İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nevruz Bozkurt Başvurusu (B. No: 2013/664)

1. Başvurucu, yargılamanın

Başvuru No2013/664Tarih17 Eylül 2013Okuma10 dk · 2.087 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nevruz Bozkurt Başvurusu

Karar tarihi
17 Eylül 2013
Başvuru Numarası
2013/664
R.G. Tarih- Sayı
15/11/2013-28822
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.087 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, yargılamanın

yenilenmesi talebinin kabul edilmemiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 7/1/2013 tarihinde

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler

tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun olmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci

Komisyonunca, 17/7/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm

tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu hakkında 11/2/1999

tarih ve E.1999/137 sayılı iddianameyle devletin istiklalini tenkise, birliğini

bozmaya, devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet

idaresinden ayırmaya matuf fiil işlediği iddiasıyla 765 sayılı mülga Türk Ceza

Kanunu’nun 125. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

6. Davanın görüldüğü İstanbul 3

No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), 14/5/2003

tarih ve E.1999/44, K.2003/145 sayılı kararla başvurucunun 765 sayılı Kanun’un

125., 59., 31., 33. ve 40. maddeleri uyarınca neticeten müebbet ağır hapis

cezası ile tecziyesine karar vermiş ve bu karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin

28/3/2005 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

7. Başvurucu bu hüküm konusu

yargılama sürecine ilişkin olarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5., 6.,

13. ve 14. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmek suretiyle 31/5/2004

tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur.

8. 27335/04 nolu bu başvuruyla ilgili

olarak AİHM, 1/3/2011 tarihinde vermiş olduğu kararda, Sözleşme’nin 6.

maddesinin, yargılamayı yapan DGM’nin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle

birinci fıkrasının; gözaltında iken avukat yardımından yararlandırılmamış

olması nedeniyle birinci fıkrasıyla bağlantılı olarak üçüncü fıkrasının c)

bendinin; savcılık görüşünün başvurucuya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle yine

birinci fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna karar vermiştir.

9. Başvurucu 5/4/2012 havale

tarihli dilekçe ile AİHM'in ihlal kararını gerekçe

göstermek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (f) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunmuştur.

10. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi,

5271 sayılı Kanun’un 311. ve 318. maddeleri çerçevesinde dosya üzerinden yapmış

olduğu ilk incelemede, 15/6/2012 tarih ve Dosya no.

1999/44 ve 2012/276 Değişik İş sayılı kararla, talebin kabule değer olduğuna

karar vermiş, daha sonra 1/10/2012 tarihinde ise Dosya no.2012/209, K.2012/276

sayılı kararla, yargılamanın yenilenmesi talebinin esassız olması nedeniyle

reddetmiştir.

11. Gerekçede, “başvurucunun

savunmasının 3 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesince

9/7/1999 tarihinde yapılan duruşmada alındığı, mahkeme heyetinde yasal

değişikliğin yapılması nedeniyle askeri hâkimin yer almadığı, başvurucunun

dosyada bulunan delillere karşı beyanının da bu celsede saptandığı, yasal

değişiklik sonrasında başvurucu ile ilgili işlemlerin yapılması ve kararın askeri

hakim üyenin bulunmadığı heyet tarafından verilmesi nedeniyle yasalarla kurulan

ve anayasal olarak güvence altına alınan mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik

teminatı esaslarına göre görev ifa eden hakimlerin oluşturduğu mahkeme

tarafından yapılan işlemler ile verilen karar nedeniyle bağımsız ve tarafsız

olmayan mahkemece verilen bir karar olduğuna ilişkin iddianın yeterli derecede doğrulanmadığı, 30/4/1999 tarihli

oturumda Cahit TEKİN'in mağdur sıfatıyla alınan

beyanında "hükümlü Orhan ÇAÇAN'ı öldürülen

babası Mehmet Şirin TEKİN'i silahla ateş etmek

suretiyle öldüren kişilerden birisi olarak açıkça ve göstererek teşhis

ettiği", daha sonra Cahit TEKİN'in 24/9/I999'da

mahkemeye dilekçe vererek yeniden ifade vermek istediğini beyan ettiği, ancak

adresini aynı dilekçede bildirmediği, bunun üzerine mahkememizce hükümlü Orhan

ÇAÇAN vekilinin de beyanları nazara alınarak Cahit TEKİN'in

yeniden dinlenmesine karar verildiği, Cahit TEKİN'in

30/4/1999 tarihli oturumda kendisinin ifade ettiği adresinden araştırılmasına

rağmen bulunamaması üzerine 11/2/2000 tarihinde önceki beyanları da nazara

alınarak yeniden dinlenmesinden vazgeçildiği, böylelikle mağdur Cahit TEKİN'in mahkemeye sunduğu 24/9/1999 tarihli dilekçesinde

ileri sürdüğü "olay sırasında Orhan ÇAÇAN'ı

görmedim, teşhis etmedim, polisle ne yazdıysa kabul ettim." biçimindeki

anlatımlarına itibar etmenin, beyanın mahkeme huzurunda alınmış olmasına göre

mümkün olmadığı, bu itibarla mahkemenin hükümlü Orhan ÇAÇAN aleyhine kurduğu

hükümde dayanak kabul edilen Cahit TEKİN'in

beyanlarının "gerçek dışı olarak kasıt veya ihmal ile alınan beyan"

kapsamında ve "yargılamanın yenilenmesini sağlayacak iddiaların yeterli

derecede doğrulandığı" biçiminde değerlendirilemeyeceği” ifade edilerek

talepte açıklanan sebeplerin duruşma açılmasına yeterli delil kuvveti

taşımadığı, yasal mevzuat değişikliği sonrası askeri hakim üye bulunmayan,

mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa eden

hakimlerden oluşan mahkemenin hükmüne dayanak kabul ettiği beyanın

sakatlandığını gösterir yeni bir bulgu da gösterilmediği anlaşılmakla

yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle reddine yönelik hüküm

kurulduğu” belirtilmiştir.

12. Bu karara karşı başvurucu

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine 30/10/2012 tarihli dilekçe ile itiraz

etmiştir.

13. İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesi 12/11/2012 tarih ve 2012/1113 Değişik iş sayılı kararıyla, "İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2012 tarih,

2012/209 esas ve 2012/276 sayılı kararında usul ve yasaya aykırı bir husus

bulunmadığından " bahisle itirazın reddine karar vermiştir.

14. Karar başvurucu vekiline

6/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

15. 4/12/2004 tarih ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f)

bendi ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda

yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar

görülür:

…

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri

Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin

ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl

içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003

tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003

tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine

verilecek kararlar hakkında uygulanır.”

16. Anılan Kanun’un 319. ve 321.

maddeleri şöyledir:

“Madde 319 – (1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda

belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek

yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış

ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.

(2) Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği

varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa

tebliğ olunur.

(3) Bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.

Madde 321 – (1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri

sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci maddenin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların

önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın

yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.

(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve

duruşmanın açılmasına karar verir.

(3) Bu madde gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna

gidilebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 17/9/2013

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 7/1/2013 tarih ve 2013/664

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

18. Başvurucu, hakkında verilen

yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kararın gerekçesiz olduğunu,

itiraz üzerine İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın da

gerekçesiz olduğu ve itirazının duruşmasız bir şekilde reddedildiğini, böylece

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, uygulamada AİHM’in

ihlal kararı sonrası yargılamanın yenilenmesine karar verildiğine dair örnekler

bulunmasına rağmen kendi talebinin reddedilmesinin eşitlik ilkesine aykırı

olduğunu belirterek Anayasa’nın 2., 10., 36. ve 141. maddeleriyle AİHS’nin 1.,

6., 13. ve 14. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve maddi ve manevi zararların tazmini ile ücretler ve masrafların kamu

tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

19. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları

ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme,… açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

20. Anılan kanuni düzenlemeden

de anlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

kabul edilemez olduğuna karar verebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara

ilişkin olduğu, karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret olan ya da temel

haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (B. No: 2012/665, §

20, 13/6/2013).

21. Başvurucu, AİHM’in ihlal kararı üzerine yapmış olduğu yargılamanın

yenilenmesi isteminin reddedildiğini, ret kararıyla buna itiraz üzerine verilen

kararın gerekçesiz olduğunu, itiraz incelemesinin duruşmasız yapıldığını bu

nedenlerle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Başvurucu ihlal kararının

kesinleşmesi sonrası süresinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş,

fakat bu talep, daha önce verilen kararı değiştirmeyi gerektirecek yeterli bir

sebep bulunmadığından Mahkemece duruşma açılmaksızın istemin esassız olması

gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurunun Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkı çerçevesinde incelenmesi gerekir.

23. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Anayasa’da adil yargılanma

hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, AİHS’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22).

AİHS’nin “Adil yargılanma hakkı”

kenar başlıklı 6. maddesi şöyledir:

“1. Herkes medeni hak ve

yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız

bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve

açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.

25. AİHS’nin 6. maddesinde adil

yargılanma hakkının kapsamı medeni haklara ilişkin bir uyuşmazlığın karara

bağlanması ile ceza alanındaki bir suç isnadı konularıyla sınırlandırılmıştır.

Ancak, Anayasa Mahkemesi dosya kapsamında yer alan olay ve olgular ışığında

başvuru konusu şikayetin hukukî nitelemesini ve

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamını belirleme

yetkisine sahip olup, yargılamanın yenilenmesini de bu kapsamda

değerlendirmiştir.

26. Başvurucu öncelikle

yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin karar ile bu karara karşı

yaptığı itirazın gerekçesiz olarak verildiğini ileri sürmüştür.

27. Anayasa’nın 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü

kararları gerekçeli olarak yazılır.”

28. Anayasa’nın 36. maddesinin

birinci fıkrasında, herkesin yargı organlarına davacı veya davalı olarak

başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma

hakkı güvence altına alınmıştır. Maddeyle güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak

ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını

sağlayan en etkili güvencelerden birisidir. Bu bağlamda Anayasa’nın, bütün

mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını ifade eden

141. maddesinin de, hak arama hürriyetinin kapsamının

belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır. (B. No: 2013/307, 16/5/2013, §

30).

29. Yargılamanın yenilenmesi

talebini inceleyen İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun talebini

temelsiz bularak reddetmiş ve niçin temelsiz bulduğunu kararında açıklamıştır

(Bkz. § 12). Bu karara karşı yapılan itirazı inceleyen İstanbul 12. Ağır Ceza

Mahkemesi de “kararda usul ve yasaya aykırı

bir husus bulunmadığından” bahisle itirazı reddetmiştir. İstanbul

11. Ağır Ceza Mahkemesi red kararında, hükme ulaşmayı

sağlayan olay, bunların sebepleri ve sonuca götüren nedensellik kurgusu

değerlendirmelerinin yeterli açıklıkta yapıldığı ve gerekçeye temel

oluşturduğu, itirazı inceleyen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında

ise detaylı bir açıklama bulunmamakla birlikte İstanbul 11. Ağır Ceza

Mahkemesinin kararına dayanak gerekçelerin yeterli bulunduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle gerekçeli karar hakkı yönünden bir ihlalin olmadığı açık

olduğundan başvurucunun bu yöndeki iddiası “açıkça

dayanaktan yoksun” bulunmuştur.

30. Ayrıca başvurucu itiraz

incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Anayasa’nın 141. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.

Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın

veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar

verilebilir.”

32. Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birisi de

Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın açık ve duruşmalı yapılması

ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı adli mekanizmanın işleyişini

kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak

ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletinin en önemli

gerçekleştirme araçlarından birisini oluşturur. Özellikle ceza davalarında

yargılamanın duruşmalı ve aleni yapılması silahların eşitliği ilkesinin ve

savunma haklarının güvencesini oluşturur. Ancak bu her türlü yargılamanın

mutlaka duruşmalı yapılması zorunluluğu anlamına gelmez. Adil yargılama

ilkelerine uyulmak şartıyla usul ekonomisi ve iş yükünün azaltılması gibi

amaçlarla bazı yargılamaların duruşmadan istisna tutulması ve duruşma

yapılmaksızın karara bağlanması anayasal hakların ihlalini oluşturmaz.

Özellikle ilk derece mahkemeleri önünde duruşmalı yargılama yapılıp karar

verildikten sonra kanun yolu incelemesinin tarafların iddia veya savunmaları

yazılı olarak alındıktan sonra dosya üzerinden yapılması halinde adil

yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.

33. Somut olayda başvurucunun, yazılı olarak mahkemeye sunduğu

yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiren ve mahkemesince “esassız

olması” gerekçesiyle reddedilen karar aleyhine yaptığı itirazı inceleyen İstanbul

12. Ağır Ceza Mahkemesinin de duruşma yapmaksızın dosya üzerinden inceleme

yaparak karar vermiş olmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürdüğü anlaşılmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu

olup bu yolun hangi hallerde açılacağı 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde

açıkça düzenlenmiş ve aynı Kanun’un 321. maddesinde yeniden yargılanma

talebinin esassız olması halinde talebin duruşmasız olarak reddedileceği hükme

bağlanmıştır. Bireyin suç işleyip işlemediğiyle ilişkili olamayan böyle bir

incelemenin duruşma açılmadan yapılmış olması nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle,

başvurunun bu kısmının bir ihlalin olmadığı açık olduğundan “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Başvurunun,

“açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 17/9/2013 tarihinde OY

BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Zühtü ARSLAN Raportör : Mustafa BAYSAL Başvurucu : Nevruz BOZKURT Vekili : Av. Ercan KANAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/664, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/664
Tarih
17 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun Başvurusu (B. No: 2012/12)
  • Ahmet Sağlam Başvurusu (B. No: 2013/3351)
  • Mehmet Şerif Ay Başvurusu (B. No: 2012/1181)
  • Hakan Fuat Komili Başvurusu (B. No: 2013/2470)
  • Hikmet Balabanoğlu Başvurusu (B. No: 2012/1334)
  • Tahir Canan Başvurusu (B. No: 2012/969)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.