İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Sabri Gül Başvurusu (B. No: 2015/4248)

1. Başvuru, sendika şube yöneticisinin başka bir ile atanmasının

Başvuru No2015/4248Tarih16 Ocak 2020Okuma13 dk · 2.627 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Sabri Gül Başvurusu

Karar tarihi
16 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2015/4248
R.G. Tarih ve Sayı
19/2/2020-31044
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.627 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sendika şube yöneticisinin başka bir ile atanmasının

aile hayatına saygı ve sendika haklarını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu 1967 doğumlu olup olay tarihinde Diyarbakır Vergi

Dairesi Başkanlığı Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir uzmanı

olarak çalışmaktadır. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı

Büro Emekçileri Sendikası (Sendika) üyesi olan başvurucu, anılan Sendikanın

Diyarbakır Şube başkanıdır.

7. Başvurucu hakkında 23/5/2008 tarihli basın açıklamasına

katılması ve açıklamaya konu dilekçeyi imzalaması, 16/9/2008 tarihinde

düzenlenen tiyatro gösterisi ve basın açıklamasına katılması, 21/10/2008,

23/10/2008 ve 25/10/2008 tarihlerinde yapılan basın açıklamalarına katılması

nedeniyle dört ayrı disiplin soruşturması açılmış ve bu soruşturmalar sonucunda

başvurucuya bir uyarı ve üç kınama cezası verilmiştir.

8. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün (Emniyet Müdürlüğü) 5/6/2008,

24/9/2008, 31/10/2008 ve 3/11/2008 tarihli yazılarında başvurucunun katıldığı

eylemlere yer verilmiştir. Söz konusu 5/6/2008 tarihli yazıda 23/5/2008

tarihinde 12.45-14.30 saatleri arasında Diyarbakır Adliye binası önünde "Abdullah Öcalan'a biz de sayın diyoruz, biz de bu

suçu işliyoruz ve kendimizi ihbar ediyoruz" konulu dilekçenin

Cumhuriyet Başsavcılığına verileceğine dair yapılan basın açıklamasına

başvurucunun da katılarak destek verdiği belirtilmiştir.

9. 24/9/2008 tarihli yazıda; 16/9/2008 tarihinde Demokratik

Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır il örgütü tarafından DTP'nin Anayasa

Mahkemesinde görülen kapatma davasına ait iddianamede yer alan hususların

temsilî bir mahkeme kurularak halka sorulduğu ve akabinde basın açıklaması

yapıldığı, söz konusu etkinliklere başvurucunun da katıldığı tespitlerine yer

verilmiştir.

10. 31/10/2008 tarihli yazıda; 21/10/2008 tarihinde 12.20-12.40

saatleri arasında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde Abdullah Öcalan'a

İmralı Ceza İnfaz Kurumunda uygulandığı iddia edilen fiziksel şiddet olayını

protesto etmek amacıyla DTP Genel Başkanı Ahmet Türk tarafından bir basın

açıklaması yapıldığı ve başvurucunun söz konusu basın açıklamasına katılarak

destek verdiği belirtilmiştir. Aynı yazıda 23/10/2008 tarihinde Diyarbakır Platformu tarafından Büyükşehir

Belediyesi Konukevi önünde Abdullah Öcalan'aİmralı Ceza İnfaz Kurumunda

uygulandığı iddia edilen fiziksel şiddet olayını protesto etmek amacıyla ve

Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Adana ve Mersin'de yaşanan olaylara ilişkin basın

açıklaması düzenlendiği, akabinde yapılan oturma eylemine başvurucunun da

katıldığı ifade edilmiştir.

11. 3/11/2008 tarihli yazıda da 25/10/2008 tarihinde saat

11.30'da Turgut Özal Bulvarı üzerinde bulunan MTA Parkı'nda Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN) Diyarbakır Şubesi tarafından yapılan basın

açıklaması ile Adalet ve Kalkınma Partisi il binasına siyah çelenk bırakma

eylemine başvurucunun da katıldığı ifade edilmiştir.

12. Disiplin soruşturması raporunda özetle, başvurucunun

Diyarbakır'da gerçekleştirilen ve soruşturma açılmasına konu olan bu tür olaylara

katılmaya devam edipdestek vererek çalıştığı yerde huzursuzluk yaratacağı,

hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak

davranışlarda bulunmaya devam edeceği düşünüldüğünden başka bir ile atanmasının

uygun görüldüğü belirtilmiştir.

13. Başvurucu, söz konusu disiplin cezaları üzerine 27/3/2009

tarihinde Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının onayı ve Yozgat

Valiliğinin 21/5/2009 tarihli Oluru ileYozgat Defterdarlığı Sarıkaya Mal

Müdürlüğüne gelir uzmanı olarak atanmıştır.

14. Başvurucu, atama işlemine karşı 6/7/2009 tarihinde

Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. İdare

Mahkemesi 8/12/2010 tarihinde davayı reddetmiştir.

15. İdare Mahkemesinin ret kararında, 14/7/1965 tarihli ve 657

sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi ile 22/9/2000 tarihli ve 24178

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maliye Bakanlığı Personelinin Yer Değiştirme

Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in (Yönetmelik) 12. maddesine yer

verilmiş (bkz. § 20) ve disiplin soruşturması raporu ile Emniyet Müdürlüğünün

yukarıda bahsedilen yazılarına değinilmiştir.

16. İdare Mahkemesi kararında; anılan fiillerin 657 sayılı

Kanun'un 7. maddesine aykırı hareket olarak değerlendirilip başvurucu hakkında

soruşturma açıldığının ve yapılan soruşturma sonucunda fiillerin sabit olması

nedeniyle soruşturmacı tarafından başka bir ile atamasının uygun olacağının

belirtildiği, söz konusu fiiller nedeniyle başvurucu hakkında yapılan

soruşturma sonucunda düzenlenen raporda getirilen teklif doğrultusunda tesis

edilen naklen atama işleminde takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine

uygun olarak kullanıldığı ifade edilmiştir.

17. Başvurucu, kararı temyiz etmiştir. Danıştay 28/2/2014

tarihinde, kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğunu

belirterek temyiz talebini reddetmiş ve kararı onamıştır. Başvurucunun kararın

düzeltilmesi talebi de Danıştay tarafından 20/11/2014 tarihinde reddedilmiştir.

Karar 5/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 6/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19. 657 sayılı Kanun'un 76. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden

kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine

eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya

başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.”

20. Atama tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik'in "Hizmetin Gereği" başlıklı 12.

maddesinin ilgili kısmı şu şekildedir:

"Aşağıda belirtilen hallerde hizmetin

gereği olarak personelin görev yerleri değiştirilebilir.

A) (Değişik bent: 03/04/2008- 26836 S.R.G

Yön/7.mad.) Haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma

sonucunda yerinde kalmalarında sakınca görülmüş olanlar ile sicil raporu

sonuçlarına göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanların aynı hizmet bölgesindeki

başka bir hizmet alanına atamaları yapılabilir...."

21. 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri

Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun

"Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi" kenar

başlıklı 18. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan hâlinin ilgili kısmı

şöyledir:

“Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya

işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu

Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi

tutulamaz ve görevlerine son verilemez.

Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisi ile

sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini haklı bir sebep olmadıkça ve

sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez.

Kamu işvereni kamu görevlileri arasında

sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.

Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula

kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim

kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri

tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak

bildirirler. Söz konusu yöneticiler seçildikleri tarihten itibaren otuz gün

içerisinde sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte

bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte

bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan

yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar.

...”

B. Uluslararası Hukuk

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Akat/Türkiye kararına (B. No: 45050/98,

20/9/2005) konu olayda, Diyarbakır’daki bir lisede öğretmenlik yapan ve

EĞİTİM-SEN üyesi olan başvurucuya -kendi iddiasına göre- sendika faaliyetleri

nedeniyle birçok disiplin yaptırımı uygulanmıştır. Başvurucu 29/11/1995

tarihinde amirlerinden gerekli izni almadan Ankara’da bir gösteriye katılması

nedeniyle 1/30 oranında aylıktan kesme, 11/12/1997 tarihindeki derslere

girmediği için uyarma ve amirlerinden gerekli izni almadan 3/10/1998 tarihinde

Ankara’daki bir gösteriye katılmak üzere Diyarbakır’ı terk etmesi nedeniyle

1/15 oranında aylıktan kesme cezası almıştır. Başvurucu, 6/8/1998 tarihinde

Konya’ya atanması üzerine yapılan atamanın sendika hakkını ihlal ettiğini ve

sendikal haklarını kullanmasına engel olduğunu iddia etmiştir.

23. AİHM, görevinin atama kararının yerinde olup olmadığını

değerlendirmek değil,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 11. maddesi

çerçevesinde başvuranın sendika faaliyetlerini sürdürme hakkına ilişkin

karardaki olayları incelemek olduğunu, atama kararının bir sendikaya üye olma

ve sendikal faaliyetleri sürdürme hakkına bir sınırlama getirmediğini ve engel

teşkil etmediğini belirtmiştir. AİHM söz konusu kararla Sözleşme'nin 11.

maddesi ile güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğüne özü itibarıyla bir

kısıtlamanın veya ihlalin olduğu hususunda başvurucunun yeterince inandırıcı

olmadığını, ayrıca başvurucunun atandığı yeni görevinin sendika faaliyetlerini

sürdürmesine engel olduğuna ikna olmadığını ifade etmiştir. AİHM, Sözleşme'nin

11. maddesinin birinci paragrafının sendika özgürlüğünü örgütlenme özgürlüğünün

özel bir şekli olarak düzenlediğini hatırlatarak bu madde uyarınca sendika

üyelerine devlet tarafından farklı bir uygulama yapılamayacağını ve özellikle

sendika üyesi olma hakkının başka bir yere atanmamayı gerektirmediğini

belirtmiştir.

24. AİHM ayrıca, atama kararının başvurucu tarafından ulusal

yetkililerin sendika faaliyetlerine bir müdahalesi olarak sayılmasına karşın bu

tedbirin devletin kamu hizmetinin idaresi ve yönetimi doğrultusunda aldığı bir

önlem görüşünde olduğunu, yetkililerin bu noktada takdir yetkilerini

kullandıklarını belirtmiştir.

25. AİHM, sözü edilen kararında, başvurucunun konumunun

prensipte başka bir birime veya kamu hizmeti ihtiyaçları doğrultusunda başka

bir şehre atanmasını gerektirdiğini, tayin kararının bir sendikaya üye olma ile

sendikal faaliyetleri sürdürme hakkına bir sınırlama getirmediğini ve engel

teşkil etmediğini, ayrıca başvurucunun iddialarını ve tayin edildiği yeni

görevinin sendikal faaliyetlerine engel olduğunu ispat edemediğini belirterek

başvurucunun hakkındaki atama kararının özü itibarıyla sendikal faaliyetlerini

sürdürme hakkına bir ihlal oluşturduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varmıştır.

26. AİHM Sözleşme'nin 11. maddesi bakımından ihlal bulmadığı,

sadece 13. maddesinin ihlalini tespit ettiği benzer konudaki Ertaş Aydın ve diğerleri/Türkiye (B.

No:43672/98, 20/9/2005), Bulğa ve

diğerleri/Türkiye (B. No: 43974/98, 20/9/2005) ve Adem Yılmaz ve diğerleri/Türkiye (B.

No: 41496/98,...,21/3/2006) kararlarında;

olağanüstü hâl döneminde Diyarbakır'dan başka illere tayini yapılan ve sendika

üyesi olan başvurucuların -aralarında bazı sendikaların il şube başkanları da

yer almaktadır- somut olayın koşullarında başvurucuların haklarında verilen

tayin kararlarının sendikal faaliyetlerde bulunma haklarını esastan ihlal

ettiğini gösteremedikleri sonucuna varmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 16/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

28. Başvurucu; eşi ve çocukları Diyarbakır'da yaşamaya devam

ederken atamasının yapılmasının aile birliğini bozduğunu, atama işlemi

nedeniyle ailesinden ve sosyal ortamından soyutlandığını, bunun derece

mahkemelerince dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Aile hayatına saygı hakkı,

Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınmıştır.

Anayasa’nın 41. maddesinin ise Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği aile

hayatına saygı hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi

bağlamında gözönünde bulundurulması gerekmektedir (Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126,

2/7/2015, § 36).

29. Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı birtakım

ayrıcalıklar ve avantajların yanında birtakım külfet ve sorumluluklara

katlanmayı, diğer kişilerin tabi olmadığı birtakım sınırlamalara bağlı olmayı

gerektirmektedir. Kişi kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün

gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş

sayılmakta ve kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve

sınırlamaları zorunlu kılmaktadır (İhsan

Asutay, B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 38). İdarenin atama işlemleri

konusunda belirli bir takdir alanı bulunduğu kabul edilmelidir. Kamu hizmetinin

sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri

almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur (İhsan Asutay, § 39). Bu noktada kamu

hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi ile kamu görevlilerinin aile

hayatına saygı hakları arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekir (Z.K., B. No: 2015/1550, 26/12/2018, § 23)

.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı

veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334,

17/9/2013, § 24). Buna göre başvurucunun atama işlemi nedeniyle devletin

pozitif yükümlüğünü yerine getirmediğini ve ne şekilde aile birliğinin

etkilendiğini ikna edici surette ortaya koyması beklenir.

31. Somut olayda idare, başvurucunun hakkında açılan dört ayrı

disiplin soruşturması üzerine aldığı bir uyarı ve üç kınama cezasının

kesinleşmesinden sonra başka bir şehre atanmasının uygun olduğuna karar

vermiştir. Başvurucu dilekçesinde yalnızca soyut olarak eşinin ve çocuklarının

Diyarbakır'da yaşamaya devam ettiğini, atama işlemi nedeniyle aile birliğinin

bozulduğunu iddia etmiştir. Buna karşılık başvurucu; kendisine yüklenen

külfetin bir kamu görevlisi olarak katlanması mümkün olmayan bir ağırlığa

ulaştığını gösterebilmiş değildir. Bundan başka başvurucu, eşinin ve ailesinin

Diyarbakır'da kalmasını gerektiren zorlayıcı şartlar bulunması nedeniyle atama

işleminin aile birliğini telafisi güç biçimde sarstığını, bu sebeple de aile

hayatına saygı hakkı ile bir kamu görevlisi olarak külfet ve sorumluluklara

katlanma yükümlülüğü arasında açık bir dengesizlik yapıldığını ortaya

koyamamıştır.İdarenin bu konudaki takdir alanı da gözetildiğinde başvurucunun

iddiasını soyutluktan çıkartamadığı ve dolayısıyla başvurunun

temellendirilememiş şikâyet kapsamında kabul edilmesi gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Sendika Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

33. Başvurucu; üstlenmiş olduğu sendika yöneticiliği görevini

yapmasının atama işlemi ile engellendiğini, görev yeri değişikliği nedeniyle

fiilen bu görevi yapmasının olanaksız hâle geldiğini ileri sürmüştür.

Başvurucu, Sendika şube başkanı ve Sendikayı temsilen yasal olarak düzenlenen

bazı faaliyetlere katılması nedeniyle kendisine bir uyarma ve üç kınama cezası

verilmesinin ardından yapılan atama işlemi ve disiplin cezalarının atama

işlemine gerekçe oluşturmasından dolayı sendika hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

34. Başvurucu, atama işlemi nedeniyle 4688 sayılı Kanun'da yer

alan güvencelere aykırı davranıldığını, derece mahkemelerinin kararlarında

sendika temsil ilişkisi kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle maruz kaldığı atama

süreci ile örgütlenme hakkının ihlal edildiği hususunun gözetilmediğini;

sendikal faaliyetler dışında disiplin soruşturmasına maruz kalmadığı ve olumsuz

sicil almadığı hususlarının ise değerlendirilmediğini belirtmiştir. Başvurucu,

ayrıca Abdullah Öcalan'la ilgili dilekçeyi yüzü aşkın kamu görevlisinin

imzalayıp vermesine rağmen sadece kendisinin görev yerinin değiştiğini

belirterek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin sendikal

faaliyetlerde bulunması üzerine atama işlemi yapıldığı iddiasına dayanması

nedeniyle iddiaların bir bütün olarak Anayasa'nın 51. maddesi kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

36. Anayasa’nın “Sendika

kurma hakkı” kenar başlıklı 51. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma

ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek

için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara

serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse

bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik,

kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile

başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla

sınırlanabilir.

Sendika kurma hakkının kullanılmasında

uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir

…”

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3)

numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi

İçtüzüğü'nün 59. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa

Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar

hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak

başvurucuya düşer. Zikredilen kurallara göre başvurucunun kamu gücünün işlem,

eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile

dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini

başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale

neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih

sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği, buna ilişkin gerekçe ve deliller

açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve

Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK],

B. No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19).

38. Yukarıda belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul

edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa

Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından ortaya konulan somut bilgi ve

belgelerin niteliğine bağlıdır. Başvurucunun başvuru hakkında kabul edilemezlik

kararı verilmesini önlemek için başvuru formu ve eklerinde iddialarını

destekleyici belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları yapması başlangıçta

zorunludur (Sabah Yıldızı Radyo ve

Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, §

20; Veli Özdemir, B. No:

2013/276, 9/1/2014, § 23; Ünal Yiğit,

B. No: 2013/1075, 30/6/2014, § 22).

39. Somut olayda başvurucu, Sendikanın şube yöneticisi olduğu

gerçeği dışında atama işleminin temelinde yer alan disiplin cezalarının

sendikal sebeplerle veya sendika hakkının kullanılması nedeniyle verildiğini

gösterebilmiş değildir. Başvurucu, iddialarını ispata yarayabilecek ne herhangi

bir sendika kararı ne de söz konusu eylemlerin sendikal faaliyet kapsamında

yapıldığına dair somut bilgi ve deliller ortaya koymuştur. Dolayısıyla

başvurucu, atama kararının salt sendikal nedenlere dayandığını makul

gerekçelere dayalı olarak açıklayamamıştır. Öte yandan başvurucu, atama

işleminin sendikal faaliyetlerini sürdürme hakkına yönelik bir müdahale

oluşturduğunu da kanıtlayamamış ve bu kapsamda atandığı yeni görevinin sendika

faaliyetlerini sürdürmesine engel olduğunu ikna edici bir biçimde ortaya

koyamamıştır. Başvurucuların sendikal nedeni ortaya koyamadıkları durumda

sadece atama işleminin yerinde olup olmadığını denetlemek ise Anayasa

Mahkemesinin görevi değildir.

40. Başvurucunun hakkında verilen atama kararının sendikal

faaliyetlerini sürdürme hakkını ihlal ettiğini kanıtlayamadığı sonucuna

varılmıştır. Dolayısıyla başvurunun bu kısmının da, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

16/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Yücel ARSLAN Başvurucu : Mehmet Sabri GÜL Vekili : Av. Duygu DEMİREL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/4248, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal
  11. B. Sendika Hakkının İhlal
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/4248
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Fatma Aydın ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/36763)
  • Recep Kara Başvurusu (B. No: 2016/4084)
  • Muzaffer Uzun Başvurusu (B. No: 2016/12626)
  • Ferda Paksüt Başvurusu (B. No: 2019/25256)
  • M.o. Başvurusu (B. No: 2016/11733)
  • Günal Kurşun Başvurusu (B. No: 2017/35484)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.