İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mümtaz Bekci Başvurusu (B. No: 2014/16269)

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

Başvuru No2014/16269Tarih8 Kasım 2017Okuma10 dk · 1.903 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mümtaz Bekci Başvurusu

Karar tarihi
8 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/16269
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.903 kelime·10 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bir

iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine

ilişkin şikayetle ilgili görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 6/1/2014 tarihli dilekçe ile Piraziz, Bolu, Çorum

ve Şişli Asliye Ceza Mahkemelerinden almış olduğu cezalara ilişkin kararların

kesinleşip yerine getirildiğini, infaz tarihlerinin üzerinden 16 yıla yakın bir

sürenin geçtiğini ileri sürerek memnu hakların iadesi talebinde bulunmuştur.

10. Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi 21/4/2014 tarihli kararı ile

talebi reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Hükümlünün Uyap

kayıtlarının incelenmesinden hakkında Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinde

25/06/2013 tarihli, 2013/68 Esas, 2013/252 Karar sayılı ilamıyla petrol

kaçakçılığı suçundan yapılan yargılamada atılı suçu işlediğinin sabit olmaması

nedeniyle beraatına karar verildiği, dosyanın temyiz edilerek Yargıtaya gönderildiği ve henüz dönmediği anlaşılmıştır.

Yasaklanmış hakların geri verilmesini

düzenleyen 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddesi ile;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki

kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı

hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi

yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci

ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,

a) Mahkum olunan cezanın infazının

tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık bir sürenin geçmiş olması,

b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç

işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede

bir kanaat oluşması gerektiği hükmü getirilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere talep eden

hükümlünün yukarıda tarih ve sayıları belirtilen cezaların infaz tarihlerinden

sonra 3 yıllık süre içerisinde suç işlenmemiş ise de; sonraki yıllarda hakkında

soruşturma ve kovuşturma yapıldığı bu kapsamda hayatını iyi halli olarak

sürdürdüğü hususunda mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığından talep yerinde

görülmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

11. Başvurucunun anılan karara itirazı, Giresun Ağır Ceza

Mahkemesinin 19/8/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesi

şöyledir:

"Dosya ve eklerinin incelenmesinden;

ilgilinin adli sicil kaydının bulunmaması, sabıka kaydında geçen kayıtların

arşiv kaydı olması, 5352 sayılı kanunun 12/1-b maddesine göre Anayasanın 76.

maddesinde belirtilen suçlar için arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmama,

talep sahibinin sabıka kaydında geçen suçların Anayasa 76. maddede sayılan

suçlardan olması karşısında netice olarak vardığı sonuca göre usul ve yasaya

uygun olan Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2014 tarih ve 2014/119 D.iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine karar

verilmiştir."

12. Ret kararı 23/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

13. Başvurucu 15/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete

bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri

verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü

maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,

a)

Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir

sürenin geçmiş olması,

b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç

işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede

bir kanaat oluşması gerekir.

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 8/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

16. Başvurucu, kanunda belirtilen yasal koşulların

gerçekleştiğini iddia ederek memnu hakların iadesi talebiyle yaptığı başvuruda,

yerel mahkeme tarafından "5352 sayılı

Kanun'un 13/A maddesinde aranan şartları taşımadığı"

gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, kararı itiraz üzerine inceleyen

Giresun Ağır Ceza Mahkemesince ise "5352

sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan

suçlar için adli sicil kaydının silinmesinin mümkün olmadığı"

gerekçesiyle itirazının reddedildiğini belirterek hukuk devleti ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş; yeniden yargılanma ve tazminat taleplerinde

bulunmuştur.

17. Bakanlık görüş yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvurunun bu kısmı

hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir.

2. Değerlendirme

18. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru, karar sonucunu etkileyecek esaslı

bir iddianın kanun yolu merciinin kararında karşılanmamasına ilişkin olduğundan

başvurucunun iddialarının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

20. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18). Başvurucunun ihlal iddiasına konu gerekçeli karar hakkı, Anayasa’nın 36.

ve Sözleşme’nin 6. maddelerinde düzenlenmektedir.

21. Diğer taraftan Sözleşme’nin 6. maddesinde, adil yargılanmaya

ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların

ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu

belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla

bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan

başvurular, Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya

konu olamaz (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24). Bir kişinin bazı

yasaklanmış haklarının iadesine yönelik yaptığı başvuruların da "medeni

hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklar" kapsamında Anayasa'nın 36.

ve Sözleşme’nin 6. maddesinin ortak koruma alanı içinde yer aldığı açıktır.

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

23. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının

madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Sözleşme'nin 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına

gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

(AİHM) birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de

kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah

Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

24. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

25. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip

incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen

yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

26. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56), davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

27. Kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması

bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi,

§ 57).

28. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt”

vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer

Başat ve diğerleri, §§ 35, 39).

ii. Genel İlkelerin Somut

Olaya Uygulanması

29. Somut olayda başvurucu, önceden mahkûm olduğu cezaların

infazının tamamlandığı tarihten itibaren 16 yıllık bir sürenin geçmiş olduğunu

gerekçe göstererek memnu hakların iadesini talep etmiştir. Bulancak Asliye Ceza

Mahkemesi; sonraki yıllarda başvurucu hakkında soruşturma ve kovuşturma

yapıldığı, bu kapsamda hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü hususunda yeterli

kanaat oluşmadığı gerekçeleriyle başvuruyu reddetmiştir. İtiraz mercii de

anılan talebi somut olayla ilgisi olmayan arşiv kaydının silinmesine ilişkin

madde kapsamında değerlendirmiş ve itirazı reddetmiştir. Diğer bir ifadeyle

kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda, değerlendirme konusu derece

mahkemesinin gerekçesinin yerine başka bir gerekçe ikame edilmiş ve somut

olayla ilgisiz bir kanun hükmüne dayanılmıştır.

30. Bu durumda başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini

gerektiren ve talebinin kabul edilebilmesine neden olabilecek nitelikte olan

"hakkındaki cezaların infazının tamamlandığı tarihten itibaren 16 yıllık

bir sürenin geçmiş olduğuna" dair iddiası tartışılmamış ve

karşılanmamıştır. Bu nedenle yargılama süreci bir bütün olarak

değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

32. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer şikâyetleri hakkında

kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

33. 6216 sayılı Kanun'un "Kararlar"

kenar başlıklı 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

34. Başvurucu, manevi tazminat ve yargılamanın yenilenmesi

taleplerinde bulunmuştur.

35. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

36. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Giresun Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

37. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiği sonucuna varıldığından

manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Giresun

Ağır Ceza Mahkemesine (2014/485 Değişik İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Tazminata ilişkin talebin REDDİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Mümtaz BEKCİ

Vekili

:

Av. Erhan

GÜÇLÜ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16269, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. Yıldırım
  21. Güçlü
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16269
Tarih
8 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yılmaz Şengül Başvurusu (B. No: 2014/19268)
  • Global Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/17557)
  • Süleyman Göksel Yerdut Başvurusu (B. No: 2014/788)
  • Ali Sayıcı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/17738)
  • Emine Altay Başvurusu (B. No: 2014/18691)
  • Adem Öğüt ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/20527)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.