İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Öcal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/8196)

1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu

Başvuru No2013/8196Tarih2 Aralık 2015Okuma13 dk · 2.590 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mustafa Öcal Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
2 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/8196
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.590 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu

Başkanlığı tarafından verilen tazminatın düşük olması nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 13/11/2013 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/5/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucuların ortak murisi O.Ö.nün, dört taşınmazını hayatta iken eşine temlik

etmesi nedeniyle çocukları olan başvurucular Aziz, Mustafa ve Tevfik Öcal ile

diğer başvurucuların murisi R.H.Ö. tarafından 15/7/1985 tarihinde Mersin 3.

Asliye Hukuk Mahkemesinde tenkis davası açılmıştır. Davacılardan R.H.Ö.nün 26/1/1998 tarihinde

ölümü ile davayı mirasçıları devam ettirmiştir.

6. Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlık hakkında verilen kararın Yargıtay tarafından

bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 31/10/2011 tarihli ve

E.2006/43, K.2011/576 sayılı kararla dava konusu taşınmazlardan biri hakkındaki

davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden 607.864,65 TL’nin

davalılardan tahsiline karar verilmiş; taraf vekillerinin temyizden feragat

etmeleri üzerine anılan hüküm 6/2/2012 tarihinde kesinleşmiştir.

7. Başvurucu Yusuf Öcal dışındaki başvurucular, söz konusu hukuk

davasının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 8/1/2010 tarihinde Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) tazminat istemiyle başvuruda bulunmuş; başvuru

5681/10 numaraya kaydedilmiştir.

8. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair

Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından başvurucular 15/3/2013 tarihinde Adalet

Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Komisyon) başvuru

yaparak AİHM başvuru formuna atıfla aynı taleplerinin 6384 sayılı Kanun

hükümlerine göre sonuçlandırılmasını istemişlerdir.

9. Komisyon 27/6/2013 tarihli ve K.2013/222 sayılı karar ile

Komisyona başvuru yapmadan önce AİHM’e başvuru

yapmadığından başvuruculardan Yusuf ÖCAL’ın talebinin

reddine, diğer başvurucular yönünden ise iki dereceli bir yargılamada AİHM’e bireysel başvururu

hakkının Türkiye tarafından tanınmasından itibaren 25 yıl 7 gün süren

yargılamanın makul olmadığı ve başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının

ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzun yargılama

konusundaki yerleşik içtihatları da dikkate alınarak başvurucular Aziz, Mustafa

ve Tevfik ÖCAL’ın her birine ayrı ayrı 4.550 TL,

diğer başvuruculara ise bir davacının mirasçıları olmaları nedeniyle aynı aile

ekonomik birliği içinde değerlendirilerek tamamı için 4.550 TL tazminat

ödenmesine karar vermiştir.

10. Başvurucular anılan karara; manevi tazminat miktarının AİHM

içtihatlarına aykırı biçimde düşük belirlendiği, belirlenen tazminat tutarının

uğranılan zararın karşılığı olmadığı iddiasıyla itiraz etmişlerdir. İtiraz

başvurusu bütün başvurucular adına ortak vekil tarafından yapılmış, Yusuf Öcal

hakkında ayrı bir itiraz konusu ileri sürülmemiştir.

11. İtirazı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulu,

18/9/2013 tarihli ve İ.2013/32, K.2013/54 sayılı kararında “yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması

nedeniyle hükmedilen tazminatın mahiyeti gereği manevi tazminat niteliğinde

olduğu, Komisyon tarafından hükmedilen tazminatın makul sürenin aşımıyla

orantılı olarak belirlendiği, hakkaniyete ve AİHM içtihatlarına uygun olduğu”

gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucu Yusuf Öcal

yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.

12. Karar 4/11/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucular 13/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

14. 6384 sayılı Kanun’un 1. maddesi şöyledir:

“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair

esas ve usullerin belirlenmesidir.”

15. 6384 sayılı Kanun’un 2. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun;

a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve

kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul

sürede sonuçlandırılmadığı,

b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra

edildiği ya da hiç icra edilmediği,

iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış

başvuruları kapsar.

…”

16. 6384 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu,

başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin kimlik

bilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır.

(2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içinde

müracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukuk

yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının

kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaat

edebilirler.”

17. 6384 sayılı Kanun’un 6. maddesi şöyledir:

“(1) Komisyon;

a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki

diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,

b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,

c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,

ç) Müracaatın 2 nci

madde kapsamına girmediğini,

tespit ederse müracaatı reddeder.

…”

18. 6384 sayılı Kanun’un 7. maddesi şöyledir:

“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay

içinde karar vermek zorundadır.

(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak

karar verir.

(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ

tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare

Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm

belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli

işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon

kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine

verilen kararlar kesindir.

(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın

kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye

ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan

müstesnadır.”

19. 6384 sayılı Kanun’un 9. maddesi şöyledir:

“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi itibarıyla

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular hakkında

uygulanır.

…”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 2/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvurucuların 13/11/2013 tarihli ve 2013/8196 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

21. Başvurucular, tarafı oldukları hukuk davasının makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle uğradıkları zararın tazmini için yaptıkları

başvuruya ilişkin olarak Komisyonun, AİHM içtihatlarına aykırı biçimde

belirlediği tazminat miktarının düşük olduğunu ve karar verilen tazminat

tutarının uğranılan zararın karşılığı olmadığını belirterek Anayasa'nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

22. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde başvurucuların,

Komisyon tarafından düşük miktarda tazminata hükmedilmesinden şikâyet ettikleri

anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların anılan ihlal iddialarının;

delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ile Komisyonca

verilen kararın adil olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldığı için başvuru, adil

yargılanma hakkı yönünden incelenmiştir.

23. Başvuru konusu ihlale neden olduğu ileri sürülen Komisyon

kararında başvurucu Yusuf Öcal’ın tazminat talebinin reddine, diğer

başvurucuların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle

inceleme, başvurucu Yusuf Öcal ile diğer başvurucular yönünden ayrı

yapılmıştır.

1. Başvurucu Yusuf Öcal’ın Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiği İddiası Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin

kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği

ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal

gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru

yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih

ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların

aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”

25. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik

kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya

temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan

ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

26. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3)

numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa

Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar

hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak başvurucuya

düşer (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).

27. Başvurucunun; kamu gücünün işlem,

eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile

dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya

kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru

dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da

ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru

kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin

gerekçeler ile deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, § 20).

28. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddia

ettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak

suretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyut

şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddiaların

ispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,

Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak

düzenlenmemiştir. (Halil İbrahim Aydın ve

diğerleri, B. No: 2014/483, 19/11/2014, § 29)

29. Somut olayda başvuruculardan Yusuf Öcal’ın Komisyondan önce AİHM’e başvurusu olmadığından bu başvurucunun talebinin

reddine karar verilmiştir. Tüm başvurucular yönünden ortak hazırlanan başvuru

formu ve ekindeki dilekçelerde, Komisyon tarafından düşük miktarda tazminata

hükmedilmesinden şikâyet edilmiş ancak başvurucu Yusuf Öcal’ın Komisyona

yaptığı başvurunun öncesinde AİHM’e başvurusu bulunup

bulunmadığına ve bu başvurucunun talebinin reddine ilişkin Komisyon kararının

bu başvurucunun anayasal haklarını ne şekilde ihlal ettiğine ilişkin Anayasa

Mahkemesine bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir.

30. 6384 sayılı Kanun’un 1. ve 9. maddeleri gereğince Komisyonun

inceleme yetkisi 23/9/2012 tarihi itibarıyla AİHM nezdinde kaydedilmiş

başvurularla sınırlı olduğundan başvurucu Yusuf Öcal hakkındaki Komisyon

kararının Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru kapsamında

incelenebilmesi için anılan başvurucunun, Komisyona yaptığı başvurunun

öncesinde AİHM’e başvurusu bulunduğuna ilişkin

belgeleri bireysel başvuru yaparken Anayasa Mahkemesine ibraz ederek ihlal

iddiasını ispatlaması gerekir. Somut başvuruda, başvurucu Yusuf Öcal bu

koşulları yerine getirmeyerek iddiasını temellendirmediğinden başvurusunun

esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurucu Yusuf Öcal tarafından ileri

sürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanmamış olması nedeniyle

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Diğer Başvurucuların Adil

Yargılanma Haklarının İhlal Edildiği İddiası Yönünden

32. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen

işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan

etkilenenler tarafından yapılabilir.”

33. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireysel

başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre

bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel

ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar; başvuruya konu

edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da

ihmalinden dolayı başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu

ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması ve

bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur” olduğunu da ileri sürmesi

gerekir (Fetih Ahmet Özer, B. No:

2013/6179, 20/3/2014, § 24).

34. Başvuru konusu olayda başvurucular, Komisyonun hükmettiği

tazminat miktarının AİHM içtihatlarına aykırı şekilde düşük belirlenmesi nedeniyle

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

35. Başvurucuların tarafı olduğu hukuk davası sonunda,

davacılarca feragat edilen kısım dışında davanın kabulüne karar verilmiş ve

karar kesinleşmiştir. Başvurucu Yusuf Öcal dışındaki başvurucular, yargılamanın

makul sürede sonuçlanmadığı iddiasıyla AİHM’e

başvurmuş, başvuruları incelenme aşamasında iken 6384 sayılı Kanun’un yürürlüğe

girmesi üzerine AİHM’e yaptıkları başvuru ve

taleplerini 6384 sayılı Kanun uyarınca kurulan Komisyona iletmişlerdir.

36. Komisyon 27/6/2013 tarihli kararı ile başvuruculardan Yusuf

Öcal dışındaki başvurucular yönünden iki dereceli bir yargılamada 25 yıl 7 gün

süren yargılamanın makul olmadığı ve başvurucuların makul sürede yargılanma

haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzun

yargılama konusundaki yerleşik içtihatlarını, olayın kendine özgü koşullarını,

başvuruculara isnat edilebilecek kusurun bulunmamasını ve davanın başvurucular

açısından taşıdığı önemi de dikkate alarak başvurucular Aziz, Mustafa ve Tevfik

Öcal’ın her birine ayrı ayrı 4.550 TL; diğer başvuruculara ise bir davacının

mirasçıları olmaları nedeniyle aynı aile ekonomik birliği içinde

değerlendirilerek tamamı için 4.550 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Başvurucular tarafından karara yapılan itiraz, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3.

Kurulu tarafından reddedilmiştir.

37. Anayasa Mahkemesi açısından, idari makamlar ve derece

mahkemeleri tarafından başvurucu lehine bir tedbir ya da kararın alınması

suretiyle ihlalin tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun ve

yeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ileri

sürülemeyecektir. Bu iki koşul yerine getirildiği takdirde bireysel başvuru

mekanizmasının ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesinin inceleme yapmasına

gerek kalmayacaktır. Bu kapsamda Anayasa’nın 36. maddesine ilişkin şikâyetler

açısından, yargılama sürecinin ve usulünün adilliğine riayet edilerek

hakkaniyete uygun ve makul bir gerekçeye dayalı olarak verilen bir karar mağdur

sıfatını ortadan kaldırabilecektir (Sadık

Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 83; Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013, §§ 61, 74).

38. Aynı şekilde AİHM de ulusal yetkililerce ihlalin açıkça veya

özü itibarıyla tespit edilmesi ve verilen karar ile bu ihlalin uygun ve yeterli

biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin

(Sözleşme) 34. maddesi anlamında bundan böyle mağdur olduğunu ileri

süremeyeceğini belirtmektedir (Fatma

Yüksel/Türkiye, B. No: 51902/08, 9/4/2013, § 44). Bu iki koşul

yerine getirildiği takdirde Sözleşme ile düzenlenen koruma mekanizmasının

ikincil niteliği nedeniyle AİHM’in inceleme yapması

mümkün değildir (Eckle/Almanya, B. No: 8130/78, 15/7/1982, §§

64-70; Jensen/Danimarka, B. No: 48470/99; Cataldo/İtalya, B. No: 45656/99; Göktepe/Türkiye, B. No: 64731/01,

26/4/2005).

39. Mağdur sıfatının ortadan kalkması, özellikle ihlal edildiği

ileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi ile bu

kararın ardından ilgili açısından uğradığı zararların varlığını devam ettirip

ettirmediğine bağlı bulunmaktadır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Freimanis ve Lidums /Letonya,

B. No: 73443/01, 74860/01, 9/2/2006, § 68). Başvurucuya sunulan telafi

imkânının uygun ve yeterli olup olmadığı kararı, söz konusu Anayasal temel hak

ve özgürlüğün ihlalinin niteliği gözönünde

bulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesi sonucunda

verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı, Anayasa

Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için idari veya yargısal bir kararla

kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlı olabilecektir (Benzer

yöndeki AİHM kararları için bkz. Gafgen/Almanya

[BD], B. No: 22978/05, § 116, Fatma Yüksel/Türkiye, §§

48, 49).

40. Sözleşme’nin 46. maddesi bağlamında AİHM, Ümmühan Kaplan/Türkiye (, B. No: 24240/07,

20/3/2012, §§ 75-77) kararında Türkiye'nin, en geç kararın kesinleşmesini takip

eden bir yıl içinde Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 13.

maddesi bağlamındaki makul süre aşımı şikâyetleri hakkında yeterli ve uygun

tatmin sağlayabilecek bir iç hukuk yolu oluşturması gerektiğine karar

vermiştir. AİHM bu iç hukuk yolunun, kendisine sunulacak olan benzer

başvuruların yığılmasını engellemek amacıyla Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru yolunun açılması tarihine kadar yapılacak olan ve kendi önünde hâlen

derdest olan başvurularla ilgili olduğunu da vurgulamıştır.

41. Başvuru konusu olayda Yusuf Öcal dışındaki başvurucuların

makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmiş ve tazminata

hükmedilmiştir. Başvurucuların, 6384 sayılı Kanun ile oluşturulan iç hukuk

yolunun AİHM’in

Ümmühan Kaplan/Türkiye kararında belirttiği ilkeleri taşımadığı

yahut Komisyon tarafından ödenmesine karar verilen tazminat tutarının kendilerine

ödenmediği yönünde bir iddiada da bulunmadıkları anlaşılmıştır.

42. Bu durumda 6384 sayılı Kanun ile kurulan Komisyon tarafından

gerçekleştirilen yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle Yusuf Öcal dışındaki

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğinin tespit

edildiği ve bu ihlal sebebiyle başvuruculara tazminat ödenmesine karar

verildiği görüldüğünden yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle

ortaya çıkan ihlalin, Komisyonun tespitine esas olan olayla ilgili

başvurucuların mağduriyetinin Anayasa Mahkemesinin benimsediği ölçüler

çerçevesinde açıkça ve orantısız olmayacak şekilde giderildiği, bundan dolayı

ihlalin güncelliğini yitirmesi nedeniyle bireysel başvuru tarihi itibarıyla

başvurucuların mağdur statüsünün bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.

43. Açıklanan nedenlerle Yusuf Öcal dışındaki başvurucuların,

bireysel başvuru tarihi itibarıyla mağdur statüsü bulunmadığından başvurunun bu

kısmının da diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurucu Yusuf Öcal’ın adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması,

2. Diğer başvurucuların adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından

yetkisizlik nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına

2/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Kamil

KAYA

Başvurucular : 1. Mustafa ÖCAL 2. Feride ÖCAL 3. Aziz ÖCAL 4. Bahittin ÖCAL 5. Tevfik ÖCAL 6. Nurten DİNCER 7. Yusuf ÖCAL 8. Gülsüm ÖCAL 9. Hakkı ÖCAL 10. Haydar ÖCAL Vekili : Av. Yalçın KASAROĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/8196, 2 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına
  12. Kaleli
  13. Dursun
  14. Kaya
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/8196
Tarih
2 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Emine Çelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/5809)
  • Engin Demir Başvurusu (B. No: 2013/2947)
  • Ali Çakmak ve Şerefnaz Aygül Başvurusu (B. No: 2013/5961)
  • Faik Özgür Erol ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6160)
  • Meleke Kurcak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/9568)
  • Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/9192)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.