İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm
İkinci BölümBaşvuru No: 2015/8021Tarih: 23 Ekim 2019

Mir Ahmed Başvurusu (B. No: 2015/8021)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MİR AHMED BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/8021)

Karar Tarihi: 23/10/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4. Komisyonca adli yardım talebinin geçici olarak kabulüne

ayrıca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm tarafından 20/5/2015 tarihinde -başvurucunun yaşamına

ya da maddi ve manevi varlığına yönelik güncel, kişisel ve ciddi bir risk

bulunmaması gerekçesiyle- tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 1987 doğumlu olup Afganistan İslam Cumhuriyeti

vatandaşıdır.

8. Başvurucu hangi tarihte, ne şekilde Türkiye'ye giriş

yaptığına ilişkin bir bilgi sunmamıştır.

9. Başvurucu, uluslararası koruma talebinde bulunarak Sinop'ta

yaşamaya başlamıştır. Başvurucu tarafından sunulan belgelerden başvurucuya

19/3/2013 tarihinde 19/2/2014 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi verildiği

görülmektedir.

10. İzmir'in Menderes ilçesinde meydana gelen göçmen kaçakçılığı

suçundan başvurucu hakkında adli işlem yapılmış; daha sonra başvurucu, geri

gönderme merkezinde tutulmaya başlanmıştır. Başvurucuya 30/5/2015 tarihinde, en

kısa sürede Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğine ilişkin ihtarlı tebligat yapılmış ve aynı tarihte başvurucu

salıverilmiştir.

11. İzinsiz ikametini terk etmesi ve on beş gün içinde sevk

edildiği ile gitmemesi sebebiyle Sinop Valiliğinin 9/10/2015 tarihli kararıyla

4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun

54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi uyarınca başvurucunun sınır

dışı edilmesine karar verilmiştir.

12. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali için Samsun İdare

Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır.

13. Dava dilekçesinde özetle uluslararası koruma talebinde

bulunan başvurucu hakkında verilen sınır dışı etme kararının hukuka ve usule

aykırı olduğu, ülkesine döndüğü takdirde Afganistan'daki şartlar ve imkânlar

nedeniyle kötü muamele görme ihtimali emniyet birimlerine bildirilmesine rağmen

yeterli araştırma yapılmadan sınır dışı etme kararı alındığı belirtilmiştir.

14. İdare Mahkemesinin 2/4/2015 tarihli kararıyla başvurucunun

açtığı dava kesin olarak reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Dosyanın incelenmesinden, Afganistan

uyruklu olan davacının, 2013 yılı içinde Edirne Uzunköprü İlçesinde yakalanarak

Sinop İline yerleştirildiği, İzmir Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri

tarafından göçmen kaçakçılığı suçundan hakkında adli işlem yapıldığı ve

hakkında yapılan inceleme sonucu, 07.05.2014-07.11.2014 tarihleri arasında

geçerli davalı idare tarafından verilmiş uluslararası koruma başvuru kayıt

belgesi ile 09.02.2014 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi bulunduğunun

anlaşılması üzerine 30.05.2014 tarihli tutanağın tutularak en kısa süre içinde

Sinop İline giderek İl Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğinin kendisine

anlayacağı dilde tercüman aracılığıyla anlatıldığı ve davacının bu tutanağı

imzaladığı, bunun üzerine aynı gün salıverildiği ancak davacının Sinop İline

hiç gelmediği, tutanak tarihinden itibaren 4 aydan fazla süre geçmesine karşın

Sinop İline gelmeyen ve halen nerede olduğu bilinmeyen davacının 6458 sayılı

Kanun'un 77.maddesi uyarınca uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmiş

sayılarak aynı Kanun'un 54/i maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin

dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin adresinin bilinmemesi ve

kendisinin bulunamaması nedeniyle davacıya tebliğ edilemediği, davacının Sinop

Barosundan adli yardım talep etmesi üzerine davacı hakkındaki işlemlerin davalı

idareden istenildiği, işlemlerin gönderilmesi üzerine de sınır dışı etme kararının

iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanan ve

05/09/1961 günlü, 10898 sayılı Resmi Gazete'de

yayımlanmak suretiyle taraf olduğumuz ve Anayasanın 90.maddesi uyarınca iç

hukukumuzun bir parçası haline gelen 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne

İlişkin Cenevre Sözleşmesinin 2.maddesinde; "Her mültecinin, bulunduğu

ülkeye karşı, özellikle yasalara, yönetmeliklere ve kamu düzeni için alınan

önlemlere uymayı öngören yükümlülükleri vardır." kuralı getirilmiştir.

Bu durumda, 6458 sayılı Kanun'un 71.maddesi

uyarınca Sinop İlinde ikamet etmekte olan davacının, bu ilden habersiz bir

şekilde ayrılarak gittiği İzmir İli Menderes İlçesinde yakalandığı ve hakkında

göçmen kaçakçılığı kapsamında adli işlem yapıldığı, yapılan araştırma sonucu

Sinop İlinde ikamet tezkeresi bulunduğunun anlaşılması üzerine ise tutanak

tutularak en kısa sürede Sinop İline giderek İl Emniyet Müdürlüğüne başvurması

gerektiğinin anlayabileceği bir dilde ve tercüman vasıtası ile kendisine

anlatılmasına karşın 4 ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen Sinop İline

giderek İl Emniyet Müdürlüğüne başvurmadığı açık olduğundan, ülkenin egemenlik

hakları kapsamında göçmenlere yönelik olarak belirlediği ve taraf olduğu

uluslararası sözleşmelere aykırı olmayan ve doğrudan kamu düzeni ile ilgili

olduğu kuşkusuz bulunan barınma ve kabul merkezlerinde veya gösterilen herhangi

bir yerde ikamet zorunluluğuna ilişkin kurala uymayan davacının, yakalanması

üzerine kendisine verilen süre içinde de ikamet ettiği il resmi makamlarına

başvurarak adresini beyan etmediği ve halen adresinin bilinmediği

gözetildiğinde, bu kapsamda 6458 sayılı Kanun'un 77.maddesi uyarınca

uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmiş sayılarak aynı Kanun'un 54/i

maddesi uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin dava

konusu işlemde anılan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacı vekili tarafından,

davacının sınır dışı edilmesi halinde insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve

işkenceye maruz kalabileceği bir ülkeye gönderileceği, bu nedenle sınır dışı

edilmesine olanak bulunmadığı belirtilmekle birlikte, Afganistan'da yaşanan

genel kargaşa ve asayiş ortamı dışında davacının özellikli konumundan kaynaklı

insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve işkenceye maruz kalabileceğine

ilişkin ciddi bir emarenin dosya kapsamında yer almadığı, her Afgan kadar risk

altında bulunmanın doğrudan insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve işkenceye

maruz kalabileceği şeklinde yorumlanmasına olanak bulunmaması nedeniyle anılan

davacı vekili iddiası yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..."

15. Verilen karar başvurucuya 13/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiş

ve 30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Yusuf

Ahmed Abdelazim Elsayad, (B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 37,

38), A.A. ve A.A. ([GK], (B. No:

2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38); Abdolghafoor Rezaeı (B. No: 2015/17762, 6/12/2017, §§ 20-31)

kararları.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 23/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; ülkesindeki insanlık dışı yaşam koşulları, savaş

ve IŞİD saldırılarından korktuğu ve baskı altında olduğu için kaçarak

Türkiye'ye sığındığını, hukuka ve usule aykırı olarak alınan sınır dışı etme

kararı nedeniyle yaşam, ikamet ve seyahat etme haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde

yaşam hakkının ihlal edilebileceğine ilişkin iddiaları ve diğer şikâyetleri

kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.

20. Anayasa'da yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet

edişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin konularda herhangi bir düzenlemeye

yer verilmemiştir. Uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere bu husus,

devletin egemenlik yetkisi kapsamında kalmaktadır. Dolayısıyla devletin

yabancıları ülkeye kabul etmekte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisinin

bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemlerin Anayasa'da güvence altına alınan

temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konu

edilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A., §

54).

21. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yaşama

hakkının yanında maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı da güvence

altına alınmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin

insan haysiyetiyle bağdaşmayan

cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Maddenin

sistematiğinden de anlaşılacağı üzere birinci fıkrada genel olarak güvence

altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığı, üçüncü fıkrada kötü muamelelere

karşı özel olarak korunmuştur (A.A. ve A.A.,

§ 55).

22. Anılan maddede, devlete getirilen kötü muamelede bulunmama (negatif)

yükümlülüğünün herhangi bir istisnasına yer verilmemiştir. Temel hak ve

özgürlüklerin savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde

kullanılmasının durdurulmasına imkân veren Anayasa'nın 15. maddesinde de maddi

ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, kötü

muamele yasağının mutlak nitelikte olduğunun açık göstergesidir (A.A. ve A.A., § 56).

23. Ancak bu yasakla korunan hakların gerçek anlamda güvence

altına alındığından bahsedilebilmesi için devletin kötü muamelede bulunmaması

yeterli değildir. Devletin aynı zamanda bireyleri kendi görevlilerinin ve

üçüncü kişilerin kötü muamele oluşturabilecek eylemlerine karşı da koruması

gerekir (A.A. ve A.A., § 57).

24. Nitekim Anayasa'nın 5. maddesinde "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" devletin temel amaç ve görevleri arasında

sayılmıştır. Anayasa'nın 5. ve 17. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde

devletin bireyi işkence ve kötü muamele yasağına karşı koruma (pozitif)

yükümlülüğünün de bulunduğu anlaşılmaktadır (A.A.

ve A.A., § 58).

25. Anayasa'nın 5., 16. ve 17. maddeleri uluslararası hukuk ve

özellikle de Türkiye'nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri

ile birlikte yorumlandığında devletin egemenlik yetkisi alanında olup

gönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların da maddi

ve manevi varlıklarına yönelik risklere karşı korunmalarının devletin pozitif

yükümlülükleri arasında yer aldığının kabulü gerekir (A.A. ve A.A., § 59).

26. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecek

kişiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir koruma

sağlanabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir karşı çıkma imkânı tanınması gerekir. Aksi

hâlde sınır dışı edildiğinde kötü muameleye maruz kalma riski altında olduğunu

iddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda

devlete göre daha kısıtlı imkânlara sahip olan yabancıya gerçek anlamda bir

koruma sağlanabildiğinden bahsetmek mümkün olmayacaktır (A.A. ve A.A., § 60).

27. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif

yükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır

dışı kararı verilen bir yabancıya iddialarını

araştırtma ve bu kararı adil bir şekilde

inceletme imkânı sağlayan usul güvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur

(A.A. ve A.A., § 61).

28. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının

gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğinin iddia edilmesi

hâlinde idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir

ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anılan

usul güvencelerinin bir gereği olarak idari makamlar tarafından alınan sınır

dışı kararlarının bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi, bu denetim

süresince sınır dışı kararlarının icra edilmemesi ve yargılama sürecine

tarafların etkili katılımının sağlanması gerekir (A.A. ve A.A., § 62).

29. Kötü muameleye karşı koruma yükümlülüğü, her sınır dışı

işleminde yukarıda belirtilen şekilde bir araştırma yapılmasını gerektirmez. Bu

yükümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu tarafından savunulabilir

(araştırılabilir/tartışılabilir/ araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) bir

iddia ortaya konmalıdır. Bu doğrultuda başvurucu, geri gönderileceği ülkede var

olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde

açıklamalı; (varsa) bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı; bu

iddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır. Ancak savunulabilir

iddianın ortaya konması somut olayın özelliğine göre farklılık

gösterebileceğinden her olayda ayrıcadeğerlendirme

yapılmalıdır (A.A. ve A.A., §

63).

30. Somut olayda başvurucu; İdare Mahkemesine sunduğu dava

dilekçesinde yaşam koşulları, genel karışıklık ve terör saldırıları sebebiyle

ülkesinden kaçtığını beyan etmiştir (bkz. § 13). Başvurucunun dile getirdiği

hususların ülkesinin genel durumuna işaret ettiği görülmektedir. Başvurucu söz

konusu durumdan nasıl etkilendiğini açıklamamış, ülkesinden ayrılmaya zorlayan

şartlara ve ne gibi sorunlar yaşadığına dair somut bilgiler ve (varsa) belgeler

ortaya koymamıştır. Bunlara ilaveten başvurucu, Afganistan'ın hangi bölgesinden

geldiği ya da geri gönderilmesi hâlinde ülkesinin hangi bölgesinde yaşamak

zorunda kalacağı konusunda da herhangi bir bilgi sunmamıştır.

31. Dolayısıyla başvurucunun geri gönderileceği ülkenin

koşullarına ilişkin araştırma yapmaya elverişli nitelikte bilgiler vermediği

açıktır. Geri gönderilen ülkenin koşullarının kamu makamları tarafından resen

araştırılması gerektiğine ilişkin kural, başvurucunun bu konuda açıklamada

bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır (Yryskul Beishenaliev, B. No: 2016/7458,

20/4/2017,§ 51).

32. Sonuç olarak başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlinde

kötü muameleye maruz kalacağına ilişkin genel iddialarının araştırmaya değer

nitelikte ve yeterlilikte olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim İdare Mahkemesinin

kararında da başvurucunun kendi özelinde somut veriler sunmadığı hususuna vurgu

yapılmıştır (bkz. § 14). İdare Mahkemesinin yapmış olduğu değerlendirmeden ve

ulaştığı sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır (benzer bir

değerlendirme için bkz. Abdolghafoor Rezaeı, § 51).

33. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddiasının savunulabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 23/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Sinan ARMAĞAN

Başvurucu

:

Mir AHMED

Vekili

:

Av. Seda YAVUZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/8021, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Anayasa Mahkemesi
  • Bölüm: İkinci Bölüm
  • Başvuru No: 2015/8021
  • Tarih: 23 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Alper Uysal Başvurusu (B. No: 2015/3121)
  • Erbakır Elektrolitik Bakır Mamülleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/3930)
  • Abdullah Erol ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18647)
  • Mehmet Bozhan Başvurusu (B. No: 2014/2797)
  • Eylem Karadağ Başvurusu (B. No: 2015/12060)
  • Basel Khalıl Başvurusu (B. No: 2019/18314)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.