İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Doğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15320)

1. Başvuru; ortaklığın giderilmesi davasında usul ve kanuna

Başvuru No2014/15320Tarih4 Nisan 2018Okuma10 dk · 2.057 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Doğan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
4 Nisan 2018
Başvuru Numarası
2014/15320
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.057 kelime·10 dk okuma·23 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ortaklığın giderilmesi davasında usul ve kanuna

aykırı karar verilmesi, Yargıtay kararında itiraz edilen hususlara cevap

verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 15/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Konularının aynı olması nedeniyle

2014/15323-15324-15325-15327-15328 sayılı başvuru dosyaları Komisyon incelemesi

sırasında 2014/15322 sayılı bireysel başvuru dosyasında birleştirilmiştir.

2014/15322-15326-15329 sayılı dosyalar ise Bölüm incelemesi sırasında

2014/15320 sayılı bireysel başvuru dosyasında birleştirilmiştir.

5. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Dava konusu İstanbul ili Avcılar ilçesi Gümüşpala

Mahallesi 1370 parsel sayılı taşınmazla ilgili arsa malikleri ile müteahhitler

arasında İstanbul 2. Noterliğince 12/9/1986 tarihinde kat karşılığı inşaat ve

satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme kapsamında taşınmazın bir bölümünün

mülkiyeti müteahhitlere devredilmiştir.

10. Onaylanmış projede taşınmazda dokuz daire yapılması

planlanmış ancak 4. ve 5. katlar kaçak olmak üzere fiilen on dört daire

yapılmıştır. Müteahhitlerden Z.Ö., adına kayıtlı hissenin bir kısmını farklı

tarihlerde başvuruculara doğrudan, bir kısmını ise başvurucuların devraldığı

üçüncü kişilere satmıştır.

11. Müteahhitlerden Y.D. bu yerle ilgili diğer müşterek

maliklere karşı 1/7/1993 tarihinde Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinde

ortaklığın giderilmesi davası açmıştır.

12. Başvurucular Mustafa Doğan, Yusuf Günaydın, Meliha Karagöz

ve Okan Kavaz 12/9/2000 tarihli ara kararla davaya

dâhil edilmişlerdir.

13. Mahkemenin davanın kabulüne yönelik 10/12/2001 tarihli

kararı, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 25/6/2002 tarihli kararında belirtilen "taşınmaz üzerinde bina olduğuna ve bu binada

bulunan bağımsız bölümlerin bir kısım paydaşa ait olduğu iddia edildiğine göre,

yapılacak iş, bu bağımsız bölümlerin malikini saptamak bu konuda tarafların

ittifakını aramak, iddia ve savunmalar paydaşlarca kabul görmediği takdirde, ilgilisine

süre verilerek müşterek mülkiyet şeklinde tasarruf edilen dava konusu

taşınmazdaki bina veya bağımsız bölümlerin malikinin mahkemece belirlenmesine

olanak sağlamak, sonra yukarıda yazılı ilkeler göz önünde tutularak dağıtılacak

paylara uygulanacak oranları belirleyip sonucuna göre gerekli kararı vermek

olmalıdır." gerekçesiyle bozulmuştur.

14. Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında Küçükçekmece 2.

Sulh Hukuk Mahkemesinin kurulmasıyla yargılamaya bu Mahkemede devam edilmiştir.

15. Mahkeme 13/12/2011 tarihli kararı ile ortaklığın satış

yoluyla giderilmesine karar vermiştir.

16. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin

12/11/2013 tarihli kararıyla onanmıştır.

17. Bu arada başvurucu Fatma Yılmaz'ın murisi H.Y. 8/12/2013

tarihinde vefat etmiş, başvurucu Fatma Yılmaz davacı mirasçı sıfatı ile davaya

taraf olmuştur.

18. Aynı Daire 23/6/2014 tarihli kararında karar düzeltme

talebini, düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamında benimsenen bozmaya uyularak

verilen Mahkeme kararındaki gerekçelere göre düzeltme isteğinde ileri sürülen

sebeplerin Kanun'da yazılı hâllerden hiç birine uymadığını belirterek

reddetmiştir.

19. Ret kararı 14/8/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ

edilmiş, 15/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 4/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

21. Başvurucular 12/9/1986 tarihinde dava konusu yerle ilgili

düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, arsa üzerine

yapılan binada üst iki katın kaçak olarak yapıldığını, kendilerine on dört

bağımsız bölümün teslim edildiğini ancak aleyhlerine açılan ortaklığın

giderilmesi davasında, taşınmaz hisselerinin on dokuz kişiye on dokuz bağımsız

bölüm varmış gibi düşük hisseler icat edilmek suretiyle satışın yapıldığını,

alınan hisselerin üzerinde devir tarihinde ipotek kaydının olduğunu ve bu

durumun tapu dairesi tarafından devir esnasında gizlendiğini tespit

ettiklerini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği süreçte bölgedeki

imar ve iskân kuralları kapsamında inşa edilecek bağımsız bölüm sayısı ve kat

sayısının mevzuata uygun yapılması konusunda kontrol ve denetimin yapılmadığını

belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular

ayrıca, Yargıtayın karar düzeltme isteğinin reddine

dair kararında ileri sürmüş oldukları itirazların cevaplanmadığını ve ilk

derece mahkemesi kararının sonuç olarak usul ve kanuna aykırı olduğunu

belirterek adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüşledir.

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiası yanında adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

Ancak başvurucunun temel iddiası, paydaş olduğu taşınmazdaki ortaklığın satış satış suretiyle giderilmesi ve bu kapsamda fiilen bağımsız

bölüm sahibi olmayan kişilere de satış bedelinden pay verilmesi nedenleriyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Dolayısıyla başvurucuların makul

sürede yargılanma hakkı dışındaki diğer bütün iddialarının mülkiyet hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Bireysel başvuru, devlet tarafından kamu gücü kullanılarak

bireylerin temel haklarına yapılan müdahaleler sonucu meydana gelen hak

ihlallerini gidermek amacıyla ihdas edilmiş bir ikincil koruma mekanizması olmakla

birlikte kimi durumlarda özel kişiler arası ilişkiler sonucu özel kişilerin

birbirlerinin haklarına yaptıkları müdahalelerde devlete atfedilebilecek

sorumluluklar bulunabilmektedir. Bu durumlarda bireysel başvuru konusu yapılan

dava sadece adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmekle kalmayıp özel kişiler

tarafından başlatılan süreç sonucu etkilenen diğer haklar yönünden de

incelenebilir (Türkiye Emekliler Derneği,

B. No: 2012/1035, 17/7/2014, § 34).

24. Bu bağlamda devletin temel amaç ve görevlerini tanımlayan

Anayasa’nın 5. maddesi kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan engelleri

kaldırmayı, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamayı hukuk devletinin gereği olarak kabul etmektedir. Bahsedilen Anayasa

hükmünün gerekçesinde devletin hak ve hürriyetlerin gerçekleştirilmesine

yardımcı olması gereğinin benimsendiği ifade edilmiştir. Anayasa’nın pek çok

maddesinde düzenlemeye konu hakkın korunması ve gerçekleştirilmesi için

devletin alacağı tedbirlerden bahsetmektedir (Türkiye

Emekliler Derneği, § 38).

25. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye

bağlanmıştır. Bu maddede bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan

mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yalnızca

devletin müdahaleden kaçınmasına bağlı değildir. Anayasa'nın 5. ve 35.

maddeleri uyarınca devletin mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin pozitif

yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler, kimi durumlarda özel

kişiler arasındaki uyuşmazlıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet hakkının

korunması için belirli tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir (Eyyüp Boynukara, B.

No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-41).

26. Devletin pozitif yükümlülükleri, mülkiyet hakkına yapılan

müdahalelere karşı usule ilişkin güvenceleri sunan yargısal yolları da içeren

etkili hukuksal bir çerçeve oluşturma ve oluşturulan bu hukuksal çerçeve

kapsamında yargısal ve idari makamların bireylerin özel kişilerle olan

uyuşmazlıklarında etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek

sorumluluklarını da içermektedir.

27. Başvuru konusu olayda devlete düşen pozitif yükümlülük,

ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazda pay sahibi olan başvurucuların

diğer paydaşlar ve ilgililere karşı mülkiyet hakkını koruyacak ve onlara

yeterli güvenceler sağlayacak hukuksal mekanizmaları oluşturmak ve bunun etkin

bir şekilde işlemesini sağlamaktır.

28. Yargıtay içtihatlarında, ortaklığın giderilmesi davaları

paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda

paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi

mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve tarafları için benzer sonuçlar

doğuran davalar olarak tanımlanmaktadır. Buna göre taşınmazda payı bulunan

paydaşlardan her biri diğer paydaşlara karşı ortaklığın giderilmesi talebinde

bulunabilir. Yeterli büyüklük, ekonomik değerini koruma, imar durumu ve

mevzuatın uygun olması gibi şartların varlığı hâlinde taşınmazın aynen ve bunun

mümkün olmaması hâlinde satışından elde edilen bedelin paydaşlar arasında

taksimi ile ortaklığın giderilmesine karar verilir. Taşınmazın aynen taksimine

karar verilmesi hâlinde ortakların payına karşılık gelen arazi parçası fiziki

olarak ana taşınmazdan ayrılarak yeni bir parsel numarasıyla ayrı bir taşınmaz

olarak tapuya tescil edilirken, satış suretiyle ortaklığın giderilmesinde satış

bedeli ortaklar arasında payları oranında dağıtılır.

29. Somut olayda ilk derece mahkemesi, mahallinde yapılan keşif,

bilirkişi raporları ve taşınmazın fiilî durumunu esas alarak, tapuda arsa vasfı

ile kayıtlı olup üzerinde imara aykırı olarak fiilen on dört adet bağımsız

bölüm bulunan taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve satış

bedelinin tapudaki paydaşlar arasında paylaştırılmasına karar vermiştir.

Yargıtay, yerleşmiş içtihatları doğrultusunda ilk derece mahkemesinin yapmış

olduğu değerlendirmeyi usul ve yasaya uygun bularak onamıştır. Derece

mahkemelerince uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak önceden oluşturulan

öngörülebilir, ulaşılabilir ve belirli nitelikte olduğu anlaşılan hukuksal

çerçeve kapsamında delillerin değerlendirildiği ve hukuk kurallarının

yorumlanarak sonuca varıldığı görülmektedir.

30. Dolayısıyla somut olayda devletin pozitif yükümlülükleri

kapsamında mülkiyetin kullanılmasına ve korunmasına yönelik yeterli

güvencelerin mevcut olduğu, bireysel başvuruya konu kararlarda yer verilen

tespit ve gerekçeler itibarıyla mülkiyet hakkının korunması yükümlülüğü

yönünden başvurucunun usule ilişkin güvencelerden etkin biçimde yararlanmasının

sağlandığı ve yargısal makamların takdir yetkilerinin sınırının aşılmadığı

sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak yukarıda da değinildiği üzere mülkiyet

hakkına ilişkin şikâyet yönünden bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiasının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

34. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).

35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

36. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda Küçükçekmece Sulh Hukuk

Mahkemesinde 1/7/1993 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davasında

Mahkemenin 10/12/2001 tarihinde davayı kabul ettiği, temyiz üzerine Yargıtay

18. Hukuk Dairesinin 25/6/2002 tarihli bozma kararının ardından yapılan

yargılamada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13/12/2011 tarihinde

davanın kabulüne karar verdiği, kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin

12/11/2013 tarihli kararıyla onandığı, karar düzeltme talebinin 23/6/2014

tarihli kararla reddedildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle karmaşık niteliği

bulunmayan ve başvurucuların yargılamanın uzamasında önemli bir etkisinin de

tespit edilmediği başvuru konusu davada yaklaşık 20 yıl 11 aylık -başvurucular

Mustafa Doğan, Meliha Karagöz ve Okan Kavaz'ın davaya

dâhil oldukları 12/9/2000 tarihine göre bu başvurucular açısından yaklaşık 13

yıl 9 aylık ve başvurucu Yusuf Günaydın yönünden davaya dâhil olduğu 4/3/2002

tarihine göre yaklaşık 12 yıl 3 aylık- yargılama süresinin makul olmadığı

sonucuna varmak gerekir.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

39. Başvurucular, yeniden yargılanma ve hakkaniyete uygun maddi,

manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

40. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

41. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucular İskender Aydın, İmran Engin, Rayime

Yiğit, Fatma Yılmaz ve İsmail Öngün için ayrı ayrı net 26.325 TL; başvurucular

Mustafa Doğan, Meliha Karagöz ve Okan Kavaz için ayrı

ayrı net 18.225 TL; başvurucu Yusuf Günaydın için 14.175 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 1.854,90 TL harç, 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.834,90 TL yargılama giderinin

başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucular İskender Aydın, İmran Engin, Rayime

Yiğit, Fatma Yılmaz ve İsmail Öngün'e ayrı ayrı net 26.325 TL; başvurucular

Mustafa Doğan, Meliha Karagöz ve Okan Kavaz'a ayrı

ayrı net 18.225 TL ve başvurucu Yusuf Günaydın'a 14.175 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 1.854,90 TL harç, 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.834,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesine

(E.2004/67, K.2011/1947) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

4/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportörler

:

Yakup MACİT

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucular

:

1. Mustafa

DOĞAN

2. Yusuf

GÜNAYDIN

3. Rayime YİĞİT

4. İmran

ENGİN

5. İsmail

ÖNGÜN

6. Meliha

KARAGÖZ

7. Okan

KAVAZ

8. İskender

AYDIN

9. Fatma

YILMAZ

Vekili

:

Av. Vildan

UMUT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15320, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Mülkiyet Hakkının
  8. B. Makul Sürede
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. C. Başvurucular İskender Aydın, İmran Engin, Rayime
  11. E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Akıncı
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. Doğan
  18. Günaydın
  19. Engin
  20. Öngün
  21. Karagöz
  22. Kavaz
  23. Aydın
  24. Yılmaz
  25. Umut
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15320
Tarih
4 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Nihat Durmuş ve Durmuş Ofset Gaz. Bas. Yay. Mat. Kül. ve Spor Etk. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/5761)
  • Kaos Gl Derneği Başvurusu (B. No: 2014/18891)
  • Eyüp Hanoğlu Başvurusu (B. No: 2015/13431)
  • Naziker Onbaşı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18224)
  • Muhterem Turantaylak Başvurusu (B. No: 2014/15253)
  • Abdulvahap Taşkın Başvurusu (B. No: 2015/16840)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.