İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muzaffer Akkanat Başvurusu (B. No: 2013/2339)

1. Başvurucu, çalıştığı kamu

Başvuru No2013/2339Tarih7 Mayıs 2015Okuma12 dk · 2.355 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Muzaffer Akkanat Başvurusu

Karar tarihi
7 Mayıs 2015
Başvuru Numarası
2013/2339
R.G. Tarih- Sayı
25/6/2015-29397
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.355 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, çalıştığı kamu

bankasının, engelli olması nedeniyle kendisini terfi ettirmediğini ve yükselme

sınavı hakkında bilgi edinme başvurusunda bulunması nedeniyle il dışına tayin

edildiğini, tayinler nedeniyle emekli olmak zorunda kaldığını, söz konusu

uygulamalar nedeniyle açtığı tazminat davasının bozma dışı kalan hususlar açısından

kesinleştiğini ve aleyhine sonuçlandığını belirterek, eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 8/4/2013

tarihinde Anayasa Mahkemesine yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 29/12/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 20/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 25/3/2015 tarihli yazısında,

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine

atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, bir kamu

bankasının merkez teşkilatında engelli kadrosunda yönetmen yardımcısı olarak

çalışmakta iken, 26/9/2004 tarihinde yönetmenlik

sınavına katılmış, sınavın yazılı aşamasında başarılı olmuş, ancak mülakat

sınavında 59,70 puan alarak başarısız sayılmıştır.

8. Başvurucu, mülakatta

ayrımcılık yapılarak elendiğini ileri sürdüğü bu sınava ilişkin bilgi edinme

hakkı çerçevesinde bilgi ve belge talep etmiştir.

9. Başvurucu 17/3/2005

tarihinde Eskişehir şubesine yönetmen yardımcısı olarak atanmış, itiraz etmesi

üzerine görev yeri Ankara Dikmen şubesi olarak değiştirilmiştir.

10. Başvurucu daha sonra 10/3/2008 tarihinde Kütahya ili Domaniç şubesine aynı

unvanla atanmış, başvurucunun 2/7/2008 tarihi itibarıyla emekliye ayrılacağını

bildirmesi üzerine atama işleminden vazgeçilmiştir.

11. Başvurucu, emeklilikten

vazgeçtiğini bildirmesi üzerine, 12/6/2008 tarihinde

Kütahya iline aynı unvanla atanmıştır.

12. Başvurucu 17/6/2008

ve 21/11/2008 tarihli dilekçeleriyle sağlık nedenlerini ve engelli olduğu

hususunu da belirterek merkez teşkilatında bir göreve atanmayı talep etmiş,

istemi reddedilmiştir.

13. Başvurucu 15/1/2009

tarihinde emekli olmuştur.

14. Başvurucu 24/11/2009

tarihinde açtığı davada; engelli olması nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı bir

şekilde yönetmenlik sınavı mülakatında elendiğini, sonraki yükselme sınavlarına

çağrılmayarak görevde yükselmesinin engellendiğini, isteği dışında farklı

şubelere atamasının yapıldığını, bu uygulamalar sonucunda sağlığının iyice

kötüye gittiğini, tayin baskısı altında bırakıldığını ileri sürerek yer

değiştirme tazminatı, yolda geçen süre için izin ücreti, yıllık izin ücreti,

fazla çalışma ücreti, Kütahya ilinde konaklama bedeli, yönetmen ve bölüm müdürü

unvanının verilmemesinden kaynaklı tazminat, 65 yaşına kadar çalışma karşılığı

tazminat, ayrımcılık, kötü niyet ve ihbar tazminatları ile maddi ve manevi

tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

15. Ankara 19. İş Mahkemesi, 30/3/2012 tarihli ve E.2009/1621, K.2012/237 sayılı

kararıyla, davacının yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ayrımcılık

tazminatı ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, diğer istemlerin

reddine hükmetmiştir.

16. Tarafların temyiz istemi

üzerine karar, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 24/1/2013

tarihli ve E.2012/10838, K.2013/822 sayılı ilâmıyla bozulmuştur. İlâm

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Davacı, işverenin yerini değiştirmesi nedeniyle manevi tazminat ve

ayrımcılık tazminatı talebinde bulunmuş, Mahkemece davacının Ankara’da

çalışmakta iken Eskişehir’e atamasının yapıldığı, atamanın norm kadro

çalışmaları kapsamında yapıldığına dair delil bulunmadığı, nakil hakkının iyiniyet ve eşitlik ilkelerine aykırı kullanıldığı

gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Somut

olayda davacı, işverenin yerini değiştirmesi nedeniyle manevi tazminat ve

ayrımcılık tazminatı talebinde bulunmuş ise de, dava konusu olayda manevi

tazminatın koşulları oluşmamıştır. Bu olay nedeniyle davacı ile davalı

arasında, cismani bütünlüğe veya kişiliğe yapılan bir saldırı söz konusu

değildir. Dosya içeriğine göre, davacı 17/3/2005’te

Ankara’dan Eskişehir Şubesine atanmış, itirazı üzerine ataması durdurularak

Ankara Şubesinde görevlendirilmiştir. Dava tarihi ise 24/11/2009

olup, atamanın üzerinden dört yılı aşkın bir süre geçmiştir. Somut olayda ispat

yükü davacıya ait olup, davacı atama nedeniyle zarar gördüğü iddiasını da

ispatlayamamıştır. Buna göre manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı

gerektirir."

17. Anılan ilâm 19/3/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu manevi tazminat dışında kalan kısımlar

için 8/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Davalı tarafından 22/4/2013

tarihinde, bozma kararında değerlendirildiği anlaşılan ayrımcılık tazminatı

hakkındaki sonucun sehven yazılmadığı ileri sürülerek maddi hatanın

düzeltilmesi dilekçesi verilmiştir.

19. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 31/10/2013

tarihli ve E.2013/19144, K.2013/22885 sayılı ilâmıyla, davalının temyiz

itirazları yönünden manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı açısından

değerlendirme yapıldığı ve bozmadan önceki takrir raporları ile dosya içeriği

tekrar incelendiğinde ayrımcılık tazminatının da açıkça reddine karar

verildiğinin anlaşıldığı belirtilerek, kararın yazımında düşülen maddi hata

sebebiyle yukarıda belirtilen Yargıtay ilâmı kaldırılmış ve İlk Derece

Mahkemesi kararının ayrımcılık tazminatı ile manevi tazminata ilişkin kısımları

bozulmuştur. İlâm gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun

gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik

bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bent dışındaki temyiz

itirazlarının reddi gerekir.

Davacı,

işverenin yerini değiştirmesi sebebiyle manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı

talebinde bulunmuş, mahkemece davacının Ankara’da çalışmakta iken Eskişehir’e

atamasının yapıldığı, atamanın norm kadro çalışmaları kapsamında yapıldığına

dair delil bulunmadığı, nakil hakkının iyiniyet ve

eşitlik ilkelerine aykırı kullanıldığı gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne

karar verilmiştir.

Somut

olayda davacı, işverenin yerini değiştirmesi sebebiyle manevi tazminat ve

ayrımcılık tazminatı talebinde bulunmuş ise de dava konusu olayda ayrımcılık ve

manevi tazminat isteklerinin şartları oluşmamıştır. Bu olay sebebiyle davacı

ile davalı arasında, cismani bütünlüğe veya kişiliğe yapılan bir saldırı söz

konusu değildir. Dosya içeriğine göre, davacı 17/3/2005'te

Ankara’dan Eskişehir Şubesine atanmış, itirazı üzerine ataması durdurularak

Ankara Şubesinde görevlendirilmiştir. Dava tarihi ise 24/11/2009

olup, atamanın üzerinden dört yılı aşkın bir süre geçmiştir. Somut olayda ispat

yükü davacıya ait olup, davacı atama sebebiyle zarar gördüğü iddiasını da

ispatlayamamıştır. Şartları oluşmayan ayrımcılık tazminatı ile manevi tazminat

taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi

usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir."

20. Ankara 19. İş Mahkemesi, 11/12/2013 tarihli ve E.2013/388, K.2013/1142 sayılı

kararıyla bozmaya uyarak ayrımcılık tazminatı ile manevi tazminata ilişkin

istemleri reddetmiş, bozma konusu yapılmayan alacakların ise önceki hüküm gibi

kabulüne hükmetmiştir.

21. Anılan karar, Yargıtay 22.

Hukuk Dairesinin 20/5/2014 tarihli ve E.2014/13622,

K.2014/13459 sayılı ilâmıyla onanmıştır.

B. İlgili

Hukuk

22. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun

“Eşit davranma ilkesi” başlıklı

5. maddesi şöyledir:

“İş

ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî

inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.

…

İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki

fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti

tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep

edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.

20 nci madde

hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı

davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı

ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren

böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 7/5/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

8/4/2013 tarih ve 2013/2339 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

24. Başvurucu, çalıştığı kamu bankasının, engelli olması nedeniyle kendisini

terfi ettirmediğini ve yükselme sınavı hakkında bilgi edinme başvurusunda

bulunması nedeniyle il dışına tayin edildiğini, tayinler nedeniyle emekli olmak

zorunda kaldığını, söz konusu uygulamalar nedeniyle açtığı tazminat davasının

bozma dışı kalan hususlar açısından kesinleştiğini ve aleyhine sonuçlandığını

belirterek, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi,

başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki

nitelendirmeyi kendisi yapar. Başvurucunun, engelli

olması nedeniyle terfi ettirilmediği ve yükselme sınavı hakkında bilgi edinme

başvurusunda bulunması nedeniyle il dışına tayin edildiği, tayinler nedeniyle

emekli olmak zorunda kaldığı iddiaları eşitlik ilkesinin ihlali iddiası altında

değerlendirilmiş, başvurucunun, açtığı tazminat davasının aleyhine sonuçlandığı

iddiaları yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına yönelik olup, bu

kapsamda değerlendirilmiştir.

1. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiği İddiası

26. Başvurucu, engelli olması

nedeniyle terfi ettirilmediğini ve yükselme sınavı hakkında bilgi edinme

başvurusunda bulunması nedeniyle il dışına tayin edildiğini, tayinler nedeniyle

emekli olmak zorunda kaldığını belirterek, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

27. Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” kenar başlıklı 10.

maddesi şöyledir:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi

düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

...

Çocuklar, yaşlılar,

özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler

için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

…

Devlet organları ve

idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak

hareket etmek zorundadırlar.”

28. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Ayrımcılık yasağı”

kenar başlıklı 14. maddesi şöyledir:

“Bu Sözleşme’de

tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din,

siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa

aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı

hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır.”

29. Anayasa'nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar

başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

31. Başvurucunun, Anayasa’nın

10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve Sözleşme'nin 14. maddesinde

düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddialarının, anılan

maddelerdeki ifadeler dikkate alındığında, soyut olarak değerlendirilmesi

mümkün olmayıp, mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak

ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle

ayrımcılık yasağının ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için, ihlal

iddiasının, kişinin hangi temel hak ve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz

kaldığı sorularına cevap verebilmesi gerekmektedir (Onurhan Solmaz, B.

No: 2012/1049, 26/3/2013, § 33).

32. Başvuru konusu olayda,

engelli olarak kamu bankasında çalışan başvurucu tarafından, müdür olmayı

hedeflemişken çalıştığı bankanın ayrımcılık yapması sonucu görevde

yükselemediği ve emekli olmak zorunda kaldığı, emekli olmasına neden olan

uygulamaların Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesini

ihlal ettiği ileri sürülmekte ise de başvuru dilekçesinin içeriğinden, söz

konusu ayrımcılığın hangi temel hak ve özgürlüğün kullanımına yönelik olarak

gerçekleştiğinin belirtilmediği ve eşitlik ilkesinin ihlali iddiasının Anayasa

ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden herhangi biri ile bağlantısının

kurulmadığı anlaşılmaktadır.

33. Her ne kadar somut olayda,

başvurucunun şikâyet ettiği hususlar sonucu emekli olmak zorunda kalmasının

çalışma hakkı yönünden ele alınabileceği düşünülebilirse de yukarıda yer

verilen Anayasa ve Kanun hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir

bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal

edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı

sıra Sözleşmenin ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da

girmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı

dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013,

§ 18). Bireyin dilediği alanda çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa'nın

48. ve 49. maddelerinde güvence altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme'de düzenlenen haklardan değildir.

34. Sonuç itibarıyla,

başvurucunun Anayasa’nın 10. maddesine dayanan ihlal iddiasının konusu,

Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşme kapsamında olan temel hak ve

özgürlüklerin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır. Bu olgulara göre ortada

ortak koruma kapsamında bir hak bulunmadığından eşitlik ilkesinin ihlal

edildiği iddialarının incelenmesi mümkün değildir.

35. Açıklanan nedenlerle

başvurunun bu kısmının, konu bakımından Anayasa’da güvence altına alınmış temel

hak ve özgürlüklerden, Sözleşme ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller

kapsamındaki herhangi biri ile bağdaşır nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun,

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

36. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“… Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

37. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

38. Anılan hükümler uyarınca

bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin

tüm organlarının anayasal ödevi olup, bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir.

Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (İsmail

Buğra İşlek, B.No: 2013/1177, 26/3/2013, § 16).

39. Bu nedenle Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca, başvurucunun Anayasa

Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve

yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi

ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava

ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §

17).

40. Başvurucu, açmış olduğu

davanın manevi tazminat dışında kalan kısımlar yönünden kesinleştiğini

belirterek, yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığını ileri sürmüşse de

yapılan incelemede, davalı

tarafından, bozma kararında maddi hata bulunduğu belirtilerek maddi hatanın

düzeltilmesi dilekçesi verildiği, istemin kabul edilerek anılan Yargıtay

ilâmının kaldırıldığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının ayrımcılık tazminatı

ile manevi tazminata ilişkin kısımları yönünden bozulduğu, Ankara 19. İş

Mahkemesinin bozmaya uyarak ayrımcılık tazminatı ile manevi tazminata ilişkin

istemleri reddedip, diğer istemler yönünden yeniden hüküm kurduğu, dolayısıyla

yargılamanın başvuru tarihinde kesinleşmiş olmadığı ve devam ettiği

anlaşılmıştır.

41. 6216 sayılı Kanun’un 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, ihlale neden olduğu ileri sürülen

işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması, başka

bir deyişle bireysel başvuru yapıldığı tarihte başvuru koşullarının tamamının

sağlanmış olması gerekir. Bununla birlikte bir başvuru yolu yoksa ya da olan

başvuru yolları etkili değilse Mahkeme somut olayın koşullarını dikkate alarak

bir başvurunun incelenmesine karar verebilir. Başvuru konusu olay dikkate

alındığında başvuru yollarının tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını

gerektiren bir durumun olmadığı görülmektedir.

42. Açıklanan nedenlerle,

yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından,

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Eşitlik

ilkesinin ihlal edildiği yönündeki iddiasının “konu

bakımından yetkisizlik”,

2. Yargılamanın

sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “başvuru yollarının tüketilmemesi”,

nedenleriyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

7/5/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal

Mümtaz AKINCI

Muammer

TOPAL

M.

Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Gizem

Ceren DEMİR KOŞAR

Başvurucu

:

Muzaffer

AKKANAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/2339, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Altan
  16. Özgüldür
  17. Topal
  18. Akkanat
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/2339
Tarih
7 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Güzeloglu Başvurusu (B. No: 2014/3134)
  • Rıza Gençoğlu Başvurusu (B. No: 2013/3543)
  • Y. Ç. Başvurusu (B. No: 2014/10662)
  • Yümrü Dilek Başvurusu (B. No: 2013/4189)
  • Önder Şanlı Başvurusu (B. No: 2013/6176)
  • Gökhan Günaydın Başvurusu (B. No: 2012/1099)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.