İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özgen Acar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15241)

1. Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin İnternet sitesinde

Başvuru No2015/15241Tarih31 Ekim 2018Okuma16 dk · 3.292 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Özgen Acar Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
31 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/15241
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.292 kelime·16 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin İnternet sitesinde

yer alan bir habere erişimin engellenmesi kararı verilmesinin ifade ve basın

özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamışlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu Oğuz Güven, olayların meydana geldiği tarihte,

ulusal ölçekte yayın yapan Cumhuriyet gazetesinin yayın yönetmeni; başvurucu

Özgen Acar, içeriğine erişimin engellenmesi kararı verilen haberin yazarı olan

gazetecidir. Başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı da Cumhuriyet gazetesinin ve

gazetenin internet sitesinin yayımcısıdır.

10. Bahse konu gazetenin internet sitesinde 30/6/2015 tarihinde

başvurucu Özgen Acar tarafından kaleme alınan “Bellek

Kayması!” başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Haberin ilgili kısmı

şöyledir:

“…

Devletin Valileri!

Bizim ‘Gezi Parkı’ olayının benzeri Nev York’ta 28 Haziran 1969’da ‘Christopher

Park’ yakınındaki ‘Stonevall Inn

(Taşduvar Hanı)’ adlı barda yaşandı. Polis,

eşcinsellerin barını basınca, direniş başladı. Çevreden katılanlarla olay

büyüdü, polis baskısını yitirdi. Sonrasında eşcinseller ABD’de örgütlenip “Christopher Parkta’ gösteriler düzenlediler.

Bu olay dünyada eşcinsellerin özgürlüklerinin

başlangıcıydı. Türkiye’deki eşcinseller de öteki ülkelerde olduğu gibi, 28

Haziran’da İstanbul’da ‘gökkuşağı’ simgeleriyle ‘onur yürüyüşü’ yapar oldular.

Ne ilgisi varsa, valiliğin ‘ramazan’ gerekçesi

ile bu yılki yürüyüş yasaklanıp TOMA’larla

püskürtüldü. Bir Türk eşcinsel ile bu yıl evlenen ABD’nin İstanbul Başkonsolosu

ve eşi ile İstanbul’daki bir stanbu diplomatı,

korumaları olmaksızın yürüyüşe katıldılar.

Ünlü şarkıcı Lady

Gaga ‘Kim bu liderler? Kutlama yapan masum insanlara saldırıyı bırakın. Bu

insanlık dışıdır!’ sözleriyle, taa ABD’den tepki

gösterdi.

İstanbul Valisi, her kimse, kalktı ‘Grup …’nın konserini yasakladı. Bereket İstanbul Bölge İdare

Mahkemesi bu keyfi kararı iptal etti. Konser Bakırköy’de coşkuyla yapıldı.

Temmuz 1970’te ABD’deki ünlü Monterey Jazz Festivali’nde

dinlediğim 68 kuşağının öncülerinden, ünlü şarkıcı Joan

Baez de sahne aldı. Baez, ‘Müziğin

yasaklanması bir acz, zavallılık belirtisi!’ dedi. Lady Gaga ve Baez’in tepkilerinin

dünyada nasıl dalgalandığını düşünün!

Ne demişler? ‘Balık baştan kokar … ‘Valiler ve

büyükelçiler ‘hükümetin’ değil, ‘devletin’ temsilcileridir! Günümüzde valiler

Sultan’ın emir kulu oldular.

Afyonkarahisar Valisi …’nin,

bir AKP adayının aracına ceza kesmek isteyen trafik polisine ‘… o. Ç.’ Dediği

basına yansıdı.

Patlayan cephanelikte şehit olan 25 askerin

cenaze törenine giden Genelkurmay Başkanı Orgeneral …’ye kilim, sucuk, lokum

hediye etmesi alay konusu oldu.

Atatürk’ü anma töreninde bazı vatandaşlar

hükümet aleyhinde gösteri yaparken, Adana Valisi …’nin

de istifasını istediler. Bir vatandaşı parmağıyla işaret ederek ‘Seninle

konuşacağım!’ diyen vali ‘Buyurun şimdi konuşalım’ yanıtını alınca ‘Aılah belanı versin, diyen o gavatı

bana getirin!’ diye hakaret etmişti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı …, Yozgat Valisi …’nin seçim öncesinde AKP adayları ile 600’e yakın köyü

ziyaret ettiğini öne sürdü!

Şanlıurfa Valisi …, Akçakele

sınır kapısındaki olaylar hakkında bilgi soran gazeteciler hakkında ‘Tehdit

IŞİD değil, bu gazeteciler!’ diyerek, aralarında muhabirimiz … ile birlikte

bazı meslektaşları gözaltına aldırdı.

Ağrı’da kent ormanının temel atılışında

belediyenin ‘logosuna’ yer verilmeyişini eleştiren DBP’li

Başkan …’ye Vali …, ‘Vücut kimyam bozuldu. Titriyorum şu anda … Gerek yok!’

dedi.

Karadeniz’de 8 ilin yaylalarını birleştiren

karayolunun doğayı tahribine karşı çıkanlara Rize Valisi …, ‘Tepkiyi

anlamıyorum!’ yorumunu yaptı.

Edirne Valisi …, onarılan Yahudilerin sinagogu

için, İsrail’in Mescidi Aksa baskınını anımsatarak ‘O eşkıyalar Müslümanları

katlederken, biz burada onlara sinagog yapıyoruz. İçimdeki büyük kinle

konuşuyorum!’ dedi.

Ama ne oldu 17 yaşındaki … eski stanbul Valisi …’nin ‘marjinal,

örgüt üyesi’ sözlerine açtığı tazminat davasında, 10 bin lira kazandı… Tuz

değil, artık Sultan’ın devleti kokuyor …’

11. Haberde bahsi geçen Adana Valisi (başvuru konusu olayda

müşteki), gerçeği yansıtmayan haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde

olduğunu ileri sürerek internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde

bulunmuştur.

12. Sakarya 1. Sulh Ceza Hâkimliği 8/7/2015 tarihinde haberin “Devletin Valileri” alt başlığında bulunan

içeriğine erişimin engellenmesine karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili

kısmı şöyledir:

“Talebe

konu yayının içeriği incelendiğinde; Atatürk’ü anma törenlerinde bazı

vatandaşların hükümet aleyhine gösteri yaparken Adana Valisi …’nin istifasını istedikleri, bir vatandaşı parmağı ile

göstererek ‘seninle konuşacağım’ dediğini, ‘buyrun

konuşalım’ yanıtını alınca ‘Allah belanı versin diyen o gavatı

getirin bana’ diye hakaret ettiğinin belirtildiği böylece kamuoyunun bilgisinde

olan fakat güncelliğini yitirmiş bir haberin bu şekilde yazıya konu edilmesi

Vali olan talepte bulunanın devlet idaresinde ve toplumdaki yerinin küçük

düşürülmesine yol açacağı, dolayısıyla kişilik hakkını ihlal edici nitelikte

olduğu kanaatine varılmakla 5651 sayılı Kanunun 9. Maddesi uyarınca talebin

kabulü ile http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazısı/309933/Bellek_Kaymasi_.html

adresinde 30.06.2015 tarihinde ‘Bellek Kayması!’ başlığında ‘Devletin Valileri’

alt başlığı ile talepte bulunan …’ye ilişkin olarak yayımlanan kısma erişimin

engellenmesine dair aşağıdaki yazılı hüküm tesis edilmiştir.”

13. Sakarya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararında muhatap olarak

gösterilen başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’ın anılan karara itirazı

Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/7/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvuruculara 19/8/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucular 31/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için bkz. Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, §§ 21-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucular; erişimi engellenen haberin hakaret

içermediğini, şikâyet konusu olayın gerçek olduğunu, olaya ilişkin videonun

televizyon kanallarında yayımlandığını ve sayısız habere konu edildiğini iddia

etmişlerdir. Başvurucular, güncelliği kalmadığı gerekçesiyle erişimin

engellenmesine karar verilen habere konu olayın henüz iki yıl önce meydana

geldiğini ve kamusal görev üstlenen bir vali hakkında olduğunu ifade

etmişlerdir. Başvurucular, yayımlanmasında kamu yararı bulunan haberin

kamuoyundan tümüyle saklanması anlamına gelen erişimin engellenmesi kararını

vermek için toplumsal ihtiyaç baskısı bulunmadığını belirterek ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

19. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) ifade özgürlüğü ile bireyin şeref ve itibarının

korunmasını isteme hakkının dengelendiği bir dizi kararı zikredilmiş;

başvurucuların ifade özgürlüğü ile müştekinin şeref ve itibarının korunmasını

isteme hakkı arasında demokratik bir toplumun gerekleri dikkate alınarak adil

bir dengenin kurulması gerektiği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

20. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. Maddesi

ve “Basın hürriyeti” kenar

başlıklı 28. Maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(26)

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi

makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek

serbestliğini de kapsar…

Bu hürriyetlerin kullanılması,…

başkalarının şöhret veya haklarının,… korunması … amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri

hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Üçüncü Başvurucu

Yönünden

21. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

22. Somut olayda başvurucu Yeni Gün Haber Ajansının hukuk

sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda

bulunduğu anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun üçüncü başvurucu yönünden

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Birinci ve İkinci

Başvurucu Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

25. Ulusal ölçekte yayın yapan gazetenin internet sitesinde

yayımlanan habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme

kararı ile başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede

bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. Maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. Maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. Maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, … yalnızca Anayasanın

ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, … demokratik toplum düzeninin … gereklerine ve

ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. Maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

28. Kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette bulunulmamıştır.

Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet

Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen

Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. Maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

29. Başvuruya konu habere erişimin engellenmesine ilişkin

kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç

taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

30. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(§§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun’un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında Bazı

Tespitler

31. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiştir (Ali Kıdık, §§ 55-63). Mahkemeye göre bu usul; kanun

koyucunun internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin

yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekilde

korunması ihtiyacı nedeniyle öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir

koruma tedbiri kararıdır, dolayısıyla istisnai bir yoldur(Ali Kıdık, §

55).

32. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun’un 9. Maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

33. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesine

göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının korunması

için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucuna ulaşmıştır (Ali Kıdık, §§

66, 67).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

34. Somut olayda erişimin engellenmesine karar verilen haber

30/6/2015 tarihinde gazetenin internet sitesinde yayımlanmıştır. Haber, merkezî

idarenin ildeki yürütme organının başı olan valilerin kişi hak ve

hürriyetlerine yaklaşımını konu almaktadır. Haberde; çeşitli illerin valileri

tarafından toplumsal olaylarda sergilenen tutum ve davranışlara yer verilmekte,

bu valilerin kişi hak ve özgürlüklerine yönelik yasaklayıcı ve baskıcı bir

tutum sergilediği iddia edilmekte, toplumsal olaylara yönelik yersiz

müdahalelerin yurt dışında da tepki çektiği belirtilmekte, müştekinin de

aralarında bulunduğu bazı valilerin devletin değil hükûmetin temsilcisi

sıfatıyla hareket ettiği ileri sürülmektedir. Müşteki ile ilgili olarak ayrıca

hükûmet aleyhinde gösteri yapan ve kendisinin de istifasını isteyen bir

vatandaşa müştekinin argo bir kelime kullanarak hakaret ettiği iddiasına yer

verilmektedir.

35. Söz konusu haber, olayların meydana geldiği tarihte ve hâlen

iktidarda bulunan partinin politikalarını eleştirel bir üslupla ele aldığı

bilinen ve ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin internet sitesinde

yayımlanmıştır. Haberde devletin valilerinin hükûmet temsilcisi gibi hareket

ettikleri iddiası, çeşitli olaylarda valilerin sergiledikleri tutumlar örnek

verilerek ispatlanmaya çalışılmıştır. Başvurucuların bu iddialarına dayanak

olarak verdikleri örneklerden birini de müştekinin Atatürk’ü anma töreni

esnasında bir vatandaşa yönelttiği sözler oluşturmuştur.

36. Söz konusu haberin ilin en büyük mülki idare amiri olarak

kamusal görev üstlenen valilerin toplumsal olaylara yaklaşımı ile ilgili

olduğu, dolayısıyla kamu menfaatine ilişkin bulunduğu ve bilgilendirme

değerinin yüksek olduğu tartışmasızdır. Buradan çıkan sonuca göre haberde bir

ilin valisi olan müşteki ile ilgili bazı iddiaların yayımlanmasının kamusal

faydası yüksek bir tartışmaya katkı sunduğunda kuşku bulunmamaktadır.

37. Müşteki; haberin gerçeği yansıtmadığını, haber nedeniyle şeref

ve itibarının zedelendiğini ileri sürerek 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesine

göre internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur. Sakarya 1.

Sulh Ceza Hâkimliğince müştekinin talebi kabul edilmiştir. Mahkeme kararının

gerekçesinde güncelliğini yitirmiş olan bir olayın habere konu edilmiş

olmasının valinin devlet idaresinde ve toplumdaki yerinin küçük düşürülmesine

yol açacağı belirtilmiştir.

38. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verebilmenin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına

müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §

32). Buna karşın somut olayda ilk derece mahkemesi şeref ve itibara yapıldığı

ileri sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama yapılmadan, gecikmeksizin ve

süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya koyabilmiş değildir. Haber

içeriklerinin incelenmesinden de 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesine göre içeriğe

erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durum

bulunmadığı görülmektedir.

39. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları nedeniyle

bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen

müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi edilmesi olduğu nazara

alındığında -özellikle somut başvuruya konu benzer uyuşmazlıklar açısından-

koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha yüksek başarı şansı

sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları olduğu anlaşılmaktadır.

Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında içeriğe erişimin

engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman sahiptir (Ali Kıdık, §

86).

40. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişimin

engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterli

kabul edilemez.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. Maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa’nın 28. Maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

3. 6216 Sayılı Kanun’un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. Maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

43. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

44. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).

45. Mehmet Doğan

kararında Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama yapmakla görevli derece

mahkemelerinin yükümlülüklerine ve ihlalin sonuçlarını gidermek amacıyla derece

mahkemelerince yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Buna göre

Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi amacıyla yeniden

yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul kanunlarında düzenlenen

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak yargılamanın yenilenmesi

sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın kaldırılması hususunda derece

mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı

verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir

derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine

bırakılmıştır. Derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yapmakla yükümlüdür (Mehmet Doğan,

§ 59).

46. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gereken

şey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafından

bir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali

gideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,

kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit

edilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır.

Bu çerçevede ihlal, yargılama sırasında gerçekleştirilen usule ilişkin bir

işlemden veya yerine getirilmeyen usule ilişkin bir eksiklikten kaynaklanıyorsa

söz konusu usul işleminin hak ihlalini giderecek şekilde yeniden (veya daha

önce hiç yapılmamışsa ilk defa) yapılması icap etmektedir. Buna karşılık

ihlalin idari işlem veya eylemin kendisinden ya da (derece mahkemesince yapılan

veya yapılmayan usul işlemlerinden değil de) derece mahkemesi kararının

sonucundan kaynaklandığının Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edildiği

hâllerde derece mahkemesinin usule dair herhangi bir işlem yapmadan, doğrudan,

mümkün olduğunca dosya üzerinden önceki kararının aksi yönünde karar vererek

ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırması gerekir (Mehmet Doğan, § 60).

47. Başvurucular, ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

48. Anayasa Mahkemesi başvurucular tarafından yayımlanan haberin

içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucuların ifade ve

basın özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

49. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’ın ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

50. Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan

başvurucuların bu sürede uğradıkları bütün zararları gidermemektedir. Üstelik

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmekle birlikte başvurucuların muhatap oldukları yargısal süreç devam

etmektedir. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden

yargılama suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’a müştereken net 4.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

51. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90

TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama

giderinin başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’a müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvurunun başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

2. İfade ve basın

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvurucular Oğuz Güven ve Özgen

Acar yönünden KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR’ün

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Anayasa’nın 26. Ve 28. Maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüğünün başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar yönünden

İHLAL EDİLDİĞİNE Serdar ÖZGÜLDÜR’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Sakarya 1. Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/1396 Değişik İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’a MÜŞTEREKEN net 4.000

TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 1. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90

TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama

giderinin başvurucular Oğuz Güven ve Özgen Acar’a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

2. Başvurucu Yeni Gün Haber Ajansı tarafından yapılan yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

31/10/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Erişimin engellenmesi kararının salt çekişmesiz bir dava sonucu

verilmesinin yasa koyucunun takdir hakkına giren bir konu olduğu, şeref ve

itibara yönelik saldırıların ivedilikle bertaraf edilmesi ve korumasız

kalmaması amacıyla öngörülen bu sistemin tek başına ifade özgürlüğünü (ve/veya

basın özgürlüğünü) ihlâl ettiği varsayımının yarışan haklar arasından birine

daima öncelik tanınması gibi bir sonuca yol açacağı, “… diğer ceza veya hukuk

yollarının daha yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili

başvuru yolları olduğu…” ve bu nedenle erişimin engellenmesi talebinde

bulunanın bu yollara başvurabileceği şeklindeki çoğunluk görüşünün, erişimi

engellenen yönünden de geçerli olduğu ve öncelikle onun bu hukuki yollara

başvurması gerektiği, dolayısiyle bu yollara

gidilmeden yapılan bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kanaatine

ulaştığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Özgen

ACAR

2. Oğuz

GÜVEN

3. Yeni Gün

Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A. Ş.

Vekili

:

Av. Tora

PEKİN

Üye Serdar ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/15241, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. E. 1. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90
  12. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Karşı Oy Gerekçesi
  15. Özgüldür
  16. Gökcan
  17. Acar
  18. Güven
  19. Pekin
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/15241
Tarih
31 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Hüsnü Şimşek Başvurusu (B. No: 2015/9734)
  • Bayram Üstündağ Başvurusu (B. No: 2015/18510)
  • Cevahir Yüce Başvurusu (B. No: 2015/999)
  • Öner Çalışkan Başvurusu (B. No: 2016/15774)
  • Mustafa Taş Başvurusu (B. No: 2017/23968)
  • Hüseyin Şen Başvurusu (B. No: 2015/17800)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.