İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Demirbaş Başvurusu (B. No: 2013/1877)

1. Başvuru, askerî okuldan

Başvuru No2013/1877Tarih16 Eylül 2015Okuma19 dk · 3.841 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Demirbaş Başvurusu

Karar tarihi
16 Eylül 2015
Başvuru Numarası
2013/1877
R.G. Tarih- Sayı
10/11/2015-29528
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.841 kelime·19 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, askerî okuldan

başarısızlık nedeniyle ilişiğinin kesilmesi sonucu ödemek zorunda kalınan

öğrenim giderlerinden bir kısmının 19/6/2010 tarihli

ve 6000 sayılı Kanun’a göre geri alınması için açılan davada, Kanun’da

güncelleme yapılmadan önce ödemeye karar verilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil

yargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 6/3/2013

tarihinde Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun, Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 8/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 15/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş için

Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Bakanlığının görüş yazısı, 24/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu, Bakanlığın

cevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru dilekçesi ve

eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 1993-1994 eğitim

öğretim yılında devam ettiği Kuleli Askerî Lisesinden 1994 yılında başarısızlık

nedeniyle çıkarılmış, bu nedenle kendisinden istenen 50.160.000 TL (TL’den 6

sıfır atılmadan önce) öğrenim giderini taksitlendirerek faiziyle birlikte

ödemiştir.

8. 19/6/2010 tarihinde kabul

edilen 6000 sayılı Kanun’la daha önce askerî okullarla ilişiği kesilen

öğrenciler için geçmişte tahsil edilen öğrenim giderlerinden amortisman

ve personel giderlerinin iadesi öngörülmüştür.

9. Başvurucu, 10/8/2010 tarihli

dilekçesiyle Kuleli Askerî Lisesi Komutanlığından (İdare) ödemiş olduğu amortisman ve personel giderlerinin iadesini talep etmiş,

İdare 14/4/2011 tarihli cevap yazısıyla öğrenim giderlerinin amortisman ve

personel giderlerine ait kısmının 27,26 TL (TL’den 6 sıfır atıldıktan sonra)

olduğunu başvurucuya bildirmiştir.

10. Başvurucu, İdarece

hesaplanan geri ödeme bedelinin hakkaniyetten uzak olduğu ve 18 yıl önceki

rakamlara dayanan hesaplamanın güncellenmesi talebiyle 18/5/2011

tarihinde Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinde alacak davası açmıştır.

11. Mahkeme bilirkişi incelemesi

yaptırmış, 1993-1994 eğitim öğretim yılında 27,26 TL olan amortisman

ve personel giderinin, Devlet İstatistik Enstitüsü verileriyle güncellenmiş

rakamlar esas alınarak hazırlanan 12/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda

4.998,85 TL olduğu belirlenmiştir.

12. Mahkeme, 15/12/2011

tarihli ve E.2011/1040, K.2011/2529 sayılı kararıyla bilirkişi raporunu göz

önünde bulundurarak denkleştirici adalet ilkesine

göre davayı kabul etmiş ve iade edilmesi gereken bedelin 4.998,85 TL olduğuna

karar vermiştir.

13. Kararın temyizi üzerine

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 6000 sayılı Kanun hükümleri gereği başvurucunun

ödemiş olduğu amortisman ve personel giderlerinin iade

edileceği hususunda tereddüt bulunmadığını ancak Kanun’da geri ödenecek bedele

endeks uygulanarak güncelleneceği veya faiz ilave edileceğine dair hüküm

bulunmadığı gerekçesiyle 29/5/2012 tarihli ve E.2012/3728, K.2012/6470 sayılı

kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

14. Davayı tekrar ele alan

Mahkeme, bu defa bozma kararına uyarak ve bozma kararına atıf yaparak 16/10/2012 tarihli ve E.2012/926, K.2012/1550 sayılı

kararıyla iadesi gereken miktarın 27,26 TL olduğuna hükmederek başvurucuya

ödenmesine ve başvurucunun 596,69 TL vekâlet ücretini İdareye ödemesine karar

vermiştir.

15. Kararın temyizi üzerine

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 15/1/2013 tarihli ve

E.2012/14298, K.2013/309 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını

onamıştır. Karar aynı tarihte kesinleşmiştir.

16. Karar, başvurucuya 21/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 6/3/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

17. 30/05/1949 tarihli ve 5401 sayılı

Askeri Öğrencilerden Başarı Gösteremeyenler Hakkında Kanun’un 19/6/2010 tarihli

ve 6000 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişik 3. maddesi şöyledir:

“Sağlık sebepleri

dışında okullarla yüksek öğrenim kurumlarından çıkarılan öğrencilere (Ek ibare:

19/06/2010-6000 S.K/11.mad.), personel ve amortisman giderleri hariç, Devlet tarafından

yapılan bilumum masraflar faizi ile birlikte mukavelesi gereğince ödettirilir.

Ancak, bu

öğrencilerden bilahare muvazzaf subay, askeri memur ve astsubay olarak orduya dahil olanlara Devletçe yapılan masraflar ödettirilmez.”

18. 5401 sayılı Kanun’a 6000

sayılı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen geçici 3. madde şöyledir:

“Bu maddeyi ihdas

eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce askeri öğrencilikten

çıkarılanlardan kendilerine tahakkuk ettirilen borçlarını ödemiş yahut

taksitlendirmiş olanlar ile yargılamaları devam edenler veya kesin hükme

bağlanmış olanlar, üç ay içerisinde müracaat etmeleri halinde 3 üncü madde

hükmünden yararlandırılır.”

19. Askeri Öğrencilerden Başarı

Gösteremeyenler Hakkında Kanun, Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Kanunu, Harp

Okulları Kanunu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunlarında Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin (6000 sayılı Kanun) genel gerekçesi şöyledir:

“5401

sayılı Askeri Öğrencilerden Başarı Gösteremeyenler Hakkında Kanunun 3, 4566

sayılı Harp Okulları Kanununun 38, 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi

Kanununun 45'inci maddeleri ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanununun 18'inci maddesinin (a) bendi gereğince, sağlık nedenleri dışındaki

bir nedenle askeri öğrencilikten çıkarılan veya kendiliğinden ayrılanlara

devletçe yapılan masraflar yasal faizi ile birlikte öğrenci ve kefillerine

ödettirilmektedir.

Ancak, yukarıda

belirtilen bu yasa hükümleri gereğince tahakkuk ettirilen masrafların içine, personel

ve amortisman giderleri de ilave edilmektedir. İlave

edilen bu iki kalem masraf ise, tahakkuk ettirilen masrafın %50'sinden

fazlasını teşkil etmektedir. Halbuki bu iki kalem

masraf Devlet açısından sabit giderler olup, askeri okuldan çıkarılan veya

ayrılan öğrencilerin ayrılması veya öğrenime devam etmesi nedeniyle azalan veya

artan masraf kalemleri değildir.

Ayrıca, Askeri

Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek

Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu

Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine

Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik çıkarılarak 03.09.1985 gün ve 18857

sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Bu

Yönetmeliğin ekinde yer alan Örnek 1. Yüklenme ve Kefalet Senedi Formatında,

ödettirilecek masraf kalemleri tek tek sayılmak suretiyle gösterilmiştir. Bu

sayılan masraf kalemleri içinde personel ve amortisman

giderleri yoktur.

Buna rağmen, 2003 ve

2006 (bu yıllar dahil) arasında askeri okullara giren öğrencilerin okula

kayıtları sırasında alınan Yüklenme Senetlerine, Yönetmelik Eki Örnek 1.

formata aykırı bir şekilde personel ve amortisman

giderleri ilave edilmiştir. Askeri Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı

Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme

Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere

veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik eki örnek bir formatta

14.02.2006 tarihinde değişiklik yapılarak personel ve amortisman

giderleri de ilave edilmiş ve bundan sonra askeri okula giren öğrencilerin

yüklenme senetlerine de personel ve amortisman giderleri dahil edilmiştir.

Bu durumda olan öğrencilerin

askeri okuldan ayrılması veya çıkarılması halinde de, açılan davalarda personel

ve amortisman giderlerinin alınmaması talep edilmiş

ise de, Borçlar Kanunundaki Sözleşme Serbestisi hükümleri gereğince, yüklenme

senedinde yazılı olduğu için, personel ve amortisman giderlerinin öğrenci ve

kefilleri tarafından ödenmesi gerektiğine karar verilmiş ve bu kararlar

Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinlik kazanmıştır.

Bu uygulama, 2003

yılından önce askeri okullara giren ve daha sonraki yıllarda askeri

öğrencilikten ayrılan veya çıkarılanlar ile, 2003 yılı

ve sonrasındaki yıllarda askeri okullara girip de askeri öğrencilikten

çıkarılan veya ayrılan öğrenciler arasında bir eşitsizlik yaratmıştır.

Yine, askeri okula

2002 yılında giren ve 1 yıl devre kaybeden bir öğrenci ile 2003 yılında askeri

okula giren bir öğrenci askeri lisede 4 yıl okuduktan sonra, Harp Okuluna

gitmemeleri veya askeri öğrencilikten çıkarılmaları halinde devre kaybeden

öğrenci 5 yıl askeri okulda okuduğu ve kendisine daha fazla masraf yapıldığı

halde, 2002 yılında alınan yüklenme senetlerinde personel ve amortisman

giderleri yazılı olmadığı için, bu iki kalem masraf alınmadığından, kendisinden

bir yıl sonra öğrenime başlayan ve bir önceki emsal gösterilen öğrenci ile 4 yıl

yapılan masraflar birebir aynı olduğu ve kendisine bir yıl daha az masraf

yapıldığı halde, 2002 yılında giren ve kendisinden 1 yıl fazla öğrenim gören

bir öğrenciye göre çok daha yüksek masraf ödeme zorunda kalmaktadır.

Örneğin,

Kara Askeri Liselerine 2002 yılında giren ve 1 yıl devre kaybederek 5 yıl

okuyan bir öğrenciden 19.000,00 TL civarında masraf alınırken, 2003 yılında

giren ve 2002 yılında girip de devre kaybeden bir öğrenci ile 4 yıl birlikte

okuyan ve yapılan 4 yıllık masraflar birebir aynı olan 2002 girişli bir öğrenci

40.000 - 45.000 TL civarında masraf ödemek zorunda kalmaktadır.

Keza, 2003 yılında

Kara, Deniz ve Astsubay Meslek Yüksek Okullarına giren tüm öğrencilerden alınan

Yüklenme Senetleri personel ve amortisman giderleri

yazıldığı halde, Deniz Lisesi ve Kara Askeri Liselerine Hava Harp Okulu namına

giren öğrencilerin Yüklenme Senetlerinde personel ve amortisman giderleri

yazılı değildir. Bunun bir sonucu da, aynı durumda olan öğrenciler birbirinden

çok daha farklı tazminat ödemek zorunda kalmaktadırlar.

Bu

nedenle, 2003 yılında Deniz Harp Okulu namına giren bir öğrencinin yüklenme

senedinde yazılı olması nedeniyle 4 yıl okuduktan sonra askeri öğrencilikten

çıkarılması veya ayrılması halinde, 75.000-80.000 TL civarında bir masraf

tahakkuk ettirilirken, aynı yıllarda Hava Harp Okulu namına okuyan ve askeri

öğrencilikten çıkarılan veya ayrılan bir öğrenci için 17.000-18.000 TL

civarında bir masraf tahakkuk ettirilmektedir.

Görüleceği gibi,

Deniz Harp Okulu namına okuyan öğrenci ile Hava Harp Okulu namına okuyan bir

öğrencinin 4 yıllık yapılan masrafların birebir aynı olmasına rağmen, Deniz

Harp Okulu namına okuyan öğrenciler, Hava Harp Okulu namına okuyan öğrencilere

göre 4 misli daha fazla masraf ödemek durumunda kalmaktadır.

Bu durum 2003 yılında

Kara Harp Okulu namına askeri okula giren öğrenciler ile Kara Liselerinde Hava

Harp Okulu namına okuyan öğrenciler arasında da mevcuttur. Kara Harp Okulu

namına okuyan öğrenci, Hava Harp Okulu namına göre okuyan öğrencilere göre iki

mislinden fazla masraf ödemekle karşı karşıya kalmıştır.

Yapılan masraflar

birebir aynı olduğu, okula giriş ve askeri öğrencilikten çıkarılma veya ayrılma

tarihleri aynı olanlar arasında doğan bu eşitsizliğin giderilmesi ve T.C.

Anayasasının 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitliğin sağlanabilmesi

için, bu yasal düzenlemenin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Yukarıda belirtilen

yasa hükümleri gereğince, sağlık nedenleri ile askeri öğrencilikten

çıkarılanlardan haklı olarak, Devletçe yapılan masraflar alınmadığından, bu

durumda olan öğrenciler yönünden bir sorun bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, 2003

yılı ve sonraki yıllarda askeri okullara girmiş olup da, sağlık nedenleri

dışındaki bir nedenle askeri öğrencilikten çıkarılan (akademik başarısızlık ve

disiplinsizlik gibi) veya kendiliğinden askeri öğrencilikten ayrılan öğrenci,

velisi ve kefillerinin kısmen de olsa, maddi yönden bir rahatlama sağlanması

için bu yasal düzenlemenin yapılması gereği duyulmuştur.”

20. Askeri Öğrencilerden Başarı

Gösteremeyenler Hakkında Kanun, Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli Kanunu, Harp

Okulları Kanunu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunlarında Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin (6000 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin

gerekçesi şöyledir:

“Yapılan yasal

değişiklikten, 2003 ve daha sonraki yıllarda askeri okullara girmiş olup da,

askeri öğrencilikten çıkarılan veya kendi isteği ile ayrılanların da bu kanun

hükümlerinden yararlandırılması amaçlanmıştır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 16/9/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

6/3/2013 tarihli ve 2013/1877 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, 1994 yılında

askerî okuldan başarısızlık nedeniyle çıkarıldığında ödemek zorunda kaldığı

öğrenim giderlerinden bir kısmının 6000 sayılı Kanun’la geri ödenmesi imkânı

tanındığını ancak Yargıtayın bozma kararıyla

Mahkemenin, 18 yıl önce ödenen bedelin herhangi bir güncelleme yapmadan 27,26

TL olarak kendisine ödenmesine karar verdiğini, aynı Mahkemenin Yargıtayın bozma kararıyla önceki kararının tam zıddı bir

karar verdiğini, yargılama sonucunda 596,69 TL vekâlet ücreti ödemek zorunda

kaldığını, kendisine kanunla yeni bir hak tanındığı hâlde mahkeme kararıyla

cezalandırıldığını, benzer durumda olan kişilerin davalarında güncellemeye izin

verildiğini belirterek Anayasa’nın 10., 36. ve 40.

maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitiyle

yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini ve kendisine maddi/manevi

tazminat ödenmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi,

başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmaksızın

somut dava ve buna bağlı olayların özelliklerine göre olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetlerinin özü, 6000 sayılı

Kanun’la geri ödenmesi imkânı tanınan öğrenim giderlerinden bir kısmının

güncellenmemesi nedeniyle mağdur olduğuna ilişkin olup bu şikâyetler mülkiyet

hakkı kapsamında değerlendirilecektir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Başvurucunun mülkiyet

hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun olmadığı

gibi bu şikâyetler için diğer kabul edilemezlik nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle

başvuruya ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

İnceleme

25. Başvurucu, askerî okuldan

ilişiğinin kesilmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı öğrenim giderlerinin bir

kısmına ilişkin Kanun’la verilen geri ödeme hakkının, ödenecek bedelin herhangi

bir güncelleme yapılmadan iade edildiğini ve açtığı dava sonucunda vekâlet

ücreti ödemek zorunda kaldığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

26. Bakanlık görüş yazısında,

öğrenim giderlerinden bir kısmının güncellenerek geri ödenmesine ilişkin

başvurucunun meşru beklentisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi

gerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur.

27. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı

35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı

olamaz."

28. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması"

kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın

yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz."

29. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenar başlıklı 1. maddesi

şöyledir:

"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk

dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak

kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun

genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına

uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların

veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları

uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."

30. Anayasa’nın 35. maddesi ve

(1) No.lu Protokol’ün 1. maddesi benzer düzenlemelerle mülkiyet hakkına yer

vermiştir. Her iki düzenleme de üç kural ihtiva etmektedir. Sözleşme’nin ilk

cümlesi herkese mülkünden barışçıl yararlanma hakkı verirken Anayasa daha geniş

manada mülkiyet hakkı tanımaktadır. Düzenlemelerin ikinci cümleleri ise

kişilerin hangi koşullarda mülkünden yoksun bırakılabileceğini ya da kişilere

ait mülkiyetin hangi koşullarla sınırlandırılabileceğini hüküm altına

almaktadır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri,

B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 29).

31. Anayasa ve Sözleşme’nin

ortak koruma alanındaki mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabul

edilen mülkiyet hakkı kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bu

alanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargı

içtihatlarından bağımsız olarak özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin Remzi Polge,

B. No: 2013/2166, 10/6/2015, § 31).

32. Anayasa ve Sözleşmenin ortak

koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı, mevcut mal, mülk ve varlıkları koruyan

bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün, mülkiyetini

kazanma hakkı, kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun Anayasa

ve Sözleşme'yle korunan mülkiyet kavramı içerisinde

değildir. Bu hususun istisnası olarak belli durumlarda, bir "ekonomik değer" veya icrası

mümkün bir "alacağı"

elde etmeye yönelik "meşru bir

beklenti", Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında

yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No:

2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37).

33. Askerî liselerden

başarısızlık nedeniyle ayrılan öğrenciler için yapılmış giderlerin iadesi

konusunda 6000 sayılı Kanun teklifinde de ifade edildiği gibi 2003 yılına kadar

okul başlangıcında öğrenci velilerine imzalatılan yükleme senetlerinde amortisman ve personel giderleri yer almadığından

sorumlulardan bu bedeller tahsil edilse dahi mahkemelerce yükleme senetlerinde

gösterilmeyen bedellerin iadesine karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay 18. Hukuk

Dairesi 3/12/2009 tarihli ve E.2009/12628,

K.2009/11086 sayılı kararında “Davalı asıl

yükümlü… askeri liseye girerken imzalanan ve…

3.Noterliğince 18.09.1999 tarihinde düzenlenen yüklenme senedi içeriğine göre,

askeri okuldan çıkarılma halinde sorumlu olacağı masraflar arasında atış,

personel ve amortisman giderleri sayılmamıştır. Bu

durumda; asıl yükümlü… ile askeri lise dönemi kefili’nin… sorumlu olacağı miktar belirlenirken, dosyada

bulunan askeri lise dönemi masraflarından atış, personel ve amortisman

kalemlerine denk gelen miktarlar düşülmeli, …” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

34. Ancak 2003-2006 yılları

arasında askerî okullar yükleme senetlerine bu giderleri de dâhil ettiklerinden

bu giderlerin iadesi amacıyla açılan davalar reddedilmiştir. Örneğin Yargıtay

18. Hukuk Dairesi 16/10/2008 tarihli ve E.2008/7191, K.2008/10541 sayılı

kararında, “…düzenlenmiş bulunan yüklenme

senedi hükümleri uyarınca davacılar askeri lise ve harp okulu dönemine ait

maliyet çizelgesinde yer alan atış, personel ve amortisman

giderinden de sorumludur. Buna rağmen mahkemece davacıların askeri lise ve harp

okulu dönemine ilişkin harcamalar arasında yer alan personel giderinden sorumlu

olmadığı düşüncesiyle hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak

davacıların borçlu olmadığı miktarın tespit edilmesi,” yerinde

görülmeyerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. 2006 yılından sonra ise

Askeri Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve

Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu

Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek

Tazminata Dair Yönetmelik eki örnek bir formatta 14/2/2006 tarihinde değişiklik

yapılarak, giderler arasına personel ve amortisman

giderleri de ilave edilmiştir. Bu tarihten sonra askerî okula başlayan

öğrencilerin yüklenme senetlerine personel ve amortisman

giderleri de dâhil edildiğinden bu giderlerin iadesi mümkün olmamıştır.

35. 6000 sayılı Kanun’un kanun

teklifi gerekçesinde askerî okullarla ilişiği kesilenlerden geri alınan öğrenim

giderleri içine, personel ve amortisman giderleri de

ilave edilmiştir. İlave edilen bu iki masraf kaleminin tahakkuk ettirilen

masrafın yaklaşık yarısını teşkil ettiği ve devlet açısından sabit giderler

olduğundan askerî okuldan çıkarılan veya ayrılan öğrencilerin ayrılması veya

öğrenime devam etmesi nedeniyle azalan veya artan masraf kalemi olmadığı

belirtilmiştir. Ayrıca 2003 yılı öncesinde mahkeme kararıyla iade edilen

bedellerin daha sonra iade edilmemesi, askerî okullarla ilişiği kesilenlerden

bu okullara 2003 yılından önce başlayanlar ile sonra başlayanlar arasında sonra

başlayanlar aleyhine farklılık oluşturmuştur. Kanun koyucu, 6000 sayılı Kanun

ile devleti için sabit gider olan personel ve amortisman

giderlerinin askerî okullarla ilişiği kesilenlerden alınması uygulamasına son

vermiş ve daha önce ilişiği kesilenlerin de bu hükümden yararlanmasına imkân

tanımıştır.

36. Anayasa'nın ve Sözleşme’nin

ortak koruma kapsamında yer alan mülkiyet hakkının, askerî okullardan

ayrılmaları veya çıkarılmaları hâlinde ödenmesi zorunlu olan öğrenim

giderlerinin iadesine ilişkin olarak bireylere bir güvence sağlamadığı açıktır.

Bununla birlikte bu yöndeki bir talep, ödenmesi konusunda kanuni düzenleme

yapılması hâlinde mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilerek Anayasal

güvencelerden yararlandırılabilir.

37. Somut olayda Yargıtay bozma

kararı sonrasında Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/10/2012

tarihli kararıyla başvurucuya, 1994 yılında ödediği öğrenim giderlerinin bir

kısmının herhangi bir güncelleme yapılmadan ödenmesine karar verildiğinden

başvurucunun bu bedeli almaya hak kazanmasında ihtilaf söz konusu değildir.

Başvuru konusu olayda uyuşmazlık, 1994 yılında askerî okuldan ilişiği kesilen

başvurucunun ödediği giderlerden amortisman ve

personel giderinin iadesine imkân tanıyan düzenlemenin, iade bedelinin nominal

değeriyle mi, reel değeriyle mi geri ödenmesini öngördüğü konusunda

somutlaşmaktadır. Başvurucunun açtığı davanın konusu da bahsedilen ödemelerin

dava tarihinde güncellenerek kendisine geri ödenmesi talebidir. Bu aşamada

değerlendirilmesi gereken husus, başvurucunun iadesini talep ettiği bedelin

güncellenmemesinin başvurucunun mülkiyet hakkını ihlal edip etmediğidir.

38. 6000 sayılı Kanun 11.

maddesi askerî okullardan ilişiği kesilenlerden alınacak öğrenim giderlerini

personel ve amortisman giderleri hariç olmak üzere

saymış ve iadenin kanuni faizle yapılacağını açıkça düzenlemiştir. Bununla

birlikte aynı Kanun’un 12. maddesiyle daha önce ilişiği kesilenlere yapılacak

geri ödeme için güncelleme veya kanuni faizden bahsetmemiştir. Yargıtay 18.

Hukuk Dairesi, 6000 sayılı Kanun’un lafzında güncelleme veya faize ilişkin bir

hüküm bulunmaması nedeniyle, daha önce bu okullara devam edip ilişiği

kesilenlerin iade miktarlarına güncelleme yapılması taleplerini kabul eden

mahkeme kararlarını bozmuştur. Benzer durumda olan başvurucunun talebi de Yargıtayın bozma kararı sonrasında Ankara 9. Sulh Hukuk

Mahkemesinin 16/10/2012 tarihli kararıyla

reddedilmiştir.

39. Kanunları yorumlamak ilgili

konuda uzman mahkemelerin ve yüksek yargının bu konudaki uzman daire ve

kurullarının yetki ve görevindedir. Anayasa Mahkemesi, kanunları yorumlamakla

görevli bir mahkeme olmayıp bu konuda yetkili mahkemelerin kanun maddelerine

ilişkin yorumları, Anayasa ve Anayasanın tanıdığı hak ve özgürlüklerle

çelişmediği sürece bu yorumlara müdahalesi söz konusu değildir. Bununla

birlikte bireysel başvuru imkânı tanınan hak ve özgürlüklerin, derece

mahkemelerinin kanun maddelerini yorumu nedeniyle ihlal edilmesi hâlinde

Anayasa Mahkemesinin, bu konuda yapılan başvurular hakkında ihlal kararı

vererek ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yapılacaklara hükmedeceği

açıktır.

40. Bunun yanında Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM), yukarıdaki kararlardan daha öteye giderek ulusal

makamların iç hukuku ve olayları yorumunun açık biçimde Sözleşme değerleriyle

uyumsuz ve keyfî olmaması gerektiğini, ulusal mahkemelerin de iç hukuku

yorumlarken AİHM’in yorumladığı şekliyle Sözleşme’ye en uygun yorumu tercih etmeleri gerektiğini

vurgulamaktadır (Pla ve Puncernau/Andora,

B. No: 69498/01, 13/7/2004, §§ 46, 59, 62).

41. Anayasa’nın 35. maddesine

göre kişilerin mülkiyet hakları ancak kanunla öngörülmüş usullerle ve kamu

yararı gereği sınırlanabilir. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük

ilkesi gereği, kişilerin mülkiyet haklarına getirilen sınırlamanın hakkın özüne

dokunmaması ve ulaşılmak istenen kamu yararı ile bireyin sınırlandırılan hakkı

arasında adil bir dengenin kurulması gerekir.

42. Ölçülülük ilkesi;

"elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık"

olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik",

öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli

olmasını; "gereklilik", ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin

zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının

mümkün olmamasını, "orantılılık" ise bireyin hakkına yapılan müdahale

ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi

gerekliliğini ifade etmektedir (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 38).

43. Bir eşyanın devir

tarihindeki bedelinin daha sonra ödenmesi durumunda arada geçen sürede

enflasyon nedeni ile paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin

gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak

getirisinden yararlanmak imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde, kişiler

mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM,

E.2008/58, K.2011/37, 10/2/2011).

44. Anayasa Mahkemesi, kanun

koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç

yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, kamu

kurumlarının fazla tahsil ettikleri tarih ile ödeme tarihi arasında geçen

sürede alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının

başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde ihlal kararları

vermiştir (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri; Akel Gıda

San. ve Tic. A.Ş.,

B. No: 2013/28, 25/2/2015)

45. Somut başvuruya konu davada

da Mahkeme, yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonucunda 1994 yılında askerî

okuldan ilişiği kesilen başvurucunun yaptığı ödemenin, dava tarihindeki güncel

bedelinin 4.998,85 TL olduğunu tespit ederek 15/15/2011

tarihli kararıyla belirlenen bedelin başvurucuya ödenmesine karar vermiş ancak Yargıtayın bozma kararı sonrasında Mahkeme, dava konusu

iade bedelinin güncellenmeksizin 27,26 TL olarak başvurucuya ödenmesine ve

başvurucunun 596,69 TL vekâlet ücretini davalı idareye ödemesine karar

vermiştir.

46. Kanun koyucunun, alınmaması

gerekirken alındığı anlaşılan personel ve amortisman

giderlerini daha önce askerî okullardan ilişiği kesilenlere iade etmek üzere

yaptığı düzenleme, Mahkeme kararı ile tamamen anlamsız hâle gelmiş, başvurucu

açtığı dava nedeniyle vekâlet ücreti ödemek zorunda kalmış ve Kanun’la

öngörülmüş bir geri ödemeden yararlanmak isteyen başvurucunun açtığı dava,

kendisinin aleyhine bir durumun oluşmasına sebep olmuştur.

47. Sonuç olarak mülkiyet hakkı

kapsamında Kanun’la öngörülmüş bir geri ödeme hakkının güncellemeye yönelik

açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle güncellenmemesi sonucunda başvurucu

üzerinde aşırı ve orantısız bir yüke sebep olunmuş ve hakkın özüne dokunur

şekilde ölçülülük ilkesi ihlal edilmiştir.

48. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının

ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanunun 50. Maddesi Yönünden

49. Başvurucu, Kanunla öngörülen

geri ödemenin güncelleme yapılmadan ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiğini ileri sürerek yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini veya

kendisi lehine uygun bir tazminata hükmedilmesini talep etmektedir.

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" kenar başlıklı 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Tespit edilen

ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu

lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

51. Başvuru konusu olayda tespit

edilen ihlal, başvurucuya geri ödenmesi öngörülen amortisman

ve personel giderlerinin güncellenmeden ödenmesinden kaynaklanmaktadır.

Başvurucunun meydana gelen mağduriyetini tespit ederek telafi edecek şekilde

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları gereğince ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için başvurucuya yeniden yargılama başvurusu yapma imkânı

verilmesi amacıyla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

52. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

nedenlerle;

A. Başvurunun

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Başvurucunun

Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. İhlalin

ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

kararın ilgili mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun

tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,

E. Başvurucu

tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin,

kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden

itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin

sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz

uygulanmasına

16/9/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Selami ER Başvurucu : Mustafa DEMİRBAŞ Vekili : Av. Abdülaziz DİKE

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/1877, 16 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. B. No: 2013/28, 25/2/2015)
  16. A. Başvurunun
  17. B. Başvurucunun
  18. C. İhlalin
  19. D. Başvurucunun
  20. E. Başvurucu
  21. M. Emin KUZ
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/1877
Tarih
16 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • Babadağlar Gıda Tem. Nak. Oto. İnş. Turz. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/8525)
  • Gülşin Oral Başvurusu (B. No: 2013/6129)
  • Fahriye Erkek ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4668)
  • İsmail Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7197)
  • Yaşar Albayrak Başvurusu (B. No: 2013/4523)
  • Selçuk Tuncel Başvurusu (B. No: 2013/4065)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.