İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şeref Yıldız ve Burak Günay Başvurusu (B. No: 2013/6216)

1.

Başvuru No2013/6216Tarih6 Ocak 2016Okuma12 dk · 2.336 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Şeref Yıldız Ve Burak Günay Başvurusu

Karar tarihi
6 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2013/6216
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.336 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1.

Başvuru, idari para cezalarına yapılan itirazların kabul edilmesine rağmen

mahkemece vekâlet ücretine hükmedilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal

ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2.

Başvurular 6/8/2013 tarihinde Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.

Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/2/2014 ve 18/4/2014 tarihlerinde sırasıyla

2013/6220 ve 2013/6216 numaralı başvuruların, İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca

ise 28/2/2014 tarihinde 2013/6219 numaralı başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4.

Bölüm Başkanları tarafından 27/6/2014 (B. No: 2013/6216) ve 4/7/2014 (B. No: 2013/6219

ve 2013/6220) tarihlerinde başvuruların kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5.

Başvuru belgelerinin birer örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir.

6.

Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan

görüşler 9/9/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular,

Bakanlığın görüşlerine karşı beyanlarını 22/9/2014 tarihinde ibraz etmişlerdir.

7.

30/9/2015 tarihinde 2013/6219 ve 2013/6220 numaralı bireysel başvuru

dosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/6216 başvuru numaralı

bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, belirtilen bireysel başvuru

dosyalarının kapatılmasına ve incelemenin 2013/6216 numaralı bireysel başvuru

dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8.

Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle

şöyledir:

1. Başvurucu

Şeref Yıldız Bakımından (B. No: 2013/6216)

9.

Başvurucuya, araç muayenesinin yaptırılmadığı gerekçesiyle Alaplı Trafik Tescil

ve Denetleme Büro Amirliği tarafından 29/3/2013 tarihinde 77 TL idari para

cezası uygulanmıştır.

10.

Başvurucu, vekili aracılığıyla anılan idari yaptırım kararına itiraz etmiştir.

11.

(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince yapılan 8/7/2013 tarihli duruşmaya

başvurucu ve vekili katılmışlardır. Mahkeme 8/7/2013 tarihli ve 2013/89 Değişik

İş sayılı kararıyla “…muayene belgesi

fotokopisinden de aracın muayenesinin 12/5/2012 tarihinde yapıldığının ve

24/7/2013 tarihine kadar geçerli olduğunun görülmesi ve işlemi yapan idarenin

verdiği cevabında söz konusu araca yazılan cezanın sehven yazıldığını,

yaptıkları detaylı sorgulamada aracın muayenesinin yapılmış olduğunu[] belirtmeleri karşısında hukuka aykırı olarak tesis edilen”

idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Bununla birlikte

duruşmada vekille temsil edilen başvurucu lehine herhangi bir vekâlet ücretine

hükmedilmemiştir.

12.

Kesin olarak verilen bu karar, başvurucu vekiline 23/7/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

13.

Başvurucu 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

2. Başvurucu

Burak Günay Bakımından (B. No: 2013/6219 ve 2013/6220)

14.

Başvurucuya, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek

düzenlediğinden bahisle Alaplı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/2/2013

tarihinde iki kez 300 TL idari para cezası uygulanmıştır.

15. Başvurucu,

vekili aracılığıyla anılan idari yaptırım kararına itiraz etmiştir.

16.

(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince yapılan 8/7/2013 tarihli duruşmaya

başvurucu vekili katılmıştır. Mahkeme 8/7/2013 tarihli ve 2013/109 ve 2013/112

Değişik İş sayılı kararlarında “... söz

konusu çekin hamiline düzenlenmediği, B… Yapı Malzemeleri Ticareti adına düzenlendiği anlaşıldığından hukuka aykırı olarak tesis

edildiği...” gerekçesiyle idari yaptırım kararlarının kaldırılmasına

karar vermiştir. Mahkeme bununla birlikte başvurucu vekilince duruşmada açıkça

talep edilmiş olan vekâlet ücretine ilişkin herhangi bir hüküm kurmamıştır.

17.

Kesin olarak verilen Sulh Ceza Mahkemesinin kararları, başvurucu vekiline

23/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18.

Başvurucu 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

19. 4/12/2004

tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılama giderleri” kenar başlıklı 324. maddesinin (1) ve

(2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi

gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü

harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.

(2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere

yükletileceği gösterilir.”

20.

30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi”

kenar başlıklı 31. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan

bütün masraflar ve vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça

ödenir.”

21.

19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Vekâlet ücreti” kenar başlıklı 164.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının

karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.

Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin

değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak

kararlaştırılabilir.

…

Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti

kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 –

5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış

olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut

ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret

sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para

ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak

koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın

kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi

arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile

ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.

Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa

yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu

nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

22. 28/12/2013

tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Konu ve Kapsam” kenar başlıklı 1.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)Mahkemelerde, tüm

hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve

ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa

yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin

tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu tarife hükümleri uygulanır.”

23.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Ceza davalarında ücret” kenar başlıklı 13.

maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“(6) Ceza mahkemelerinde görülen tekzip,

internet yayın içeriğinden çıkarma,

idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına

yapılan itiraz üzerine, ilk derece

mahkemesi kararının kaldırılması halinde

işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna

göre İkinci Kısım Birinci Bölüm 1.

sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu

idari para cezasının miktarı Tarifenin İkinci Kısım Birinci Bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen

maktu ücretin altında ise idari para

cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 6/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

25.

Başvurucular; itirazları kabul edilmesine rağmen vekâlet ücretine

hükmedilmediğini, bu hususta ilgili hâkim tarafından şifahen “kabahatler kanununda vekâlet ücretine ilişkin

herhangi bir düzenleme olmadığından dolayı vekâlet ücreti takdir etmediği”

şeklinde bir yanıt verildiğini, 5326 sayılı Kanun’un bu konuda bir hüküm

içermeyişinin tek başına vekâlet ücreti verilmemesinin gerekçesi olamayacağını,

aynı Mahkemenin benzer durumlarda vekâlet ücreti takdir ettiği emsal

kararlarının bulunduğunu belirtmişlerdir. Buna göre Anayasa’nın 10. ve 36.

maddelerinde güvence altına alınan eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular bu nedenle bahse

konu kararların vekâlet ücreti yönüyle tekrar incelenmesinin sağlanması

talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

26. Anayasa

Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile

bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucular, kararlarda vekâlet ücretine

yer verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiş iseler de bu

iddianın özü, söz konusu kararların adil olmadığı hususu ile ilgilidir. Bu

sebeple başvurucuların bütün şikâyetleri adil yargılanma hakkı çerçevesinde

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

27.

Açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de görülmeyen başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

28. Başvurucular,

idari para cezalarına karşı yaptıkları itirazların Mahkemece kabul edilmesine

ve vekil vasıtasıyla yargılamaları takip etmelerine rağmen vekâlet ücretine

hükmedilmemesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini iddia etmişlerdir.

29.

Bakanlık görüş yazısında, ilgili yasal düzenlemeler ile Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi uyarınca başvurucuların yaptığı itirazın yargı makamlarınca kabul

edilmesi ve kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettirmeleri karşısında,

başvurucuların lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin söz konusu olacağı ifade

edilmiştir.

30. Başvurucular yukarıda belirtilen Bakanlık görüşünün,

başvurularının haklılığını ortaya koyduğunu belirtmişlerdir.

31. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

32. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin

(6) numaralı fıkrasında bireysel başvurulara ilişkin incelemelerde kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye tabi tutulamayacağı, 6216

sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında ise açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir.

33.

Bir anayasal hakkın ihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin

kararlarının yeniden incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan

yoksun ve Anayasa ve Kanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi kapsamı

dışında bırakılan hususlara ilişkin olduğu açıktır. Bireysel başvuruya konu

davadaki olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve

uygulanması, yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi ile kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından

getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Bunun

istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası ya

da açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır.

Bu çerçevede, derece mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz bir takdir

hatası veya açık keyfîlik

bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu

olamaz (Onur Gür, B. No: 2012/828, 21/11/2013, § 21).

34.

Diğer yandan Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer

temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda

toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme,

haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma

hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada

bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan

bir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010; Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014, § 40).

35.

Somut olayda başvurucuların idari para cezalarına karşı yaptıkları itiraz

üzerine (Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesi duruşma açmış, başvurucular bu

duruşmalarda vekillerince temsil edilmişlerdir (bkz. §§ 9, 10, 14 ve 15).

Mahkeme, başvurucuların itirazlarını yerinde görerek idari yaptırım

kararlarının kaldırılmasına karar vermiş fakat vekâlet ücretine ilişkin

herhangi bir hüküm kurmamıştır.

36.

5271 sayılı Kanun’un 324. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre (bkz. § 18),

vekâlet ücreti de yargılama giderleri kapsamında bulunmaktadır. Bu maddenin

gerekçesinde “… soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, kamu davasının gerektirdiği

yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesi ve taraflarca yapılan

ödemeler yargılama giderlerini oluşturur. Avukatlara, bilirkişi ve tanıklara

verilen gündelik, yolluk ve ücretlerle keşif, muayene, tahlil ve posta giderleri

yanında harçlar, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taraflara ödenmesi

gereken avukatlık ücretleri de yargılama giderlerine dâhildir. Yargılama

giderlerinin ve taraflardan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını

hâkim veya mahkeme başkanı belirler. Bunların hüküm, karar ve ceza

kararnamelerinde ayrıntıları ve dayanakları ile gösterilmesi, kimlere

yükletildiğinin de belirtilmesi gereklidir…” denilmektedir. Böylelikle vekil ile temsil durumunda vekâlet

ücretinin kimin üzerinde bırakılacağı hususunun hükümde açıkça ve ayrıntılı

olarak gösterileceği ifade edilmiştir.

37. Nitekim

5326 sayılı Kanun’un 31. maddesinin (2) numaralı fıkrasında da (bkz. § 19)

kararın hüküm kısmında vekâlet ücretinin taraflardan kimin üzerinde

bırakılacağının belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

38.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/1/2012 tarihli ve E.2011/258, K.2012/8 sayılı ilamında, “…CMK’nın 324. maddesinde

ise yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiştir. Harçlar ve tarifesine göre

ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde

yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü

harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama gideridir. Bu hükme göre,

vekâlet ücretinin de yargılama gideri kapsamında bulunduğu hususunda kuşku

bulunmamaktadır...” denilerek vekâlet ücretinin yargılama giderleri

kapsamında olduğu vurgulanmıştır.

39.

Yargıtay 11. Ceza Dairesince de vekâlet ücretinin yargılama giderlerine dâhil

olmasının en önemli sonuçlarından biri olan dava sonucunda vekâlet ücreti

konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği (17/6/2014 tarihli

ve E.2014/11200, K.2014/11835 sayılı karar) ve davada haklı çıkan ve kendisini

vekil ile temsil ettiren taraf lehine, vekâlet ücreti takdir edilmesinin

zorunlu olduğu (7/5/2014 tarihli ve E.2014/1888, K.2014/8783) belirtilerek

vekâlet ücretinin yargılama giderlerinin bir parçası olduğu vurgulanmakta ve

asil lehine hükmedilmesi gereken bir hak olduğu istikrarlı biçimde ifade

edilmektedir.

40. Bu

itibarla 5271 sayılı Kanun ve yerleşik mahkeme içtihatlarına göre mahkemelerin

yargılama giderleri kapsamında hükmettikleri vekâlet ücretinin, taraflar lehine

bir hak ya da aleyhine bir yükümlülük doğurduğu anlaşılmaktadır (Atilla İnan, B.

No: 2012/615, 21/11/2013, § 29).

41.

Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca başvurucuların vekil ile temsil

edildikleri davaları kazanmaları neticesinde vekâlet ücretine hükmedilmesinin

gerekliliğine işaret eden birçok yasal düzenleme ve Yargıtay içtihadının mevcut

olduğu görülmektedir. Dolayısıyla anılan kanuni düzenlemeler ve içtihatlar

karşısında başvurucuların kendileri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini

beklediklerinin kabulü gerekir (Burak Günay

(2), B. No: 2013/6218, 10/6/2015, § 38). Bununla birlikte

(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesince bu beklentinin karşılanmadığı

anlaşılmaktadır.

42.

Açıklanan nedenlerle Mahkemenin kendilerini vekil ile temsil ettiren

başvurucular lehine vekâlet ücretine hükmetmemesi yönündeki uygulaması, ilgili

yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup başvurucuların Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

43. Başvurucular,

başvuruya konu kararların vekâlet ücreti yönüyle tekrar incelenmesinin

sağlanmasını talep etmişlerdir.

44.

Bakanlık yazısında başvurucuların taleplerine ilişkin görüş bildirilmemiştir.

45.

6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

46.

Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir. İhlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgili

Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

47.

Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,33 TL harcın başvurucu Şeref Yıldız’a

ve 396,70 TL harcın (birleşen iki başvuru için) başvurucu Burak Günay’a, 1.800

TL vekâlet ücretinin ise iki başvurucuya müştereken ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alının adil yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere

(Kapatılan) Alaplı Sulh Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgelerden tespit

edilen 198,33 TL harcın başvurucu Şeref Yıldız’a ve 396,70 TL harcın (birleşen

iki başvuru için) başvurucu Burak Günay’a, 1.800 TL vekâlet ücretinin ise

başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Okan TAŞDELEN Başvurucular : 1. Şeref YILDIZ 2. Burak GÜNAY Vekili : Av. Hakan UYSAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6216, 6 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  12. D. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgelerden tespit
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6216
Tarih
6 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Erler Yapı Malzeme A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/5019)
  • Haydar Yeşil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/9081)
  • Hüseyin Bıyık Başvurusu (B. No: 2013/8772)
  • Doğan Demirhan Başvurusu (B. No: 2013/3908)
  • İslam Şahin Başvurusu (B. No: 2014/7280)
  • Vildan Tunaboylu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2719)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.