İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Genç Başvurusu (B. No: 2018/12508)

1. Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme yapamaması

Başvuru No2018/12508Tarih11 Aralık 2018Okuma9 dk · 1.759 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Genç Başvurusu

Karar tarihi
11 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2018/12508
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.759 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme yapamaması

nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/4/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç; OHAL ilanı, OHAL döneminin

gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK] B. No:

2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

7. Başvurucu, darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması,

FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle Osmaniye 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin

31/5/2017 tarihli kararıyla tutuklanarak Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) konulmuştur.

8. Başvurucu, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2017

tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis

cezasıyla cezalandırılmış; karara karşı yapılan istinaf başvurusu Adana Bölge

Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/12/2017 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 4/7/2018 tarihli onama kararıyla

başvurucu hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiştir.

9. Başvurucu, 8/2/2018 tarihli dilekçesiyle mahrem oda

uygulamasından yararlandırılması konusunda talepte bulunmuştur. Başvurucu,

dilekçesinde diğer hükümlü ve tutukluların mahrem oda uygulamasından

yararlandırılmasına rağmen kendisinin uygulamadan yararlandırılmadığını ileri

sürerek söz konusu uygulama ödül mahiyetinde ise ödül uygulamasına dâhil olma ve

mahrem oda hakkından faydalanma talebinde bulunmuştur.

10. Osmaniye İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 16/2/2018

tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda; ödüllendirmenin

bir hak olmayıp teşvik esaslı ayrıcalık olduğu, takdir yetkisinin İnfaz Kurumu

İdare ve Gözlem Kurulunda bulunduğu belirtilmiştir.

11. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi)

2/4/2018 tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesi yerinde

görülerek anılan karara yapılan itiraz reddedilmiş, nihai karar 12/4/2018

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 16/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Ödüllendirme"

kenar başlıklı 51. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kurum içindeki veya dışındaki genel

durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine

karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen

davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır.

...

(3) Ödüllendirme sisteminin esas ve usûlleri tüzükte gösterilir."

14. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün

(Tüzük) "Ödüllendirme" kenar

başlıklı 159. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Kurum içindeki veya dışındaki genel

durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine

karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen

davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar

tanınır."

15. Tüzük'ün "Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar" kenar

başlıklı 160. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlülerin ödüllendirilecek tutum

ve davranışları şunlardır:

a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve

benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak,

b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine

iyi örnek olmak,

c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür

ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek,

d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği

davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak,

e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma

ve kullanmada örnek olmak,

f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum

ve davranışlar içerisinde olmak."

16. 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında

Yönetmelik'in (Ödül Yönetmeliği) "Tanımlar"

kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bu Yönetmelikte geçen;

...

ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu,

...

ifade eder."

17. Ödül Yönetmeliği'nin "Temel

ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken

bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı

edilemez."

18. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödül

türleri" kenar başlıklı 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlü ve tutuklulara;

a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli

hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile

mahrem görüşme,

...

ödülü verilebilir."

19. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirmede

yetkili merci" kenar başlıklı 9. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlü ve tutukluların

ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri

alınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar

verilir."

20. Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirme

usulü" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kurul, resen veya kurumda görev

yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar

verebilir.

(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü ve

tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır

ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir.

..."

21. Ödül Yönetmeliği'nin "Eş

görüşmesi ödülü" kenar başlıklı 11. maddesi şöyledir:

"(1) Kapalı ceza infaz kurumundaki

hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi

dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve

personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü verilebilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 11/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

23. Başvurucu, tutuklu olması nedeniyle başvuru harç ve

giderlerini ödeyecek gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardımdan

faydalandırılma talebinde bulunmuştur.

24. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında

belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin

yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun

açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Aile Hayatına Saygı

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, tutuklu olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda

diğer mahkûmlara tanınan mahrem görüşme uygulamasından ödüllendirmeye esas

alınan faaliyetlere tabi olarak yararlanmak istediğini belirtmiştir. Başvurucu;

FETÖ/PDY kapsamındaki suçlardan dolayı tutuklananlara eğitim ve iyileştirme

faaliyetlerinin yasaklandığını, bu nedenle ödül uygulamasına dâhil olmasının

engellendiğini, oysa ödül sistemine girmenin tüm hükümlü ve tutuklular için bir

hak olduğunu, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma hakkının ortadan

kaldırılmasının ona bağlı diğer bir hakkın da ortadan kalkmasına sebep

olduğunu, neslin devamı ve korunması adına söz konusu hakkın verilmesi

gerekirken getirilen kısıtlama nedeniyle kanun önünde eşitlik ilkesi ile

ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, ödüllendirmeye esas alınan

faaliyetlerden yoksun bırakılmasından dolayı eş görüşmesi değerlendirmesine

giremediğini ifade etmiş ise de Tüzük'te ''spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya

yarışmalarda başarı göstermek'' dışında birçok ölçütün

ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar arasında sayıldığı ve başvurucunun

esas talebinin eşi ile mahrem görüşme yapmak olduğu dikkate alındığında

başvurunun özü itibarıyla sosyal faaliyetlere katılmaktan yoksun bırakılma

kapsamında değil aile hayatına saygı hakkı kapsamında ele alınması

gerekmektedir.

27. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın

20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes ... aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğine

dokunulamaz."

28. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ...

Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için

gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırı

olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme

hakkına sahiptir...”

29. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC

(2006) 2 sayılı tavsiye kararlarında da hükümlü ve tutukluların aileleri, başka

kişiler ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerine

izin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Mehmet

Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiye

kararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlere

kısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgari

bir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.

30. Eşle mahrem görüşme uygulaması, Ödül Yönetmeliği'nde

mahpusların ceza infaz kurumundaki tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

sonucunda tanınan teşvik esaslı bir ayrıcalık (ödül) olarak düzenlenmiş;

ödüllendirmede yetkili merci ise İdare ve Gözlem Kurulu olarak belirlenmiştir.

İdare ve Gözlem Kurulu resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi

üzerine ayda en az bir kez yapacağı toplantıda ilgililerin ödüllendirilmesine

karar vermekte, kararlara karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvuru hakkı

bulunmaktadır.

31. Ceza infaz kurumlarında ödül uygulaması mahpusların kurum

içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve

uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki

gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumlarının değerlendirilmesi sonucu

edinilen kanaate dayalı olarak yürütülmektedir. Türüne göre bazı ödüller İdare

ve Gözlem Kurulu tarafından resen verilebilmekte ise de eş görüşmesi de dâhil

olmak üzere bazı ödül türlerinde mahpusun ödülden yararlanmayı talep etmesi,

bir başka deyişle hakkında değerlendirme yapacak olan İdare ve Gözlem Kurulunu

harekete geçirmesi gerekmektedir.

32. Bu itibarla ödüllendirme sisteminin işleyişi ile eş

görüşmesi ödülünün mahiyeti dikkate alındığında ödüllendirme hususunda

öncelikli olarak değerlendirme yapmaya ve karar almaya yetkili olan İdare ve

Gözlem Kuruluna başvuruda bulunulmadan infaz hâkimliğine başvuru olanağı

bulunmamaktadır.

33. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere

saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi

nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal

makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine

ilişkin iddiaların öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu

makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

34. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, § 17).

35. Somut olayda başvurucu, eş görüşmesi ödülünden yararlanmak

amacıyla doğrudan İnfaz Hâkimliğine başvurduğunu beyan etmiş; İnfaz Kurumu

İdare ve Gözlem Kuruluna başvurduğuna dair bir iddia ileri sürmemiştir.

Dolayısıyla başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 11/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Engin GÜNDÜZ Başvurucu : Mustafa GENÇ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/12508, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Aile Hayatına Saygı
  10. B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  11. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  12. Yıldırım
  13. Akıncı
  14. Topal
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/12508
Tarih
11 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Ömür Çağdaş Ersoy Başvurusu (B. No: 2015/11715)
  • Hidayet Karaca Başvurusu (B. No: 2015/7254)
  • Alper Kınalı Başvurusu (B. No: 2015/17153)
  • Ahmet Bilgin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/11709)
  • İfakat Kasar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/5947)
  • Firdes Kurt Başvurusu (B. No: 2015/6338)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.