İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nezihe Çoksüer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7289)

1. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafından

Başvuru No2013/7289Tarih22 Haziran 2015Okuma9 dk · 1.871 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nezihe Çoksüer Ve Diğerleri Başvurusu (2)

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/7289
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.871 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafından

Derik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halen

devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını, yargılama

sürecinde taşınmazlarını kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerinden

yararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 27/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 30/9/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

22/1/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 18/2/2015

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Mardin ili Derik ilçesi Hisaraltı

köyünde 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında 46 parsel numaralı

taşınmaz, Z.Ş. ve Ş.Ş. adına tespit görmüş, bu tespit üzerine başvurucuların

murisleri Derik Tapulama Mahkemesinde 30/11/1967 tarihinde kadastro tespitine

itiraz davası açmışlardır.

8. Mahkeme yaptığı yargılama sonunda, 26/3/1971 tarih ve

E.1967/132, K.1971/66 sayılı karar ile hâkimlerin davadan çekinmeleri nedeniyle

merci tayini için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine

karar vermiştir.

9. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 25/5/1971 tarih ve 1971/6099,

K.1971/5031 sayılı kararıyla Kızıltepe Tapulama Mahkemesini davaya bakmak için

görevlendirmiştir.

10. Kızıltepe Kadastro Mahkemesi, 20/3/1981 tarih ve

E.1972/37, K.1981/60 sayılı kararı ile Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli

Mahkeme olan Derik Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

11. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk

Dairesi, 20/10/1981 tarih ve E.1981/12524, K.1981/107338 sayılı ilâmıyla merci

olarak belirtilen mahkemenin, fiili ve hukuki nedenin kalkmasından sonra bile

merci sıfatıyla bakmakta olduğu davada yetkisizlik kararı veremeyeceği

gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur.

12. Bu ilam sonrası dava dosyası, Kızıltepe Tapulama

Mahkemesinin E.1982/11 sayılı dosyasına kaydedilmiş, Mahkemenin kapatılması

üzerine dava dosyası, Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/79 sayılı dosyasına

kaydedilmiş olup yargılama hâlen devam etmektedir.

13. Başvurucular, 27/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

14. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin

birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.

maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§

16-22).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 27/9/2013 tarih ve 2013/7289 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

16. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafından

Derik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının Mardin

Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını, yargılama sürecinde taşınmazlarını kullanamadıklarını,

taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

17. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Başvurucular, 30/11/1967 tarihinde murisleri tarafından

Derik Tapulama Hâkimliğinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının Mardin

Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını, yargılama sürecinde taşınmazlarını kullanamadıklarını,

taşınmazlarının gelirlerinden yararlanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

19. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve

AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer

alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke

ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut

başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda

belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup,

ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının

yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

21. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz

mülkiyeti hakkında Derik Tapulama Mahkemesinde açılan ve Mardin Kadastro

Mahkemesine devredilen kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 sayılı Kanun

ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

22. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 30/11/1967 tarihidir.

23. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

24. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

25. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinden,

başvurucuların murisi tarafından Ş.Ş. ve Z.Ş. aleyhine kadastro tespitine

itiraz davası açıldığı, davanın Derik Tapulama Mahkemesinin E.1967/132 sayılı

dosyasına kaydedildiği, Mahkemenin 26/3/1971 tarihli ilâmı ile hâkimlerin

davadan çekinmeleri nedeniyle merci tayini için dosyanın Yargıtaya

gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin davaya bakmak için

Kızıltepe Tapulama Mahkemesini görevlendirdiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama

sonunda Kızıltepe Tapulama Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı

Derik Tapulama Mahkemesine gönderdiği, yapılan temyiz incelemesi sonucunda İlk

Derece Mahkemesinin kararının bozulduğu ve bozma üzerine davanın Mahkemenin

E.1982/11 sayılı dosyasına kaydedildiği belirlenmiştir. Mahkemece, Derik

Tapulama Mahkemesine keşif yapılması konusunda talimatlar yazıldığı, ancak bu

talimatların yerine getirilmediği, yapılan duruşmalarda talimat cevaplarının

beklendiği ve dosya kapsamında henüz keşif yapılamadığı, Kızıltepe Kadastro

Mahkemesinin kapatılması üzerine dosyanın Mardin Kadastro Mahkemesine

devredildiği ve yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.

26. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya

konu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı

Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir

yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel

usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 14).

27. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B.

No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67;

2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

28. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

nitelikte olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında,

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine

ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı ve kırk yedi yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama

sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

29. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

30. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle

taşınmazlarını kullanamadıklarını, taşınmazlarının gelirlerinden

yararlanamadıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup, başvurucuların makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler

ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

31. Başvurucular, maruz kaldıkları zarar karşılığı olarak

ayrı ayrı 300.000,00 TL manevi ve toplam 250.000,00 TL maddi tazminata

hükmedilmesini talep etmişlerdir.

32. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

33. Başvurucuların tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin kırk

yedi yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucular Harbiye Gökalp,

Aytan Demir, Nezihe Çoksüer’in her birine net

4.150,00 TL, başvurucular Adnan Gökalp, Yüksel Subatan,

Havla Önen’in her birine net 1.000,00 TL, başvurucular Meliha Esen, Perihan

Kırmızı’nın her birine net 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

34. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar

arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucuların maddi

tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

35. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

36. Başvuruya konu yargılamanın kırk yedi yılı aşkın bir

süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği

gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucular Harbiye Gökalp,

Aytan Demir, Nezihe Çoksüer’in her birine net

4.150,00 TL, başvurucular Adnan Gökalp, Yüksel Subatan,

Havla Önen’in her birine net 1.000,00 TL, başvurucular Meliha Esen, Perihan

Kırmızı’nın her birine net 500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların

tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın

tebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren

dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sona

erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Mardin

Kadastro Mahkemesine gönderilmesine,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucular : Nezihe ÇOKSÜER Meliha ESEN Perihan KIRMIZI Adnan GÖKALP Yüksel SUBATAN Harbiye GÖKALP Aytan DEMİR Havla ÖNEN Vekilleri : Av. Hakan GELERİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7289, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın
  16. E. Kararın bir örneğinin Mardin
  17. Dursun
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7289
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Fikret Kemal Tekin Başvurusu (B. No: 2013/3019)
  • Murat Aksu Başvurusu (B. No: 2013/9771)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2014/5138
  • Şerif Karakaş Başvurusu (B. No: 2013/7279)
  • Fatma Sevinç Başvurusu (B. No: 2014/3795)
  • Eyüp Astürk Başvurusu (B. No: 2014/2734)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.