KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nevzat Aksay Başvurusu
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Başvuru Numarası
- 2017/27986
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet
kararı verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği
iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 19/6/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili
olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucunun 26/12/2007 tarihinde, Antalya ilinin Kemer
ilçesinde bulunan bir işyerine girerek buradan çeşitli marka ve sayılarda
cüzdan, çanta ve giysi çaldığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılmıştır.
7. Başvurucunun evinde ve işyerinde adli aramalar yapılmış,
katılan H.A.ya ait banka hesap cüzdanları buzdolabının üzerinde bulunmuştur.
Adli makamlarca yaptırılan bilirkişi incelemesinde de başvurucunun (sanığın)
evinde bulunan bir adet beslenme çantasının katılanın sunduğu faturada
listelenen çantalardan biri olduğu tespit edilmiştir. Başvurucunun iddiasına
göre söz konusu aramalar hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı bir
emri olmaksızın yapılmıştır.
8. Başvurucu hakkında Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca hırsızlık
suçundan dava açılmıştır.
9. Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 3/6/2015 tarihli ve
E.2015/1959, K.2015/3323 sayılı kararıyla müsnet suçu işlediğine dair her türlü
şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanığın
beraatine hükmedilmiştir.
10. Anılan beraat hükmünün Yargıtayca bozulması üzerine Kemer 2.
Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) devam olunan yargılamada, başvurucunun
(sanığın) hırsızlık suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkûmiyetine karar
verilmiştir.
11. Başvurucunun müdafii 17/6/2016 tarihli temyiz dilekçesinde, "yapılan aramaya istinaden düzenlenen Ev Arama
Tutanağı ve İşyeri Arama Tutanağı’nın ilk cümlesinde yer alan 'Kemer
C.Başsavcılığının 07.01.2008 günü bila sayılı yazısı gereği' ifadesinden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilin
evinde ve işyerinde yapılan arama için, hâkim kararı bulunmadığı gibi
Cumhuriyet Savcısının da yazılı bir emri bulunmamaktadır"ifadelerine
de yer vermiştir.
12. Mahkemenin 25/5/2016 tarihli mahkûmiyet kararında,
aramalarda elde edilen delillere de dayanıldığı anlaşılmaktadır.
13. Anılan hüküm, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 11/4/2017 tarihli
kararıyla onanmıştır.
14. Başvurucu, onama kararından 29/5/2017 tarihinde haberdar
olmuş ve 19/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 28/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu; hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı
emri olmadan ikametgâhında ve işyerinde aramalar yapıldığını, hukuka aykırı
olarak gerçekleştirilen bu aramalar sonucunda elde edilen delillerin
mahkûmiyete esas alındığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal
edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
17. 30/3/2011
tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı
fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu gücünün neden olduğu iddia edilen
ihlale dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru
kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve
deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.
No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
18. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda
başvurucuların başvurularını takip etme yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüğün
bir gereği olarak başvuru formu titizlikle doldurulmalı, ihlal iddiasının
dayanağı olan tüm olaylar gösterilmeli, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün
esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeler başvuru dilekçesine
eklenmelidir. Şayet bir belge elde edilememişse bunun da nedenleri
açıklanmalıdır (Veli Özdemir, §
26).
19. Somut olayda başvurucu, ihlal iddialarını genel ifadelerle
ileri sürmüş; başvuruyu aydınlatacak ve başvurunun esasını etkileyecek delil
niteliğindeki Ev ve İşyeri Arama Tutanağını Anayasa
Mahkemesine sunmamış; yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Temyiz
dilekçesinden (bkz. § 11) başvurucunun söz konusu belgeye de ulaştığı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların
temellendirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
A. Gerekçe belirtmemesi nedeniyle kamuya açık belgelerde
başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin REDDİNE,
B. Başvurunun açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
28/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucu : Nevzat AKSAY
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/27986, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası