İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Yeşilırmak Başvurusu (B. No: 2013/8065)

1. Başvuru; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan

Başvuru No2013/8065Tarih9 Mart 2016Okuma13 dk · 2.693 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mustafa Yeşilırmak Başvurusu

Karar tarihi
9 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/8065
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.693 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan

emekli maaşının iptali ile yersiz ödenen maaş, sağlık giderleri ve primlerin

tahsili işlemine karşı açılan davanın kanun ve usule aykırı olarak reddedilmesi

nedeniyle mülkiyet, adil yargılanma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/2/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu 22/10/1984 tarihli BAĞ-KUR'a giriş bildirgesi esas

alındığında 1/10/1984 tarihinden itibaren SGK (Kurum) kapsamında sigortalı

olarak çalışmaya başlamıştır.

6. Başvurucu 22/7/2008 tarihli dilekçesi ile yurt dışında 27/5/1983

ile 7/9/1984 tarihleri arasında geçen çalışma süreleri için borçlanma talebinde

bulunmuş ve Kurumca 1/10/2008 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı

bağlanmıştır.

7. SGK 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk

Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından

Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'a göre 1/10/2008 tarihinden sonra sosyal

güvenlik destek primine tabi çalışmalarının olması nedeniyle başvurucuya

bağlanan yaşlılık aylığını 3/2/2010 tarihi itibarıyla iptal etmiştir.

8. SGK 1/10/2008 ile 3/2/2010 tarihleri arasında ödenen maaş,

sağlık giderleri ve tahakkuk eden primlerin ödenmesini başvurucudan talep

etmiştir.

9. Başvurucu; ödenen maaş, sağlık giderleri ve primlerin tahsili

işleminin iptali ile 1/10/2008 tarihi itibarıyla emekli olduğu ve Kuruma borçlu

olmadığının tespiti istemiyle Amasya İş Mahkemesinde dava açmıştır.

10. Yargılama sırasında, 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (B)

fıkrasının ilk paragrafı 16/6/2010 tarihli ve 5597 sayılı Kanun'un 15.

maddesiyle değiştirilmiş; yurt dışında çalışması nedeniyle emeklilik hakkı

kazananların da sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kapsamında

çalışabilecekleri hüküm altına anılmıştır.

11. Mahkeme 13/10/2010 tarihli ve E.2010/38, K.2010/178 sayılı

kararıyla davayı kabul etmiştir. Kararın gerekçe kısmı şöyledir:

"Davacının 01/10/1984 tarihinde esnaf bağ-kur sigortalısı olarak tescilinin yapılarak 0338498645 Bağ-kur numarası ile sigortalığının başladığı,

27/05/1983-07/09/1984 tarihleri arasında Almanya'da geçen çalışmaları nedeniyle

3201 Sayılı Kanun'a göre yapmış olduğu borçlanma talebi kabul edilerek 461 gün

karşılığı prim borçlanması yaptığı yasada aranan yaşlılık aylığı bağlanma

şartlarını oluştuğunun kurum tarfından davacıya

bildirilmesi sonucu 12/9/2008tarihinde davacının tahsis talebinde bulunduğu

davalı kurum tarafından tahsis talebinin kabul edilerek 1/10/2008 tarihi

itibariyle 2/01466078 tahsis numarası ile davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı,

davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre

sigortalılığın tescili her türlü yasal şartları haiz olup tahsis talebi de

davalı kurum tarafından incelenerek yasada aranan maaş bağlama şartları

oluştuğu için yaşlılık maaşı bağlanıp 15 ay ödeme yapıldığı kurumun geçmişe

yönelik prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra

sigortalının emekliliğini hiçbir sebebe dayandırmadan iptal etmesi ve yatırılan

primleri de irat kaydetmesi Medeni Kanun'un 2. maddesindeki objektif iyi niyet

kuraları ile bağdaşmayacağından davacının davasının kabulüne karar verilerek

aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."

12. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin

19/6/2012 tarihli ve E.2010/14187, K.2012/12451 sayılı ilamıyla bozulmuştur.

Bozma gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 16/6/2010

tarihli Resmi Gazete'de

yayınlanan 5997 sayılı Yasa ile 3201 sayılı Yasanın 6. Maddesinin (B)

fıkrasında yapılan değişikliğin geçmişe yönelik uygulanıp uygulanmadığı

noktasında toplanmaktadır.

3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasa ile

değişik 6. maddesinin (B) fıkrasında; “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle

aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii

çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım ödeneği

olanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların tekrar çalışmaya

başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten

itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu'nun Sosyal Güvenlik Destek Primi hakkındaki hükümleri,

bu kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.

Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir

ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için

yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren

aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde yasal düzenleme mevcut iken,

19/06/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak

yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasa'nın 6.

maddesinin (B) fıkrası değiştirilmiş ve “Yasa hükümlerinden yararlanmak

suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına

tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım Ödeneği

alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir

ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı

olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın Sosyal Güvenlik Destek primine

tabii olarak çalışmasına ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü getirilmiştir.

Görüldüğü gibi, 19/6/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak

yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini borçlanarak

yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primiile

çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu yasa hükmünün geçmişe de

yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 5/8/2008

tarihinden 19/6/2010 tarihine kadarTürkiye'de

sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. Yasada açık düzenleme

bulunan hallerde yorum kurallarına gidilmesi ve geçmişe yönelik uygulanması

mümkün değildir.

Somut olayda, davacının 19/6/2010 tarihinden

önce 5510 sayılı Yasaya göre sigortalı çalışması bulunduğu sabit olduğuna göre,

bu tarihden önceki dönem itibariyle bağlanan yaşlılık

aylığının kesilmesinde ve prim bedeli tahsil edilmesinde yasaya aykırılık

bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı

şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

..."

13. Bozma ilamına uyan Mahkeme 28/2/2013 tarihli ve E.2012/176,

K.2013/25 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"17/4/2008 tarihli 5754 sayılı Kanunla

değişik 3201 sayılı Kanunun 6. maddesinin (B) fıkrasına göre Kanun

hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında

yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar,ikamete

dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye de

sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları tekrar çalışmaya başladıkları veya

ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.

31/5/2006 tarihli5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

nun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki

hükümleri, bu kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için

uygulanmadığı, yurt içinde veya yurtdışında çalışması sona erenlerin veya

ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin aylıklarnın tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları

halinde talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye

başlandığı, davacıya yeniden maaş bağlanabilmesi için çalışmasının sona ermesi

ve aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunması gerektiği,

davacının böyle bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla kurum tarafından yapılan

işlemin yasa metnine uygun yapıldığı görülmüştür.

Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere;

19/6/2010 tarihli Resmi Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini

borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primiile

çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu Yasa hükmünün geçmişe de

yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 5/8/2008

tarihinden 19/6/2010 tarihine kadar Türkiye'de sigortalı çalışanların

aylıklarının kesilmesi zorunludur.

Somut olayda, davacının 19/6/2010 tarihinden

önce 5510 sayılı Yasaya göre sigortalı çalışması bulunduğu sabit olduğuna göre,

bu tarih itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesinde ve prim bedeli

tahsil edilmesinde Yasaya aykırılık bulunmadığından, açılan davanın reddine

karar vermek gerekmiş ve aşağıdakihüküm

kurulmuştur."

14. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin

10/9/2013 tarihli ve E.2013/7524, K.2013/15637 sayılı ilamıyla onanmıştır.

15. Onama ilamı, 4/10/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş;

1/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılıSosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96. maddesi şöyledir:

"Kurumca işverenlere, sigortalılara,

isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak

sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu

kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun

kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından

doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık

sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden

kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş

yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten

itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde

faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten

sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan

kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından

mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski

borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu

hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer

bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan

kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi

ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25

oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına

ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar,

Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."

17. 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (A) fıkrası şöyledir:

"Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere

istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

a) Yurda kesin dönülmüş olması,

b) Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının

ödenmiş olması,

c) Borcunun tamamının ödenmesinden sonra

yazılı istekte bulunulması,

şarttır.

Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden

tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay

başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre

bağlanır."

18. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun'un 5797

sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 6. maddesinin (B) fıkrası şöyledir:

"Kanun hükümlerinden yararlanmak

suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi

çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği

alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar

çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları

tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar

ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki

hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için

uygulanmaz.

Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona

erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin,

aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep

tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır."

19. 3201 sayılı Kanun'un 5797 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile

yapılan değişikliktensonraki 6. maddesinin (B)

fıkrası şöyledir:

"Kanun hükümlerinden yararlanmak

suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi

çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği

alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir

ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı

olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine

tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.

Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona

erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin,

aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep

tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 9/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; yurt dışı çalışma karşılığı SGK'ya

borçlanma talebinde bulunduğunu; Kurumun, talebini kabul ederek kendisine

yaşlılık aylığı bağladığını; başvuru sırasında BAĞ-KUR kaydının olduğunu Kuruma

bildirdiğini, gerçek durumunu gizlemediğini, yaklaşık on beş ay kendisine

emekli maaşı ödendikten sonra Kurumun, hatalı işlem yapıldığını belirterek

3/2/2010 tarihi itibariyle emekli maaşını kestiğini; bu tarihe kadar ödenmiş

olan yaşlılık aylığı, sağlık giderlerin ve ödenmediği iddia edilen primlerin

kendisinden talep edildiğini, askerlik borçlanması yapanların ve diğer sosyal

güvenlik kurumlarından aylık alanların SGDP kesintisi yapılarak çalışmaya devam

edebildiklerini, bu hakkın 19/6/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere

5997 sayılı Kanun'la, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlananlara da verildiğini,

idarenin hatalı işlemi nedeniyle mağdur edildiğini, yapılan işlemde kusurunun

ve kötü niyetinin bulunmadığını, bu nedenle maaş ve diğer giderlerinKurumca

talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği gibi kazanılmış

hak ilkesine de aykırı olduğunu, aynı durumda olan farklı kişilerce açılan

davalarda lehe kararlar verilirken aleyhine karar verilmesinin eşitlik ilkesine

aykırı olduğunu belirterek Anayasa'nın 2., 10., 36., 60., 62. ve 65.

maddelerinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;

yeniden yargılanma ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun Anayasa'nın 2., 10., 60., 62.

ve 65. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiği iddiasının adil

yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

23. Bunun yanında başvuru konusu olayda başvurucunun 1/10/2008

tarihinde SGK'dan emekli olduğu, 5510 sayılı Kanun

kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaya devam ettiği,

3201 sayılı Kanun'a göre kanuni şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle 3/2/2010

tarihinde emekli maaşının kesildiği ve bu dönem için ödenen maaş, sağlık

giderleri ve primlerin Kurumca talep edildiği ve maaşlardan kesilen primlerin

irat kaydedildiği, Mahkemece bu işlemlere karşı açılan davanın da reddine karar

verildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında kanuni koşullar

gerçekleşmediği hâlde başvurucuya ödendiği tespit edilen emekli maaşı ve sağlık

giderleri ile primler üzerinde başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında korunmaya

değer bir menfaatinin bulunmadığı anlaşılmış, bu açıdan ihlal iddialarıyla ilgili

mülkiyet hakkı kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır.

24. Başvurucu; Mahkemenin kanuna, usule ve hakkaniyet

kurallarına aykırı değerlendirme yapmak suretiyle davayı reddettiğini

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

27. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

28. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri ile kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususların bireysel başvuruda incelenemeyeceği ve bu

çerçevede Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bir anayasal hakkın

ihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yeniden

incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa ve

Kanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında bırakılan hususlara

ilişkin olduğu açıktır (Miraş Mümessillik İnş. Taah.

Reklam. Paz. Yay. San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, §

34).

29. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular için benimsediği

temel yaklaşım doğrultusunda kural olarak bireysel başvuruya konu davadaki

olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,

yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile

kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esas

yönünden adil olup olmaması, bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye

tabi tutulamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece vederece mahkemelerinin kararları açık keyfîlik

içermedikçe kararlardaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde

ele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin delilleri değerlendirmesinde

ve hukuk kuralının yorumlamasında bariz takdir hatası bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Kenan Özteriş,

B. No: 2012/989, 19/12/2013, § 48).

30. Başvurucunun 1/10/2008 tarihi itibarıyla bağlanan yaşlılık

aylığının iptaline ilişkin 3/2/2010 tarihli Kurum işleminin iptali ile prim

borcu, maaşlar ve sağlık giderlerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti

istemiyle açtığı davada Mahkeme; toplanan deliller, 22/11/2001 tarihli ve 4721

sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan iyi niyet kuralları

çerçevesinde değerlendirme yapmış vedavayı kabul

etmiştir.

31. Temyiz üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 19/6/2012 tarihli

ilamda, ayrıntılı bir şekilde izahat yapmak suretiyle başvurucu hakkında maaş

ödemesi, sağlık gideri ve prim kesintisinin yapıldığı 1/10/2008 ile 3/2/2010

tarihleri arasında uygulanan 3201 sayılı Kanun'un 5997 sayılı Kanun ile

değiştirilmeden önceki 6. maddesinin (B) fıkrasında yurt dışı hizmetlerini

borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primi ile çalışma

imkânının bulunmadığını, bu nedenle başvurucuya ödenen maaş ve diğer gider ve

kesintilerin kanuni dayanağının olmadığını belirterek hükmü bozmuştur.

32. Mahkemenin; tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan

delillere göre 19/6/2010 tarihli Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'da yapılan

değişiklik sonucu, yurt dışı hizmetlerini borçlanarak yaşlılık aylığı

bağlananlara Türkiye'de destek primi ile çalışabilme imkânının getirildiği

ancak bu Kanun hükmünün geçmişe yürütülebileceğine ilişkin bir geçiş hükmünün

bulunmadığı, bu açıdan 5/8/2008 tarihinden 19/6/2010 tarihine kadar Türkiye'de

sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda

başvurucunun 19/6/2010 tarihinden önce 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre

sigortalı çalışmış olduğundan bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesinde ve prim

bedeli tahsil edilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine ulaşırken

belirttiği gerekçe ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün;

Mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığı ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu, Anayasa Mahkemesinin, Derece Mahkemelerinin hukuk kurallarının

olay ve olgulara uygulanması sırasındaki takdirine müdahale etmesi, kendisini

onların yerine koyarak değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, bu açıdan

başvurucunun ileri sürdüğü iddiaların Anayasa Mahkemesinin değerlendirme

yetkisi dışında kalan hususlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle başvurucunun belirtilen iddiasının kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, Derece Mahkemesi

kararlarının açık keyfîlik veya bariz bir takdir

hatası da içermediği anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

9/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör : Yakup MACİT Basvurucu : Mustafa YEŞİLIRMAK Vekili : Av. Ümit SERT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/8065, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Paksüt
  14. M. Emin KUZ
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/8065
Tarih
9 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Mehmet Çağırıcı Başvurusu (B. No: 2013/3020)
  • Yüksel Yiğit Başvurusu (B. No: 2013/3050)
  • Sadık Koçak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/5880)
  • Hesna Temizcan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6993)
  • Lıora Razon Başvurusu (B. No: 2013/7172)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2013/2909)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.