İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Vildan Tunaboylu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2719)

1. Başvurular, Göçmen Konutları Projesi kapsamında satın

Başvuru No2014/2719Tarih7 Ocak 2016Okuma35 dk · 6.911 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Vildan Tunaboylu Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2014/2719
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.911 kelime·35 dk okuma·27 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurular, Göçmen Konutları Projesi kapsamında satın

alınan konut için avans olarak ödenen ve konut taksit ödemelerinden mahsup

edilmeyen tutarların tahsili amacıyla açılan davaların reddedilmesi nedeniyle

mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru dilekçeleri ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruların

Komisyonlara sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı

tespit edilmiştir. Başvuruların Komisyonlarca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümler

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

3. Yapılan inceleme sırasında

konularının aynı olması nedeniyle 2013/7866, 2013/9206, 2014/104, 2014/105,

2014/161, 2014/4202, 2014/5966, 2014/5967, 2014/7537, 2014/7539, 2014/8311,

2014/8313, 2014/8541, 2014/10015, 2014/10024, 2014/11949, 2014/12465,

2014/12532, 2014/12629, 2014/12630, 2014/12754, 2014/12913, 2014/13556,

2014/14184, 2014/14185, 2014/15768, 2014/16540, 2014/17098, 2014/17659,

2014/18898, 2014/19977, 2015/2805, 2015/3384, 2015/6028 numaralı dosyaların

2014/2719 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve

incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir

örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvurucuya

tebliğ olunan Bakanlık görüşüne (2014/2719 numaralı başvuru kapsamında sunulan

görüşe) karşı, başvurucu vekili süresi içerisinde beyan sunamamıştır. Diğer

başvurucular hakkında ise Anayasa Mahkemesinin önceki kararına (İbrahim Şendil, B. No: 2013/4495, 17/7/2014)

ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvurular hakkında görüş

sunulmayacağı değişik tarihli yazılarla bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular 1989 yılında zorunlu göçe tabi tutulmaları

sonucu Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmiş ve Türk vatandaşı olmuşlardır.

8. Başvurucular Başbakanlık ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı

(TOKİ) aleyhine muhtelif tarih aralıklarında Ankara ve Bursa Tüketici

Mahkemelerinde açtıkları davalarda, Türkiye’ye geldikten sonra Türkiye’nin

değişik yerlerinde Göçmen Konutları Projesi kapsamında göçmen evlerinin

yapıldığını, bu evlerden bir konuta sahip olmak için değişik miktarlarda

peşinat ödediklerini belirtmiş ve ayrıca oturdukları konutların maliyet hesabı

çıkarıldıktan sonra ödenen miktarların evin taksit miktarlarından mahsup

edilmesi gerektiğini, mahsup işleminin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek

yatırılan tutarların günün ekonomik koşullarına göre güncellenerek fazlaya

ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilini talep etmişlerdir.

9. Mahkemelerce istenen bilirkişi raporlarının dava dosyalarına

sunulmasını müteakip başvurucular ıslah dilekçesi ile birlikte taleplerini,

ilgili bilirkişi raporunda belirtilen güncellenmiş miktara kadar

çıkarmışlardır.

10. Yukarıda 1. ile 26. numaralar arasında isimleri yer alan

başvurucuların bahse konu olan davalarında Ankara ve Bursa Tüketici Mahkemeleri

değişik sayılı kararlarıyla başvurucuların konut almak üzere yaptığı ödeme

konusunda çekişme olmadığı, başvurucuların konut almak üzere avans yatırdığı,

yatırılan tutarların taksit ödemelerinden mahsup edildiğinin ispatlanamadığı,

bu paraların banka nezdinde Devlet Bakanlığı adına açılan hesapta tutulduğu,

bilahare bu hesabın TOKİ’ye devredildiği, denkleştirici adalet ilkesi dikkate

alınarak başvurucularca yatırılan peşinatın ve avansın güncellenmiş tutarının

iade edilmesi gerektiği şeklindeki gerekçelerle açılan davaların kabulüne karar

verilmiştir.

11. TOKİ ve Başbakanlık tarafından kararların temyizi üzerine

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi muhtelif tarihlerde vermiş olduğu kararlarla temyiz

ya da karar düzeltme aşamasında İlk Derece Mahkemesi kararlarını davalılar

lehine farklı gerekçelerle bozmuştur.

12. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin temyiz veya karar düzeltme

incelemesi sonucunda vermiş olduğu değişik tarihli kararlarda;

i. Başvurucular Hakkı Çalışkan-Halime Çalışkan, Erdinç

Kılıç-Nazende Kılıç-Zahir Kılıç- Ersin Kılıç, Şükrü Cinali, Metin Şendil,

Mehmet Molla, Mehmet Yavuz, İsmail Özçelik ve Besim Cesur’un davalarına ilişkin

olarak aşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:

“…Başbakanlıkça … ‘da yaptırılan göçmen konutlarından bir dairenin,

davacı …’in başvurusu üzerine kendisine tahsis edilip taahhütname alınarak,

T.Emlak Bankası ile davacı arasında kredi sözleşmesi düzenlenmiş, bilahare

tapusu da devir edilmiştir. Davacı, dairenin kendisine tahsis edilmesinden ve

kredi sözleşmesi imzalanmasından önce 1991-1992 yıllarında yaptığı … lira

ödemenin, kredi borcundan mahsup edilmediği iddiası ile bu davayı açmıştır.

Mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava tarihi itibariyle ulaştığı

değerin … TL olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve bu bedele

hükmedilmiştir. Ne var ki, davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı,

davacı tarafından yapılan ödemelerin taksit ödemeleri sırasında nazara alınarak

taksitlerden mahsup yapıldığını temyiz aşamasında bildirmiştir. Ödeme def’i

davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davacının taksit ödemelerinden

mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda araştırılıp belgeleri getirtilerek

sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve

yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”

ii. Başvurucular Hasan Türker-Fatma Türker-Mehmet Türker,

İlhan Öztürk, Hasan Nizam, Muzaffer Özgür, Gülten Akbulut, İsmet Özgür, Ali

Ahatlı, Fikret Yıldız, Saffet Uğurlu, Hikmet Sönmez ve Hasan Mutlu’nun

davalarına ilişkin olarak aşağıdaki gerekçe ile bozma kararı verilmiştir:

“… Uyuşmazlık, davacının

yaptığı peşin ödemenin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacı

borcundan mahsup edilip edilmediği hakkındadır. Mahkemece, alınan bilirkişi

raporunda soyut ifadelerle ödenen peşinatın mahsup edilmediğine ilişkin düşünce

esas alınarak peşinatın güncelleştirilmiş değerinin davalılardan müştereken ve

müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalılar

mahsup işleminin yapıldığını ve peşin ödemenin mahsup edildiğini savunmaktadır.

Taraflar arasındaki borçlanma sözleşmesine göre davacının kullandığı kredi

üzerinden borçlandığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık yapılan maliyet

hesaplarında göçmen konutlarının şerefiyelendirmesi de gözetildiğinde

maliyetlerin davacı borçlanmasının üzerinde kaldığı görülmektedir. Bu

durumda mahkemece taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden

bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında

mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırma

bedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayı

kabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebilir

açıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıp

yapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalar

değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme

ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”

iii. Başvurucu Vildan Tunaboylu’nun davasına ilişkin

olarak davalı TOKİ’nin karar düzeltme isteği “i” bendinde yer alan gerekçeyle

davalı Başbakanlık yönünden ise “ii” bendinde yer alan gerekçeyle bozma kararı

verilmiştir.

13. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin temyiz veya karar düzeltme

incelemesi sonucunda vermiş olduğu değişik tarihli kararlarda;

i. Başvurucu Behçet Cansever’in davasına ilişkin olarak

ise aşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:

“… Mahkemece dairemiz bozması üzerine verdiği

kararında mahsubun yapılmadığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas

alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.(…) İhtilaf önceden

peşin olarak yatırılan … TL’nin mahsubunun yapılıp yapılmadığı noktasında

toplanmaktadır. Yine dosya kapsamından açıkça anlaşılacağı üzere göçmen

konutlarının yapım ve temini işini dava dışı Devlet Bakanlığı ile Emlak Bankası

üstlenmiş, geçen zaman içerisinde de bu konutların yapım işi davalı TOKİ’ye

devredilmiş, Emlak Bankası da dava dışı Ziraat Bankasına devredilmiştir. Devlet

Bakanlığı kredi temin işini üstlenen Emlak Bankasına 23.9.1993 tarihinde

yazdığı yazısında “Her ne şekilde olursa olsun, soydaşların konut için

yatırdıkları peşinatların borç miktarından düşülmesi ve bakiye üzerinden

borçlandırılmaları ” talimatını vermiş; daha sonra aynı bankaya 17.12.1997

tarihinde yazdığı yazı ile de yatırılan peşinatların mahsup edilip edilmediğini

sormuştur. Emlak Bankası ise 31.12.1997 günlü cevabi yazısında proje kapsamında

ülke çapında 21556 kişinin konut sahibi olduğunu, 6629 kişinin peşinatlarının

kesin borçlandırma işlemleri aşamasında peşinatlarının mahsup edileceğini,

bunların dışında kalan kişilerin tamamının peşinatlarının borçlarından mahsup

edildiğini bildirmiştir. Yine aynı Bakanlık 8.3.1999 tarihli yazısında

soydaşlara yapılacak geri ödemelerin mutlaka banka cüzdanlarına işlenmesini

bildirmiştir. Emlak Bankasının Ziraat Bankasına devrinden sonra Devlet

Bakanlığı Ziraat Bankasına yazdığı 24.5.2002 tarihli yazısında Pursaklar’da hak

sahiplerine konutlarının teslim edildiğini, işin başında yatırılan

peşinatlarında maliyet hesabından tenzil edildiği belirtilmiş; bu yazı esas

alınmak suretiyle Ziraat Bankasının Toplu Konut Kredileri ve geri ödemeler

müdürlüğüne 7.4.2002 tarihli yazısında konut sahipleriyle yeni sözleşmeler

imzalanacağı, taksitlerin 1.9.2002 tarihinde ödenmeye başlanacağı, yatırılan

peşinat tutarları dikkate alınarak hazırlanan İTFA PLANI VE ANÜZE TABLOLARININ

verildiği beyan edilmiştir. Ayrıca dosya içerisinde bulunan “Hak sahiplerine

ait liste” başlıklı belgenin ve bu belgede yer alan hak sahiplerinin yatırılan

peşinat tutarlarının, apartman kat ve daire numaraları ile birlikte

borçlandırma tutarlarının kıyaslanması ve incelenmesinden de az peşinat ödeyen

hak sahiplerinin daha yüksek miktarda, daha çok miktarda peşinat ödeyen hak

sahibinin ise daha az miktarda borçlandırıldığı gözlemlenmektedir. Diğer

taraftan dairemiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ve aynı konuda

Ankara … Tüketici Mahkemesinde açılan … esas ve … esas sayılı dosyaların

davacıları banka hesap cüzdanlarını, hesap cüzdanlarının suretlerini dosyaya

ibraz etmişler, hesap cüzdanlarının incelenmesinden de gerekli mahsubun

yapıldığı gözlemlenmiştir.

Yukarıda

özetlenen gerek Devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalardan, gerek hak

sahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından ve gerekse aynı nedenlerle

açılan ve reddedilip, dairemizin incelenmesinden de geçmek suretiyle kesinleşen

dosya kapsamlarından da açıkça anlaşılacağı gibi davacının peşin ödediği

paranın mahsubunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın

reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya

aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

ii. Başvurucular İsmail Başaran, Hatice Efeoğlu, Fami

Akın, Mertan İncemehmetoğlu ve Musa Tenekeci’nin davalarına ilişkin olarak ise

aşağıdaki gerekçeyle bozma kararı verilmiştir:

“…Emlak Bankasının

Ziraat Bankasına devrinden sonra Devlet Bakanlığı Ziraat Bankasına yazdığı

29.5.2002 tarihli yazısında Kestel’de hak sahiplerine konutlarının teslim

edildiğini, işin başında yatırılan peşinatlarında maliyet hesabından tenzil

edildiği belirtilmiş; bu yazı esas alınmak

suretiyle Halk Bankasının bireysel krediler daire başkanlığının Garajlar

şubesine yazdığı 26.3.2003 tarihli yazısında Devlet Bakanlığının 29.5.2002

tarihinde Kestel’de inşa edilen 2064 göçmen konutunun kesin borçlandırılmasının

talimata bağlandığı, 1.3.2003 tarihi itibariyle hesaplanan ilave borçlanma

tutarlarının yazı ekinde tablo halinde gösterildiği, çok cuzi olan borçlanma tutarlarının

bu tarih itibariyle hesaplara borç kaydedildiği, bunların tahsil edilmesi

gerektiği İTFA planı ve ANÜFE tablolarında bir değişiklik olmayacağı

belirtilmiştir. Diğer taraftan dairemiz incelemesinden geçmek suretiyle

kesinleşen ve aynı konuda Ankara … Tüketici Mahkemesinde açılan … esas ve …

esas sayılı dosyaların davacıları banka hesap cüzdanlarını, hesap cüzdanlarının

suretlerini dosyaya ibraz etmişler, hesap cüzdanlarının incelenmesinden de

gerekli mahsubun yapıldığı gözlemlenmiştir.

Yukarıda

özetlenen gerek Devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalardan, gerek hak

sahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından ve gerekse aynı nedenlerle

açılan ve reddedilip, dairemizin incelenmesinden de geçmek suretiyle kesinleşen

dosya kapsamlarından da açıkça anlaşılacağı gibi davacının peşin ödediği

paranın mahsubunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın

reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya

aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

14. Bireysel başvurulara konu olan bu davalar Ankara 1., 2., 3.,

4., 5., 6. Tüketici Mahkemeleri ile Bursa Tüketici Mahkemelerinde görülmüş;

bozma kararlarının tümüne uyulmuş ve bunun sonucunda başvurucularca açılan

davaların hepsi reddedilmiştir. Başvurucular Lütfi Türkan, Nilgün Kıreyoğlu,

İbrahim Yılmaz, Hayriye Yenisoy, Vasfi Ergün, Nazif Necipoğlu, Şirin Ender,

Mergüz Başyiğit ve Naci Adaletsever’in açtıkları davalarda ise İlk Derece

Mahkemeleri, başvurucuların taleplerini Yargıtayın emsal kararlarını dikkate

alarak herhangi bir bozma kararı olmaksızın doğrudan reddetmiştir. Davaları

aynı Mahkemede görülen dosyalarda davaların reddedilme sebepleri aynı gerekçeye

dayandırılmış olup aşağıda sırasıyla ilgili mahkemelerin gerekçeleri

belirtilmiştir:

i. Başvurucu Saffet Uğurlu’nun Ankara 1. Tüketici

Mahkemesinde görülen davasında, Pursaklar’da farklı bağımsız bir bölüm için

açılan ve kabul edilen davaya ilişkin olarak Yargıtayın yukarıda belirtilen

kararındaki (bkz. § 13) gerekçeye aynen yer verilmiş ve Emlak Bankası Genel

Müdürlüğünce 31.12.1997 tarihinde Devlet Bakanlığına hitaben yazılan yazı ile

Devlet Bakanlığının T.C. Ziraat Bankası A.Ş.ye hitaben yazdığı 29/5/2002

tarihli yazı belirtilmek suretiyle yatırılan 5 TL tutarındaki peşinatın kesin

maliyet bedelinden mahsup edildiğinin anlaşıldığı sonucuna varılmış, usul

ekonomisi nedeniyle yeni bir rapor alınmadan davanın reddine karar verilmiştir.

ii. Başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Lütfi Türkan,

Nilgün Kıreyoğlu, İbrahim Yılmaz, Hakkı Çalışkan-Halime Çalışkan, Erdinç

Kılıç-Nazende Kılıç-Zahir Kılıç-Ersin Kılıç, Muzaffer Özgür, Mergüz Başyiğit ve

İsmet Özgür’ün Ankara 2. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında, aynı yerde

bulunan farklı bağımsız bir bölüm için açılan ve kabul edilen davaya ilişkin

olarak Yargıtayın yukarıda (bkz. § 13) gösterilen kararındaki gerekçelerine

-projesine göre olmak üzere- aynen yer verildikten sonra “usul ekonomisi”

ilkesi gereği toplanan delillerin yeterince aydınlanması sebebiyle bilirkişi

incelemesine ya da ek rapor alınmasına gerek olmadığına karar verilmiş; “…gerek devletin resmi kurumları arasındaki

yazışmalarından, gerek hak sahiplerine ait liste başlıklı belge kapsamından ve

gerekse aynı nedenlerle açılan dosya kapsamlarından başvurucuların peşin olarak

ödediği paranın mahsubunun yapıldığı anlaşıldığı…”gerekçeleriyle

davanın reddine hükmedilmiştir.

iii. Ankara 3. Tüketici Mahkemesinde görülen ve başvurucu

Şirin Ender tarafından 5 TL olarak yatırılan avansın mahsup edilmediği

iddiasıyla açılan davada Mahkeme, davalı idare lehine olan bir bilirkişi

raporunu hükmüne esas almış ve “dosyada

mevcut deliller, tarafların beyanları, mahsuba ilişkin dosya içerisinde bulunan

belgeler, davacıya ait hesap cüzdanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği,

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ../../2012 tarihli ve E...,K... sayılı ilamı

çerçevesinde yapılan değerlendirmede; Göçmenevleri Projesi kapsamında

davacılara tahsis edilen konutun, Pursaklar'da inşaa edilen konutlar arasında

yer aldığı, davacının konut tesliminden önce ileride mahsuba esas olmak üzere

peşinat olarak ödenen miktarın ilk taksitlerin ödenmesi aşamasında borçtan

mahsup edildiği anlaşılmakla…”

şeklindeki

gerekçeyle açılan davanın reddine karar vermiştir.

iv. Ankara 4. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarda;

başvuruculardan Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Behçet Cansever, Metin Şendil,

Hayriye Yenisoy, Ali Ahatlı, Hasan Mutlu, Hasan Türker, Fatma Türker, Mehmet

Türker’in açtıkları davalara ilişkin olarak Mahkemece Yargıtayın yukarıda (bkz.

§ 13) gösterilen kararındaki gerekçelerine -projesine göre olmak üzere- aynen

yer verildikten sonra konuya açıklık getirildiği belirtilmiş; emsal Yargıtay

kararı ve ıslah dilekçelerinde yer alan miktarlar dikkate alınarak davalar

reddedilmiştir.

v. Başvuruculardan Hasan Nizam, İlhan Öztürk, Vasfi

Ergün, İsmail Özçelik, Gülten Akbulut, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve Mehmet

Yavuz’un Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında, Mahkeme aynı

yerde bulunan farklı bağımsız bir bölüm için açılan ve kabul edilen davaya

ilişkin olarak Yargıtay’ın yukarıda (bkz. § 13) gösterilen kararındaki

gerekçelerine -projesine göre olmak üzere- aynen yer verdikten sonra, emsal

Yargıtay ilamları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak mahsubun yapıldığı

kabul edilmiş ve bilirkişi raporlarına itimat edilmemiştir.

vi. Başvuruculardan İsmail Başaran ve Fami Akın’ın Ankara

6. Tüketici Mahkemesinde görülen davalarında Mahkeme, Pursaklar projesine

ilişkin yukarıda (bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçeye aynen

yer verdikten sonra “…bozma sonrası

dosyadaki tüm belge ve delillerin yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi

sonucunda: Gerek devletin resmi kurumları arasındaki yazışmalar, gerek hak

sahiplerine ait liste ve diğer destekleyici belgelerden davacının peşin ödediği

paranın mahsubunun yapıldığı, dolayısıyla davacının iş bu davada ileri sürdüğü

alacak iddiasının maddi ve hukuki temelinin bulunmadığı…”

gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir. Ankara 6. Tüketici Mahkemesi;

başvuruculardan Naci Adaletsever, Hikmet Sönmez ve Nazif Necipoğlu’nun

davalarında ise Yargıtayın Göçmen Konutları davalarında verdiği bozma

kararlarını dikkate alarak Yargıtayın kararı (bkz. § 12) doğrultusunda

bilirkişiden rapor ve ek rapor almıştır. Buna göre maliyet bedelinin

borçlandırma tutarından yüksek olduğu kararda belirtilmesine rağmen ödenmesi

gereken taksitlerden mahsup işleminin yapılıp yapılmadığına açıkça

değinilmeksizin başvurucuların maliyet bedelinin altında bir borçlanma ile

konut satın alması ve bu durumda peşin yatırılan avansın güncel bedelini talep

etmenin hakkaniyet ilkesine uygun düşmeyeceği gerekçeleriyle açılan davaların

reddine hükmedilmiştir.

vii. Başvurucu Hatice Efeoğlu’nun Bursa 1. Tüketici

Mahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel Projesi’ne ilişkin yukarıda

(bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yer

vermiş ve devamında “… resmi kurumlar

arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı gibi davacı tarafından yatırılan

peşinat konut bedeline mahsup edilmiştir” şeklindeki gerekçeyle

davanın reddine hükmetmiştir.

viii. Başvurucu Musa Tenekeci’nin Bursa 2. Tüketici

Mahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel Projesi’ne ilişkin yukarıda

(bkz. § 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yer

vermiş ve devamında “…Yargıtay ilamında

belirtildiği üzere dosyada mevcut delillere göre, davacının peşinat olarak

yatırdığı borçlandırma yapılırken mahsup edildiği kanaatine varıldığından…” şeklindeki

gerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir.

ix. Başvurucu Mertan İncemehmetoğlu’nun Bursa Tüketici

Mahkemesinde görülen davasında Mahkeme, Kestel projesine ilişkin yukarıda (bkz.

§ 13) gösterilen Yargıtay kararındaki gerekçenin bir bölümüne aynen yer vermiş

ve devamında “…Tüm dosya kapsamı ve bozma

ilamı doğrultusunda davacının peşin ödediği paranın mahsubunun yapıldığı anlaşıldığından

davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki

gerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir.

15. Başvurucuların yukarıda belirtilen kararları temyiz etmeleri

üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi değişik tarihli ilamlarıyla Derece Mahkemelerince verilen kararları

onamıştır.

16. Karar düzeltme yolu açık olanlar yönünden karar düzeltme

talebi hakkındaki istemler de reddedilmiş, nihai kararlar başvurucuların

vekillerine 21/10/2013 ile 10/2/2015 tarihleri arasında tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucular süresi içinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

18.

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi

şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

19.

22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 113. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğu

takdirde kefalet ve rehin ve sair fer'i haklar dahi sakıt olur.”

20. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun

131. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde,

rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş

olur.”

21. 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması

Hakkında Kanun’un 23. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:

“Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak

çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici

mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler,

tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan

muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu

maddeye göre kaydedilen bütçede öngörülen ödenekten Bakanlıkça karşılanır.

Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan

tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir

kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri

Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 7/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda diğer

başvurularla birleştirilen 2014/2719 numaralı bireysel başvuru incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

23. Başvurucular 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi

tutularak Türkiye’ye geldiklerini, Ankara Pursaklar ve Bursa Kestel’de Göçmen

Konutları Projesi kapsamında konut sahibi olabilmek için belli miktarda avans

olarak ödeme yaptıklarını, daha sonra da konutların taksitlerini ödediklerini

ancak avans ödemesinin taksitlerden mahsup edilmediğini, yaptıkları ödemelerin

iadesi amacıyla açtıkları davaların Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu

kararlar sonucunda kabul edilmediğini, Yargıtayın verdiği kararlar dikkate

alınarak dosyada aleyhlerine hiçbir delil veya rapor bulunmamasına rağmen İlk

Derece Mahkemelerince davaların reddine karar verildiğini, temyiz üzerine aynı

Daire tarafından gerekçe gösterilmeksizin hükümlerin onandığını, benzer

iddialarla açılan davaların Derece Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından daha önce

kabul edildiğini, aynı binada yan yana dairelerde oturan kişiler için farklı

sonuçların ortaya çıktığını, Yargıtay tarafından davanın tarafları arasında

eşitsizlik oluşturulduğunu, eşitliğin kamu kuruluşu lehine bozulduğunu, avans

olarak ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek mülkiyet ve adil

yargılanma hakları ile kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

24. Başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, Hasan

Nizam, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, İlhan Öztürk, Metin Şendil, Şükrü Cinali,

Mehmet Molla, Vasfi Ergün, İsmail Başaran, Gülten Akbulut, Fami Akın, Fikret

Yıldız, Şirin Ender ve Besim Cesur davanın açıldığı ve sona erdiği tarihi

dikkate alarak yargılamanın uzun sürdüğünü belirtmiş ve makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ayrıca ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

25. Başvuru dilekçeleri ve ekleri incelendiğinde başvurucuların,

Ankara ve Bursa Tüketici Mahkemesinde açılan alacak davalarının reddedilmesi

dolayısıyla Anayasa’nın 10., 35., 36. ve 141. maddelerinde tanımlanan

haklarının ihlal edildiğini iddia ettikleri görülmektedir. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı

olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucular; Mahkemelerce verilen ret kararları neticesinde haksız yere

davalarının reddedildiğini, kendilerine verilmesi gereken tazminatın

verilmediğini, aynı durumda olan kişilerce açılan davaların Derece Mahkemeleri

tarafından daha önce kabul edildiğini iddia etmişlerdir. Gerekçeli karar

hakkına yönelik inceleme sonucunda varılan sonuç gereği, başvurucuların

mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlaline yönelik iddialarının

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Makul sürede yargılama yapılmadığı

iddiası olanlar yönünden adil yargılanma hakkı kapsamında ayrıca değerlendirme

yapılmıştır.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucular, Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının

gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

27. Başvurucuların gerekçeli karar hakkına ilişkin şikâyetleri

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığından başvuruların gerekçeli karar

hakkı yönünden kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede Yargılanma Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

28. Başvurucular Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, Hasan Nizam,

İlhan Öztürk tazminat istemeksizin, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil,

Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün, İsmail Başaran, Gülten Akbulut, Fami

Akın, Fikret Yıldız, Şirin Ender, Besim Cesur ayrı ayrı olmak üzere değişik

miktarlarda manevi tazminat talep ederek makul sürede yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

30. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049,

26/3/2013, 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, esasen Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının

da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup ayrıca davaların en az giderle ve

mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de -Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği

açıktır (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38, 39).

31. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gereken

kriterlerdir (Güher Ergun ve diğerleri,

§§ 41–45).

32. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

medeni hak ve yükümlülükler ile cezai alanda yöneltilen suçlamalara ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olaylarda, Göçmen Konutları Projesi kapsamında avans olarak ödenen bedelin

iadesi talebiyle açılan alacak davaları bulunmakta olup, bu sorunun çözümüne

yönelik olarak 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri Usulü

Kanunu ile 6100 sayılı Kanun’da yer verilen usul hükümlerine göre yürütülen

somut yargılama faaliyetinin medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir

yargılama olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

33. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

makul süre değerlendirmesinde sürenin başlangıcı kural olarak uyuşmazlığı

karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle

davanın ikame edildiği tarihtir. Sürenin bitiş tarihi ise yargılamanın sona

erme tarihidir (Güher Ergun ve diğerleri,

§ 52). Bu kapsamda somut yargılama

faaliyeti açısından sürelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin dikkate alınması

gerekmekte olup ekte yer alan tabloda bu süreler belirtilmiştir.

34. Tüketici mahkemelerinin görevi 4077 sayılı mülga Kanun’un

23. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, bu Kanun’un uygulanmasıyla

ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı, tüketici

mahkemeleri nezdinde açılan davaların harçlardan muaf olduğu ve bu mahkemelerde

basit yargılama usulüne göre yargılama yapılacağı belirtilmiştir. Bu şekilde

kanun koyucu, tüketiciyi koruma amacını dikkate alarak genel mahkemelerin

dışında özel bir tüketici davalarının yargılaması sistemi oluşturmuş ve bu

davaların; konunun uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve ucuz

bir biçimde sonuçlandırılmasını amaçlamıştır.

35. Başvurulara konu yargılama süreçlerinin incelenmesi

sonucunda makul sürede yargılama yapılmadığı iddiası olanlar yönünden -başvurucular

Şirin Ender ve Vasfi Ergün hariç olmak üzere- diğer başvurucuların açtıkları

alacak davalarının yerel Mahkemelerce ilk önce kabul edildiği, Yargıtay 13.

Hukuk Dairesi tarafından kararların temyiz incelemesi neticesinde bozulduğu,

daha sonra yapılan yargılamalar sonucunda başvurucuların davalarının reddine

karar verildiği ve kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği

anlaşılmaktadır.

36. Başvurucular Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever, İlhan

Öztürk, Şirin Ender, Fikret Yıldız ile Besim Cesur ve İsmail Başaran ile Fami

Akın’ın başvurulara konu alacak davalarında, davaların ne kadar sürdüğü ekli

tablonun E ve F sütunlarında belirtilmiştir. İki dereceli bir yargılama

neticesinde sırasıyla toplam 4 yıl 4 ay 4 gün, 4 yıl 1 ay 8 gün, 4 yıl 4 ay 18

gün, 2 yıl 9 ay 27 gün, 3 yıl 10 ay 14 gün ve 3 yıl 7 ay 15 günde davaların

sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen ilkeler (§ 31) ve yargılama

süresinin bütünü dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtaydaki

yargılama sürecinde ilgili başvurucuların haklarını ihlal edecek bir gecikme

olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever,

İlhan Öztürk, Şirin Ender, İsmail Başaran, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve Fami

Akın yönünden başvurulara konu yargılamanın makul süreyi aşmadığı ve

başvurucuların

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu anlaşıldığından ilgili başvurucuların makul süre

şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

38. Diğer başvuruculardan Hasan Nizam, İsmail Özçelik, Mehmet

Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün ve Gülten

Akbulut’un makul sürede yargılanmadıklarına ilişkin şikâyetleri açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı gibi kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığından bu başvuruların kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Gerekçeli

Karar Hakkı Bağlamında Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

39.

Başvurucular, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini iddia etmiştir.

40. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

41. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak

yazılır.”

42. Sözleşme’nin 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından

davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini

isteme hakkına sahiptir.”

43. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil

olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

kabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkı da makul sürede yargılanma

hakkı gibi adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği

ilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir

(Güher Ergun ve diğerleri, § 38).

44.

Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının unsurlarından

biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve

savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle

gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın niteliğine göre değişebilir.

Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmeyi gerektiren usul

veya esasa dair iddialarının cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline neden

olacaktır (Mehmet Yavuz., B. No:

2013/2295, 20/2/2014, § 51). Gerekçenin ayrıntısı davanın niteliğine göre

değişmekle birlikte kararın hüküm kısmına dayanak oluşturacak hukuki bir

gerekçenin kısa ve özet de olsa bulunmasının zorunlu olduğu açıktır (Vesim Parlak, B. No: 2012/1034, 20/3/2014,

§ 33).

45.

Kararların gerekçeli olması, davanın taraflarının mahkeme kararının dayanağını

öğrenerek mahkemelere ve genel olarak yargıya güven duymalarını sağladığı gibi

tarafların kanun yoluna etkili başvuru yapmalarını mümkün hâle getiren en

önemli faktörlerdendir. Gerekçesi bilinmeyen bir karara karşı gidilecek kanun

yolunun etkin kullanılması mümkün olmayacağı gibi bahsedilen kanun yolunda

yapılacak incelemenin de etkin olması beklenemez (Vesim Parlak, § 34).

46.

Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması, ilk

derece mahkemesi kararlarında yer verilen gerekçelerin onama kararlarında kabul

edilmiş olduğu şeklinde yorumlanmakla beraber (Aziz

Turhan, B. No: 2012/1269, 8/5/2014, § 53), başvurucuların dile

getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de tartışmadığı esaslı hususlara

ilişkin temyiz başvurularıyla başvurucuların usule ilişkin haklarının ihlal

edildiğine yönelik somut şikâyetlerinin temyiz incelemesinde tartışılmaması,

gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülebilir (Faik Gümüş, B. No: 2012/603, 20/2/2014, § 49).

47.

Başvurucular, Göçmen Konutları

Projesi kapsamında avans olarak ödedikleri bedelin iadesi amacıyla Ankara ve

Bursa Tüketici Mahkemelerinde açtıkları davalarda davası kabul edilen kararlara

yönelik temyiz veya karar düzeltme aşamalarında Yargıtay 13. Hukuk Dairesince

bozma yönünde hüküm kurulduğunu, Mahkemelerce bozma kararlarına uyularak

dosyada aleyhlerine hiçbir delil veya rapor bulunmamasına rağmen davaların

tümünün incelenmeksizin reddine karar verildiğini, yerel Mahkemelerin verdiği

kararların Yargıtay tarafından onandığını, Mahkeme ve Yargıtay kararlarının

gerekçesiz olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

48.

Bakanlık, Yargıtayın daha önce benzer mahiyette açılan davalarda bozma

kararının tersine onama kararı vermesine ilişkin şikâyette içtihat

farklılığının tek başına adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmeyeceğini

ifade etmiş; “delillerin değerlendirilmesi,

hukuk kurallarının uygulanması ve derece mahkemelerinin uyuşmazlığa getirdiği

çözümün adil olmadığı” şikâyetleri ile ilgili olarak Anayasa

Mahkemesi içtihatlarını hatırlatmış ve başvurucuların iddialarının bu kararlar

doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.

49.

Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere (bkz. § 13) Yargıtayın bozma

ilamları incelendiğinde başvurucular Behçet Cansever, İsmail Başaran, Hatice Efeoğlu, Mertan

İncemehmetoğlu, Musa Tenekeci ve Fami Akın yönünden mahsubun yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bilirkişi

raporlarına değinilmeksizin devletin kurumlar arasında yapılan yazışmalardan ve

“Hak Sahiplerine Ait Liste” başlıklı belge kapsamından yola çıkılarak ilgili

kişilerin oturdukları konutlar hakkında mahsubun yapıldığına ilişkin bir

değerlendirme yapılmış; daha önce mahsubun yapılmadığı iddiası ile ilgili

açılan davalarda red kararı verildiği ve Daire incelemesinden geçerek

kesinleşen bu dosya kapsamlarından da mahsubun yapıldığının anlaşıldığı

belirtilmiştir.

50.

Bozma kararı verilen davalara ilişkin olarak diğer başvurucular yönünden

yapılan değerlendirmelerde ise mahsubun yapılıp yapılmadığı noktasında eksik inceleme

yapıldığı ve yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın aydınlatılması

istenmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alan yerel Mahkemeler

Yargıtayın mahsubun yapıldığına ilişkin yukarıdaki paragrafta (bkz. § 13) yer

alan benzer kararlarına atıf yaparak ve hükmünde bunlardan bir tanesine aynen

yer vererek bilirkişi raporuna itibar etmemiş; bilirkişi incelemesi henüz

yaptırmayanlar ise usul ekonomisi gereği bilirkişi incelemesinden vazgeçmiştir.

Yerel Mahkemeler tarafından davası herhangi bir bozma kararı olmaksızın

doğrudan reddedilenlerde ise Yargıtayın emsal niteliğini almış, yukarıdaki

paragrafta (bkz. § 13) yer alan kararlarına dayanılmış ve bilirkişi raporlarına

itibar edilmemiştir. Bunlardan farklı olarak başvurucu Şirin Ender’in Ankara 3.

Tüketici Mahkemesinde görülen davasında Mahkeme, davalı idare lehine olan bir

bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmuştur. Ancak karardan anlaşıldığı

kadarıyla başvurucunun hesap cüzdanı dosyada yer almaktadır ve bilirkişi,

davalı vekilinin örnek olarak sunduğu banka cüzdan fotokopilerinin tetkikinden

yararlanarak başvurucunun yatırdığı 5 TL’nin tümü için ödenmesi gereken

herhangi bir tutarın bulunmadığı sonucuna varmıştır.

51.

Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve

gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla birlikte

belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek

istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi esasen

derece mahkemelerine aittir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B.

No: 10590/83, 6/12/1988, § 68). Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve

inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek

Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Mahkemenin görevi, başvuru

konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığını değerlendirmektir.

Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara

iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflara

tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da

uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi

gerekir (Yüksel Hançer, B. No:

2013/2116, 23/1/2014, § 19).

52.

Başvurulara konu olan davalarda Banka ve davalı TOKİ’den gelen yazı cevaplarına

ve kurumlar arası yapılan iç yazışma kayıtlarına göre mahsup işleminin

yapıldığı Mahkemelerce kabul edilmiş ve davalının ispat varakası olarak sunduğu

deliller değerlendirilmek suretiyle davalar reddedilmiştir (bkz. § 14). Söz

konusu davalar, özel hukuk kapsamında incelenen bir alacağa ilişkindir.

Dolayısıyla kural olarak tarafların ileri sürdüğü hususların ispatlanıp

ispatlanmayacağı meselesi -tarafların aralarında ayrı ayrı imzaladıkları

borçlanma sözleşmeleri de dikkate alındığında- davanın taraflarını

ilgilendirmektedir. Başvurucularla ilgili olmayan bir dava dosyasında davalı

idarenin, ilgili Bankalardan mahsubun yapıldığını gösteren kayıtları sunduğu ve

hesap cüzdanına işlettiği görülerek mahsubun yapıldığının gözlemlendiği

Yargıtay kararlarında açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla aynı şekilde her bir

başvurucu yönünden müstakil olarak bir değerlendirmenin yapılmasında da hukuken

ve fiilen herhangi bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucularla ilgisi

olmayan ve sadece konu yönünden benzer bir dava dosyasında, mahsubun yapıldığını

gösteren kayıtların ve mahsubu yapılmış bir hesap cüzdanının sunulması ayrı

ayrı yapılan borçlanma sözleşmeleri dikkate alındığında sadece o davanın

taraflarını etkilemesi gerekir. Özel olarak belirtmek gerekirse başvurucu Şirin

Ender’in Ankara 3. Tüketici Mahkemesinde görülen davasının reddedilme sebebi

incelendiğinde de Mahkeme kararından anlaşıldığı kadarıyla başvurucunun hesap

cüzdanı dosyada yer almasına rağmen konu yönünden benzer bir dava dosyasından

yararlanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

53.

Başvurucu Şirin Ender’in davası hariç olmak üzere diğer başvurulara ilişkin

alacak davalarında, önce teknik bir husus olması hasebiyle bilirkişi raporu

alma ihtiyacının hasıl olması, daha sonra bilirkişi raporlarına itimat

edilmemesi veya bilirkişi raporu alınmasından vazgeçilmesi suretiyle davaların

reddedilmesinin ana sebebi olarak mahsubun yapıldığına ilişkin genel, soyut

ifadelerle belirtilen davalı idareler ile Banka arasındaki yazışmalar ve

Yargıtayın yukarıdaki paragrafta belirtilen (bkz. § 13) bozma kararları

gösterilmiştir.

54.

Söz konusu resmî yazışmalardan bahsedilmekle beraber bu belgeler vasıtasıyla

mahsubun ne kadar yapıldığı yahut yapılmadığı Mahkeme kararlarından açıkça

anlaşılamamaktadır. Nitekim yatırılan avansın miktarı her bir başvurucu için

değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla resmî yazışmalar veya bilirkişi

raporlarından yararlanılmak suretiyle her bir başvurucu yönünden somut olayda;

oturulan konutlarla ilgili olarak borçlandırma tutarlarına, hesaplanmış ve

şerefiyelendirilmiş maliyetlere ve bunların sonucunda her bir başvurucunun

yatırdığı farklı miktardaki avansın toplam borçtan mahsup edilip edilmediğine

ilişkin hususlara Mahkeme kararlarında değinilmediği, davanın esasını

etkileyecek nitelikteki deliller veya olaylar hakkında bir değerlendirmenin

yapılmadığı anlaşılmaktadır. Salt resmî belgelere atıf yapılmak suretiyle

başvurucuların Göçmen Konutları Projesi kapsamında yaptığı ödemelerin

taksitlerden mahsup edildiği sonucuna varılmış olmasına karşın davalı TOKİ’nin

savunması doğrultusunda yatırılan peşinatların taksitlerden mahsup edilip

edilmediği yeterince tartışılmamış ve tarafların iddiaları ile savunmaları

karşılanmamıştır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14/10/2015 tarihli ve

2015/3651, K.2015/30027 sayılı kararı).

55.

Bu nedenle Derece Mahkemeleri kararlarında, sözü edilen belgelere ilişkin

olarak her bir başvurucu yönünden mahsubun yapılıp yapılmadığına yönelik açık

bir değerlendirme yapılmadığı ve herhangi bir somutlaştırma yapılmaksızın

anılan belgelerin içeriğinden tam olarak bahsedilmediği kanaatine varılmıştır.

Ayrıca başvurucular tarafından açılan davaların büyük bir kısmında bilirkişi

raporlarından yararlanılarak başvurucuların avans olarak davalıya ödeme yaptığı

kabul edilmesine ve İlk Derece Mahkemelerince somut delillere dayalı olarak

davaların kabulüne karar verilmesine rağmen bu kararların bozulmasından sonra

Mahkemelerin, davaların kabulüne dair ilk kararında vardığı sonucun tam tersi

bir sonuca ulaşması ve bunu salt Yargıtay kararlarındaki resmî yazışmalara

dayanarak ikna edici şekilde gerekçelendirmemesi de adil bir yargılama

olmadığını göstermektedir.

56. Bu sebeplerle yargılama süreçleri bir bütün olarak

değerlendirildiğinde başvurucuların gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

57.

Belirtilen nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

58. Başvuruları makul süre şikâyeti yönünden kabul edilebilir

bulunan Hasan Nizam, Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin

Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’ün açtıkları davalarda,

yargılamanın başından itibaren iki dereceli yargılama sisteminde davaların ne

kadar sürdüğü ekli tablonun E ve F sütunlarında belirtilmiştir.

59. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında (bkz. §§ 30-34) ve

başvuruların değerlendirilmesi neticesinde söz konu alacak davaları; hukuki

meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı, delillerin

toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate

alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucuların tutum ve davranışları ile

usule ilişkin haklarını kullanırken özensiz davranmalarının, yargılamanın

uzamasına önemli ölçüde sebep teşkil ettiği de söylenemez.

60. Başvuruların konusu olan alacak davalarında yargılama

sürecindeki gecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde Mahkemece yapılan

yargılama süreçleri ve temyiz süreçleriyle beraber yargılamanın makul olmayan

bir süre içinde sonuçlandığı görülmektedir. Tüketici Mahkemelerinde görülen

alacak davalarının niteliği, başvurucular açısından taşıdığı değer ve

başvurucuların davadaki menfaatleri dikkate alındığında bu sürenin makul

olmadığı açıktır.

61. Belirtilen nedenlerle Hasan Nizam, Gülten Akbulut, İsmail

Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’ün

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

62. Başvurucular, mülkiyet ve adil yargılanma hakları ile

eşitlik ilkesinin ihlali nedeniyle avans olarak yatırdığı bedelin bilirkişi

raporlarıyla güncellenmiş değerlerini, yargılama giderlerini ve davalarda

aleyhine hükmedilen vekâlet ücretlerinin ödenmesini talep etmişlerdir.

63. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin birinci ve ikinci

fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve

işlem niteliğinde karar verilemez.

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

64.

Başvuruların değerlendirilmesi neticesinde gerekçeli karar hakkı yönünden

Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiş olduğundan ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

65. Başvurucular maddi tazminat talebinde de bulunmuş olup

mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiş

olmakla beraber tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarar arasında illiyet

bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

66. Başvuruculardan Hasan Nizam’ın makul sürede yargılama

yapılmaması nedeniyle manevi tazminat talep etmediği anlaşıldığından bu konuda

değerlendirme yapılmamıştır.

67. Ekli tablonun H sütununda belirtilen miktardaki manevi

tazminatın başvurucular Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin

Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla ve Vasfi Ergün’e ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

68. Başvurucular tarafından aşağıda dökümü yapılan yargılama

giderlerinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1. Başvurucuların gerekçeli

karar hakkı yönünden başvurularının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılama

yapılmaması şikâyeti olan başvuruculardan Vildan Tunaboylu, Behçet Cansever,

İlhan Öztürk, Şirin Ender, Fami Akın, Fikret Yıldız, Besim Cesur ve İsmail

Başaran’ın şikâyetinin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA; Hasan Nizam, Gülten

Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet

Molla, Vasfi Ergün’ün şikâyetinin ise KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli

karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Makul sürede yargılama

yapılmaması şikâyeti yönünden başvuruları kabul edilebilir bulunan

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin

gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapmak üzere ilgili Mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

D. Ekli tablonun H sütununda

yer alan manevi tazminat miktarlarının; Gülten Akbulut, İsmail Özçelik, Mehmet

Yavuz, Metin Şendil, Şükrü Cinali, Mehmet Molla, Vasfi Ergün’e ÖDENMESİNE,

E. Başvurucuların tazminat

taleplerinin REDDİNE,

F. 1. Başvurucular Vildan

Tunaboylu tarafından 2014/2719, Behçet Cansever tarafından 2014/5967, Hasan

Nizam tarafından 2014/4202, İsmail Özçelik tarafından 2014/7539, Mehmet Yavuz

tarafından 2014/8513, İlhan Öztürk tarafından 2014/5966, Metin Şendil

tarafından 2014/7537, Fami Akın tarafından 2014/8311, İsmail Başaran tarafından

2014/8541, Fikret Yıldız tarafından 2014/14184, Besim Cesur tarafından 2014/14185,

Gülten Akbulut tarafından 2014/15768, Şükrü Cinali tarafından 2014/17098, Vasfi

Ergün tarafından 2014/16540 numaralı dosyalar için ayrı ayrı yatırılan 206,10

TL harcın ve Mehmet Molla tarafından 2015/2805 numaralı dosya için yatırılan

226,90 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin ise MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

2. Başvurucular Hasan Türker, Fatma Türker,

Mehmet Türker tarafından 2014/12630 numaralı dosya için 206,10 TL harcın

MÜŞTEREKEN; Erdinç Kılıç, Nazende Kılıç, Zahir Kılıç, Ersin Kılıç tarafından

2013/9206 numaralı dosya için 198,35 TL harcın MÜŞTEREKEN; Hakkı Çalışkan,

Halime Çalışkan tarafından 2014/13556 numaralı dosya için 206,10 TL harcın

MÜŞTEREKEN; İbrahim Yılmaz tarafından 2013/7866 numaralı dosya için 198,35 TL

harcın ve Muzaffer Özgür tarafından 2014/12629 numaralı dosya için 206,10 TL

harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

3. Başvurucular İsmet Özgür tarafından

2014/105, Lütfi Türkan tarafından 2014/104, Nilgün Kıreyoğlu tarafından

2014/161, Hasan Mutlu tarafından 12465, Hayriye Yenisoy tarafından 2014/12532,

Naci Adaletsever tarafından 2014/12913, Ali Ahatlı tarafından 2014/17659,

Mergüz Başyiğit tarafından 2014/18898, Nazif Necipoğlu tarafından 2014/19977

numaralı dosya için ayrı ayrı yatırılan 206,10 TL harcın, Hikmet Sönmez

tarafından 2015/3384, Saffet Uğurlu tarafından 2015/6028 numaralı dosya için

yatırılan 226,90 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin ise MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

4. Başvurucular Hatice Efeoğlu tarafından

2014/10015, Mertan İncemehmetoğlu tarafından 2014/10024 numaralı dosya için

ayrı ayrı yatırılan 206,10 TL harcın AYRI AYRI; 1.800 TL vekâlet ücretinin ise

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

5. Başvurucu Musa Tenekeci tarafından

2014/12754 numaralı dosya için 206,10 TL harcın ve 1.800 TL vekâlet ücretinin

ÖDENMESİNE,

6. Başvurucu Şirin Ender tarafından 2014/11949

numaralı dosya için 206,10 TL harcın ve 1.800 TL vekâlet ücretinin ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin, kararın

tebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren

dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona

erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA

I.7/1/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

II.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucu

:

Vildan TUNABOYLU

2. Başvurucu

:

Behçet CANSEVER

3. Başvurucu

:

Hasan NİZAM

4. Başvurucu

:

İsmail ÖZÇELİK

5. Başvurucu

:

Mehmet YAVUZ

6. Başvurucu

:

İlhan ÖZTÜRK

7. Başvurucu

:

Metin ŞENDİL

8. Başvurucu

:

Mehmet MOLLA

9. Başvurucu

:

İsmail BAŞARAN

10. Başvurucu

:

Şükrü CİNALİ

11. Başvurucu

:

Gülten AKBULUT

12. Başvurucu

:

Fami AKIN

13. Başvurucu

:

Fikret YILDIZ

14. Başvurucu

:

Besim CESUR

Vekili

:

Av. Mehmet Zeki KÖSE

15. Başvurucular

:

1.Hasan TÜRKER

2. Fatma TÜRKER

3. Mehmet TÜRKER

16. Başvurucular

:

1. Hakkı ÇALIŞKAN

2. Halime ÇALIŞKAN

17. Başvurucular

:

1. Erdinç KILIÇ

2. Nazende KILIÇ

3. Zahir KILIÇ

4. Ersin KILIÇ

18. Başvurucu

:

Muzaffer ÖZGÜR

Vekili

:

Av. Murat MECİT

19. Başvurucu

:

Hatice EFEOĞLU

20. Başvurucu

:

Mertan İNCEMEHMETOĞLU

Vekili

:

Av. Leman ÖZTÜRK TEK

21. Başvurucu

:

Musa TENEKECİ

Vekili

:

Av. Hayriye IŞIK ERBİL

22. Başvurucu

:

İsmet ÖZGÜR

23.Başvurucu

:

Ali AHATLI

24. Başvurucu

:

Hasan MUTLU

25. Başvurucu

:

Hikmet SÖNMEZ

26. Başvurucu

:

Saffet UĞURLU

27. Başvurucu

:

Lütfi TÜRKAN

28. Başvurucu

:

Nilgün KIREYOĞLU

29. Başvurucu

:

Nazif NECİPOĞLU

30. Başvurucu

:

Naci ADALETSEVER

31. Başvurucu

:

Hayriye YENİSOY

32. Başvurucu

:

Mergüz BAŞYİĞİT

Vekili

:

Av. Belgin ERSOY KARACABEY

33. Başvurucu

:

İbrahim YILMAZ

Vekili

:

Av. Murat MECİT

34. Başvurucu

:

Vasfi ERGÜN

Vekili

:

Av. Mehmet Zeki KÖSE

35. Başvurucu

:

Şirin ENDER

Vekili

:

Av. Nevzat SARIİN

A

B

C

Ç

D

E

F

G

H

Sıra Başvuru Numarası Başvurucunun İsmi T.C. Kimlik Numarası Başvurucu Vekili Makul Sürede Yargılama Yapılmadığı İddiası Olanlar Yönünden Davanın Açıldığı Tarih - Nihai Karar Tarihi Yargısal Süreçte Geçen Toplam Süre Talep Edilen Manevi Tazminat Miktarı (TL) Ödenmesi Gereken Manevi Tazminat Miktarı (TL) 1 2014/2719 Vildan TUNABOYLU - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/9/2009 - 20/1/2014 4 yıl 4 ay 4 gün - - 2 2014/5967 Behçet CANSEVER - Av. Mehmet Zeki KÖSE 3/2/2010 - 11/3/2014 4 yıl 1 ay 8 gün - - 3 2014/4202 Hasan NİZAM - Av. Mehmet Zeki KÖSE 2/6/2009 - 20/1/2014 4 yıl 7 ay 18 gün - - 4 2014/5966 İlhan ÖZTÜRK - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/9/2009 - 4/2/2014 4 yıl 4 ay 18 gün - - 5 2014/15768 Gülten AKBULUT - Av. Mehmet Zeki KÖSE 26/10/2009 - 4/9/2014 4 yıl 10 ay 8 gün 5.000 TL 4.000 TL 6 2014/7539 İsmail ÖZÇELİK - Av. Mehmet Zeki KÖSE 25/5/2009 - 31/3/2014 4 yıl 10 ay 6 gün 5.000 TL. 4.000 TL 7 2014/8313 Mehmet YAVUZ - Av. Mehmet Zeki KÖSE 12/6/2009 - 22/4/2014 4 yıl 10 ay 10 gün 5.000 TL. 4.000 TL 8 2014/7537 Metin ŞENDİL - Av. Mehmet Zeki KÖSE 14/2/2008 - 31/3/2014 6 yıl 1 ay 17 gün 5.000 TL. 5.000 TL 9 2014/17098 Şükrü CİNALİ - Av. Mehmet Zeki KÖSE 2/6/2009 - 2/9/2014 5 yıl 3 ay 5.000 TL. 4.000 TL 10 2015/2805 Mehmet MOLLA - Av. Mehmet Zeki KÖSE 25/5/2009 - 12/2/2014 4 yıl 8 ay 17 gün 5.000 TL. 4.000 TL 11 2014/16540 Vasfi ERGÜN - Av. Mehmet Zeki KÖSE 3/2/2010 - 4/9/2014 4 yıl 7 ay 1 gün 5.000 TL. 4.000 TL 12 2014/8541 İsmail BAŞARAN - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/8/2010 - 31/3/2014 3 yıl 7 ay 15 gün 5.000 TL. - 13 2014/14184 Fikret YILDIZ - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/8/2010 - 30/6/2014 3 yıl 10 ay 14 gün 5.000 TL. - 14 2014/14185 Besim CESUR - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/8/2010 - 30/6/2014 3 yıl 10 ay 14 gün 5.000 TL. - 15 2014/8311 Fami AKIN - Av. Mehmet Zeki KÖSE 16/8/2010 - 31/3/2014 3 yıl 7 ay 15 gün 5.000 TL. - 16 2014/11949 Şirin ENDER - Av. Nevzat SARIİN 22/8/2011 - 19/6/2014 2 yıl 9 ay 27 gün 2.000 TL. -

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2719, 7 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. 1. Başvurucuların gerekçeli
  16. C. Kararın bir örneğinin
  17. D. Ekli tablonun H sütununda
  18. E. Başvurucuların tazminat
  19. F. 1. Başvurucular Vildan
  20. G. Ödemelerin, kararın
  21. A
  22. B
  23. C
  24. Ç
  25. D
  26. E
  27. F
  28. G
  29. H
  30. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2719
Tarih
7 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Hüseyin Hançer Başvurusu (B. No: 2013/8319)
  • Mustafa Başer ve Metin Özçelik Başvurusu (B. No: 2015/7908)
  • Turan Dal Başvurusu (B. No: 2013/5964)
  • Zeki Kartal Başvurusu (B. No: 2013/2803)
  • Seyitahmet Çavuş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6613)
  • Doğan Kasadolu Başvurusu (B. No: 2013/3985)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.