İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nurettin Evran Başvurusu (B. No: 2015/18070)

1. Başvuru, ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının

Başvuru No2015/18070Tarih23 Ocak 2019Okuma9 dk · 1.820 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nurettin Evran Başvurusu

Karar tarihi
23 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2015/18070
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.820 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının

etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin edilen Diyarbakır Cumhuriyet

Başsavcılığına ait soruşturma dosyasındaki mevcut bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. 15/3/1992 tarihinde Cizre ilçesi Nur Mahallesi'nde saat 14.30

sıralarında silah sesi duyulması üzerine başlatılan soruşturmada, kimlikleri

tespit edilemeyen kişi veya kişilerce gerçekleştirilen silahla saldırı sonucu

aralarında başvurucunun kardeşi M.E. ile R.Y. isimli şahısların yaralandıkları,

M.E.nin götürüldüğü Cizre Devlet Hastanesinde öldüğü

anlaşılmıştır.

8. Bu olayla ilgili olarak Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)

derhâl soruşturma başlatılmış, aynı gün saat 16.30 civarında Cizre Emniyet

Müdürlüğünce olayla ilgili tutanak düzenlenmiştir. Tutanağın ilgili kısmı

şöyledir:

''..15/3/1992 Günü saat 14.30

sıralarında ilçemiz Nur Mahallesi, içerisinden seri şekilde silah sesleri

gelmesi üzerine ..kodlu zırhlı araç ekipleri derhal olay yerine sevkedilmiş, bu esnada Kurami

sokaktan olay mahalline seyretmekte olan ..kod nolu

ekibe kimliği meçhul sahıslar tarafından ateş

edilmiş, ancak Kurami sokak ile Oklak

sokak'ın kesiştiği, 2 yaralı şahsın ilçemiz Devlet

Hastanesine götürüldüğü öğrenilerek, ....İdil yolu üzerinde, hastane önünde

küçük kalabalıkların oluştuğunun görülmesi üzerine...gerekli tedbir ve

tertipleri alınmıştır....İlçemiz Devlet Hastanesine yaralı olarak intikal

ettirilen şahıslardan...14 yaşlarındaki M.E. Hastanede ölmüş, ...R.Y ise ilk

tedavisine müteakib taburcu edilmiştir.''

9. Ateşli silahın veya kovanların ele geçirildiğine veya

Başsavcılıkça olay yeri incelemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve

belgeye dosyada rastlanmamıştır.

10. Yaralı olarak kurtulan R.Y. isimli şahsın ifadesi aynı gün

içinde kolluk görevlilerince alınmıştır. R.Y. ifadesinde özetle evine giderken

birden silah sesleri gelmeye başladığını, silah seslerinin nereden geldiğini

anlayamadığını, gelen bir mermi ile sol kolundan yaralandığını, kendisine kim

tarafından ve nereden ateş edildiğini görmediğini beyan ederek şikâyetçi

olmuştur.

11. Dosyadaki yakalama tutanağından, yaralıların tedavileri için

getirildikleri hastane önünde kolluk görevlilerine sözlü ve taşlı saldırılarda

bulunulduğu, grubu yönlendiren A.Ö. isimli şahsın "M.E.yi polisler vurdu, bunların baskılarına karşı çıkalım,

kahrolsun polisler, şerefsiz, haysiyetsiz polisler, polislere saldırın"

şeklinde halkı tahrik ettiğinin tespit edilmesi üzerine bu şahsın yakalandığı

anlaşılmıştır.

12. Başvurucunun kardeşinin ölümü ve diğer şahsın yaralanması

olayından bağımsız olarak bu şahıs hakkında aynı soruşturma dosyasında terör

örgütü üyesi olma suçundan tutuklama talebinde bulunulmuş ise de tutuklama

talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından A.Ö. isimli şahıs

hakkında ne gibi bir adli işlem yapıldığı (iddianame tanzimi veya kovuşturmaya

yer olmadığına dair karar) anlaşılamamıştır.

13. Başsavcılık tarafından 15/3/1992 tarihinde ölü muayenesi

işlemi yapılmıştır. Ölü muayene zaptında ölüm sebebi, "ölü katılığı ve ölü morluklarının henüz oluşmadığı,

sağ mastoit kemik üzerinde ebadı 05x05cm. Olan bir

ateşli silahlı mermisi giriş deliği ve sol göz orbitası

sol kenarında 1x1 ebadında ve parçaları yukarıda nelirtilen

merminin çıkış deliğinin olduğu, vücudunun be kafasının başkaca bir yerinde

herhangi bir darp ve cebir izinin olmadığı...kesin ölüm sebebi masif beyin doku

harabiyetindenintrakraniyal kanamadır. Klasik otopsi

yapılmasına gerek yoktur.'' şeklinde açıklanmıştır.

14. Başsavcılık, olayla ilgili soruşturma görevinin Diyarbakır

Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına (DGMBaşsavcılığı)

ait olması nedeniyle görevsizlik kararı vermiştir.

15. DGM Başsavcılığı 29/5/1992 tarihinde yazdığı yazı ile suç

faillerinin tespit edilerek yakalanmasına dair daimî arama kararı vermiştir.

16. 29/5/2012 tarihli bu karardan itibaren ilgili kolluk

birimleri her üç ayda bir olay faillerinin kimliklerinin tespit edilemediğine

ve yakalanamadığına dair yazılarını DGM Başsavcılığına göndermişlerdir.

17. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 29/6/2012 tarihinde yirmi

yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına

karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

''15/03/1192 tarihinde

Şırnak ili Cizre ilçesi Nur mahallesi Kurami ve Oğlak

sokak civarında yasadışı PKK terör örgütü ve yasadışı HİZBULAH terör örgütü

arasında çıkan çatışmada Mehmet EVREN isimli şahsın öldürüldüğü ve RAMAZAN

YILDIZ isimli şahsın yaralandığı,

Bu olayı gerçekleştiren şüpheli veya

şüphelilerin yapılan tüm araştırmalara rağmen kimliklerinin tespitinin mümkün

olmadığı, şüpheli veya şüphelilerin eylemlerinin bu haliyle 765 sayılı TCK'nun 125. Maddesi kapsamında kaldığı, bu madde de

öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında aynı yasanın 102/1 maddesine göre 20

yıllı dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen usûlî bir işlemin yapılamadığı, bu sürenin ise 15/03/2012

tarihinde dolduğu...''

18. Anılan karara karşı insanlığa karşı işlenen suçlarda

zamanaşımının işlemeyeceği gerekçesiyle yapılan itiraz, Diyarbakır 5. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 11/9/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

19. İtirazın reddine dair karar, başvurucu vekiline 23/10/2015

tarihinde tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucu 18/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

21. İlgili hukuk için bkz. Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, B.

No: 2014/15732, 24/1/2018, §§ 32-69.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 23/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu 1992 yılında PKK ile Hizbullah terör örgütleri

arasında çıkan çatışmada kardeşi M.E.nin öldürülmesi

nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada şüpheli

ve/veya şüphelilerin belirlenemediğini ve yakalanamadığını, soruşturmanın

etkili yürütülmediğini ve uzun sürdüğünü belirterek yaşam hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Başvuru Ehliyeti Yönünden

24. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı"

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

25. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak,

kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü kardeşinin

ölümü ilgili olarak etkili ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkindir. Bu nedenle

iddialar, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı

kapsamında incelenmiştir.

27. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, bu hakka yönelik bir

başvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvurucu, somut olayda yaşamını yitiren M.E. nin kardeşidir. Bu nedenle başvuru ehliyeti açısından bir

eksiklik bulunmamaktadır.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

28. Başvurunun başvuru yollarının tüketilmesi ve bu kuralla iç

içe girmiş bulunan otuz günlük başvuru süresi kuralı bakımından da ayrıca

değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

30. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

31. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken bir olayla ilgili

soruşturmanın etkili olup olmadığı yönünden inceleme yapabilmek için -mutlak

surette gerekli olmasa da- yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması

şartıyla ilgili kamu makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi,

bireysel başvuru ile getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun

olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

32. Başvurucuların yetkili makamlara müracaat etmelerine rağmen

doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa, başlatılan

soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl almışsa

başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul

olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidir (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira

soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde

anılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir

(Yasin Ağca, B. No: 2014/13163,

11/5/2017, § 121). Böyle bir

durumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları

veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmalıdır. Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma

yürütülmediğinin ne zaman farkına varmaları gerektiği her başvurunun şartlarına

bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 87;

Sultani Acar, B. No: 2014/16344, 22/3/2018, § 84).

33. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici

gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu ve soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını

tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir. Ancak bu hâlde

dahi soruşturmanın daha sonra etkisizleştiğini öğrenen başvurucular, durumun

farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde

bireysel başvuruda bulunmalıdır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 88; Sultani Acar, § 85).

34. Soruşturmanın etkisizliğinin fark edildiği veya fark

edilmesi gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuru yapılmayıp

zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmesinin beklenmesi hâlinde soruşturmaya konu olayın üzerinden geçen uzun

zaman gerçeklerin ortaya çıkmasını zorlaştıracak ve neredeyse imkânsız hâle

getirecektir. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi, devletin negatif ve pozitif

yükümlülüklerine gerçekten uyup uymadığını inceleyemeyecek; yaşam hakkının usul

boyutu yönünden yapacağı değerlendirmede yeniden yargılamaya karar veremeyecek

ve şartları gerçekleştiğinde sadece ihlali tespit edip tazminata

hükmedebilecektir. Oysa ölüm olayının sebep ve koşulları ile sorumluların

tespitine imkân veren etkinlikte bir soruşturma yapılması ve gerektiği takdirde

sorumluların caydırıcı bir ceza ile cezalandırılmaları için yeniden yargılamaya

karar verilebilmesinin benzer yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesinde oynadığı

rolün önemi tartışmasızdır (Adle Azizoğlu ve Sadat

Azizoğlu, § 89; Sultani Acar, §

86).

35. Somut olayda hadiseyle ilgili olarak resen soruşturma

başlatılmış, ölü muayene ve otopsi işlemleri yapılmış, olayla ilgili bilgi

sahibi olabilecek kişilerin ifadelerine başvurulmuş, olayın gelişimine dair

olay tutanağı düzenlenmiştir. Bununla beraber yukarıda açıklandığı üzere (bkz.

§ 9) dosya içinde başta başvurucunun kardeşinin ölümüne sebebiyet veren ateşli

silahın veya kovanların ele geçirildiğine veya Başsavcılıkça olay yeri

incelemesi yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.

36. Daimî arama kararından sonra gerek ilgili kolluk

birimlerince gerekse de ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca olayın

aydınlatılmasına ve faillerin tespitine yönelik herhangi bir soruşturma işlemi

yapılmamış, yalnızca faillerin tespitine çalışıldığı yönünde belli aralıklarla

kolluk görevlilerince tutulan ve zamanla sıradan hâle gelen tutanaklar

soruşturma evrakı arasına alınmıştır.

37. Somut olayda kardeşi M.E.nin

öldürülmesi ile ilgili şikâyetlerini yetkili makamlara iletmede

veyasoruşturmanınetkisizliğiyleilgilibireyselbaşvuruyapmadagüçlükçektiğiyönünde

herhangi bir iddiası bulunmayan başvurucu, yaşanan olayla ilgili iddia ve

şikâyetlerini yetkili makamlara iletmemiş ve yetkili makamlardan soruşturmayla

ilgili olarak toplanmasını istediği delillere dair herhangi bir talepte

bulunmamış veya bir delil sunmamıştır. Daimî arama kararı verilmesinin ardından

soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici bir gelişme yaşanmamış ve

soruşturmanın ilerlemesini sağlayıcı bir tedbir de alınmamıştır. Buna rağmen

adli süreç içinde soruşturmanın etkisizliğine ve böylece devletin etkin

soruşturma yapma yükümlülüğüne yönelik olarak herhangi bir iddiada bulunmayan,

delil ileri sürmeyen ve böylece aktif katılım göstermeyen başvurucu, sadece

bireysel başvuru yapmak için kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini ve

bu karara yaptığı itirazın sonuçlanmasını beklemiştir. Yürütülen soruşturmanın

etkisiz olduğu iddiası ile soruşturma sonucunu beklemesi gerekmeyen

başvurucunun Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları incelemeye başladığı

23/9/2012 tarihinden sonra yasal süresi içinde başvuru yapması gerekirken

18/11/2015 tarihinde yaptığı başvuru süresinde yapılmış bir başvuru olarak

kabul edilemez.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

23/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hasan SARAÇ

Başvurucu

:

Nurettin

EVRAN

Vekili

:

Av. Cihan

VESEK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/18070, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yıldırım
  12. Kömürcü
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Evran
  16. Vesek
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/18070
Tarih
23 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Adem Türkel Başvurusu (B. No: 2017/632)
  • Mehmet Ali Emir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/16482)
  • F.e. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15586)
  • Erkan Orakçı Başvurusu (B. No: 2015/7162)
  • Mehmet Mirza Adlığ Başvurusu (B. No: 2015/5408)
  • Naif Şaşma Başvurusu (B. No: 2015/3782)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.