İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gündoğdular Gıda Madencilik Tem. Oto. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/1122)

1. Başvuru, tazminat davasında karar gerekçesinin yeterli

Başvuru No2015/1122Tarih30 Ekim 2018Okuma10 dk · 2.039 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Gündoğdular Gıda Madencilik Tem. Oto. İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
30 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/1122
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.039 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tazminat davasında karar gerekçesinin yeterli

olmaması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Millî Savunma Bakanlığına (MSB) bağlı askerî birliğin yakıt

ihtiyacı için kömür alım ihalesi düzenlemiştir.

9. Başvurucu şirket ihaleye iştirak etmiş ve kazanmıştır. MSB

ile yapılan 12/5/2006 tarihli satış sözleşmesiyle başvurucu şirket, ihale

şartnamesinde nitelikleri belirtilen 2.500 ton linyit kömürünü bedeli

karşılığında satmayı taahhüt etmiştir. İhale şartnamesinde kömürün tanımı,

niteliği, tipi, kömür tanelerinin boyutu, numune alma vemuayene

yöntemleri ile muayene yöntemlerinde izlenecek sıranın yanı sıra ihaleyi

kazanan firma ile yapılacak idari şartname hususları yer almaktadır.

10. Başvurucu şirket taahhüt ettiği kömürü 18/9/2006 ve

21/9/2006 tarihinde iki parti hâlinde ilgili askerî birliğe teslim etmiştir.

11. İlgili askerî birlik yetkilileri teslim edilen kömürü

muayene ederek 22/9/2006 tarihli fiziki muayene tutanağını düzenlemiştir. Söz

konusu muayene tutanağında teslim edilen kömürün çeşit, tip ve ambalaj

itibarıyla şartnameye uygun olmadığı belirtilmiştir.

12. Başvurucu şirket yetkilisinin itirazı üzerine aynı tarihte

itiraz muayenesi yapılmışsa da düzenlenen muayene tutanağında benzer gerekçe

ile kömürün şartnameye uygun olmadığı belirtilmiştir.

13. MSB teslim edilen bir kısım kömürün farklı cinste bulunduğu

ve bir kısım ambalajın yırtık olduğu gerekçeleriyle başvurucu şirketin teslim

ettiği kömürün ihale şartnamesine uygun olmadığını ileri sürerek 29/9/2006

tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir.

14. Başvurucu şirket ile yapmış olduğu sözleşmeyi fesheden MSB,

askerî birliğin yakıt ihtiyacını 13/10/2006 tarihinde doğrudan temin ve

pazarlık usulüyle -1.625 ton kömürü rayiç bedeli

üzerinden- satın alarak karşılamıştır.

15. Başvurucu şirket 13/10/2006 tarihinde Diyarbakır 1. Asliye

Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla zarar tespiti yaptırmıştır. Anılan tespitte

sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın 330.250 TL olduğu belirtilmiştir.

16. Başvurucu şirket 26/10/2006 tarihli dilekçesiyle ihale

sonucunda düzenlenen satış sözleşmesinin MSB tarafından haklı bir neden olmadan

feshedilmesi nedeniyle maddi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin

hakları saklı kalmak kaydıyla 330.250 TL'nin tahsiline karar verilmesini

istemiştir.

17. MSB, başvurucunun edimini gerektiği gibi yerine getirmemesi

nedeniyle sözleşmeyi haklı nedene dayanarak feshettiğini ve ilgili askerî birliğin

yakıt ihtiyacı için ikinci bir ihale yapmak zorunda kaldığını, iki ihale

arasındaki 100.786,75 TL fark kadar zarara uğradığını belirterek bu farkın

yasal faizi ile başvurucu şirketten tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava

açmıştır. MSB tarafından açılan bu dava aralarındaki fiilî ve hukuki bağlantı

nedeniyle ilk dava ile birleştirilmiştir.

18. Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) yapmış olduğu

yargılamada başvurucu şirket tarafından teslim edilen kömürün ihale şartnamesi

ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı başka bir ifadeyle davalı

MSB'nin sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı yönünde

araştırma yapmıştır. Bu kapsamda kömürün hâlen istiflenmiş olduğu sahada maden

mühendisi bilirkişiler vasıtasıyla birden fazla keşif yaptırmış ve buradan elde

edilen veriler akademik unvanı bulunan maden mühendisi bilirkişilere göndererek

bir sonuca ulaşmaya çalışmıştır. Söz konusu bilirkişiler düzenledikleri

raporlarda inceleme konusu kömürün ebatı, kükürt

miktarı, nem durumu, ısı değeri ve kül miktarını belirtir raporlar

düzenlemişlerdir. 31/7/2008 tarihli bilirkişi raporunda kömürün özellikleri

itibarıyla şartnameye uygun olup olmadığı hususunda bir değerlendirme

yapılmamış, buna karşılık 8/7/2010 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi, teslim

edilen kömürü temsil ettiği kuşkulu olan numune üzerinde yapılan teknik

inceleme ve analizlere göre teslim edilen kömürün şartnamedeki belirtilen

niteliklere uygun olduğunu bildirmiştir.

19. Mahkemece kömürün niteliği hususunda bilirkişi vasıtasıyla

yapılan incelemeden sonra sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı

ve zararın varlığı hâlinde miktarı hususunda ayrı bir bilirkişi incelemesi

yaptırılmıştır. Bu hususta düzenlenen 10/1/2011 tarihli raporda başvurucu şirket

tarafından kömürün fiziksel muayenesiyle yetinilmeyerek laboratuvar incelemesi

yapılması talep edilmişse de taraflar arasındaki sözleşmede fiziksel muayenenin

yeterli olduğu hususu kararlaştırılmış olup yapılan kömür teslimatı sözleşmeye

uygun olmadığından başvurucu şirketin herhangi bir talepte bulunamayacağı

belirtilmiştir. İtiraz üzerine aynı konuda düzenlenen 10/4/2012 tarihli raporda

benzer saptamalara yer verilmiş ve ilk rapora ek olarak davalı/karşı davacı

MSB'nin yapmak zorunda kaldığı ikinci ihale nedeniyle uğramış olduğu zarar

miktarı belirtilmiştir.

20. Mahkeme 18/9/2012 tarihli kararla başvurucunun davasının

reddine ve karşı davanın kısmen kabulü ile 99.956,25 TL'nin sözleşmenin fesih

tarihi olan 29/6/2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile başvurucu

şirketten tahsiline karar vermiştir. Mahkeme gerekçeli kararında, başvurucunun

12/5/2006 tarihli sözleşme uyarınca davalı idareye 2.500 ton kömür teslim

ettiği ancak teslim edilen bu kömürün yapılan kimyasal analizlerle belirlendiği

üzere sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı saptamasında

bulunmuştur. Mahkeme bu saptamadan hareketle sözleşmenin feshinin haklı ve

başvurucu şirketin ikinci ihalede ortaya çıkan farkı ödemek zorunda olduğu

sonucuna ulaşmıştır.

21. Hüküm başvurucu şirket tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 26/5/2014 tarihinde hükmü onamış ve 1/12/2014

tarihinde de karar düzeltme isteğini reddetmiştir.

22. Nihai karar 22/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu

şirket 16/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun iddiaları

24. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

25. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu, ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek etkililiğini

tartışmıştır.

26. Anılan kararda özetle; anılan başvuru yolunun kişileri mali

külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması nedenleriyle

ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına makul bir

başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat ödenmesine imkân

tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi olanakları sunması

nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına sahip olduğu

hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa

Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı

şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat

Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin

bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak

başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı

vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35-36).

27. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu şirket, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu

Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim üyesi olan bilirkişiler tarafından

düzenlenen iki ayrı raporda teslim edilen kömürün şartnameye uygun olduğu

belirtilmiş olmasına ve dosyada bu raporların aksini gösterir başkaca teknik

rapor bulunmamasına rağmen hangi nedenle bu raporların dikkate alınmadığının

kararda gösterilmediğini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

30. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli

karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok kararında

vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul

edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

31. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

32. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve kişileri denetlemeyi amaçlamakta; tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda kendi

adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin

sağlanması için de gerekli olmaktadır (Sencer

Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

33. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı olarak yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de davanın esas sorunlarının

incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56).

34. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucunu etkilemesi,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve

diğerleri, § 35).

35. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu

kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve

yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul

veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden

olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri,

§ 39).

36. Mahkeme; taraflar arasındaki uyuşmazlığı başvurucu şirketin

üstlenmiş olduğu 2.500 ton kömürün tesliminden ibaret edimini ihale şartnamesi

ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği şeklinde tespit etmiştir.

Mahkeme, kömürün fiziksel ve kimyasal niteliklerine ilişkin bilirkişi

raporlarıyla ile dosya içindeki hesap uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen

raporlara atıf yaparak teslim edilen kömürün ihale şartnamesi ve sözleşmede

kararlaştırılan niteliklere uygun olmadığı gerekçesiyle hükmünü kurmuştur.

37. Bu durumda yapılan yargılama sonunda hükme ulaşılması için

yeterli gerekçe (bkz. § 20)

bulunduğu, kanun yolu aşamasında değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesinin

uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

39. Başvurucu şirket, fiziki muayene tutanağında teslim edilen

kömürün şartnameye uygun olmadığı belirtilmişse de kömürün şartnameye uygun

olup olmadığının ancak kimyasal analizler sonucunda tespit edilebileceğini,

ODTÜ öğretim üyesi bilirkişi tarafından yapılan kimyasal analiz sonucunda

düzenlenen rapordan bu kömürün istenilen niteliklere sahip olduğunun

belirlendiğini ve bu durumda muayene tespit tutanağının aksi ispatlandığından

sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu şirket ayrıca,

çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişiye müracaat mümkün

ise dehukuki konularda bilirkişi dinlenemeyeceğinden

mali müşavir ve Sayıştay emekli denetçisi tarafından düzenlenen raporun hükme

esas alınamayacağını iddia etmiştir. Başvurucu şirket karşı dava yönünden de

birinci ve ikinci ihaleye konu olan kömürün farklı olması nedeniyle iki ihale

arasında fiyat farkı oluştuğunu ve bu husus dikkate alınmadan aleyhine karar

verildiğini belirterek mülkiyet hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

40. Anayasa mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B.No: 2012/969,18/9/2013, §

16). Başvurucu, mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüşse de bu

yöndeki iddialarını aleyhe verilen mahkeme kararının sonucuna dayandırdığından

iddiaları bir bütün olarak adil yargılanma hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir.

41. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve sonuçlar Anayasa

Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

42. Somut olayda Mahkeme, tarafların iddia ve savunması ile

ihale şartnamesi, bu şartnameye uygun olarak düzenlenen sözleşme, muayene

teslim tutanakları, bilirkişi raporları ile dosya kapsamını değerlendirerek bir

sonuca varmıştır. Bu itibarla başvurucu şirket tarafından ileri sürülen

iddialar, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının

yorumlanmasına ilişkin olup mahkeme kararlarında bariz takdir hatası veya açık

bir keyfîlik oluşturan bir hususun da bulunmadığı

dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucu : Gündoğdular Gıda Madencilik Tem. Oto. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. Selahattin KAYA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/1122, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Gerekçeli Karar
  9. C. Diğer İhlal İddiaları
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. M. Emin KUZ
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/1122
Tarih
30 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Murat Buttanrı ve Suna Buttanrı Başvurusu (B. No: 2015/13136)
  • Mehmet Memiş Başvurusu (B. No: 2015/5380)
  • Ercan Altınok Başvurusu (B. No: 2015/4760)
  • Berivan Tedik Yeşiltepe ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/17206)
  • Ayten Akboz ve İlyas Akboz Başvurusu (B. No: 2015/12382)
  • Aısha Fares Başvurusu (B. No: 2015/18701)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.