İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Kadife Başvurusu (B. No: 2013/4222)

1. Başvuru, 30/7/1998 tarihinde

Başvuru No2013/4222Tarih16 Mart 2016Okuma14 dk · 2.806 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Kadife Başvurusu

Karar tarihi
16 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/4222
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.806 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, 30/7/1998 tarihinde

Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davası ile birleşen alacak

ve tazminat davalarında yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı, İlk Derece

Mahkemesi kararlarının birçok kez Yargıtayca

bozulduğu ve Yargıtay kararlarının gerekçesiz olduğu ileri sürülerek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 13/6/2013 tarihinde

Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan

ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 13/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

16/4/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığı 29/4/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu aleyhine 30/7/1998

tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasında, davacı

Kooperatif, başvurucu ile 11/2/1994 tarihinde eser sözleşmesi akdettiklerini,

başvurucunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle

sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

yaptırılan tespit sonucu alınan raporda inşaat seviyesinin %54 olduğunun ve

başvurucuya fazla ödeme yapıldığının ortaya konulduğunu belirterek, fazla

ödemenin reeskont faizi ile birlikte başvurucudan tahsiline karar verilmesini

talep etmiş, dava dosyası Mahkemenin E.1998/493 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

8. Başvurucu ise 3/8/1998

tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak davasında, davalı

Kooperatif ile 11/2/1994 tarihinde eser sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme

gereği yükümlüklerini titizlikle gerçekleştirmesine rağmen, davalının haksız

olarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirterek, davaların

birleştirilmesini ve sözleşmeden doğan alacaklarının faizi ile birlikte

tahsilini istemiş, dava dosyası Mahkemenin E.1998/506 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

9. Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi, davaların, E.1998/493 sayılı dosyada birleştirilmesine karar vermiş,

9/3/2000 tarihli ve E.1998/493, K.2000/80 sayılı kararı ile Kooperatif

tarafından açılan davanın reddine, başvurucu tarafından açılan davanın ise

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve taleple bağlı kalınarak, talep edilen

miktar doğrultusunda kabulüne hükmetmiştir.

10. Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi kararının temyizi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 13/11/2000

tarihli ve E.2000/2622, K.2000/4973 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin

kararını, yargılama sırasında bilirkişilerce yapılan tespitlerin taraflar

açısından aşırı çelişkili sonuçlar ortaya koyduğunu, kararda, Kooperatifin bir

kısım itirazlarına cevap verilmediğini, Yargıtay denetimine uygun ve

Kooperatifin itirazlarını kapsayan yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar

verilmesi gerektiğini belirterek bozmuş, karar düzeltme istemini de 12/2/2001

tarihli ve E.2001/230, K.2001/830 sayılı ilamla reddetmiştir.

11. Başvurucu, Malatya 1. Asliye

Hukuk Mahkemesinde yeni bir dava açarak, aynı sözleşmeden doğan, önceki davaya

konu edilmeyen bakiye alacaklarının tahsilini talep etmiş ve bu dava da

Mahkemenin E.2002/471 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

12. Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak, 19/4/2002

tarihli ve E.2001/204, K.2002/130 sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilen

hususlar doğrultusunda yaptığı ek araştırmalar sonucu Kooperatif tarafından

açılan davanın reddine, başvurucu tarafından açılan davanın kabulüne

hükmetmiştir.

13. Temyiz incelemesi sonucu

karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18/11/2002 tarihli ve E.2002/3643,

K.2002/5301 sayılı ilamı ile önceki bozma ilamına uygun işlem yapılması, ek

bilirkişi raporu alınması gerekçesiyle bozulmuştur.

14. Başvurucu ayrıca, 4/8/1998

tarihinde Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde, aynı Kooperatif aleyhine açtığı

tazminat davasında, Kooperatif ile akdettiği 11/2/1994 tarihli eser

sözleşmesine istinaden 1998 yılı Mayıs ayına kadar yükümlülüklerini yerine

getirmeye devam ettiğini, bu süreçte ödeme beklemeden masrafları karşılayarak

işleri devam ettirdiğini, bu nedenle Kooperatiften büyük miktarda alacağının

biriktiğini, buna rağmen sözleşmenin Kooperatifçe tek taraflı haksız

feshedildiğini belirterek, oluşan zararlardan dolayı tazminata hükmedilmesini

talep etmiştir.

15. Malatya 2. Asliye Hukuk

Mahkemesi, 25/12/2001 tarihli kararı ile başvurucu tarafından açılan davanın

kısmen kabulüne hükmederek, başvurucu lehine tazminata hükmetmiştir.

16. Temyiz üzerine Yargıtay 15.

Hukuk Dairesi, 15/10/2002 tarihli ilamı ile mevcut dosyanın, Malatya 1. Asliye

Hukuk Mahkemesinin, E.2001/204, K.2002/130 sayılı dosyası ile birlikte

gönderilmesi için geri çevrilmesine karar vermiştir.

17. Eksikliğin giderilmesinin

ardından dosyalar birlikte Yargıtay 15. Hukuk Dairesine gönderilmiş, temyiz

incelemesi sonucu Daire, 21/1/2003 tarihli ve E.2002/6514, K.2003/300 sayılı

ilamı ile Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ve Malatya 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinde görülmekte olan davaların birleştirilmesine karar verilmesi

gerekirken, işin esasına girerek inceleme yapılmasını doğru bulmayarak, Malatya

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/12/2001 tarihli kararının bozulmasına

hükmetmiştir.

18. Malatya 2. Asliye Hukuk

Mahkemesi bozma kararı üzerine 17/7/2003 tarihinde, tazminat davasının Malatya

1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen alacak davası ile birleştirilmesine

hükmetmiştir.

19. Yargılama birleşen dosyalar

üzerinden devam etmiş, Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2/12/2004 tarihli ve

E.2003/172, K.2004/949 sayılı kararı ile toplanan delillerin, yapılan

araştırmaların değerlendirilmesi neticesinde Kooperatif tarafından açılan

alacak davasının reddine, başvurucu tarafından açılan ve birleştirilerek

görülmeye devam edilen E.1998/506 sayılı alacak davasının kabulüne, yine

başvurucu tarafından açılan ve E.2002/471 sayılı dosyasına kaydedilerek

birleştirilen alacak davası ile Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve

birleştirilen tazminat davasının kabulüne hükmetmiştir.

20. Temyiz üzerine, Yargıtay 15.

Hukuk Dairesinin, 11/7/2005 tarihli ve E.2005/1504, K.2005/4146 sayılı ilamı

ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının mutlak bozma

nedeni olduğu, Mahkemece E.1998/506 ve E.2002/471 sayılı davalarda kısa kararda

hüküm kurulmadığı, Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve

birleştirilerek görülen davada da kısa kararda faize hükmedilmediği, gerekçeli

kararda ise tüm davalar hakkında karar verildiği, alınan bilirkişi raporlarında

yine Kooperatifin bir takım itirazlarına cevap verilmediği, yeni bir bilirkişi

raporu alınması gerektiği, ayrıca cezai şarta ilişkin hesaplamanın da tekrar

yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, karar düzeltme istemi de 20/2/2006

tarihli ve E.2005/7779, K.2006/875 sayılı ilam ile reddedilmiştir.

21. Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi bozma ilamı üzerine dosyayı tekrar incelemiş, 29/11/2007 tarihli ve

E.2006/181, K.2007/453 sayılı kararı ile yaptırdığı araştırmalar, alınan yeni

bilirkişi raporları doğrultusunda, Kooperatif tarafından açılan davanın

reddine, başvurucu tarafından açılan davaların kısmen kabulüne hükmetmiştir.

22. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi,

15/5/2008 tarihli ve E.2008/133, K.2008/231 sayılı ilamı ile eksik inceleme

yapıldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetmiştir.

23. Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi bozma ilamı üzerine yaptığı yeniden inceleme sonucu, 26/10/2009

tarihli E.2009/117, K.2009/465 sayılı kararı ile kooperatif tarafından açılan

davanın reddine, başvurucu tarafından açılan ve birleştirilerek görülen

E.1998/506 sayılı alacak davasının kısmen kabulüne, E.2002/471 sayılı alacak

davasının reddine ve yine Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılarak

birleştirilen tazminat davasının kısmen kabulüne hükmetmiştir.

24. Kararın temyiz edilmesi sonucu

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 10/6/2010 tarihli ve E.2010/434, K.2010/3343 sayılı

ilamı ile “… 1- Dosyadaki yazılara ve

mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş

olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın

şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının

incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısı

yüklenicinin tüm, davacı-birleşen dosya davalısı kooperatifin aşağıdaki bendin

dışında kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi

gerekmiştir….” gerekçesine dayanarak başvurucunun esasa ilişkin

temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak Yargıtay

15. Hukuk Dairesi aynı ilamında, yargılama masraflarına ilişkin hatalı hüküm kurulduğunu

belirterek, bu yönden bozmaya hükmetmiştir.

25. Daire karar düzeltme

istemini de 17/3/2011 tarihli ve E.2010/5218, K.2011/1631 sayılı ilam ile

reddetmiştir.

26. Bozma ilamı sonrası Malatya

1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 9/5/2011 tarihli E.2011/314, K.2011/485 sayılı

kararı ile “…birleşen Mahkememizin 1998/506

E. Sayılı dosyasından dolayı davacı yüklenicinin davalı Kooperatiften 6.638,95

TL alacaklı olması nedeniyle bu davasının kısmen kabul kısmen reddine, bu

davaya ek olarak açılan ve dava dosyası ile birleşen Mahkememizin 2002/471 E.

Sayılı dosyasında da davacı yüklenicinin başkaca bir alacağının bulunmadığı

anlaşıldığından birleşen bu dosya yönünden de açılan davanın reddine karar

verilmiş, verilen bu karar taraflarca temyiz olunmakla Yargıtay 15. Hukuk

Dairesinin 10/06/2010 tarih ve 2010/434-3343 E.K. sayılı bozma ilamı ile

mahkememiz kararı birleşen 1998/506 E. Sayılı dosyası yönünden vekalet ücreti

ve yargılama giderleri konusunda kabul ve ret oranları ölçüsünde vekalet ücreti

ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği nedeniyle bozulmuş, mahkememizce

usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama, hükmüne

uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı ile mahkememizin 1998/506 E. Sayılı

dosyasındaki kabul ve ret oranları da dikkate alınarak bu dosya yönünden de

ücreti vekalet ve yargılama giderleri konusunda yeniden aşağıdaki gibi hüküm

kurmak gerekmiştir …” gerekçesiyle yalnızca yargılama masrafları

hususunda yeniden hüküm kurmuştur.

27. Anılan karar, Yargıtay 15.

Hukuk Dairesinin, 29/2/2012 tarihli ve E.2011/4707, K.2012/1206 sayılı ilamı

ile "… Dosyadaki yazılara, mahkemece

uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü

dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin

artık mümkün bulunmamasına ve özellikle hüküm fıkrasında asıl dava dosya

numarasının 2011/314 Esas yerine, 2003/172 esas yazılmış olmasının maddi hataya

dayalı olup mahkemece düzeltilebileceğine göre yerinde bulunmayan temyiz

itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA"

ifadesiyle onanmıştır.

28. Aynı Daireye yapılan karar

düzelme istemi de Kanun'da sayılan karar düzeltme nedenlerinden hiç birine uygun bulunmayarak, 18/3/2013 tarihli ve

E.2012/4113, K.2013/1799 tarihli ilam ile reddedilmiştir.

29. Karar düzeltme talebinin

reddine ilişkin ilam başvurucuya 16/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

30. Başvurucu, 13/6/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

31. 12/1/2011

tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesi, 22/4/1926 tarih

ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

32. Mahkemenin 16/3/2016

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 13/6/2013 tarihli ve

2013/4222 numaralı bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

33. Başvurucu, 30/7/1998

tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davası

ile birleştirilen kendisinin açtığı alacak ve tazminat davalarına ilişkin

yargılama sürecinin makul sürede sonuçlanmadığını, yargılama boyunca Yargıtayca verilen bozma kararlarından dolayı İlk Derece

Mahkemesince yapılan tespitlerin hiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyete uygun bir

yargılamanın yapılamadığını ve yargılamanın esasına ilişkin itirazlarının kabul

edilmediği Yargıtay onama ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine ilişkin

ilamların gerekçesiz olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini uygun

bulunmaz ise tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

34. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun, yargılama boyunca Yargıtayca

verilen bozma kararlarından dolayı İlk Derece Mahkemesince yapılan tespitlerin

hiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyete uygun bir yargılamanın yapılamadığını,

ayrıca yargılamanın esasına ilişkin itirazlarının kabul edilmediği Yargıtay

onama ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilamların gerekçesiz

olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların ihlal

iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi

bizzat yapar. Anılan ihlal iddiaları yargılama sürecinin ve yargılama sonunda

verilen kararın adil olup olmadığına ilişkin olduğundan, yargılamanın sonucu

itibarıyla adil olmadığı iddiası başlığı altında değerlendirilmiştir. Bununla

birlikte başvurucunun, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı iddiası ayrıca

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Yargılamanın

Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası Yönünden

35. Başvurucu, yargılama boyunca

Yargıtayca verilen bozma kararlarından dolayı İlk

Derece Mahkemesince yapılan tespitlerin hiçe sayıldığını bu nedenle hakkaniyete

uygun bir yargılamanın yapılamadığını ve yargılamanın esasına ilişkin

itirazlarının kabul edilmediği Yargıtay onama ilamı ile karar düzeltme

isteminin reddine ilişkin ilamların gerekçesiz olduğunu belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

36. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un

geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."

37. Anılan Kanun hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi

olup, Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu

düzenine ilişkin olan bu başvuru şartını taşımayan bireysel başvuruların

incelenebilmesi mümkün değildir (Doğan

Yıldırım, B.No:2013/9831, 10/3/2015, § 23).

38. Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin

geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B. No. 2012/51, 25/12/2012,

§ 18).

39. Somut olaya konu yargılama

sürecinin incelenmesi neticesinde, başvurucunun, Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin 26/10/2009 tarihli kararı üzerine temyiz talebinde bulunduğu,

temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, 10/6/2010 tarihli ilamı

ile “…1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece

uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına,

delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında

kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık

mümkün olmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısı yüklenicinin tüm,

davacı-birleşen dosya davalısı kooperatifin aşağıdaki bendin dışında kapsamı

dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir….”

ifadesiyle yargılama sürecinin esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddettiği,

aynı konuda yapılan karar düzeltme talebini ise 17/3/2011 tarihli ilam ile

reddettiği (bkz. § 24-25); zira anılan bozma ilamı sonrası İlk Derece

Mahkemesinin yalnızca yargılama giderleri hususunda yeniden hüküm kurduğu

belirlenmiştir (bkz. §26). Bu doğrultuda başvurucunun bireysel başvuruya konu

ettiği söz konusu şikayetleri yönünden yargılamanın kesinleştiği tarihin,

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi dışında kalan, yargılamanın esasına

ilişkin itirazlarına dair karar düzeltme isteminin Yargıtay 15. Hukuk

Dairesince reddedildiği 17/3/2011 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.

40. Açıklanan nedenle, bireysel

başvuruya konu edilen şikayetlere ilişkin yargılama sürecinin, 23/9/2012 tarihinden

önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Makul Sürede Sonuçlanmadığı

İddiası Yönünden

41. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bu

bölümüne ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

42. Başvurucu, 30/7/1998 tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davası ile birleştirilen kendisinin açtığı

alacak ve tazminat davalarına ilişkin yargılama sürecinin makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

43. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesince makul sürede yargılanma hakkının adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil olduğu kabul edilerek, bir davadaki

yargılama süresinin makul olup olmadığının tespitinde davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı belirtilmiş (Güher Ergun ve diğerleri, B.No:2012/13,

27/2013, §§ 34–59) ve bu kapsamda yapılan incelemeler sonucu makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik kararlar verilmiştir (bkz. Gülseren Gürdal ve diğerleri,

B.No:2013/1115, 5/12/2013; Semira Babayiğit ve diğerleri, B.No:2013/3283,

19/12/2013; Haydar İzgi, B.No:2012/673,

19/12/2013).

44. Başvuru konusu olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde

açılan ve birleştirilerek görülen alacak davalarının söz konusu olduğu

görülmekle, 1086 sayılı mülga Kanun ile 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine göre yürütülen ve medeni hak ve yükümlülükleri konu alan somut

yargılama faaliyetinin makul süre değerlendirmesi için başlangıcı, uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı tarih olup (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 50-51) bu

tarih somut başvuru açısından, 30/7/1998’dir.

45. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihi olup (Güher Ergun ve diğerleri, § 52), somut

başvuru açısından söz konusu tarih ise karar düzeltme talebinin Yargıtay 15.

Hukuk Dairesince reddedildiği 18/3/2013’tür.

46. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, birleşen davalarla yargılamanın konusunun eser

sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davaları olduğu, İlk Derece

Mahkemesinin, esasa ilişkin ilk kararını 9/3/2000 tarihinde verdiği, bu kararın

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13/11/2000 tarihli ilamı ile bilirkişilerce

yapılan tespitlerdeki çelişkiler ve eksik inceleme gerekçesine dayanarak

bozulduğu, karar düzeltme isteminin de 12/2/2001 tarihli ilamla reddedildiği;

ardından yargılama boyunca İlk Derece Mahkemesince verilen 19/4/2002,

2/12/2004, 29/11/2007 tarihli kararların da Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin

18/11/2002, 11/7/2005 ve 15/5/2008 tarihli ilamları ile esasa ilişkin

sebeplerden dolayı bozulduğu; son bozma ilamı üzerine verilen 26/10/2009

tarihli İlk Derece Mahkemesi kararının da yargılama giderleri yönünden

16/6/2010 tarihli ilam ile bozulduğu; bu kez bozma üzerine verilen 9/5/2011

tarihli kararın onama ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 18/3/2013

tarihinde kesinleştiği ve yargılamanın sonlandığı anlaşılmıştır.

47. Başvuruya konu birleştirilen

alacak ve tazminat davalarının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük,

yargılamanın niteliği, maddi olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında

karşılaşılan engeller gibi kriterler dikkate alındığında başvuruya konu

yargılamanın karmaşık nitelikte olduğu anlaşılmışsa da somut başvuru açısından,

daha önce verilen kararlar dışında farklı karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı, söz konusu yaklaşık on beş yıllık yargılama sürecinde, makul

olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

48. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanunun 50. Maddesi

Yönünden

49. Başvurucu, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinin tespit edilmesi ile ihlalin giderilmesi için yeniden

yargılama yapılmasına karar verilmesini, yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar görülmez ise 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

50. 6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesince bir ihlalin tespit

edilmesi halinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği belirtilmiştir.

51. Bu doğrultuda başvurucunun

tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık on beş yıllık yargılama süreci

nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

21.800,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

52. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL

yargılama giderinin başvurucu ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”

nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 21.800,00 TL

manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan

198,35 TL harç ve 1.800,00 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.998,35 TL yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın

tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren

dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sona

erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

16/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Mehmet KADİFE Vekilleri : Av. Senem BAŞBAY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/4222, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucuya net 21.800,00 TL
  16. C. Başvurucu tarafından yapılan
  17. D. Ödemelerin, kararın
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/4222
Tarih
16 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Mehmet Deniz Başvurusu (B. No: 2013/2307)
  • Koray Erdoğan Başvurusu (B. No: 2013/1989)
  • Hacı Kılıç Başvurusu (B. No: 2013/7840)
  • Aydın Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4644)
  • Josef Asboth Başvurusu (B. No: 2013/6484)
  • İffet İnci Gültekin Başvurusu (B. No: 2013/9585)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.