İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sare Tekalan Başvurusu (B. No: 2018/34758)

1. Başvuru, eşi hakkında arama kaydı bulunduğundan

Başvuru No2018/34758Tarih14 Ekim 2020Okuma15 dk · 3.032 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sare Tekalan Başvurusu

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2018/34758
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.032 kelime·15 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, eşi hakkında arama kaydı bulunduğundan

bahisle başvurucuya pasaport verilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile

yerleşme ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 14/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Eşi hakkında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya

Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile irtibatı nedeniyle sekiz ayrı suçtan arama

kaydı bulunduğu gerekçesiyle başvurucunun hususi damgalı pasaportu iptal

edilmiştir.

10. Başvurucu tarafından Gölbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü

ve Kahramankazan İlçe Emniyet Müdürlüğünden pasaport başvurusu yapabilmek için

randevu alınmış, söz konusu pasaport taleplerinin ilgili birimlerce şifahen

reddedildiğinden bahisle pasaport başvurusunun olumlu sonuçlandırılması için

gerekli işlemlerin yapılması istemiyle 6/2/2017 tarihinde Ankara Valiliğine

(Valilik) müracaatta bulunulmuştur.

11. Valiliğin 22/3/2017 tarihli yazısı ile söz konusu

başvurunun 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı

dışında bulunduğu hususunun başvurucuya bildirilmesi üzerine başvurucu

tarafından, pasaport talebi hakkında işlem tesis edilmediğinden bahisle

pasaport başvurusunun alınması ve kendisine pasaport verilmesi istemiyle

yaptığı başvurunun cevap verilmeksizin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali

istemiyle 16/6/2017 tarihinde Ankara 11. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava

açılmıştır.

12. Mahkemece yapılan değerlendirme sonucu 30/3/2018

tarihli karar ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde;

başvurucunun eşi hakkında FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle birden fazla suçtan

arama kaydının bulunduğu ve 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı

KHK) 5. maddesinin ikinci fıkrasında eşi hakkında suç soruşturması bulunan

kişinin pasaportunun genel güvenlik açısından sakınca görülmesi hâlinde iptal

edilebileceğinin düzenlendiği belirtilmiştir. Bu kapsamda ülke çapında ciddi

tehlike yaratan terör örgütüne mensup olma şüphesiyle aranan şahsın eşi olan

başvurucunun pasaportunun iptal edilmesi ve yeni pasaport başvurusunun kabul

edilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği ifade edilmiştir.

13. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş, Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin (Daire) 11/9/2018 tarihli

ilamıyla istinaf isteminin reddine ve mahkeme kararının onanmasına kesin olarak

hükmedilmiştir.

14. Nihai karar başvurucu vekiline 15/10/2018 tarihinde

tebliğ edilmiş, başvurucu 14/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. İlgili

Mevzuat

15. 667 sayılı KHK'nın "Yürütülen soruşturmalarda

alınacak tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"(1) Millî güvenliğe tehdit

oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine

üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem

tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya

kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport

birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince

pasaportlar iptal edilir."

16. 1/9/2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı

Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 10. maddesinin (2)

numaralı fıkrası ile 667 sayılı KHK'nın 5. maddesine eklenen fıkra şöyledir:

"(2) Birinci fıkraya göre ilgili

pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da

genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri

Bakanlığınca iptal edilebilir."

17. 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek

Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 5. maddesi, 667 sayılı KHK'nın 5. maddesiyle

aynı şekilde düzenlenmiştir.

18. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu'na

24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren

7188 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen ek 7. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu

tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya

iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle;

A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen

kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle

pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik

idari işlem tesis edilmiş olanlardan,

B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989

tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi

uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine

yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,

...

...haklarında aynı nedenlerden dolayı;

devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma

bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer

olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı

bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde

kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca

pasaport verilebilir.”

B. Anayasa

Mahkemesi Kararı

19. Anayasa Mahkemesinin 6749 sayılı Kanun'un 5.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptaline ilişkin 24/7/2019 tarihli ve

E.2016/205, K.2019/63 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"70. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi

uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 23. maddesi yönünden de

incelenmiştir.

71. Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında, millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya

gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı

nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında

suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin, işlemi yapan kurum ve

kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhâl bildirileceği; bu bildirim üzerine

ilgili pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edilebileceği

düzenlenmektedir. Dava konusu (2) numaralı fıkrada ise ilgili pasaport birimine

bildirilen kişilerin eşlerinin pasaportlarının da genel güvenlik açısından

mahzurlu görülmesi hâlinde iptal edilebileceği öngörülmektedir.

72. Dava konusu kural içeriği itibarıyla

olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesine

yönelik olmasına rağmen olağanüstü hâl süresini aşacak biçimde uygulanmaya

imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlı

bir düzenleme öngörmemektedir. Bu durumda kurala ilişkin incelemenin

sınırlamaya konu hakkın düzenlendiği Anayasa maddesi başta olmak üzere

Anayasa’nın ilgili hükümleri bağlamında yapılması gerekir.

73. Anayasa’nın “Yerleşme ve seyahat

hürriyeti” başlıklı 23. maddesinde herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine

sahip olduğu; seyahat hürriyetinin suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve

suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla kanunla sınırlanabileceği, vatandaşın yurt

dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle

hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır.

74. Dava konusu kuralda, millî güvenliğe

tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör

örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olması nedeniyle

idari işleme ya da suç soruşturması veya kovuşturmasına muhatap olan kişilerin

eşlerinin pasaportlarının da, yurt dışına çıkmalarının genel güvenlik açısından

mahzurlu görülmesi durumunda, İçişleri Bakanlığınca iptal edilebileceği

düzenlenmektedir.

75. Anayasa’nın 23. maddesinin beşinci

fıkrasında vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması

veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına

alınmıştır. Dava konusu kural ise belirli koşullardaki kişilerin haklarında bir

suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın ve hâkim kararı

aranmaksızın pasaportlarının bakanlıkça iptaline karar verilebilmesine imkân

sağlamaktadır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın yerleşme ve seyahat özgürlüğüne

tanıdığı güvencelerle bağdaşmamaktadır.

76. Öte yandan kural olağanüstü dönemde

de uygulama alanı bulmuştur. Olağanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlüklere

Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına Anayasa belirli

koşullarda cevaz vermiştir. Bu nedenle kuralın olağan dönemde seyahat

özgürlüğüne aykırı olduğu yönünde yapılan tespit kuralın olağanüstü dönemle

sınırlı uygulamasını kapsamamaktadır.

77. Açıklanan nedenlerle kural

Anayasa’nın 23. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Kural, Anayasa’nın 23. maddesine aykırı

görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. ve 38. maddeleri yönünden

incelenmemiştir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Masumiyet

Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiası ve Bakanlık Görüşü

21. Başvurucu; herhangi bir terör örgütüne irtibatı ve

iltisakının olmadığını, hakkında suç soruşturması ya da kovuşturmasının

bulunmadığını belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

22. Bakanlık görüşünde, başvurucuya pasaport verilmemesinin

nedeninin başvurucunun eşinin ülke çapında ciddi tehlike yaratan FETÖ/PDY'ye

mensup olma şüphesiyle aranması ve terör örgütü ile irtibatı nedeniyle birden

fazla suçtan arama kaydının bulunması olduğu ve derece mahkemeleri tarafından

başvurucunun hukuki durumu ile ilgili olarak herhangi bir araştırma yoluna

gidilmediği ifade edilmiştir.

23. Başvurucu, derece mahkemeleri tarafından başvurucunun

hukuki durumu ile ilgili olarak herhangi bir araştırma yoluna gidilmediği

ifadesinin hak ihlaline ve sınırlamalara maruz bırakıldığının ikrarı olduğunu

ve şahsı hakkında hiçbir somut değerlendirme yapılmadığını belirtmiştir.

b. Değerlendirme

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşruluğunun açık olduğu başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

25. Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair

kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence

altına alır. Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti asıl olduğundan

suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu ispat

mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya

kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak

nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

26. Masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmediği

değerlendirilirken özellikle hukuk ve idari yargılama bakımından üzerinde

durulması gereken önemli hususlardan biri, yargılamayı yapan makamın ilgili

kişiye suç isnat edip etmediğidir (Y.A., B. No: 2014/6454, 18/7/2018, §

16).

27. Somut olayda Mahkemece başvurucunun eşi hakkında

FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle birden fazla suçtan arama kaydının bulunduğu

belirtilmiş, mevzuatta bulunan düzenleme uyarınca eşi hakkındaki suç

soruşturmaları nedeniyle başvurucunun pasaportunun iptal edildiği ve yeni pasaport

başvurusunun kabul edilmediği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda Mahkemece

mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme uyarınca idari işlemin hukuka uygun

olduğunun tespit edildiği ve başvurucuya herhangi bir suç isnadında

bulunulmadığı anlaşıldığından masumiyet karinesinin ihlal edilmediğinin açık

olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiası ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucu; hakkında açılmış suç soruşturması veya

kovuşturması bulunup bulunmadığına yönelik bilgi ve belgelerin Bakanlıktan

istenilmesi talebinde bulunmasına karşın bu belgelerin ilgili birimlerden

istenilmediğini, delillerin toplanmadığını ve eksik inceleme yapıldığını, hâkim

kararı olmaksızın kişi hürriyetinin idari kararla sınırlandırıldığını belirterek

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca ceza

sorumluluğunun şahsi olduğunu, hakkında suç soruşturması ya da kovuşturması

bulunmamasına karşın eşi hakkındaki suç soruşturması ve kovuşturması nedeniyle

talebinin reddedildiğini belirterek ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

30. Bakanlık görüşünde; başvurucu tarafından ileri

sürülen iddiaların mahkemelerce delillerin değerlendirilmesine ve hukuk

kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğu ve kanun yolu şikâyeti niteliğinde

bulunduğu vurgulanmıştır. Ayrıca 7188 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle 5682 sayılı

Kanun'a eklenen ek 7. madde uyarınca başvurucunun idareye yeniden

başvurabileceği, söz konusu hüküm nedeniyle başvurucunun mevcut başvuru kapsamında

mağdur sıfatının devam edip etmediği ve iç hukuk yollarını tüketip tüketmediği

hususlarının değerlendirilmesinin Anayasa Mahkemesinin takdirinde olduğu

belirtilmiştir. Öte yandan başvurucuya pasaport verilmemesi yönündeki işlemin

başvurucunun eşinin FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle birden fazla suçtan arama

kaydının bulunmasından dolayı başarısız darbe girişimi sonrasında ülkenin karşı

karşıya kaldığı terör tehdidi nedeniyle toplum düzenini ve kamu güvenliğini

korumak amacıyla uygulanan geçici bir tedbir olduğu, başvurucuya pasaport

verilmemesi işleminin başvurucunun yönetsel düzene aykırı bir davranışından

dolayı verilen bir ceza niteliğinde olmadığı, bu nedenle ceza hukukunun

ilkelerinden olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğinden söz

edilmesinin uygun olmayacağı ifade edilmiştir.

31. Başvurucu; Bakanlık görüşünde belirtilen Kanun

hükmünün başvurunun yapılmasından yaklaşık bir sene sonra yürürlüğe girdiğini,

durumunun söz konusu Kanun maddesinde yer alan kriterlere uymadığını, mahkemelerce

etkin bir yargılamanın yapılmadığını belirtmiştir.

b. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruda Anayasa'nın 38. maddesi kapsamına

giren her türlü yaptırımın değil sadece Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak koruma alanına giren suç isnadı sayılan

yaptırımların anılan maddedeki güvenceleri ihlal edip etmediğini denetleme

yetkisini haizdir (D.M.Ç., B. No: 2014/16941, 24/1/2018, § 33). Buna

göre başvurunun bir suç isnadının karara bağlanmasına ilişkin bir uyuşmazlığı

konu edinmemesi nedeniyle başvurucunun Anayasa'nın 38. maddesine ilişkin ihlal

iddiaları yönünden herhangi bir irdeleme yapılmamıştır. Bu kapsamda

başvurucunun dile getirdiği iddialarının özünün eksik inceleme suretiyle

Mahkemece hakkında yanlış hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu değerlendirilerek

başvurucunun iddialarının hakkaniyete uygun yargılanma hakkı kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

33. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu

kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

34. Adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda

verilen kararın değil yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını

denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya

ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde

haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı

tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara

etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve

iddialarını sunamadığı, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili

iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz

olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye

alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge

sunmuş olması gerekir (Naci Karakoç, B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

35. Başvuru konusu olayda eşi hakkında FETÖ/PDY ile

irtibatı nedeniyle sekiz ayrı suçtan arama kaydı bulunduğu gerekçesiyle

başvurucunun hususi damgalı pasaportu iptal edilmiş, ardından başvurucunun

pasaport başvurusunun alınması ve kendisine pasaport verilmesi talepli

başvuruları şifahen ve zımnen reddedilmiştir.

36. Söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada da

Mahkemece, eşi hakkında suç soruşturması bulunan kişinin pasaportunun genel

güvenlik açısından sakınca görülmesi hâlinde iptal edilebileceğinin 667 sayılı

KHK'da düzenlendiği ve mevzuattaki hüküm uyarınca tesis edilen işlemde hukuka

ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtmiştir.

37. Uyuşmazlığa konu işleme dayanak teşkil eden 667

sayılı KHK'nın 5. maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren 6749 sayılı Kanun’un 5.

maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı

ileri sürülerek iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine

Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2016/205, K.2019/63 sayılı kararı

ile ilgili fıkranın iptaline karar verilmiştir. Söz konusu kararda, bahsi geçen

kuralın içerik itibarıyla olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve

tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olmasına rağmen kuralın olağanüstü hâl

süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmediği, bu durum nedeniyle kurala ilişkin

incelemenin sınırlamaya konu hakkın düzenlendiği Anayasa maddesi başta olmak

üzere Anayasa’nın ilgili hükümleri bağlamında yapılması gerektiği

belirtilmiştir. Bu belirlemenin ardından kararda, söz konusu kuralın

Anayasa’nın 23. maddesinin beşinci fıkrasına aykırı şekilde, belirli

koşullardaki kişilerin haklarında bir suç nedeniyle yapılan soruşturma ya da

kovuşturma olmaksızın ve hâkim kararı aranmaksızın pasaportlarının Bakanlıkça

iptaline karar verilebilmesine imkân sağladığı ve bu nedenle Anayasa’nın

yerleşme ve seyahat özgürlüğüne tanıdığı güvencelerle bağdaşmadığı ifadesine

yer verilmiştir. Bununla birlikte olağanüstü dönemlerde temel hak ve

özgürlüklere Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına

Anayasa'nın belirli koşullarda cevaz verdiği ve bu nedenle kuralın olağan

dönemde seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu yönünde yapılan tespit kuralın

olağanüstü dönemle sınırlı uygulamasını kapsamadığı hüküm altına alınmıştır

(bkz. § 19).

38. Somut olayda başvurucunun eşi hakkında suç

soruşturması veya kovuşturması yürütüldüğü ve bu durumun işlem tarihinde

yürürlükte bulunan olağanüstü hâl döneminde alınan tedbirlere yönelik

mevzuat kapsamında başvurucunun pasaportunun iptalini gerektirebileceği

hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bu kapsamda derece mahkemesince, açık ve

öngörülebilir olan mevzuat hükmü ve olağanüstü hâl dönemindeki somut

olaya ilişkin durum birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca varıldığı ve

eşinin durumu nedeniyle başvurucu hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

39. Bunun yanında başvurucu tarafından, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu delil ve görüşler hakkında bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına

ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece

mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunulmadığı

gibi mahkeme kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan

herhangi bir durum da tespit edilmemiş ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkı

bakımından bir ihlalin bulunmadığı değerlendirilmiştir.

40. Ayrıca başvurucu, hakkında açılmış suç soruşturması

veya kovuşturması bulunup bulunmadığına yönelik bilgi ve belgelerin Bakanlıktan

istenilmesi talebinde bulunmasına karşın bu belgelerin ilgili birimlerden

istenilmediğini ve bu konuda delillerin toplanmadığını ileri sürülmekte ise de

mahkeme hükmünde başvurucu hakkında açılmış suç soruşturması veya kovuşturması

bulunduğu yönünde herhangi bir ifadeye yer verilmediği, kararda başvurucunun

söz konusu iddiasının aksine bir hususun yer almadığı ve kararın gerekçesinin

başvurucunun eşi hakkındaki suç soruşturmaları ve kovuşturmalarına dayandığı

anlaşıldığından bu iddia yönünden de herhangi bir ihlalin bulunmadığı sonucuna

varılmıştır.

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Yerleşme ve Seyahat Hürriyetinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiası

42. Başvurucu; uluslararası dolaşımı için pasaporta

ihtiyacı olduğunu, hukuka aykırı bir şekilde pasaport verilmesi talebinin

reddedildiğini belirterek yerleşme ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

43. Bakanlık, anılan iddia hakkında görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

44. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası hükümlerine göre Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye’nin taraf olduğu ek

protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve

Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan

Solmaz, § 18).

45. Anayasa’nın 23. maddesinde yer alan yerleşme ve

seyahat hürriyeti, Sözleşme ile Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’de tanınmış

bulunan haklardan ve özgürlüklerden başka haklar ve özgürlükler tanıyan 4 No.lu

Protokol’ün 2. maddesinde ve "Serbest dolaşım özgürlüğü" kenar

başlığı altında düzenlenmiştir.

46. Sözleşme’ye ek 4 No.lu Protokol’e ülkemiz taraf

değildir. Bu nedenle anılan Protokol kapsamında kalan ve Anayasa’nın 23.

maddesinde yer alan seyahat özgürlüğüne yönelik şikâyetle ilgili olarak

bireysel başvuruda bulunulamaz (Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051,

20/2/2014, § 53).

47. Açıklanan gerekçelerle yerleşme ve seyahat

özgürlüğünün ihlali iddiasına ilişkin başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yerleşme ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Sare TEKALAN Vekili : Av. Ayşe Süeda ÜNAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/34758, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. A. İlgili
  12. B. Anayasa
  13. V. İnceleme Ve Gerekçe
  14. A. Adil
  15. B. Yerleşme ve Seyahat Hürriyetinin İhlal Edildiğine
  16. A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin
  17. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/34758
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Işıl Kantarcı Başvurusu (B. No: 2018/17640)
  • A.k. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/30241)
  • Kübra Sertkaya Başvurusu (B. No: 2018/22373)
  • S.y. Başvurusu (B. No: 2018/3089)
  • Resul Şahin Başvurusu (B. No: 2017/39057)
  • Murat Şanlı Başvurusu (B. No: 2018/4962)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.