İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sadık Sabancılar Başvurusu (B. No: 2013/3536)

1. Başvuru, başvurucuya gönderilen bir mektubun Ceza İnfaz

Başvuru No2013/3536Tarih4 Şubat 2016Okuma13 dk · 2.646 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sadık Sabancılar Başvurusu

Karar tarihi
4 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/3536
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.646 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucuya gönderilen bir mektubun Ceza İnfaz

Kurumunca alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyeti ile

ayrımcılık yasağının ve Derece Mahkemelerinin başvurucunun taleplerini

reddetmesi sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/5/2013 tarihinde Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 16/6/2015 tarihinde,

başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 16/6/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 3/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığa

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/7/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

5/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 11/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. (Kapatılan) ErzurumDevlet Güvenlik

Mahkemesinin 29/4/1998 tarihli ve E.1997/174, K.1998/139 sayılı kararı ile

"Anayasal düzeni zorla değiştirmeye

çalışma" suçunu işlediği kanaati ile başvurucunun müebbet ağır

hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

9. Başvurucunun hapis cezasını çekmekte olduğu Kırıkkale F Tipi

Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, C.O. isimli bir kişi tarafından

başvurucu adına mektup gönderilmiştir. Mektubun içinde ayrıca sekiz fotoğraf

bulunmaktadır.

10. Fotoğraflarla beraber gönderilen mektubun ilgili kısmı

şöyledir:

" Merhabalar Sadık

Arkadaş,

Yeni yılını en içten dileklerimizle

kutluyoruz. Bir "nasılsın" ile başlatayım mektubu. Gönderdiğin kart

ve mektuplardan iyi olduğun anlaşılıyor. Hep böyle umutlu ve dirençli kalmanı

temenni ederiz. Takvimini aldık, emeğine sağlık. Aldık, büronun cafe bölümüne astık. ... Dergisi çalışmalarının İstanbul'da

başlamasıyla birlikte büro da hareketlendi. O yüzden büroyu biraz revize ettik.

Yalnız büroyu dergi değil aynı zamanda sanat, kültür çalışmaları ve tartışmalar

için de kullanıyoruz. İsmini de "..." olarak değiştirdik. İçerisinde

bir odayı dergi odası olarak kullanıyoruz. Özellikle geçen sene atölye çalışmalarımız

çok yoğun geçti. Bu sene ise biraz daha tartışma ağırlıklı geçiyor...Çeşitli

üniversitelerden arkadaşlarımız var. Lise çalışmamız da başlamak üzere. Çeşitli

sektörlerden arkadaşlar da buraya gelip gidiyorlar. Yani buralar hareketli. Biz

de bu hareketliliğin hakkını vermeye, kendimizi bu yönde geliştirip,

değiştirmeye uğraşıyoruz. Ben liseyi İzmir'de okudum. Lisedeyken tek tek

hepinizin isimlerini H.A.'dan kaynaklı bilirim. Ve

hikayelerinizi öğrenmeye çalışırdık hep beraber. Sen o zamanlar Edirne'deydin

sanırım. Devrimciliğe ilk adımımı attığımda sizlerle tanıştım esasında. Ve

şimdi hep birlikte sizin yolunuzdan yürümeye uğraşıyor çabalıyoruz. Zor ve

çetrefilli bir yol ancak; sizler de yitirdiklerimiz de bize güç veriyor. Bu

arada ben E.Y.'nin görüşçüsüydüm. Çoğu zaman

görüşüyoruz. Son görüşmemizden senin boncuktan kuşlar, resimler işlediğini

söyledi. Sanırım birkaç tane fotoğraf istemişsin. Bulabildiğimi koyacağım

mektubun içine. Eğer yaptıklarından bir tane de bize gönderirsen çok seviniriz.

Hepsini bir yere mi işleyeceksin yoksa ayrı ayrı mı bilmiyorum. Eğer hepsi bir

arada olursa bize ondan göndermeni isteriz. Öyle değil ise M.T. olabilir. Bu

benim kişisel isteğimi tabi ki. Onun bakışlarını çok beğeniyorum. Baktığı yerde

çok güzel bir şey görüyormuş gibi bakıyor. Neyse Sadık Arkadaş yavaş yavaş

bitiriyorum. Bu mektupla tanışmış olduk. Bu arada ben ...Üniversitesinde

okuyorum. ".." okur-yazar herkes seni özlemle kucaklıyor. Ve bol bol

selam ediyor. Yeni mücadele yılını kutluyoruz.

Özgür yarınlarda görüşeceğiz

HOŞÇAKAL

Not: Bu mektubu yeni yıla girerken

yollamıştım. Ancak iki defa geri geldi. Nedenini bilemiyorum Sadık Arkadaş.

Geldikten sonra biraz geç gördüm sanırım. Ondan 3 ay gibi bir gecikmeyle tekrar

gönderiyorum. Bu aksaklık için affınıza sığınıyoruz. Özlemle kucaklıyoruz.

18.03.2013..."

11. Bu fotoğraflarda uzun namlulu silah taşıdığı görülen bir

kadının yer aldığı, bu fotoğrafla beraber bir başka kadın fotoğrafında da büyük

harflerle "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!"

yazıldığı görülmektedir. Diğer fotoğraflarda ise sadece ilgili kişilerin

büyütülmüş vesikalık resimleriyle beraber isimleri yer almaktadır. Söz konusu

fotoğraflarda yer alan kişilerden bazılarının güvenlik güçleriyle yaşadığı

çatışmalar sebebiyle hayatta olmadıkları medyada yer alan haberlerden yola

çıkılarak tespit edilmiştir.

12. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 25/3/2013

tarihli ve 2013/177 sayılı kararıyla "hükümlüye

gönderilen mektup içerisinde belli bir terör örgütüne mensup kişilerin fotoğraflarının

olması, ayrıca hükümlüye gönderilen 1 sayfalık mektubun içeriğinde ise örgütsel

ifadelere rastlanılması sebebi ile terör örgütü propagandası yapıldığı" gerekçesine

istinaden mektubun hükümlüye verilmeyerek alıkonulmasına karar verilmiştir.

13. Başvurucu, Disiplin Kurulunun anılan kararına karşı

Kırıkkale İnfaz Hâkimliği nezdinde şikâyet yoluna başvurmuş, İnfaz Hâkimliği

9/4/2013 tarihli ve E.2013/217, K.2013/242 sayılı kararı ile başvurucunun

şikâyetini reddetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

"Hükümlü Sadık Sabancılar'a C.O. tarafından

gönderilen mektubunun içeriğinde örgütsel içerikli fotokopi şeklinde

fotoğraflar olduğu ve örgütsel propoganda yapıldığı,

5275 sayılı kanunun 68.maddesi 3 fıkrasında yer alan ''kurumun asayiş ve güvenliğini

tehlikeye düşüren,görevlileri hedef gösteren, terör

ve çıakar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütü

veya suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan,kişi

ve kuruluşları paniğe yöneltecek yalan yanlış bilgileri,tehdit

ve hakaret içeren mektup,faks ve telgraflar hükümlüye

verilmez'' hükmü gereğince mektubun alıcısına verilmemesinedair

25/03/2013 tarih ve 2013/177sayılı karar kanuna uygun olduğundan ..."

14. Başvurucunun anılan ret kararına karşı yaptığı itirazın,

Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 30/4/2013 tarihli ve 2013/469 Değişik İş

sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir.

15. Başvurucuya anılan karar 6/5/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 13/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında (B. No: 2013/1822, §§ 16-19) hükümlü ve tutukluların

gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından

yapılan müdahalelere ilişkin mevzuata yer verilmekle beraber 17/6/2015 tarihli

ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in 15.

maddesi şöyledir:

"Hükümlüler, oda sistemine geçmiş ceza infaz kurumlarının koğuş,

oda ve eklentilerinde, bir adet kafes ile bir çift kanarya, bülbül veya

muhabbet kuşu gibi küçük kafes kuşu bulundurabilir. Henüz oda sistemine

geçmemiş diğer ceza infaz kurumlarında, kafes ve kuş sayısı idare tarafından

belirlenir.

Koğuş veya odada kuş bulundurulabilmesi için,

birlikte kalan hükümlülerin rızalarının alınması zorunludur.

Hükümlülerin kendilerini geliştirmeleri için

gerekli görülen eğitim ve kültürel çalışmalarında kullanabilecekleri

malzemeleri, koğuş, oda ve eklentiler dışında, idare tarafından uygun görülecek

yerlerde ve denetim altında bulundurmasına ve kullanmasına kurum olanakları

çerçevesinde izin verilebilir.

Hükümlüler,

kendilerine idare tarafından verilen nevresim takımı ve battaniye dışında,

kantinden temin edilmek şartıyla bir adet nevresim takımı ve iklim koşulları

değerlendirilerek idarenin uygun göreceği sayıda battaniye bulundurabilir.

Kantinden temin edilmek koşuluyla, her odada

bir adet, on kişiden fazla mevcudu olan koğuşlarda ise iki adet, kumar

niteliğinde olmayan ve idarece belirlenen, satranç takımı gibi oyunlara ait

malzemeler bulundurulabilir.

Her oda

veya koğuşta, idare tarafından yaptırılan panolara asılmak ve kurum kantininden

temin edilmek koşuluyla birer adet Türk bayrağı, Atatürk resmî, gazete kupürü,

haber, yazı fotoğraf ve takvim bulundurulabilir.

Her

hükümlünün kendisine ayrılan yattığı yer veya dolabında, aile fertlerinin

fotoğraflarına ait albüm bulundurmasına izin verilir.

Hükümlüler nişan ve evlilik yüzüğü, küpe,

kolye, toka, tespih ve kol saati ile kantinden temin edilmek koşuluyla bir adet

masa saati ve bir adet top bulundurabilir.

Bayan

hükümlüler, kantin aracılığı ile satın aldıkları makyaj malzemelerini koğuş

veya odalarında bulundurabilir.

Ceza

infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde

satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini

tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve

eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin

4/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; özgür biçimde haberleşmesinin dış dünyayla ilişki

kurması ve dış dünyaya hazırlanması anlamında büyük önem arz ettiğini ancak

kendisine gönderilen başvuruya konu mektubun Cezaevi İdaresince engellendiğini,

idarenin yasal ve meşru bir nedene dayanmaksızın sürekli benzer uygulamalar

yaptığını, bunun yanı sıra Derece Mahkemelerince Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (Sözleşme) ilkeleri aleyhine taleplerinin reddedildiğini ve benzer

konularda aynı şekilde kararlar verildiğini, gelenekselleşen sol ifadelerin

örgütsel iletişim olarak değerlendirildiğini, mektup ve fotoğraflarda sakıncalı

bir durum olmadığını engellenen diğer mektuplardan da bilmekte olduğunu ifade

ederek haberleşme hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini;

derece mahkemelerine başvuru yolunun etkili olmadığını, ayrımcılık yasağının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

19. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi neticesinde

başvurucunun iddialarının özü, kendisine gönderilmek istediği mektubun Cezaevi

idaresince sakıncalı görülerek gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

kısıtlanmasına ilişkindir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu sebeple başvurucunun bütün iddiaları

haberleşme hürriyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) de haberleşme alanında ifade özgürlüğünün Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS/Sözleşme) 8. maddesi ile güvence altına alındığını

hatırlatmaktadır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72…, 25/3/1983, § 107; Fazıl Ahmet Tamer/Türkiye, B. No:

6289/02, 5/12/2006, § 33).

20. Başvurucunun, kendisine gönderilmek istenen mektubun ve

eklerinin sakıncalı olduğuna karar verilmesi nedeniyle anayasal haklarının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca

başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Başvurucu ve Bakanlık Görüşleri

21. Başvurucu, kendisine gönderilen mektubun anayasal haklarını

ihlal ettiğini, şikâyet ve itiraz yollarından da sonuç alamadığını belirterek

tazminat talebinde bulunmuştur.

22. Bakanlık görüşünde, AİHM içtihatları hatırlatılarak

başvurucunun iddialarının bu kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği

bildirilmiştir.

23. Başvurucu, Bakanlık görüşünde ifadelerini yinelemiştir.

b. Genel İlkeler

24. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 28-34) kararında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi

idareleri tarafından yapılan müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir.

c. İlkelerin Olaya Uygulanması

i. Müdahalenin Varlığı

25. Somut olayda İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararıyla

başvurucuya gönderilen mektubun ve mektupla beraber gelen fotoğrafların

sakıncalı olduğuna karar verilmiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu

makamları tarafından başvurucunun haberleşme hürriyetine bir müdahalede

bulunulmuştur.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı,

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın;

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın ilgili

maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik

toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

Kanunilik

27. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 37-46) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerin "kanunilik"

ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda bu sonuçtan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

Meşru Amaç

28. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 47-50) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerde "meşru amaç"

ilkesine ilişkin genel ilkelere yer verilmiştir.

29. 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasında

“Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye

düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya

diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya

kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti

içeren mektup, faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği,

hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada

belirtilen sebeplerin, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış

olan kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi genel amacı çerçevesinde

cezaevinde güvenliğin ve disiplinin sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.

30. Somut olayda Disiplin Kurulu Başkanlığınca başvurucuya

gönderilen mektupların sakıncalı bulunarak alıkonulması, hükümlüye gönderilen

mektup içinde belli bir terör örgütüne mensup kişilerin fotoğraflarının olması

ve gönderilen bir sayfalık mektupta terör örgütünün propagandasının yapılması

sebeplerine dayandırılmıştır.

31. Bu kapsamda başvurucunun mektuplarının Cezaevi Disiplin

Kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin;

kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ile cezaevlerinde asayiş ve güvenliğin

sağlanması amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine

ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna

varılmıştır.

Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olma ve

Ölçülülük

32. Başvurucu; mektup ve fotoğraflarda sakıncalı bir durum olmadığını,

bunu engellenen diğer mektuplardan bildiğini, benzer konularda sürekli aynı

şekilde kararlar verildiğini, sol ifadelerin örgütsel iletişim olarak

değerlendirildiğini ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Bakanlık görüşünde, AİHM kararlarında ceza infaz

kurumlarında bulunan kişilerin yazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlı

başına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermeyeceği belirtilmiş; başvuruya konu

mektubun gönderilmemesinin amaçlanan hedefler açısından orantısız olup

olmadığı, bu bağlamda demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülülük ilkesine

uygun olup olmadığı açısından değerlendirmede bulunulmasının gerekli olduğu

vurgulanmıştır.

34. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 58-68) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelerde demokratik toplum düzeninde gereklilik ve ölçülülük ilkesi

yönünden genel ilkelere yer verilmiştir.

35. Somut olayda mektup içeriğinden, göndericinin başvurucuyu

doğrudan tanımadığı ve başvurucu ile benzer bir suçtan hüküm giydiği düşünülen

bir başka kişinin isteği doğrultusunda iletişim kurduğu, ayrıca başvurucunun

daha önceden kendi emeğiyle bir takvim yaparak bunun göndericinin de bulunduğu

bir adrese yolladığı anlaşılmaktadır. Mektup içeriğinden bahse konu

fotoğrafların gönderilme sebebinin esas olarak başvurucunun bu kapsamda benzer

bir faaliyet içinde bulunmak istemesinden kaynaklandığı söylenebilir.

36. Mektubun başvurucuya verilmemesinin sebebi, ilk önce

fotoğraflarda yer alan kişilerin belli bir terör örgütü mensubu kişiler

olmasına dayandırılmıştır. Bunun yanı sıra, mektup içerisinde geçen ifadelerde

örgütsel ifadelere rastlanılması sebebiyle bir sayfalık mektubun da başvurucuya

verilmemesine karar verilmiştir.

37. Mektupta, göndericinin arkadaşlarıyla beraber bir dergi ile

ilgili yaptığı ve yapacağı çalışmaları öncelikle anlattığı; herhangi bir

örgütsel propagandayı içeren ifadelerin bulunmadığı görülmektedir. Bununla

birlikte göndericinin, başvurucu ile ilgili birtakım bilgilere daha önceden,

mektupta belirtilen kişilerden biri olan "H.A."

(kısaltılmış şekliyle) aracılığıyla ulaştığı mektubun içeriğinden

anlaşılmaktadır. Göndericinin mektubun yazıldığı dönemde İstanbul'daki bir

üniversitede eğitim gördüğü, lise eğitimini ise İzmir ilindeki bir okulda

tamamladığı, lise eğitimi devam ederken "H.A."

adındaki bu kişiden başvurucunun ismiyle beraber başka kişilerin isimlerini de

öğrendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan bu kişinin, gönderici ve başvurucuyla

geçmişte bir ilişkisinin olduğu söylenebilir.

38. Gönderici mektubunda "....Devrimciliğe ilk adımımı attığımda sizlerle tanıştım

esasında. Ve şimdi hep birlikte sizin yolunuzdan yürümeye uğraşıyor

çabalıyoruz. Zor ve çetrefilli bir yol ancak; sizler de yitirdiklerimiz de bize

güç veriyor..." demektedir.

39. Mektubun eklerinde yer alan fotoğraflar incelendiğinde ise

sekiz kişinin A4 kağıdı formatında ayrı ayrı

fotoğrafının bulunduğu, bu fotoğraflardan altısının erkek, ikisinin kadın

olduğu, fotoğrafların altında ilgili kişilerin isimlerinin yer aldığı,

kadınların yer aldığı fotoğrafların üst kısmında ise "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!"

ifadesinin bulunduğu görülmektedir.

40. Bahsedilen kişilerden bazılarının güvenlik güçleri ile

yaşadığı çatışmalar sırasında 1990'lı yıllarda vefat ettiği medya vasıtasıyla

tespit edilmiştir. Bu sebeple başvurucunun bu fotoğraflar sayesinde bir

sanatsal aktivite olarak değerlendirilebilecek bir çalışma yapma isteği gerçek

olsa bile söz konusu fotoğraflarda yasa dışı silahlı bir örgüt olan TDP

(Türkiye Devrimci Partisi) adına terör faaliyetinde bulunan kişilerin yer

aldığı, nitekim birinin elinde de silah olduğu görülmektedir.

41. Cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun

önlenmesi ve disiplinin temini gibi kabul edilebilir makul gerekliliklerin

olması durumunda sahip olunan haklar sınırlandırılabilir. Bu kapsamda

cezaevlerinde bulundurulabilecek eşyalar hakkında da bir sınırlamanın yapılması

yukarıda anılan Yönetmelik hükümleri (bkz. § 16) ile birlikte değerlendirildiğinde

doğaldır.

42. Başvurucu, ayrıca "anayasal

düzeni zorla değiştirmeye çalışmak" suçundan hükümlüdür.

Dolayısıyla başvurucunun yasa dışı eylemleri bu nedenle gönderici tarafından

yüceltilmiştir. "Cezalandırmanın"

amaçlarından biri, daha önceden suç işlemiş bireylerin yeniden suç işlemelerini

engelleyerek onları ıslah etmektir. Somut olayda, silahlı yasa dışı örgüt

olduğu yargı organları tarafından kabul edilen bir örgütün eylemlerinin

övülerek propagandasının yapılmak suretiyle suç işlemeye teşvik edildiğine

Cezaevi İdaresi tarafından kanaat getirilmiş ve anılan mektup ile fotoğraflar

alıkonulmuştur. Sonuç olarak mektubun -fotoğraflarla birlikte

değerlendirildiğinde- örgütsel irtibata devam etme niyeti ile gönderildiği ve

Cezaevi İdaresinin mektubun alıkonulmasına ilişkin kararının takdir yetkisinde olduğu

söylenebilir.

43. Mektuptaki sakıncalı ifadelerin neler olduğu ve bu bağlamda

bunların çıkarılarak mektubun başvurucuya teslim edilip edilmemesi noktasında

ise mektubun gönderilme sebebinin esas olarak başvurucu ile benzer bir suçtan

hüküm giymiş bir kişi aracılığıyla istenen birkaç fotoğraf olması, başvurucunun

mektubu gönderen kişiyi tanımaması dikkate alındığında sakıncalı olduğu

değerlendirilen ifadelerin okunamaz hâle getirilip fotoğrafların alıkonulması

suretiyle mektubun hükümlüye verilmesinin de bir anlamı olmayacağından söz

konusu kısıtlamanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu söylenemez.

44. Buna göre başvurucunun haberleşme hürriyetine yönelik

kısıtlamanın, Anayasa’nın 22. maddesinde belirtilen demokratik toplumda kamu

düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için gerekli olan demokratik

toplum düzenin gereklerine aykırı olduğu düşünülemez.

45. Açıklanan nedenlerle söz konusu mektup yönünden getirilen

kısıtlamanın bir ihlal içermediği anlaşıldığından Anayasa’nın 22. maddesinde

güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

hürriyetinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA

4/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Sadık SABANCILAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/3536, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Hoşçakal
  8. B. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  14. E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  15. Tamamen Muaf Tutulmasına
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/3536
Tarih
4 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Ahmet Erbek Başvurusu (B. No: 2013/3197)
  • Mehmet Salih Demir Başvurusu (B. No: 2013/3165)
  • Cahit Yaşar Başvurusu (B. No: 2013/5778)
  • B.l.b. Başvurusu (B. No: 2013/4690)
  • Sinan Çınkır Başvurusu (B. No: 2013/9751)
  • Levent Çoloğlu Başvurusu (B. No: 2014/14617)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.