İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Bayram Başvurusu (B. No: 2015/7390)

1. Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle

Başvuru No2015/7390Tarih12 Haziran 2018Okuma6 dk · 1.298 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Bayram Başvurusu

Karar tarihi
12 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/7390
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.298 kelime·6 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle

açılan tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvurucu; Diyarbakır'ın Lice ilçesinde zorunlu askerlik

görevini ifa etmekte iken 27/7/2012 tarihinde başvurucunun içinde bulunduğu

askerî aracın geçişi sırasında, teröristlerce yola döşenen mayının patlaması

neticesinde yaralanmıştır.

6. Gördüğü tedaviler sonucunda Gülhane Askeri Tıp Akademisi

(GATA) Haydarpaşa Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen 6/2/2013 tarihli

sağlık raporuyla başvurucu hakkında kafa

kubbesi kırığı tanısına istinaden "Askerliğe elverişli değildir" kararı verilmiştir.

7. Millî Savunma Bakanlığınca (MSB) 26/4/2013 tarihinde

onaylanıp kesinleşen söz konusu rapor 17/5/2013 tarihinde Turgutlu Askerlik

Şubesi Başkanlığı tarafından başvurucuya tebliğ edilmiş ve başvurucu 6/2/2013

tarihinden geçerli olmak üzere terhis edilmiştir.

8. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen

8/7/2013 tarihli sağlık raporunda başvurucunun aylık bağlamaya esas maluliyet

derecesi (5) olarak tespit edilmiştir.

9. Başvurucunun müracaatı üzerine Turgutlu Devlet Hastanesi

tarafından düzenlenen 18/7/2013 tarihli sağlık kurulu raporunda da başvurucunun

çalışma gücü kaybı oranının %24 olduğu belirtilmiştir.

10. Başvurucu, zorunlu askerlik görevi sırasında ve görevi

sebebiyle yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların

karşılanması talebiyle 7/5/2014 tarihinde idareye yaptığı başvurunun zımnen

reddi üzerine 4/8/2014 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava

açmıştır.

11. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 5/11/2014 tarihinde verdiği

kararla davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde

başvurucunun eylemden doğan zararını askerliğe elverişli olmadığının tespit

edildiği 6/2/2013 tarihli sağlık raporunun onaylanarak kesinleştiği 26/4/2013

tarihinde öğrendiği, dolayısıyla bu tarihten itibaren 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı

mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca bir yıliçinde zorunlu idari başvuruda bulunması gerektiği

belirtilmiştir. Başvurucunun bu süreyi geçirdikten sonra 7/5/2014 tarihinde

idareye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine4/8/2014 tarihinde açtığı

davanın süresinde olmadığı ifade edilmiştir.

12. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Mahkemenin 25/3/2015

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

13. Nihai karar başvurucuya 13/4/2015tarihinde tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 12/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu,askerliğe

elverişli olmadığına dair kesinleşen sağlık kurulu raporu 17/5/2013 tarihinde

kendisine tebliğ edildiğinden zararı bu tarihte öğrendiğini belirtmektedir.

Başvurucuya göre kesinleşen sağlık kurulu raporunun tebliğ edildiği tarihten

itibaren bir yıl içinde idareye yaptığı başvuru ve bu başvurunun reddi üzerine

açtığı dava süresindedir. Mayın patlaması neticesinde yaralanması nedeniyle çok

sayıda ameliyat geçirdiğini, aylar süren tedaviye maruz kaldığını belirten ve

tedavisinin devam ettiğini hatırlatan başvurucu, davanın süre aşımından

reddedilmesi nedeniyle zararının karşılanmadığından şikâyet etmekte; adil

yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özü, zorunlu

askerlik hizmeti sırasında yaralanması nedeniyle uğradığı zararların tazmini

talebiyle açtığı davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle uyuşmazlığın

esasının incelenememesidir. Bu itibarla başvurucunun ihlal iddiaları adil

yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelenmiştir.

18. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

19. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili

bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada

açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki

ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir

(Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemelerin

usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde

katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul

şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de

kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

20. Dava açma süresinin işlemeye başladığı an da mahkemeye

erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü bağlamında büyük önem

taşımaktadır (Yaşar Çoban [GK],

B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 66). Dava açma süresinin hangi tarihte

başlayacağını belirleme ve mevzuatı bu yönüyle yorumlama görevi esasen derece

mahkemelerine aittir. Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma

süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin

bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol,

dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili

derece mahkemelerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut

olayın koşulları ışığında incelemektir (Ahmet

Yıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46). Bu kapsamda dava açma

süresinin hak sahibinin henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve

somut koşullar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin

bulunmadığı bir dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız

kılabilir (Yaşar Çoban, § 66).

Bununla birlikte derece mahkemesinin bu nitelikte bir yorum/uygulama yaptığının

tespit edildiği durumlarda dahisomut olayın

koşullarında bireyin fiilen yararlanabildiği dava açma süresinin hakkın

kullanılmasını imkânsız kıldığı ya da aşırı derece zorlaştırdığına dair bir

bulguya rastlanmadığı takdirde söz konusu yorum/uygulama ölçülülük ilkesini

zedelemeyebilir (benzer yöndeki değerlendirme içinbkz. Fatma Sancak, B. No: 2015/4239, 8/2/2018,§ 37).

21. Somut olayda başvurucu, 1602 sayılı mülgaKanun’da

düzenlenen dava açma süresinin -ve dava açılmadan önce yapılması zorunlu idari

başvuru süresinin- mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönünde bir şikâyette

bulunmamıştır. Başvurucu, anılan sürenin başlangıç tarihi olarak sağlık

raporunun onay/kesinleşme tarihi olan 26/4/2013 tarihinin esas alınmasının

mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğinden yakınmaktadır. Başvurucuya göre söz

konusu sağlık raporunun kendisine tebliğ edildiği 17/5/2013 tarihi zararın

öğrenilme tarihi ve dolayısıyla dava açılmadan önce yapılması zorunlu idari

başvuru süresinin başlangıç tarihi olarak esas alınmalıdır.

22. Başvuruya dayanak karar incelendiğinde Mahkemenin zorunlu

askerlik hizmetinin ifası sırasında maruz kalınan idari eylemden doğan zararın

tazmini talebiyle tam yargı davası açılması için gerekli koşulların ilgilinin

askerliğe elverişsiz olduğunun tespit edildiği sağlık raporunun onay/kesinleşme

tarihi itibarıyla öğrenilmiş sayılması gerektiği yönünde bir kabulden hareket

ettiği görülmektedir. Bir başka ifadeyle Mahkeme söz konusu sağlık raporuna,

başvurucunun zarara uğradığını değerlendirebilmesi bakımından önem atfetmiş ve

dava açma süresinin hesaplanmasında bu raporu esas almış, dava açılmadan önce

idareye yapılması zorunlu olan başvuru için öngörülen bir yıllık süreyi raporun

onay/kesinleşme tarihinden başlatmıştır. Nitekim Mahkeme başvurucunun sağlık

raporunun kesinleştiği 26/4/2013 tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye

başvurmadığı gerekçesiyle davayı süre aşımından reddetmiştir.

23. Söz konusu raporun onaylanarak kesinleşmesinin idarenin iç

işleyişine ilişkin bir mesele olduğu, başvurucunun bu sürece bir dahlinin

bulunmadığı dikkate alındığındaidari eylem nedeniyle

uğranılan zararın değerlendirilmesi bakımından önem atfedildiği anlaşılan söz

konusu sağlık raporundan sadece onay işlemi ile haberdar olma durumunun

gerçekleşmeyeceği açıktır. Dolayısıyla dosya kapsamında kesinleşmiş sağlık

raporunun başvurucuya ayrıca tebliğ edildiğine ya da başvurucunun bir şekilde

söz konusu rapora vâkıf olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı sürece salt

sağlık raporunun kesinleşme tarihi itibarıyla başvurucunun zarara uğradığını

değerlendirebilmesi gerektiği söylenemez.

24. Bununla birlikte somut olayda söz konusu sağlık raporunun

26/4/2013 tarihinde kesinleşmesinden kısa bir süre sonra 17/5/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sürenin tebliğ

tarihinden itibaren başlayacağını değerlendirerek hareket ettiğini ileri süren

başvurucunun süre hesabının 26/4/2013 tarihi esas alınarak yapıldığı somut

durumda da fiilen kullanabileceği zorunlu idari başvuru süresinin yaklaşık on

bir ay olduğu görülmektedir. Belirtilen sürenin hakkın kullanılması için makul,

ölçülü ve yeterli olduğu, bir başka ifadeyle haktan yararlanılmasını imkânsız

kılacak ya daaşırı derecede zorlaştıracak kadar kısa

bir süre olmadığı sonucuna varılmıştır.

25. Buna göre somut olayın özel koşulları dikkate alındığında

başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olmadığı,

dolayısıyla belirtilen şikâyet bağlamında mahkemeye erişim hakkına yönelik bir

ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Gülbin AYNUR

Başvurucu

:

Mustafa

BAYRAM

Vekili : Av. Mehmet Tahsin SONER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/7390, 12 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. A. Başvurunun açıkça
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yıldırım
  12. Akıncı
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Bayram
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/7390
Tarih
12 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • A.ç. Başvurusu (B. No: 2015/4770)
  • Sabriye Okkır Başvurusu (B. No: 2014/5029)
  • Haci Uruz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/12551)
  • Ziya Gül Başvurusu (B. No: 2015/13566)
  • Bartu Doğan Başvurusu (B. No: 2015/12202)
  • Hamdi Burak Şahin Başvurusu (B. No: 2015/11343)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.