İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Orhan Kahveci Başvurusu (B. No: 2014/17284)

1. Başvuru; mesleğe kabul esnasında girdiği sınavdaki sorulardan

Başvuru No2014/17284Tarih30 Ekim 2018Okuma12 dk · 2.387 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Orhan Kahveci Başvurusu

Karar tarihi
30 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2014/17284
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.387 kelime·12 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; mesleğe kabul esnasında girdiği sınavdaki sorulardan

bir kısmının iptal edilmesi sonucu gümrük müşaviri olarak mesleğe kabulü

yapılan başvurucunun, daha sonra hesaplama farklılığı nedeniyle başarısız

sayılmasına karar verilmesi ve yargısal sürecin uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. 2014/17284 numaralı başvuru 31/10/2014 tarihinde, 2015/15076

numaralı başvuru 8/9/2015 tarihinde yapılmıştır. Yapılan incelemede başvurucu

tarafından yapılan 2015/15076 numaralı başvurunun konu bakımından aynı

nitelikte olması nedeniyle 2014/17284 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve

incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. 2014/17284 Numaralı

Başvuruya Konu Olaylar

8. Başvurucu, Gümrük Müsteşarlığı (İdare) tarafından Öğrenci

Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) aracılığıyla 24/11/2002 tarihinde yapılan Gümrük Müşavirliği Ön Eleme Sınavı sonucu

başarılı sayılarak Mesleki Yeterlilik Sınavına

girmeye hak kazanmış, 18/1/2003 tarihinde yapılan Mesleki Yeterlilik Sınavında 68 puan alarak başarısız

sayılmıştır.

9. Başvurucu tarafından başarısız sayılmasına ilişkin işlemin

iptali istemiyle Ankara 6. İdare Mahkemesine (Mahkeme) dava açılmıştır.

Mahkemenin 31/10/2003 tarihli kararıyla başvurucunun sınav kağıdı sadece maddi

hata yönünden incelenerek davanın reddine karar verilmiştir.

10. Başvurucu anılan kararı temyiz etmiştir. Danıştay Onuncu

Dairesi (Daire), sınav sorularının yasal mevzuata uygun düzenlenip

düzenlenmediği hususunda bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmesi

gerekçesine istinaden 4/7/2005 tarihinde Mahkeme kararını bozmuştur.

11. İdarenin karar düzeltme istemi, Dairenin 9/6/2006 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

12. Mahkemece bozma ilamına uyarak bilirkişi raporu alınmıştır.

Bilirkişi raporuna göre hatalı soruların bulunduğu ve bu sorular için (+2) puan

verilerek yeniden yapılan hesaplamaya göre başvurucunun 76 puan alarak başarılı

sayılması gerektiği gerekçesiyle 28/12/2007 tarihinde dava konusu başarısız

sayılma işleminin iptaline karar verilmiştir.

13. İptal kararı üzerine başvurucu, gümrük müşavirliği izin belgesi ve bilge kullanıcı kodu almaya hak kazanmış

ve müşavirlik görevini yapmaya başlamıştır.

14. İdarenin kararı temyizi üzerine Daire 11/11/2008 tarihli

kararıyla hatalı bulunarak iptal edilen sorulara (+2) puan verilmesi yerine bu

soruların değerlendirme dışı bırakılıp ve geri kalan doğru soruların 100 puan

üzerinden değerlendirilerek her bir sorunun puan karşılığı bulunmak suretiyle

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği, bu yöntemle yapılan hesaplamaya

göre başvurucunun puanının 70’in altında kaldığı gerekçeleriyle iptal kararı

bozulmuştur.

15. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Dairece reddedilmiştir.

16. Mahkemenin 5/11/2009 tarihli kararıyla bozmaya uymayıp ısrar

edilmiş ise de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (Kurul) 16/12/2010

tarihli kararıyla Daire kararı doğrultusunda hatalı bulunarak iptal edilen

sorular değerlendirme dışı tutularak kalan sorular üzerinden puanın

hesaplanması gerektiği gerekçesine istinaden ısrar kararı oyçokluğuyla

bozulmuştur.

17. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Kurulun 24/5/2012

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

18. Kurulun bozma ilamı üzerine Mahkemenin 16/1/2013 tarihli

kararıyla dava reddedilmiştir. Karar, Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 30/10/2013 tarihli ilamıyla kararı onanmış, karar düzeltme istemi de

aynı Daire tarafından 11/6/2014 tarihinde reddedilmiştir.

19. Nihai karar, başvurucuya 10/10/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

20. Başvurucu 31/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. 2015/15076 Numaralı

Başvuruya Konu Olaylar

21. Danıştay Onuncu Dairesinin yukarıda belirtilen bozma ilamına

(§ 16) istinaden başvurucunun gümrük

müşavirliği izin belgesi iptal edilmiş ve bilge kullanıcı koduna bloke konulmuştur.

22. Bunun üzerine başvurucu izin belgesinin iptali ve kullanıcı

koduna bloke uygulanması işlemlerinin iptali istemiyle Ankara 12. İdare

Mahkemesine (İdare Mahkemesi) dava açmıştır.

23. İdare Mahkemesi 28/10/2011 tarihli kararıyla her ne kadar

Ankara 2. İdare Mahkemesi iptal kararı bozulmuşsa da Mahkemenin bozma ilamına

uymayarak ısrar ettiği dikkate alındığında ortada uygulanması gereken olumsuz

bir yargı kararı bulunmadığı gerekçesiyle izin belgesinin iptali ve kullanıcı

koduna bloke uygulanması işlemlerini iptal etmiştir.

24. Temyiz üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 11/4/2012 tarihli kararıyla Anayasa’nın 138. maddesi uyarınca

idarenin yargı kararlarına uymak ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis

etmek zorunda olduğu, kararın otuz gün içinde uygulanması gerektiği, ısrar

kararının bozulduğu, buna göre Mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis

edilen izin belgesinin iptali ve bloke uygulanması işlemlerinde hukuka

aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle İdare Mahkemesinin kararı bozulmuştur.

25. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Daire tarafından

reddedilmiştir.

26. Bozma kararına uyan İdare Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli

kararıyla bozma ilamındaki gerekçelerle dava reddedilmiştir.

27. Bu karara karşı yapılan temyiz talebi de Danıştay Onbeşinci Dairesinin 3/11/2014 tarihli kararıyla onanmış;

karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 29/5/2015 tarihli kararıyla

reddedilmiştir.

28. Nihai karar başvurucuya 11/8/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

29. Başvurucu 8/9/2015 tarihinde 2015/15076 numaralı bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

30. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Danıştay ile idare ve vergi mahkemeleri,

bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden

yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın

gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer

yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine

getirilmesi mecburidir.''

B. Uluslararası Hukuk

31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes

medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda

kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir…”

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bariz bir şekilde

keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına

karar vermenin kendi görevi olmadığını kararlarında ifade etmektedir. AİHM,

kanıtların elde edilme yöntemi de dâhil olmak üzere yargılamanın bir bütün

olarak adil olup olmadığını ve Sözleşme’deki bir

hakkın ihlali söz konusu ise tespit edilen ihlalin niteliğini inceleme konusu

yapmaktadır (Jalloh/Almanya [BD], B. No: 54810/00, 11/07/2006,

§ 95; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, §

125; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,

B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 699).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Hakkaniyete Uygun

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

34. Başvurucu; mesleki yeterlilik sınavına açtığı dava sonucu 2

puan ekleme yapılmak suretiyle sınavda başarı sayılması üzerine gümrük

müşavirliği izin belgesi aldığını ve gümrük müşaviri olarak çalıştığını, buna

karşın hesaplama yönteminin değiştirilerek sınavda başarısız sayılmasından

dolayı belgesinin iptal edildiğinden şikâyet etmiştir. Başvurucu; mesleki

yeterliliğini ispat ettiğini, artık kendisi yönünden kazanılmış hakkın söz

konusu olduğunu, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma ilamında belirtilen puan

hesaplama yönteminin tüm adaylara uygulanmadığını, başarısız sayılmaları

gereken kişilere söz konusu yöntemin uygulanmaması ve kazanılmış hak

gerekçesiyle bu kişilerin gümrük müşavirliği yapmasına izin verilmesi nedeniyle

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca idari işlemin ancak

belirli bir süre içinde geri alınabileceğini belirten başvurucu, aksi durumda

hukuki güvenliğin söz konusu olamayacağını, sekiz dokuz yıl gümrük müşavirliği

hizmeti verdiğini ve mesleki yönden yetersiz olduğuna dair herhangi bir tespit

bulunmadığını beyan ederek makul sürede yargılama yapılmadığını da ekleyerek

Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde, bozma kararının gereklerinin idare

tarafından uygulanma zorunluluğu olduğu, hukuka aykırılığı açık olan her

işlemin idare tarafından her zaman geri alınabileceği, başvurucunun mesleğe

giriş şartlarını taşıyıp taşımadığının yargı kararlarıyla belirlendiği

hususlarının demokratik toplum gereklerine uygun olma ve kazanılmış hak

bağlamında yapılacak değerlendirmede gözetilmesi gerektiği vurgulanarak, özel

hayat saygı hakkının ihlal edilmediği yönünde kanaat belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

36. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında

değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

38. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu

yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan

sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

39. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu

olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.

3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı

Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin

birinci fıkrasına adil yargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin

gerekçesine göre "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu

uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınmış olan adil yargılama hakkı

metne dahil" edilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde herkesin

adil yargılanma hakkına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amacının Sözleşme'de düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasal

güvence altına almak olduğu anlaşılmaktadır (Yaşar Çoban, B. No: 2014/6673,

25/7/2017, § 53).

40. Adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı, uyuşmazlığın

çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından

dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna

sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir

(Naci Karakoç, B. No: 2013/2767,

2/10/2013, § 22).

41. Öte yandan hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk

güvenliği ilkesi oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010 ve

E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı

amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,

bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de

yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını

gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de

idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,

net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî

uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM,

E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013).

42. Başvuru konusu olayda başvurucu, gümrük müşavirliği mesleki

yeterlilik sınavında başarısız sayılması üzerine açtığı dava esnasında

bilirkişilerce yapılan hesaplama yöntemi doğrultusunda başarılı sayılarak

gümrük müşavirliği izin belgesi almış ve yaklaşık 8-9 yıl gümrük müşaviri

olarak çalışmıştır. Devam eden yargılamada yapılan hesaplama yönteminin hatalı

olduğuna dair Danıştayın bozma kararı sonrasında

yeniden başvurucunun puanı hesaplanarak başvurucunun başarısız sayılacağına

karar verilmiş ve akabinde izin belgesi iptal edilmiştir.

43. Mahkemelerin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde davanın konusunun, başvurucunun katıldığı mesleki yeterlilik

sınavında başarısız sayılması işleminin iptali ve buna dayanarak çıkarılan izin

belgesinin iptali işleminin iptali istemi olduğu, bu kapsamda iddiaların özünün

derece mahkemeleri tarafından delillerin ve mevzuatın değerlendirilmesinde ve

yorumlanmasında isabet olmadığına, esas itibarıyla yargılamaların sonucunun

hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

44. Sonuç olarak başvurucuya gümrük müşavirliği izin belgesi

verilmesinin yargı kararına uyulması amaçlı olduğu, öte yandan yargı kararının

sonradan bozulabileceğinin öngörülebilir bir durum olduğu gözönünde

tutulmalıdır. Ayrıca başvurucu, yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya

da kanıt sunmadığı gibi mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilmemiştir.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesi

kararının bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

de içermediği anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

46. Başvurucu somut başvuruya konu yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında Anayasa Mahkemesi;

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu, ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

47. Ferat Yüksel kararında özetle;

anılan başvuru yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda

kolaylık sağlaması nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli

itibarıyla ihlal iddialarına makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum

olmadığı ve tazminat ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında

başka türlü telafi olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli

giderim sağlama imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde

bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat

Yüksel, §§ 35, 36).

48. Mevcut başvurularda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

50. Başvurucu, bireysel başvurularından sonra 11/1/2016

tarihinde ek beyan dilekçesi vererek Kurula katılan üyelerden üçünün Danıştay

Onuncu Dairesinin üyeleri olduğunu belirterek bu üç üyenin ısrar kararını

inceleyen Kurulda yer almasının tarafsız mahkemede yargılanma hakkını ihlal

ettiğini, özellikle karar düzeltme aşamasında talebin yirmi oya karşın on dokuz

oyla reddedildiği gözönüne alındığında yargılamanın

tarafsız olarak yapıldığının söylenemeyeceğini ileri sürmüştür.

51. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1)

numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği,

başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün

içinde yapılması gerekir.

52. Somut olayda nihai karar başvurucu tarafından 10/10/2014

tarihinde öğrenilmiş, 31/10/2014 tarihinde bireysel başvuru yoluna gidilmiştir.

Öğrenme tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra

başvurucunun bu kez 11/1/2016 tarihinde ek beyan dilekçesi verdiği

anlaşıldığından ek beyan dilekçesinde ileri sürülen iddiaların incelenmesi

mümkün değildir.

53. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Elif

ÇELİKDEMİR ANKITCI

Başvurucu

:

Orhan

KAHVECİ

Vekili

:

Av. Erkan

HACIOSMANOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/17284, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. 2014/17284 Numaralı
  7. B. 2015/15076 Numaralı
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Hakkaniyete Uygun
  13. B. Makul Sürede
  14. C. Diğer İhlal İddiaları
  15. A. 1. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine
  16. C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Çelikdemir Ankıtcı
  22. Kahveci
  23. Hacıosmanoğlu
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/17284
Tarih
30 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Tasfiye Halinde Nuri Aykon Gazetecilik Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/956)
  • Burcu Demirkaya ve Yücel Demirkaya Başvurusu (B. No: 2015/1232)
  • Gündoğdular Gıda Madencilik Tem. Oto. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/1122)
  • Murat Buttanrı ve Suna Buttanrı Başvurusu (B. No: 2015/13136)
  • Mehmet Memiş Başvurusu (B. No: 2015/5380)
  • Ercan Altınok Başvurusu (B. No: 2015/4760)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.