Özgün Analiz
Olay Özeti: Başvurucu, Erdemli'deki bir asliye hukuk mahkemesinde görülen davada 2005 yılında konulan ihtiyati tedbirin uzun süredir devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 21/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon makul sürede yargılanma şikâyetini kabul edilemez bulmuş, mülkiyet hakkı iddiasını Bölüme göndermiştir. Başvurucu en az 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Hukuki İlke: Mülkiyet hakkına sınırlama getiren tedbir, kapsamı ve süresi bakımından orantılı olmalıdır. Makul olmayan sürede devam eden tedbir, malikin yetkilerinin kullanılmasını belirsiz şekilde ötelediğinden orantısız külfet yükler ve Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkını ihlal eder. Tedbirin uzamasından yargısal makamlar sorumlu olduğundan yeniden yargılamada hukuki yarar görülmez; etkili giderim yolu tazminattır ve manevi tazminat talep edilen miktarla sınırlı tutulmaz.
Uygulama Sonucu: Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş, başvurucuya net 240.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiş, maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Başvurucu en az 50.000 TL manevi tazminat istemiş, Mahkeme ise net 240.000 TL'ye hükmetmiştir; talebin "en az" ifadesiyle alt sınır olarak kurulması, hükmedilecek miktarı daraltmamak açısından değerlendirilebilir. Uzun süren tedbirlerde makul süre şikâyeti Komisyonca kabul edilemez bulunabildiğinden, asıl ağırlık mülkiyet hakkı iddiasına ve tedbirin konulduğu yıla verilmelidir. Maddi zarar ise belgeyle kanıtlanmalıdır.
Karar Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
MÜSLÜM SARIGÜL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/66272)
Karar Tarihi: 29/1/2026
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 21/6/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda 2005 yılında konulan ihtiyati tedbirin, başvuru tarihi itibarıyla uzun süredir devam ettiği anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
3. Başvurucu, ihlalin tespiti ile en az 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Olayda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 240.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile ilgili olarak yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 240.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2011/586, K.2021/121) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 29/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör
:
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucu
:
Müslüm SARIGÜL
Vekili
:
Av. Erol BEDİZ
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2022/66272, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası