İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Oktay Öztürk Başvurusu (B. No: 2013/6800)

1. Başvuru, formül gerekçelerle

Başvuru No2013/6800Tarih15 Ekim 2015Okuma10 dk · 2.072 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Oktay Öztürk Başvurusu

Karar tarihi
15 Ekim 2015
Başvuru Numarası
2013/6800
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.072 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, formül gerekçelerle

tutukluluğun devamına karar verilmesi ve tutukluluğun makul olmayan bir süredir

devam etmesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul

olmayan bir süredir devam etmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 19/7/2013 tarihinde

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 30/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

9/1/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular 13/1/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmiştir.

Bakanlık, görüşünü 11/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa

Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 20/2/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, karşı beyanlarını 25/2/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığının 2006/1229 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında başvurucu ve

diğer 19 şüphelinin 11/8/2006 ve 27/5/2010 tarihli iddianamelerle silahlı suç

örgütü kurup yönetmek, iki kişiyi öldürülmek, yedi kişinin öldürülmesine

teşebbüs etmek, bir kişi hakkında yağma eylemini gerçekleştirmek, bir kişi

hakkında yağma eylemine teşebbüs etmek suçlarından cezalandırılmaları talep edilmiştir.

9. Başvurucu, Kocaeli 3. Sulh

Ceza Mahkemesinin 1/5/2006 tarihli ve 2006/503 Değişik İş sayılı kararı ile

tutuklanmış ve aynı mahkemenin E.2006/231 sayılı dava dosyası kapsamında

yargılanmaya başlanmıştır.

10. Başvurucu vekili, tutukluluğun

yedi yıldır devam ettiğini belirterek 2/1/2013 tarihinde İstanbul 10. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2006/231 sayılı dosyasında, tutukluluğun devamına ilişkin

verilen karara itiraz etmiştir.

11. İstanbul 11. Ağır Ceza

Mahkemesinin 17/1/2013 tarihli ve 2013/23 Değişik İş sayılı kararıyla

tutukluluğun devamına ilişkin karara yapılan itiraz reddedilmiştir.

12. 28/3/2013 ve 28/5/2013

tarihlerinde duruşma yapılarak "....

mağdur beyanları, raporlar ve tutanaklar göz

önünde bulunduğunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular, suçlara

öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarına göre kaçma şüphesinin varlığını

gösteren olgular ve atılı suçların 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin 3. fıkrasında gösterilmesi tutukluma

nedenlerinin bulunduğu, ayrıca tutuklama nedenlerine göre de adli kontrol

hükümlerinin uygulanması yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü

olduğu anlaşılmakla; yine 5271 sayılı Kanun 'un 102. maddesinde Ağır Ceza

Mahkemesinin görevine giren işlerde tutuklu süresinin en çok 2 yıl olduğu, bu

sürenin zorunlu hallerde gerekçesi gösterilmek suretiyle 3 yıl daha

uzatılabileceği, diğer suçlarda tutuklama süresinin 1 yıl olduğu, zorunlu

hallerde 6 ay daha uzatılabileceği düzenlendiği, sanıklara atılı suçlar gerek

765 Sayılı gerek 26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun'larında

bağımsız olarak düzenlenmiş, her biri subutu halinde

ayrı cezayı gerektirdiği, 5271 sayılı Kanunu'na göre her suç ayrı bir kamu

davasına konu olup, kişisel, hukuki ve fiili bağlantılar nedeniyle kamu

davalarının birleştirilerek görülmesi mümkün bulunduğu, dosyamızda da sanıklara

atılı suçlar fiili, kişisel ve hukuki bağlantı nedeniyle birlikte kamu davasına

konu edilmiş ve aynı dosyada da yargılamaları sürdürüldüğü, davaların

birleştirilmesi halinde de suçlar bağımsızlıklarını koruduğundan her suç için

tutukluluk süresinin bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek

bu nedenle sanıkların birden çok Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren suçlardan

tutuklanmış olmaları ve kamu davasının kapsamı, sanık sayısı dikkate alınarak

yargılamanın alacağı zaman nedeniyle kanunda belirtilen tutukluluk sürelerinin

uzatılmasında zorunluluk bulunması, her suç yönünden gerekli olan tutukluluk

sürelerinin dolmamış olması" gerekçesiyle başvurucunun

tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.

13. 16/7/2013 tarihli duruşmada

26/6/2013 tarihinde dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapıldığı

belirtilerek yeni bir karar verilmemiştir.

14. Başvurucu 19/7/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. İstanbul 10. Ağır Ceza

Mahkemesinin 08.11.2013 tarihli ve E.2006/231, K.2013/194 sayılı kararıyla

başvurucunun, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün

hapis, M. Ö.yü kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 9

yıl 5 ay 10 gün hapis, K. D.yi kasten öldürme

suçundan 25 yıl hapis, Z. İ. E.yi kasten öldürme

suçundan müebbet hapis, M. T.yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 12 yıl 6 ay

hapis, N. K. D.yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan

11 yıl 8 ay hapis, S. S.yi kasten öldürmeye teşebbüs

suçundan 12 yıl 6 ay hapis, A. B.yi kasten öldürmeye

teşebbüs suçundan 12 yıl 6 ay hapis, M. N. K.yi

kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıl 2 ay hapis, A. İ.yi

kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 11 yıl 8 ay hapis, 10/7/1953 tarihli ve 6136

sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet

etmekten 5 yıl hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir.

16. Bu karar temyiz edilmiş olup

temyiz incelemesi hâlen devam etmektedir.

17. Bakanlık tarafından Anayasa

Mahkemesine sunulan görüş ve başvurucunun bu görüşe verdiği cevaptan

başvurucunun bireysel başvuru konusu yargılama dışında bir suçtan 19/8/2004

tarihinde gözaltına alındığı, 3/12/2009 tarihinde bu suçtan mahkûm olduğu, bu

kararın 30/3/2010 tarihli Yargıtay kararıyla onandığı ve 3/9/2011 tarihi

itibarıyla bu cezanın infazına başlandığı anlaşılmıştır.

18. Başvurucu 11/3/2014

tarihinde tahliye edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

19. 26/9/2004 tarihli ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81., 82. ve 220. maddeleri,

ve 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesi.

20. 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında

tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik

tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı

şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması

girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe

sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununda yer alan;

…

9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci

fıkralar hariç, madde 220),

…

(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis

cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı

verilemez.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 15/10/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun 19/7/2013 tarihli ve 2013/6800

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, tutukluluğun

Kanun'da belirtilen azami süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve uzun tutukluluk nedeniyle hak

ihlalinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Başvurucunun şikâyetinin

özü, kanunda öngörülen azami tutukluluk süresi aşılmasına rağmen tutukluluk

hâlinin devamına karar verilmesidir. Tutuklu olarak devam eden yargılamanın makul

sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının da ihlal edildiği

ifade edilmiş ise de başvuru formunun sonuç ve talep kısmında uzun tutukluluk

nedeniyle hak ihlaline karar verilmesi talep edildiğinden incelemenin, kanuni

tutukluluk süresinin aşılması iddiası çerçevesinde kişi hürriyeti ve güvenliği

kapsamında yapılması gerekir.

24. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem

ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

25. 6216 sayılı

Kanun'un "Bireysel başvuru usulü"

kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

26. Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir hukuk yoludur. Bu nedenle

kanunlarda yer alan idari ve yargısal başvuru yollarının bireysel başvurudan

önce tüketilmiş olması gerekir (Ömer Osman

Soylu, B. No: 2012/363, 5/3/2013, § 17).

27. Devam eden

tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda

şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını

haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit

yapıldığı takdirde buna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk hâlinin devamına

gerekçe olarak gösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece

kişinin serbest kalmasının yolu açılabilecektir. Dolayısıyla belirtilen

nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir karar alma amacıyla

yapılacak bireysel başvuruların, olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla

tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür (Korcan Polatsü, B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 30).

28. Bununla birlikte başvuru

yollarının tüketilmesi kuralının bir dereceye kadar esneklikle ve aşırı

şekilcilikten uzak olacak şekilde uygulanması gerekir. Buna ek olarak başvuru

yollarının tüketilmesi kuralı mutlak olmadığı gibi otomatik olarak

uygulanabilir nitelikte bir kural da değildir. Bu kurala uyulup uyulmadığının

denetlenmesi sırasında her bir olayın özel şartlarına dikkat edilmesi gerekir.

Yani bu kurala uyulup uyulmadığı denetlenirken hukuk sistemindeki biçimsel

hukuk yollarının varlığı dışında, bu yolların işlerlik kazandıkları genel

hukuki ve siyasal bağlam ile başvurucunun kişisel durumu da gerçekçi bir

biçimde dikkate alınmak zorundadır (Benzer yönde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

(AİHM) kararı için Akdıvar ve diğerleri/ Türkiye [BD], B. No:

21893/93, 16/9/1996, § 69). Son olarak davanın tüm koşulları çerçevesinde,

başvurucunun kendisinden başvuru yollarını tüketmek bağlamında beklenebilecek

her şeyi yerine getirip getirmediğini incelemesi gerekmektedir (Kozacıoğlu/Türkiye [BD], B. No: 2334/03, 19/2/2009,

§ 40).

29. “Bir suç

isnadına bağlı olarak tutuklu olma” durumunda,

tutukluluk süresinin kanuni süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla

yapılacak bireysel başvurunun, ilk derece yargılaması devam ederken

tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada, başvuru yolları tüketildikten

sonra veya serbest bırakılmadan itibaren başvuru süresi içinde yapılması

gerekir (Mehmet Emin Kılıç, B.

No: 2013/5267, 7/3/2014, § 28). Bununla birlikte anılan kural mutlak değildir.

Bazı hâllerde kuralın, hakların kullanılmasına engel olacak aşırı şekilcilikten

uzak bir şekilde esnek yorumlanması gerekebilir. Özellikle daha önce birçok kez tutukluluğun

devamı kararlarına itiraz edilmiş ve sonuç alınamamışsa veya tutukluluğun uzun

süredir devam ettiği durumlarda en son verilen tutukluluğun devamı kararına

itiraz edilmediği, dolayısıyla başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle

başvuru reddedilmemelidir (Serdar Ziriğ, B. No: 2013/7766, 2/7/2015, § 27).

30. Başvuru konusu yargılama

kapsamında 1/5/2006 tarihinde tutuklanan başvurucunun başka bir suç nedeniyle

19/8/2004 tarihinde gözaltına alındığı, 3/12/2009 tarihinde ikinci tutuklamaya

ilişkin yargılama sonunda mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar

verildiği anlaşılmaktadır. 3/12/2009 tarihi itibarıyla başvurucu hakkında,

başvuru konusu yargılama ve sonraki yargılamaya ilişkin olmak üzere iki ayrı

tutuklama kararı mevcut olmakla birlikte 3/12/2009 tarihli karar “suç isnadına

bağlı olarak” verilen bir tutuklama kararı olmamakta; hürriyetten yoksun

bırakılmanın nedenini bu aşamada İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet

hükmü oluşturmaktadır. Başvuru konusu yargılama kapsamındaki tutukluluk hâli bu

aşamada varlığını devam ettirmekte ise de 3/12/2009 tarihinde mahkûmiyet

hükmüyle birlikte verilen tutukluluğun devamına ilişkin karar, başvurucunun

hürriyetinin kısıtlanmasına tek başına ve “suç isnadına bağlı olma” hâlinden

bağımsız olarak neden olmaktadır. Bu nedenle 1/5/2006 tarihinde tutuklanmasıyla

başlayan başvuru konusu yargılama devam ettiği sırada, başka bir suçtan

3/12/2009 tarihinde verilen tutukluluk hâlinin devamını da içeren İlk Derece

Mahkemesinin mahkûmiyet kararıyla başvurucunun 1/5/2006 tarihinde başlayan

tutulma hâlinin kesintiye uğradığı sonucuna varmak gerekir. Anayasa Mahkemesi

tutukluluğun makul süre şartına uygunluğunun denetlenmesinde, bir suçtan

verilen tutukluluk kararı ile başka bir suçtan verilen mahkûmiyet kararının

kesişmesi durumunda, mahkûmiyet kapsamında çektirilen sürelerin makul süre

hesabına dâhil edilmeyeceğine karar vermiştir (Fikret

Eskin, B. No: 2012/348, 4/12/2013, § 49). Bu çerçevede başvuru

konusu yargılama kapsamında “suç isnadına bağlı olarak” tutulma hâlinin

1/5/2006 ile 3/12/2009 tarihleri arasında gerçekleştiği ve başvurucuya isnat

edilen suçların ağır olduğu dikkate alındığında tutuklu kalınan sürenin ilk

bakışta (prima facie) çok uzun

süreli olmadığı söylenebilir. Bu durumda başvuru konusu olayın, özel şartları

açısından dikkate değer bir durumunun olmadığı anlaşılmaktadır.

31. Başvurucunun başvuru

yollarını tüketmek bağlamında kendisinden beklenebilecek her şeyi yerine

getirip getirmediği açısından bakıldığında ise somut

olayda, başvuru formunda ihlal iddiasına dayanak karar olarak yargılamanın

yürütüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/231 sayılı dosyasında

verilen 16/7/2013 tarihli duruşma ara kararı gösterilmiş, sonrasında eksiklik

giderilmesi bildirimi üzerine sunulan başvuru formunda 17/1/2013 tarihli

kararla başvuru yollarının tüketildiği belirtilmiştir. Buna göre tutukluluğun

devamına ilişkin karara karşı itiraz yoluna başvuru üzerine verilen karar

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/1/2013 tarihli ve 2013/23 Değişik İş

sayılı kararıdır. Bu karardan sonra ve bireysel başvuru öncesinde gerçekleşen

duruşmalarda da tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş olmasına karşın

bunlara itiraz edildiğine dair bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Dolayısıyla

başvurucunun tutukluluğun devamı kararlarına karşı defaatle

itiraz ettiği ve sonuç alamadığı söylenemez. Açıklanan nedenlerle başvurucunun başvuru

yollarını tüketmek bağlamında bir çaba sarf etmediği sonucuna ulaşılmıştır.

32. İlk derece

yargılaması devam ederken tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada

başvuru yolları tüketildikten sonra bireysel başvuru yapılabileceği dikkate alındığında

tutukluluğun devamı kararına itiraz üzerine verilen 17/1/2013 tarihli karar

yönünden süre aşımı olduğu, bireysel başvuruda ilk olarak belirtilen ve

incelemeye esas alınan 16/7/2013 tarihli duruşmada verilen karar yönünden ise

olağan başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılmaktadır.

33. Açıklanan

nedenlerle başvuru konusu karara ilişkin olağan kanun yolu olan itiraz yoluna

başvurulmadığından başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun, kişi özgürlüğü

ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına

15/10/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : Oktay ÖZTÜRK Vekili : Av. Nazmi KÜÇÜKOSMANOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6800, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun, kişi özgürlüğü
  16. B. Yargılama giderlerinin
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6800
Tarih
15 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Sermet Gökçe Başvurusu (B. No: 2013/3736)
  • Sevinj İbrahimova Başvurusu (B. No: 2013/7512)
  • Kemal İnan Başvurusu (B. No: 2013/1524)
  • Mürsel Malkoç Başvurusu (B. No: 2013/9466)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Türkiye İş Adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Başvurusu (B. No: 2014/8691)
  • Mustafa Aydin Başvurusu (B. No: 2013/275)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.