İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Murat Ayna Başvurusu (B. No: 2014/15986)

1. Başvuru, “yeni” ve “önemli”

Başvuru No2014/15986Tarih25 Haziran 2015Okuma10 dk · 2.095 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Murat Ayna Başvurusu

Karar tarihi
25 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/15986
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.095 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, “yeni” ve “önemli”

bir delil elde edilmesine karşın yargılamanın yenilenmesi talebinin

reddedilmesi ve bu karara itirazı inceleyen heyette önceki yargılamada görev

yapan iki hâkimin bulunması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiası hakkındadır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 13/10/2014

tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda Komisyona sunulmasına engel

bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 24/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir

4. Bölüm Başkanı tarafından

9/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığının 16/2/2015

tarihli görüş yazısı 16/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu

Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını yasal süresi içinde Anayasa Mahkemesine

sunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığının 9/1/2012 tarihli ve E.2012/969 sayılı iddianamesi

ile kasten öldürme ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından kamu davası açılmıştır.

8. Ankara 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 13/3/2012 tarihli ve E.2012/31, K.2012/71 sayılı kararı ile

başvurucunun kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis (iki kez), ruhsatsız silah

taşıma suçundan ise 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına

karar verilmiştir.

9. Başvurucunun temyiz talebi

üzerine karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1/4/2013 tarihli ve E.2012/5934,

K.2013/2696 sayılı ilamı ile onanmıştır.

10. Hükmün kesinleşmesinden

sonra başvurucu tarafından 20/6/2014 tarihli dilekçe ile yargılamanın

yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/6/2014

tarihli ve 2014/841 Değişik İş sayılı kararı ile Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi

üyesi İ. Y. başkanlığında, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri F. Y. ve H. K.

katılımları ile heyetin oluşturulmasına karar verilmiştir.

11. Oluşturulan yeni heyet

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/7/2014 tarihli ek kararı ile yargılamanın

yenilenmesi talebinin reddine karar vermiştir. Ret kararının ilgili kısmı şöyledir:

“…

Mahkememizce yapılan

yargılama sonucunda gerekçeli kararda; maktûl U. D.'nin elindeki sopayla araçtan indiği ve sanıkla karşılaştığı

yönündeki beyanlar ile maktûl M. T.’nin "Bir şey mi var kardeş" şeklindeki sözlerinin

değerlendirildiği ve uygun görülmeyerek sanık hakkında meşru müdafaa ve

zorunluluk hali bulunmadığı kabul edildiği gibi olayda tahrik unsurlarının da

gerçekleşmediği kanaatine varılarak hüküm kurulduğu ve kararın aynı

gerekçelerle temyiz edildiği ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce bu hususta da

değerlendirilip meşru savunmaya haksız tahrikin bulunduğuna yönelen temyiz

itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği, kaldı ki hükümlü müdafiinin 17/04/2013 tarihli dilekçesi ile de; Yargıtay

onama kararına itiraz isteminin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca

reddedildiği anlaşılmıştır.

Bilineceği üzere

yargılanmanın yenilenmesi CMK'nun 311-323.

maddelerinde düzenlenmiş ve nedenleri Kanunda açıkça gösterilmiş ve 311/1-e. fıkrasında

yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya

önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün

uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa yargılamanın

yenilenmesinin söz konusu olacağı öngörülmüştür.

Hal böyle iken,

hükümlü müdafiinin dinlenmesini talep ettiği M. D’nin

yargılama aşamasında isminin dahi geçmediği, hükmün kesinleşmesinden çok sonra

bu tanığın dinlenmesinin talep edildiği, ancak tanığın belirttiği hususlarla

ilgili olarak yargılamada tartışılıp değerlendirme yapıldığı, yeni bildirilen

bu tanığın CMK'nun 311. maddesi anlamında

yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir delil niteliğinin bulunmadığı

ve bu şekilde şartları oluşmadığı gibi yerinde de olmadığından talebin reddi

gerektiği hukuki ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki karar verilmiştir.

…”

12. Ret kararına yapılan itiraz

üzerine dosya, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/7/2014 tarihli ek kararı ile

(başvurucunun mahkûmiyetine karar verilen önceki yargılamada görev yapan

heyette yer alan hâkimler F. N. K. ve Z. G.'nin de

imzalarıyla) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine

gönderilmiştir.

13. Ankara 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 14/8/2014 tarihli ve 2014/1179 Değişik İş sayılı kararı ile itiraz

reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvurucuya

15/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, bireysel başvuru, 13/10/2014 tarihinde

yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

15. 5271 sayılı Kanun’un 23.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“Yargılamanın

yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev

alamaz.”

16. 5271 sayılı Kanun’un 311.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:

“Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava,

aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla

tekrar görülür:

...

e) Yeni olaylar veya

yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan

delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini

veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm

edilmesini gerektirecek nitelikte olursa…”

17. 5271 sayılı Kanun’un 319.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Yargılamanın

yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın

yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu

doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek

reddedilir.

18. 5271 sayılı Kanun’un 321.

maddesi şöyledir:

“(1) Yargılamanın

yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya

311 inci Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü

Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre

bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın

yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.

(2) Aksi hâlde

mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.

(3) Bu Madde

gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 25/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 13/10/2014 tarihli ve

2014/15986 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, yargılamanın

yenilenmesinin reddine ilişkin karara itirazını inceleyen heyette, yargılamanın

yenilenmesi talebini reddeden iki üyenin bulunduğunu, bunun Anayasa’nın 37.

maddesinde düzenlenen kanuni hâkim güvencesine aykırı olduğunu, ayrıca olayın

sonradan ortaya çıkan tek görgü tanığının dinlenmesi ve yargılamanın

yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinin Anayasa'nın 36. maddesinde yer

alan adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Yargılamanın

Yenilenmesi İsteminin Reddedilmesinin Adil

Yargılanma Hakkını İhlal Ettiği İddiası

21. Başvurucu, sonradan ortaya

çıkan tek görgü tanığının dinlenmesine yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin

reddine karar verilmesinin, Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil

yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

22. Bakanlık görüş yazısında,

başvurucunun bu iddiası hakkında görüş bildirilmemiştir.

23. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel

başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

24. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

kabul edilemezliğine karar verebilir.”

25. 6216

sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça

dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

26. Başvuru

formu ve ekleri incelendiğinde, Ankara 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 13/3/2012 tarihli; K. 2012/71 sayılı kararı ile başvurucunun

kasten öldürme ve ruhsatsız silah taşıma suçlarını işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar

verildiği, bu hükümlerin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1/4/2013 tarihli

kararıyla onandığı görülmektedir.

27. Başvurucu,

sonradan

ortaya çıkan görgü tanığının dinlenmediğini, bu tanığın dinlenmiş olması

halinde, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinden yararlanabilme imkanının

doğacağını ileri sürerek 20/6/2014 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunmuştur. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir durum

olmadığı gerekçesiyle talebi 2/7/2014 tarihli kararıyla reddetmiştir. Anılan karar, yapılan itirazın

reddedilmesiyle 14/8/2014 tarihinde kesinleşmiştir.

28. Yargılamanın yenilenmesi

taleplerinde bahsedilen hususun, yeni delil kapsamında değerlendirilip

değerlendirilmeyeceğinin takdiri esasen derece mahkemelerine aittir. Diğer bir

anlatımla, başvurucunun belirttiği delilin, tek başına ya da önceden sunulan

delillerle birlikte değerlendirilmesinde başvurucunun beraatini

veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte “yeni” ve “önemli”

olup olmadığının takdiri derece mahkemelerine aittir.

29. Bunun istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Onur Gür, B.No: 2012/828,

21/11/2013, § 21).

30. Başvurucu, İlk Derece

Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı

olduğunu ileri sürmekte olup, iddiaların özü Mahkemenin hukuk kurallarını

yorumlamada ve olayları değerlendirmede isabet edemediğine ilişkindir.

Dolayısıyla başvuru bu haliyle kanun yolu incelemesi talebi niteliğinde olup,

yargılamanın yenilenmesi talebiyle ilgili anılan Mahkeme kararlarının açıkça

hukuka aykırı olarak kabul edilmesini gerektiren bir olgu ile bu kararlarda

bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan bir durum da tespit

edilememiştir.

31. Açıklanan nedenlerle, kanun

yolu incelemesi talebi niteliğinde olan başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin, “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Tarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği

İddiası

32. Başvurucu, yargılamanın

yenilenmesi talebinin değerlendirilmesinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimlerin

görev alması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Bakanlık görüşünde, önceki

yargılamada görev yapan hâkimler ile yargılamanın yenilenmesi talebinin

değerlendirilmesinde görev alan hâkimlerin farklı olduğu belirtilmiştir.

34. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

35. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil

yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“…kanunla

kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından …

görülmesini istemek hakkına sahiptir.

36. Sözleşme’nin 6. maddesinde

açıkça, adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak, davanın tarafsız bir

mahkemede görülmesini isteme hakkından söz edilmiştir. Anayasa’nın 36.

maddesinde mahkemelerin tarafsızlığından açıkça bahsedilmemekle beraber,

Anayasa Mahkemesi içtihadı uyarınca, bu hak da adil yargılanma hakkının zımni

bir unsurudur (AYM, E.2002/170, K.2004/54, K.T. 5/5/2004). Ayrıca, mahkemelerin

tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki unsur olduğu nazara

alındığında, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, Anayasanın 138., 139. ve 140.

maddelerinin de tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde

göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (AYM, E.2005/55, K.2006/4, K.T.

5/1/2006; E.1992/39, K.1993/19, K.T. 29/4/1993).

37. Genel olarak tarafsızlık,

davanın çözümünü etkileyecek bir önyargı, tarafgirlik ve menfaate sahip

olunmaması ve davanın tarafları karşısında ve onların leh ve aleyhlerinde bir

düşünce veya menfaate sahip olunmamasını ifade eder (Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780,

20/3/2014, § 61).

38. “Tarafsızlık” kavramının iki yönü

bulunmaktadır: Yargı yeri, kişisel önyargı veya eğilimden sübjektif olarak

sıyrılmalı (sübjektif tarafsızlık)

ve objektif bakış açısından bununla ilgili haklı kuşkuları ortadan kaldıracak

yeterli güvenceler sunmalıdır (objektif

tarafsızlık). Birey olarak hâkimlerin, yargılamayı yürüttükleri aynı

olayla ilgili olarak önceden verdikleri kararlar nedeniyle bir fikir veya

düşüncelerinin olmaması, o konuyla ilgili kanaatlerini açıklamamış olmamaları

tarafsız kalmanın bir unsuru olarak kendisini göstermektedir. Bu bağlamda

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Oberschlic/Avusturya davasında, temyiz mahkemesindeki

davada yer alan üç yargıcın daha önce ilk derece mahkemesindeki yargılamaya da

katılmış olmasının tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlâli anlamına

geldiğine karar vermiştir (Oberschlick/Avusturya, B. No: l 1662/85, 23/5/1991).

39. 5271 sayılı Kanun’un 23.

maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince; yargılamanın yenilenmesi halinde,

önceki yargılamada görev alan hâkim aynı işte görev alamaz. Yargılamanın

yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece,

fakat asıl kararı veren başkan ve üyeler dışındaki hâkimlerden oluşturulan

heyetçe verilmesi gerekir. Keza aynı hâkimlerin itirazı inceleyecek olan

yargılama heyetinde de görev alamayacağı bu kuralın doğal sonucudur.

40. Başvuruya konu yargılamada,

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/3/2012 tarihli kararı ile başvurucunun

kasten öldürme ve ruhsatsız silah taşıma suçlarını işlediği sabit görülerek

mahkûmiyetine karar verildiği, ilgili kararda Başkan T. S. N., Üye Z. G. ve Üye

F. N. K.'nin imzalarının bulunduğu görülmektedir.

Temyiz üzerine, Derece Mahkemesinin kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin

1/4/2013 tarihli ilamı ile onanmıştır.

41. Ankara 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 2/7/2014 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedildiği

ve bu kararda Başkan İ. Y., Üye F. Y. Ç. ve Üye H. K.’nin

imzalarının bulunduğu görülmektedir. Başvurucunun bu karara itiraz etmesi

üzerine, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi 31/7/2014 tarihli ek kararıyla dosyanın

incelenmek üzere Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar

vermiştir. Gönderme kararını veren mahkeme heyeti ise; Başkan Z. G., Üye F. N.

K. ve Üye U. Y.’den oluşmuştur.

42. Ankara 2. Ağır Ceza

Mahkemesi, 14/8/2014 tarihinde, başvurucunun 2/7/2014 tarihli kararına karşı

yapmış olduğu itirazın reddine karar vermiştir. İtirazın reddi kararını veren

mahkeme heyeti ise; Başkan B. Ö., Üye Y. T. ve Üye Z. K.’den

oluşmuştur.

43. Bu durumda, başvurucu

hakkında mahkumiyet kararı veren heyette görev alan iki hâkim ile 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 31/7/2014 tarihli ek gönderme kararını veren heyetteki iki hâkimin

aynı kişilerden oluştuğu görülmekte ise de, Mahkemenin 31/7/2014 tarihli ek

kararının sadece dosyanın itiraz merciine gönderilmesine yönelik olduğu

anlaşılmaktadır. İtiraz incelemesi, başkan ve üyeleri farklı hâkimlerden oluşan

bir heyet tarafından yapılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının, bir hak ihlalinin bulunmadığının açık olması nedeniyle diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun, “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

25/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucu : Murat AYNA Vekili : Av. Özkan ATALAY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15986, 25 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun, “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15986
Tarih
25 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Selçuk Dursun Başvurusu (B. No: 2013/691)
  • Nail Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/4147)
  • Rabia Ersoy Başvurusu (B. No: 2014/632)
  • Vatan Tulgar Başvurusu (B. No: 2014/3457)
  • Serdar Aydın ve Eşref Aydın Başvurusu (B. No: 2014/16934)
  • Mahmut Çevik Başvurusu (B. No: 2013/2896)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.