İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Atak Başvurusu (B. No: 2018/27304)

1. Başvuru 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin

Başvuru No2018/27304Tarih24 Şubat 2021Okuma10 dk · 2.065 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Atak Başvurusu

Karar tarihi
24 Şubat 2021
Başvuru Numarası
2018/27304
R.G. Tarih ve Sayı
14/4/2021-31454
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.065 kelime·10 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin

Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca verilen

tedbir kararına yönelik esaslı iddiaların itiraz mercii tarafından

karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 12/9/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Arka Plan Bilgisi

8. Başvurucunun İsviçre'de yaşadığı dönemde M.Ö. ile

birlikteliğinden iki çocuğu olmuştur.

9. M.Ö. tarafından başvurucu aleyhine çocukların

başvurucudan olduğunun tespiti ve çocuklar için tazminat talebiyle İsviçre'de

açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. M.Ö. ve çocuklar tarafından söz

konusu davanın tanınması ve tenfizi için Türkiye'de dava açılmıştır.

10.M.Ö. ve çocukların talebi üzerine Küçükçekmece 2. Aile

Mahkemesi tarafından10/4/2018 tarihli karar ile 6284 sayılı Kanun kapsamında

başvurucu aleyhine bir ay süreyle tedbir kararı verilmiştir.

B. Başvuruya Konu Dava Süreci

11. M.Ö. ve çocuklar tarafından bir önceki koruma

kararının süresinin dolması üzerine 17/5/2018 tarihli dilekçe ile Küçükçekmece

5. Aile Mahkemesinden (5. Aile Mahkemesi) 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma

talep edilmiştir. Dilekçede, derdest olan tanıma ve tenfize ilişkin dava

nedeniyle davacıların başvurucu tarafından rahatsız edilmeleri, psikolojik ve

sözlü olarak baskıya maruz kalmaları sebebiyle hayatları ve vücut bütünlüğü

açısından kendilerine bir zarar geleceğine dair endişe ve korku duydukları

belirtilmiştir.

12. 5. Aile Mahkemesinin 21/5/2018 tarihli kararı ile

başvurucu hakkında 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası

kapsamında altı ay süreyle geçerli olmak üzere tedbir kararı verilmiştir. Karar

gerekçesinde; başvurucunun davacılara karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama

veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması, davacıların

bulunduğu konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca şiddete uğramamış olsa bile davacıların yakınlarına, tanıklarına

yaklaşmamasına, şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesine, iletişim

araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesine karar verilmiştir.

13. Başvurucu tedbir kararına karşı 18/6/2018 tarihli

dilekçeyle Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi nezdinde (6. Aile Mahkemesi) itiraz

etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, davacıların talebiyle daha önce de

hakkında bir ay tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararı sona erdikten sonra

hiçbir iddia ve delil sunulmadığını belirmiştir. Başvurucu, tedbir isteyen

davacılarla iki yıldır görüşmediğini ifade etmiş; tedbir talep edenlerin karar

tarihinde Türkiye'de olup olmadıklarının da araştırılmasını istemiştir.

14. Başvurucunun itirazı, 6. Aile Mahkemesinin 12/7/2018

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Tüm dosya kasamı incelenerek ve itiraz

edenin itiraz nedenleri gözetilerek değerlendirme yapıldığında 6284 Sayılı

kanunun 8/3 maddesinde tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı

hususunda delil veya belge aranmayacağı ve aynı yasanın 1/1-ç bendinde bu yasa

kapsamında kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddeti önleyen ve kadınları

cinsiyete dayalı şiddetten koruyan özel tedbirlerin ayrımcılık olarak

yorumlanamayacağı, hükümlerinin düzenlediği ve uygulanan tedbir maddeleri de

değerlendirildiğinde kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından,

aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

..."

15. Ret kararı 14/8/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiş, 12/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

C. Başvuruya Konu Dava Süreci Sonrası

16. Başvurucu hakkında verilen altı aylık tedbir

kararının süresi dolmadan M.Ö. ve çocuklar tarafından Küçükçekmece 1. Aile

Mahkemesinden (1. Aile Mahkemesi) tekrar koruma talep edilmiştir. 1. Aile

Mahkemesinin 19/7/2018 tarihli kararı ile başvurucu aleyhine altı ay süreyle

6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı verilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

17. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Erdal

Türkmen, B. No: 2016/2100, 4/4/2019, §§ 19-28.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 24/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli

Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu; tedbir kararını veren Mahkemece yeterli

araştırma yapılmadığını, itiraz dilekçesinde tedbir isteyenlerle iki yıldır

görüşmediğini ifade etmesine, tedbir talep edenlerin karar tarihinde Türkiye'de

olup olmadıklarının da araştırılmasını talep etmesine rağmen iddialarının

tartışılmadığını ve itirazının sebepsiz reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 36.

maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

20. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

''Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun yukarıda bahsi geçen iddialarının adil yargılanma hakkının

güvencelerinden biri olan gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmesi

uygun görülmüştür.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

23. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler daha önce Anayasa

Mahkemesi tarafından verilen kararlarla ortaya konmuştur (Salih Söylemezoğlu,

B. No: 2013/3758, 6/1/2016; Erdal Türkmen; T.K., B.

No: 2017/27041, 11/12/2019).

24. Buna göre 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesinde

örnekleyici olarak bir kısım önleyici koruma tedbiri belirlenmiş, 8. maddenin

(3) numaralı fıkrasında Kanun’un 4. maddesinde belirtilen ve hâkim tarafından

verilebilen koruyucu tedbir kararları için şiddetin varlığı hususunda delil

veya belge aranmayacağı ifade edilmiştir. Bunun yanında ağırlıklı olarak

aleyhine tedbir kararı verilen kişinin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı

niteliği olan ve Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen önleyici tedbir kararları

için böyle bir ayrıksı durum öngörülmemiştir (Salih Söylemezoğlu, § 34).

25. 6284 sayılı Kanun'un buna ilişkin gerekçesinde,

şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişilerle ilgili

koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için herhangi bir delil araştırması veya

belge ibrazı aranmazken önleyici tedbir kararı verilebilmesi için kişinin

şiddete maruz kaldığı veya maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu hususunda

olguların varlığının gerektiği, aksi yöndeki uygulamanın kişilere kanunla

sağlanan hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verebileceği hususu vurgulanmıştır

(Salih Söylemezoğlu, § 35).

26. Nitekim tedbir kararları ile bir tarafın vücut

dokunulmazlığı veya yaşam hakkı gibi kişi için olmazsa olmaz hak ve

menfaatlerin korunması amaçlanırken diğer taraftan özellikle mahkemece verilen

veya onaylanan önleyici tedbirlerle kişi hak ve özgürlüklerine önemli ölçüde

sınırlamalar getirilmiş olacaktır. Dolayısıyla tedbir kararlarından olumlu ya

da olumsuz etkilenen tarafların temel hak ve özgürlükleri arasındaki dengenin

gözetilmesi gerekmektedir (Salih Söylemezoğlu, § 36).

27. 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbir kararlarının

verildiği anda infaz kabiliyetini haiz olması nedeniyle Kanun’da amaçlanan

acil müdahale olgusunun bu aşamada sağlanmış olacağı, bu amacın

gerçekleşmesi adına tedbir kararında şiddetin var olduğuna yönelik kanaate

nasıl ulaşıldığının açıklanması yani gerekçe açısından daha esnek bir yaklaşım

usulünün benimsenebileceği ancak bu yaklaşıma ait sınırın olayların özelliğine

göre gerekçeli karar hakkının temel esaslarına zarar vermeyecek düzeyde belirlenmesinin

de gerekli olduğu açıktır. Bu kapsamda söz konusu kararlarda yer verilen

gerekçelerde, ileri sürülen zarar riski ve olgulara göre talebin ilgili mevzuat

çerçevesinde kabul görmesi için temel unsurları taşıyıp taşımadığının ortaya

konması yeterli olacaktır (Salih Söylemezoğlu, § 39).

28. Anayasa Mahkemesi Salih Söylemezoğlu

başvurusunda, somut olayda olduğu gibi aciliyet unsurunun ortadan kalktığı ve

başvurucunun itirazlarını sözlü olarak sunamadığı itiraz aşamasında mahkemenin

tek taraflı iddiaya dayanılarak verilen tedbirlerin yerindeliğini, itiraz

edenin ileri sürdüğü beyan ve deliller çerçevesinde her iki taraf için

öngörülen hak ve menfaat dengesini de gözeterek değerlendirmesi gerektiğini

açıklamıştır (Salih Söylemezoğlu, § 40). Sonuç olarak itiraz merciinin

kararında başvurucunun iddia ve itirazları ile tedbire dayanak olgunun

gerçekliğinin bu çerçevede tartışılmadığı, tedbir kararında esasa ilişkin

hususlarda gerekçe bulunması hâlinde bu karara atıf yapılarak değerlendirme

yapılmasının makul görülebileceği ancak ihlal iddiasına konu itiraz mercii

kararında dosyaya sunulan delillerle sonuç arasında ne şekilde bağ

kurulduğunun, gerekçesiz olarak verilen tedbir kararına yapılan itirazın neden

reddedildiğinin asgari düzeyde dahi açıklanmadığı belirtilerek gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (Salih Söylemezoğlu, §§ 41,

42).

29. İncelenen bu başvuruda da itiraz merciinin kararında

başvurucunun iddia ve itirazları ile tedbire dayanak olgunun gerçekliğinin bu

çerçevede tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Kural olarak tedbir kararında esasa

ilişkin hususlarda gerekçe bulunması hâlinde itiraz merciince bu karara atıf

yapılarak değerlendirme yapılması makul görülebilir. İlk derece mahkemesi

kararında gerekçe bulunmadığı hâllerde ise başvurucular tarafından ileri

sürülen esaslı itirazların itiraz mercii tarafından gerekçeli bir şekilde

karşılanması gerekir. Somut olayda ilk derece mahkemesi kararında gerekçe

bulunmamasına rağmen başvurucu tarafından ileri sürülen esaslı iddiaların itiraz

mercii tarafından karşılanmadığı görülmektedir. İtiraz merciinin tedbir kararı

verilmesini gerektirecek kanaate -dosyada varsa- hangi delille ne şekilde bağ

kurularak ulaştığını anılan kararda göstermediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda

somut başvuruda itiraz merciinin gerekçesiz olarak verilen tedbir kararına

yapılan itirazın neden reddedildiğini asgari düzeyde dahi açıklamadığı

değerlendirilmiştir.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

B. Özel Hayata

ve Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

31. Başvurucu; evine gelen tebligatlar nedeniyle aile

huzurunun bozulduğunu, verilen tedbir kararı sebebiyle ailesi ve çevresinde

başkalarını rahatsız etmeye meyilli bir kişi olarak algılandığını, aile

bütünlüğünün sarsıldığını belirterek Anayasa'nın 17. ve 41. maddelerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve

buna ilişkin gerekçe ile deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No:

2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

33. Bireysel başvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesi kamu

gücü eylem ve işlemleri ile mahkeme kararlarının Anayasa'ya uygunluğunun ve

müdahale gerekçelerinin denetimini kendiliğinden yapmaz. Bu sebeple başvurucunun

başvurusunun esasını ve bu kapsamda kamu makamları tarafından ortaya konulan

gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığını Anayasa Mahkemesine

inceletebilmesi için öncelikle kendisinin ihlal iddialarını

gerekçelendirmesi, buna ilişkin olay ve olguları açıklaması ve delillerini

sunması zorunludur (Cemal Günsel [GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021,

§ 24).

34. Anayasa Mahkemesinin başvurucunun yerine geçerek

ihlal iddialarını gerekçelendirme, olay ve olguları ortaya koyma ve delil

toplama görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu yükümlülükler

başvurucuya aittir. Başvurucunun anılan yükümlülüklere uymaması hâlinde

şikâyetlerini temellendiremediği için başvurusu açıkça dayanaktan yoksun

bulunabilir. Anayasa Mahkemesi temellendirmeye ilişkin incelemesini her

başvurunun somut koşullarında yapar. Kuşkusuz bu yükümlülüklere başvurucunun

elinde olmayan nedenlerle uymamasının ikna edici gerekçelerini Anayasa

Mahkemesine sunması ya da Anayasa Mahkemesinin bu durumu işin niteliğinden

anlaması hâli müstesnadır (Cemal Günsel, §§ 25, 26).

35. Somut olayda başvurucu; ihlal iddiasına ilişkin

delillerini sunma, temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin

açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Başvurucu,

tedbir kararının aile birliğine zarar verdiğini soyut olarak iddia etmiştir.

Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddianın temellendirilemediği

sonucuna ulaşılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

37. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

38. Başvurucu, ihlalin tespiti ve 30.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

39. İncelenen başvuruda itiraz merciinin gerekçesiz

olarak verilen tedbir kararına yapılan itirazı reddederken ilgili ve yeterli

bir gerekçe göstermemesi nedeniyle adil yargılama hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

40. Somut olayın özelliği dikkate alındığında yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya net 8.000 TL manevi

tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 8.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Küçükçekmece 6.Aile

Mahkemesine (E.2018/293 D.İş, 2018/334) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 24/2/2021tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : Mustafa ATAK Vekili : Av. Muhammet SÖNMEZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/27304, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Arka Plan Bilgisi
  10. B. Başvuruya Konu Dava Süreci
  11. C. Başvuruya Konu Dava Süreci Sonrası
  12. IV. İlgili
  13. Hukuk
  14. V. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Gerekçeli
  17. B. Özel Hayata
  18. C. 6216 Sayılı
  19. A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  20. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  21. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  22. F. Kararın bir örneğinin bilgi için Küçükçekmece 6.Aile
  23. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  24. M. Emin KUZ
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/27304
Tarih
24 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Rafet Güney Başvurusu (B. No: 2018/20868)
  • Abdulğafur Özel Başvurusu (B. No: 2017/14715)
  • İnta Mühendislik Mimarlık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/34763)
  • Yücel Aktay Başvurusu (B. No: 2018/31550)
  • Kemal Turan Başvurusu (B. No: 2018/18194)
  • Ayşe Rana Özben ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/28717)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.