İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ramazan Odabaşı Başvurusu (B. No: 2013/9294)

1. Başvurucu, Ankara ili

Başvuru No2013/9294Tarih22 Haziran 2015Okuma12 dk · 2.486 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ramazan Odabaşı Başvurusu (2)

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/9294
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.486 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Ankara ili

Polatlı ilçesi Hacıtuğrul köyü 823 ve 827 parsel

numaralı taşınmazların miras bırakanına ait olduğu iddiasıyla 13/6/2008

tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil

davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, yargılamanın halen

devam ettiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 18/12/2013

tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön

incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 9/9/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

6/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş,

Adalet Bakanlığınca 6/1/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmuştur.

6. Adalet Bakanlığı görüşüne

karşı başvurucu, 16/1/2014 tarihinde cevap vermiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, K.U.’ya ait taşınmazların yarı hissesinin noterde

düzenlenen vasiyetname ile miras bırakanı N.U.’ya

intikal ettiği, Ankara ili Polatlı ilçesi Hacıtuğrul

köyü 823 ve 827 parsel numaralı taşınmazların miras bırakanına ait olduğu

iddiasıyla 13/6/2008 tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye

Hazinesi ve K.U. miras şirketi aleyhine açtığı davada tapu kayıtlarının iptal

edilerek taşınmazların kendi adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda

tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

9. Mahkemenin, 12/4/2012 tarih

ve E.2008/283, K.2012/214 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

10. Temyiz incelemesi sonucunda

ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/3/2013 tarih ve E.2012/13660, K.2013/4296

sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Kararın ilgili

kısımları şöyledir:

“Dosya arasında

bulunan davacı tarafın dayandığı mahkeme ilamları ile toplanan delillere göre

davacının K.U.’dan intikalen

gelen mallar üzerinde gerek vasiyetname gerek mirasçılık belgesi yolu ile miras

hakkı olduğu, annesi H.O.’dan dolayı diğer

mirasçıların adına tereke temsilcisinin de buna muvafakat ettiği anlaşılmakta

ise de davada dayanılan Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1985/408

K.1987/282 sayılı kararında dava konusu 823 ve 827 parsel sayılı taşınmazlara

ilişkin bir açıklama veya hüküm bulunmamaktadır. Davacının bu parsellerle

ilgili daha sonra açtığı bir dava veya lehine sonuçlanan bir mahkeme ilamı da

yoktur. Aynı parsellerle ilgili hasımsız açılan ve usulden redle

sonuçlanan Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/12/2009 tarih 2005/249 esas

2009/91 karar sayılı ilamının lehe veya aleyhe sonuç yaratması da düşünülemez.

Bu durumda dava konusu parsellerle ilgili olmayan mahkeme ilamının tapuda infazının

yapılmamasından Tapu Sicil Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Cumhuriyet Savcılığının

sorumlu olması da düşünülemez. Bu açıklamalar ve belirlenen olgu karşısında

Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine göre Hazinenin

tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Aleyhe alınmış bir ilam

olmadığına göre K.U.’nun terekesinin de sorumlu

tutulmasında isabet bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının davasının tümü ile

reddine karar verilmesi gerekirken benzer ilamlardan hareketle dosya kapsamına

uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması doğru

değildir.”

11. Karar düzeltme istemi, aynı

Dairenin 18/11/2013 tarih ve E.2013/13771, K.2013/16828 sayılı ilâmı ile

reddedilmiştir.

12. Mahkemece bozma kararına

uyularak, E.2013/405 sayılı dava dosyasında yargılamaya devam edilmiştir.

13. Başvurucu ve arkadaşı,

Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin E.1978/283, K1983/303 sayılı, mirasçılık

belgesi verilmesine dair kararın infaz edilebilmesi için Polatlı 1. Asliye

Hukuk Mahkemesince verilen ve K.U.’nun dava konusu bu

iki parsel dışındaki tüm taşınmazları bakımından uygulanan E.1985/408,

K.1987/282 sayılı kararının, Ankara ili, Polatlı ilçesi, Hacıtuğrul

köyündeki 823 ve 827 parsel numaralı taşınmazlar bakımından da aynen

uygulanması istemiyle 17/12/2013 tarihinde Maliye Hazinesi ve F.A. aleyhine

Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.

14. Başvurucu, 18/12/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. Mahkemece, 31/12/2013

tarihinde, dava dosyasının Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2013/405

sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir.

16. Polatlı 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinin 29/4/2014 tarih ve E.2013/405, K.2014/203 sayılı kararıyla asıl

davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme ayrıca, bozma ilamında değinilen

hususlardan hareketle başvurucunun, K.U.’dan intikalen gelen mallar üzerinde gerek vasiyetname, gerek

mirasçılık belgesi yolu ile miras hakkı olduğunu, annesi H.O.’dan

dolayı diğer mirasçılar adına tereke temsilcisinin de buna muvafakat ettiğini,

davaya dayanak yapılan Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1985/408

K.1987/282 sayılı kararında dava konusu olan 823 ve 827 parsel numaralı

taşınmazlara ilişkin bir açıklama veya hüküm bulunmadığını, davacının bu

parsellerle ilgili daha sonra açtığı bir dava veya lehine sonuçlanan bir

mahkeme ilamının da olmadığını belirtmiş ve başvurucunun talebinin reddine

karar vermiştir.

17. Karar, 12/6/2014 tarihinde

başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir.

B. İlgili

Hukuk

18. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/11/2001 tarih ve 4721

sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. ve 716. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 22/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 18/12/2013 tarih ve 2013/9294

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, Ankara ili

Polatlı ilçesi Hacıtuğrul köyü 823 ve 827 parsel

numaralı taşımazların miras bırakanına ait olduğu

iddiasıyla 13/6/2008 tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye

Hazinesi ve K.U. miras şirketi aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasında

usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, yargılamanın halen devam ettiğini

ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun, açtığı tapu iptali ve tescil davasında usul ve

yasaya uygun yargılama yapılmadığını, yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına

ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar.

Başvurucunun anılan ihlal iddiaları yargılama sürecinin adil olmadığına ilişkin

olduğundan, bu iddiaların tamamı adil yargılanma hakkının ihlali iddiası

kapsamında nitelendirilmiştir. Başvurucunun, makul sürede yargılama yapılmadığı

yönündeki iddiası ise ayrıca incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılama Sürecinin Adil Olmadığı İddiası

22. Başvurucu, açtığı tapu

iptali ve tescil davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüşünde,

başvuruya konu davada verilen kararın kesinleşmediği, başvurucu tarafından dile

getirilen yasaya uygun yargılama yapılmadığı iddiasına ilişkin kanun yollarının

tüketilip tüketilmediği yönünde bir değerlendirme yapılması gerektiği

belirtilmiştir.

24. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı beyanında, başvuru yollarının tüketildiğini bildirmiştir.

25. Anayasa'nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

". Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması şarttır."

26. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da

ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

27. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, "ikincil nitelikte bir kanun yolu"

olup bu yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.

28. Temel hak ve özgürlüklere

saygı, devletin tüm organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun

davranılmadığı takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine başvurulmalıdır (B. No: 2013/8674,

16/10/2014, § 29).

29. Bireysel başvurunun ikincil

niteliği gereği, başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği

iddialarını öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu

mercilere sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için

gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları

önünde ileri sürülüp takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline

ilişkin iddialar, Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz

(B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).

30. Başvuru konusu olayda,

başvurucu 13/6/2008 tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu

iptali ve tescil davasında ilgili tapuların iptal edilerek taşınmazların kendi

adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

31. Mahkemenin, 12/4/2012

tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, temyiz incelemesi sonucunda

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/3/2013 tarihli ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi

kararının bozulduğu, karar düzeltme isteminin ise aynı Dairenin 18/11/2013

tarihli ilâmı ile reddedildiği, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya

uyularak yargılamaya devam edildiği, başvurucu ve arkadaşı tarafından

17/12/2013 tarihinde Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın

Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2013/405 sayılı dosyasında

birleştirildiği, yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 29/4/2014 tarihli

kararıyla asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, hükmün, 12/6/2014

tarihinde başvurucu tarafından temyiz edildiği ve temyiz incelemesinin halen

devam ettiği anlaşılmıştır.

32. Başvurucu her ne kadar usul

ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, bu nedenle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüşse de ihlal iddialarına konu yargılamanın halen

devam ettiği ve söz konusu iddiaların temyiz incelemesinde ileri

sürülebileceği, bu anlamda başvuru yollarının tüketilmediği belirlenmiştir.

33. Açıklanan nedenlerle, hukuk

sisteminde düzenlenen başvuru yolları usulüne uygun olarak tüketilmeden temel

hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin "başvuru

yollarının tüketilmemiş olması" nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Süresinin Makul Olmadığı İddiası

34. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

35. Başvurucu 13/6/2008

tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil

davasında yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, Anayasa’nın

36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

36. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

37. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde

göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

41-45).

38. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu,

tapu iptali ve tescil davasında, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri

Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

39. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 13/6/2008’dir.

40. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin

devamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

41. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde 13/6/2008 tarihinde Polatlı 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinde açılan davada, 12/4/2012 tarihinde davanın kabulüne karar

verildiği, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/3/2013

tarihli ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, karar düzeltme

isteminin ise aynı Dairenin 18/11/2013 tarihli ilâmı ile reddedildiği, Polatlı

2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yargılamaya devam edildiği,

başvurucu ve arkadaşının 17/12/2013 tarihinde Maliye Hazinesi ve F.A. aleyhine

Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın, aralarında hukuki ve fiili

bağlantı olduğu gerekçesiyle Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava ile

birleştirildiği, yapılan yargılamada Mahkemenin 29/4/2014 tarihli kararıyla

davaların reddine karar verildiği, kararın 12/6/2014 tarihinde temyiz edildiği

ve temyiz incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmıştır.

42. 6100 sayılı Kanun’un

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin

etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

43. Başvuruya konu tapu iptali

ve tescil davasının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi

olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf

sayısı gibi kriterler dikkate alındığında, somut başvuru açısından farklı bir

karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, yargılamanın uzun

sürmesinde, başvurucuya atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmakta olup,

söz konusu yaklaşık yedi yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan

bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

45. Başvurucu, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edilmesi nedeniyle 246.955,83 TL maddi, 500.000,00

TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

46. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar

başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

47. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık yedi yıldır devam eden yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya net

5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

48. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

49. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

50. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık yedi yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını

ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir

yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Yargılama sürecinin adil olmadığı yönündeki iddiasının başvuru yollarının tüketilmemiş olması" nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 5.000,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE

başvurucunun diğer taleplerinin reddine,

C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Yargıtaya

gönderilmesine,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Ramazan ODABAŞI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9294, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucuya net 5.000,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. E. Kararın bir örneğinin Yargıtaya
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9294
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Hüsamettin Kemal Esiner Başvurusu (B. No: 2013/1949)
  • Kemal Kerinçsiz Başvurusu (B. No: 2014/1035)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/251
  • Seyhan Azaklı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13606)
  • Nezihe Çoksüer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7289)
  • Fikret Kemal Tekin Başvurusu (B. No: 2013/3019)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.