar.”

18. 2918 sayılı Kanun'un 90.

maddesi şöyledir:

“Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat

konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin

hükümleri uygulanır.”

19. 2918 sayılı Kanun'un 106.

maddesi şöyledir:

“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il

özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu

kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu

Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu

kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının

karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta

şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.”

20. 22/4/1926 tarih ve 818

sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi şöyledir:

“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile

haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine

mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin

zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine

mecburdur.”

21. Mülga 818 sayılı Kanun'un 46.

maddesi şöyledir:

“Cismani bir zarara düçar olan

kimse külliyen veya kısmen çalışmağa muktedir olamamasından ve ileride

iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün

masraflarını isteyebilir.

Eğer hükmün suduru

esnasında, kafi derecede kanaat ile cismani zararın

neticelerini tayin etmek mümkün değil ise; hükmün tefhimi tarihinden itibaren

iki sene zarfında hakimin, tetkik salahiyetini muhafaza etmeğe hakkı vardır.”

22. Mülga 818 sayılı Kanun'un

47. maddesi şöyledir:

“Hakim, hususi halleri nazara

alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam

öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle

adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 20/3/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 26/7/2013 tarih ve 2013/5733

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, 22/9/2006

tarihinde TCDD'ye ait trene yolcu olarak bindiği sırada meydana gelen kaza

sonucu yaralandığını, 15/2/2007 tarihinde TCDD aleyhine açtığı dava sonunda

2/7/2012 tarihinde karar verildiğini, hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesince

25/6/2013 tarihinde onandığını, yargılamanın 6 yıldan fazla sürdüğünü ve makul

sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile tazminat ödenmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

26. Başvurucu, TCDD’ye ait trene yolcu olarak bindiği sırada,

trenin aniden hareket etmesi sonucu meydana gelen kaza sonucu yaralandığını,

TCDD aleyhine açtığı tazminat davasının 6 yılda, makul olmayan bir sürede

tamamlandığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

27. Adalet Bakanlığı, 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

71. maddesi gereği başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmasına gerek

görmemiştir.

28. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

29. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

30. Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması”

kenar başlıklı 141. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

31. Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

32. Sözleşme metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan ve

adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın

36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve

AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde

yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen

ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 38).

33. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/12, 17/9/2013, § 43).

34. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzun

süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ile

sıkıntılardan korunması olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin

gösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde göz ardı edilemeyeceğinden,

yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuru açısından münferiden

değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).

35. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

36. Ancak, belirtilen kriterlerden hiçbiri makul süre

değerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir. Yargılama sürecindeki tüm

gecikme periyotlarının ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin toplam etkisi

değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi açısından daha

etkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 46).

37. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca,

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara

bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, başvurucunun trene bindiği

sırada meydana gelen kaza sonucu yaralanması nedeniyle Ankara 10. Asliye

Ticaret Mahkemesinde açtığı tazminat davasında, 6100 sayılı Kanun’da yer alan

usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

38. Yargılama faaliyetinin makul

sürede gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için, öncelikle uyuşmazlığın

türüne göre değişebilen, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi

gereklidir.

39. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, somut tazminat

davasında başvurucunun Mahkemeye dilekçeyle başvurarak dava sürecini başlattığı

15/2/2007 tarihidir. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde uyuşmazlığın kesin olarak sona erme tarihidir.

40. Davanın ikame edildiği tarih ile Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarihin farklı olması halinde dikkate alınacak süre, 23/9/2012

tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç tarihinden itibaren

geçen süredir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 51).

41. Adil yargılanma hakkı Devlete, uyuşmazlıkların makul süre

içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını garanti edecek bir yargı sistemi kurma

ödevi yükler. Trene yolcu olarak bindiği sırada, trenin aniden hareket etmesi

sonucu meydana gelen kaza sonucu yaralanan kişinin, bu fiil sonucu ortaya çıkan

zararının karşılanması için makul sürede yargı kararı verilmesinde önemli bir

kişisel yararı bulunmaktadır. Zira çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden

bir bireyin hukuki durumunun ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekir.

Kişinin, geçim kaynağı olmaksızın hukuki durumunun uzun süre belirsiz

bırakılması halinde, kişi bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle kaza

sonucu meydana gelen zararların derhal tazmin edilmesinde ve bu uyuşmazlıkların

ivedilikle çözülmesi hususunda yargı organlarının özel bir itina göstermesi

gerekir.

42. Somut başvuruda makul süre incelemesi yapılırken, TCDD’ye

ait trene yolcu olarak binildiği sırada meydana gelen kaza nedeniyle açılan

tazminat davasının, başvurucu için taşıdığı değer ve başvurucunun kişisel

yararı göz önünde bulundurularak, yargılama sürecindeki gecikmelerin her biri

belirlenerek gecikmeye neden olan unsurlar ve bunların gecikmedeki etkisinin

tespiti ve bahsedilen makul süre kriterlerinin toplam etkisinin

değerlendirilmesi gerekmektedir.

43. TCDD, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına

bağlı, kamu tüzel kişiliğine haiz, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu

sermayesiyle sınırlı bir kamu iktisadi kuruluşudur.

44. Başvuru konusu olayda, başvurucu, TCDD'ye ait trene

binmek istediği sırada trenin aniden hareket etmesi sonucu trenle peron

arasındaki boşluğa düşerek yaralanmıştır. Başvurucu tarafından 15/2/2007

tarihinde Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan tazminat davasında

Mahkemece 5 yıl 4 ay 17 gün sonra, 2/7/2012 tarihinde davanın kısmen kabulüne

karar verilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından

25/6/2013 tarihinde onanmış, karar düzeltme istemi aynı Dairenin 5/11/2013

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu durumda iki dereceli yargılama sisteminde

davanın 6 yıl 8 ay 20 gün sürdüğü anlaşılmaktadır.

45. İlk derece Mahkemesinde ilk karar tarihi olan 2/7/2012

tarihine kadar 5 yıl 4 ay 17 gün süren yargılama sürecinde toplam 30 duruşma

yapılmıştır. Bu süre içerisinde, 12/5/2008 tarihli duruşmada kusur durumunun

tespiti amacıyla 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar

verilmiş, 10/12/2009 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Başvurucu ve davalı

vekilinin rapora itirazları üzerine, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan

11/3/2011 tarihli meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin rapor alındıktan sonra,

kusur ve zarar durumunun tespiti amacıyla yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir.

Tarafların Mahkemece alınan bilirkişi raporuna itirazları üzerine, zararın

tespiti amacıyla bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Başvurucu 2/7/2012 tarihinde

davasını ıslah ederek maddi tazminat miktarını 57.163,28 TL'ye yükseltmiştir.

46. Yargılama sürecinde başvurucu vekilinin, 3 duruşmaya

gelmediği ve mazeret bildirdiği, ancak anılan duruşmalarda Mahkemece yazılan

talimat ve yazı cevaplarının beklenmesine karar verildiği, dolayısıyla

başvurucunun davanın uzamasına sebebiyet vermediği anlaşılmıştır.

47. Yine davanın ilk olarak Ankara 9. Asliye Ticaret

Mahkemesinde açıldığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 11/7/2011 tarihli

kararı ile Ankara'da 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirilmesi

nedeniyle dosyanın bu Mahkemeye devredildiği, Ankara 10. Asliye Ticaret

Mahkemesince 29/7/2011 tarihinde yeniden tensip tutanağı düzenlenerek

duruşmanın 13/10/2011 tarihinde ertelendiği anlaşılmıştır.

48. Yargılama sürecinde davanın taraflarının yargılamayı

geciktirici yöndeki işlem ve davranışları kural olarak, yargılamanın uzamasında

taraf kusuru olarak kabul edilmekte ise de, yargılama

makamlarının ilgili usuli imkânları kullanmak

suretiyle bu girişimleri engelleme sorumluluğu bulunmaktadır (B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 59).

49. Mahkemece verilen 2/7/2012 tarihli karara kadar 5 yıl 4

ay 17 gün süren Derece Mahkemesi önündeki yargılama boyunca yapılan 30

duruşmanın ortalama 2 ay aralıklarla gerçekleştiği görülmüştür.

50. Davalı tarafından temyiz edilen bu karar, Yargıtay 11.

Hukuk Dairesince 25/6/2013 tarihinde onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı

Dairenin 5/11/2013 tarihli ilamıyla reddedilerek, 5/11/2013 tarihi itibarıyla

hüküm kesinleşmiştir.

51. Mahkemece verilen kararın, davalı tarafından 27/9/2012

tarihinde temyizi üzerine dava dosyası Yargıtaya

gönderilmiş olup, temyiz incelemesi için Yargıtayda

kaldığı süre 8 ay 28 gündür. Davalının 29/8/2013 tarihli karar düzeltme istemi

üzerine dosyanın Yargıtayda incelenme süresi ise 2 ay

6 gündür.

52. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

tazminat davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi

kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez.

53. Söz konusu başvurunun konusu olan tazminat davasında

yargılama sürecindeki gecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde, temyiz ve

karar düzeltme süreçleriyle beraber makul olmayan uzun bir süre olan 6 yıl 8 ay

20 günde yargılamanın tamamlandığı görülmektedir. Tazminat davasının niteliği,

başvurucu açısından taşıdığı değer ve başvurucunun davadaki menfaati dikkate

alındığında, bu sürenin makul olmadığı açıktır.

54. Belirtilen nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

55. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinin tespitini, 100.000,00 TL manevi tazminatın

ödenmesini talep etmiştir.

56. Adalet Bakanlığı görüşünde, başvurucunun tazminat talebi

konusunda değerlendirme yapılmamıştır.

57. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

58. Başvurucunun trene yolcu olarak bindiği sırada meydana

gelen kaza sonucu yaralanması nedeniyle açtığı tazminat davası, makul olmayan

bir süre olan 6 yıl 8 ay 20 gün sonra sonuçlanmıştır. Dolayısıyla başvurucunun

kişisel yararı göz önünde bulundurulduğunda başvurucuya yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında takdiren

6.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

59. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyet yönünden

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucu Mehmet Çiftlik’e 6.500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

D. Başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

E. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Hazinesine başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

G. Kararın bir örneğinin ilgili mahkemesine gönderilmesine,

20/3/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Mehmet ÇİFTLİK Vekili : Av. Nazım ATA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5733, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyet yönünden
  16. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5733
Tarih
20 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Cüneyt Kartal Başvurusu (B. No: 2013/6572)
  • Mustafa Bayrı Başvurusu (B. No: 2013/5718)
  • Gülsim Genç Başvurusu (B. No: 2013/4439)
  • Fatih Birol ve Remziye Birol Başvurusu (B. No: 2013/19)
  • Abdullah Özen Başvurusu (B. No: 2013/4424)
  • Nebahat Tanrıverdi Başvurusu (B. No: 2012/1313)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.