İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Turan Dal Başvurusu (B. No: 2013/5964)

1. Başvuru, aile hekimliği

Başvuru No2013/5964Tarih6 Ocak 2016Okuma12 dk · 2.377 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Turan Dal Başvurusu I. Başvurunun Konusu

Karar tarihi
6 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2013/5964
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.377 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

1. Başvuru, aile hekimliği

sözleşmesinin sonlandırılması işleminin iptali istemiyle açılan davanın

reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının, mülkiyet hakkının ve adil yargılama

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 1/8/2013

tarihinde Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru

formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun

Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY

VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve

eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Karşıyaka 23 No.lu Aile

Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmakta iken aynı birimde görev

yapan başka bir aile hekimi ile birbirlerine hakaret ettikleri ve bu durumun

meslek ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir Valiliğinin 7/10/2008 olur

tarihli yazısı ile başvurucu hakkında ihtar işlemi uygulanmıştır.

6. Karşıyaka 23 No.lu Aile

Sağlığı Merkezi yakınındaki iki eczanede 17/10/2008 tarihinde yapılan denetimde

başvurucuya ait imzasız reçetelerin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine bu

durumun da meslek ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir Valiliğinin

17/12/2008 olur tarihli yazısı ile başvurucuya yeniden ihtar işlemi

uygulanmıştır.

7. Aynı yıl içinde iki defa

meslek ilkelerine aykırı davranmak eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle

9/1/2009 tarihli işlemle başvurucunun aile hekimliği sözleşmesi

sonlandırılmıştır.

8. Başvurucu tarafından bu

işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada İzmir 2.

İdare Mahkemesi 11/3/2009 tarihli ve E.2009/88 sayılı kararıyla yürütmenin

durdurulması talebinin reddine karar vermiştir.

9. Bu karara karşı

başvurucunun yaptığı itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 8/4/2009

tarihli ve Y.D. İtiraz No: 2009/490 sayılı kararıyla itiraz talebini kabul

ederek sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin işlemin yürütmesinin

durdurulmasına karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

“… 7.10.2008 günlü, 6568 sayılı İzmir Valiliği

işlemiyle ihtar olunmasının dayanağı soruşturma raporunun incelenmesinden,

davacının aynı yerde görevli meslektaşına hakaret etme fiilini işlediği ve bu

fiilin "meslek ilkelerine" aykırılık teşkil ettiği sonucuna

varıldığından, söz konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

7.10.2008

günlü, 6568 sayılı İzmir Valiliği işlemiyle ihtar olunmasının dayanağı

soruşturma raporunun incelenmesinden ise, olayda, davacının, reçetelerin

düzenlendiği tarihte izinli olan bir Aile Hekimine ait imzasız 17 adet

bilgisayar çıktı reçete ile kendisine ait 4 adet imzasız bilgisayar çıktı

reçeteyi, söz konusu eczanelere bizzat verdiği veya imzasız reçetelerin bilgisi

dahilinde menfaat temini amacıyla verildiği yolunda bir tespit olmadığı,

soruşturmacı tarafından, davacının, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul

ve esasları yerine getirmemekten dolayı, 657 Sayılı Devlet Memuru Kanununun

125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile tecziyesinin teklif edildiği,

dolayısıyla, davacının doktorluk mesleği ilkelerine aykırı olarak

değerlendirilebilecek bir davranışının olmadığı anlaşıldığından, belirtilen

soruşturma neticesinde davacıya verilen yazılı ihtarda hukuki isabet

bulunmamaktadır.

Bu

durumda, davacıya yıl içinde verilen iki ihtardan bir tanesinin hukuka aykırı

olması nedeniyle, aile hekimliği sözleşmesinin sona erdirilmesi koşulu

gerçekleşmediğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık

yoktur.”

10. İzmir 2. İdare Mahkemesi

15/7/2009 tarihli ve E.2009/88, K.2009/1133 sayılı oyçokluğu kararıyla davanın

reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

"Aile

Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan

Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları Hakkında Yönetmeliğin 16.

maddesinin ikinci fıkrasında; “Yıl içinde, aşağıda aynı bentteki fiillerin iki

defa, farklı bentlerdeki fiillerin üç defa işlenmesi halinde sözleşme, ilgili

vali tarafından sona erdirilir.” hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin c)bendinde; meslek ilkelerine aykırı davranmak eylemi

düzenlenmiştir.

Dava

dosyanın incelenmesinden; Karşıyaka 23 Nolu Aile

Sağlığı Merkezinde “Doktor” olarak görev yapan davacının, aynı birimde görev

yapan başka bir aile hekimi ile karşılıklı olarak bir birlerine hakaret

ettiklerinin belirlenmesi üzerine 07.10.2008 tarih ve 6568 sayılı işlem ile

yazılı olarak ihtar edildiği, 23 Nolu Sevim Yıldırım

Aile Sağlığı Merkezi yakınındaki ve… Eczanelerinde 17.10.2008 tarihinde yapılan

denetimde davacıya ait 4 adet ve diğer görevli doktor N. U. N.'a

ait 17 adet imzasız reçetenin var olduğunun saptanması üzerine 17.12.2008 tarih

ve 8106 sayılı yazılı ihtar işleminin düzenlenmesi sonunda davaya konu işlemin

tesis edildiği anlaşılmıştır.

Davacının,

ilgili eczanelerde bulunduğu belirlenen 4 adet reçetenin hemşireler tarafından

düzenlenmesine izin vermesi, gerekli denetim ve gözetim görevini yerine

getirmemesi, meslek ilkelerine aykırı tutumdur.

Bu duruma

göre, anılan mevzuat hükümleri uyarınca, bir yıl içerisinde iki kez meslek

ilkelerine aykırı davrandığı için yazılı olarak ihtar olunan davacı hakkında

aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine yönelik olarak tesis edilen dava

konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı hükmüne varılmıştır.”

11. Karşıoy

gerekçesi ise şöyledir:

“Davacının

4 adet bilgisayar çıktısı ve imzasız reçeteyi bizzat ilgili eczanelere verdiği

yolunda herhangi bir tespitin var olmaması, davacının savunmasında da

belirtildiği üzere bu reçetelerin henüz imzalanmadan ilgili eczanelere hastalar

tarafından götürülmesini denetlemeye sorumlu tutulmasının olanaklı bulunmaması

ve esasen bu nitelikteki reçetelerin de ilgililer tarafından resmi evrak olarak

kabul edilerek ödemeye esas alınmasının söz konusu olamayacak olması

karşısında; davacıya atılı eylemi meslek ilkelerine aykırı davranmak şeklinde

kabule hukuken olanak bulunmadığı ve bu gerekçe ile dava konusu işlemin

iptaline hükmedilmesinin gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına

katılmıyorum.”

12. Başvurucu, anılan kararı

temyiz etmiş; Danıştay Beşinci Dairesi 30/12/2011 tarihli ve E.2009/6951, K.2011/8437

sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır.

13. Başvurucunun karar

düzeltme talebi de aynı Dairenin 24/4/2013 tarihli ve E.2012/3220, K.2013/3463

sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar 8/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 1/8/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

15. 24/11/2004 tarihli 5258

sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Aile

hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar

ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları

ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren

nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının

teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

16. 12/8/2005 tarihli ve

25904 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü

giren dava konusu uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla

yürürlükte bulunan Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık

Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları

Hakkında Yönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Yıl

içinde, aşağıda aynı bentteki fiillerin iki defa, farklı bentlerdeki fiillerin

üç defa işlenmesi halinde sözleşme, ilgili vali tarafından sona erdirilir.

…

c) Meslek

ilkelerine aykırı davranmak,

…

e) Görevin

yerine getirilmesi için gereken belgeleri usulüne uygun düzenlememek ve bu

eksiklikleri 7 günden az olmamak üzere verilen sürede gidermemek,

…”

IV.

İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 6/1/2016

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A.

Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; iki ayrı

ihtar işlemine konu eylemlerin Mahkemece ayrı ayrı tartışılmadığını, ikinci

eylemine konu olayın Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık

Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları

Hakkında Yönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında

değerlendirilmesi gerektiğini, buna ilişkin itirazların Derece Mahkemesi ve

Danıştay Dairesince karşılanmadığını, yargılamanın ve varılan sonucun hukuka

aykırı olduğunu, sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyle mülkiyet ve yaşam

hakkına müdahale edildiğini belirterek Anayasa’nın 17., 35. ve 36. maddelerinde

düzenlenen hakların ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B.

Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp

olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucunun yaşam hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği

şikâyetlerinin özü esas olarak sözleşmenin sonlandırılması işleminden

kaynaklanması ve sonuç itibarıyla çalışma hakkına ilişkin olması nedeniyle

Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde yer alan çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı

açısından incelenmiştir. Başvurucunun diğer şikâyetlerinin ise yargılamaya

ilişkin olmaları nedeniyle adil yargılanma hakkı açısından incelenmesi uygun

görülmüştür.

1. Çalışma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, verilen ihtar

cezalarının ardından aile hekimliği sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyle

çalışma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

21. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümlerine göre Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

(Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi

gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında

kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

22. Bireyin dilediği alanda

çalışma özgürlüğü ve çalışma hakkı Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde güvence

altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme’de

düzenlenen haklardan değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de kamu

hizmetine girme ya da dilediği kamu görevinde çalışma hakkının Sözleşme’de ya da protokollerinde korunan bir hak

olmadığını açıkça ifade etmektedir (Serkan

Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 24).

23. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun iddiasına konu çalışma hakkı, Anayasa ve Sözleşme ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokollerin ortak koruma alanına girmediğinden

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir

2. Davanın

Reddinin Adil Yargılanma Hakkını İhlal Ettiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu, açtığı

davanın reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa’nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

26. 30/3/2011 tarihli ve

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

27. 6216 sayılı Kanun’un 49.

maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel

başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve

bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.

Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

28. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

29. Anılan kurallar uyarınca

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede,

kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz

takdir hatası veya açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

30. Derece mahkemeleri

nezdindeki yargılamalarda izlenilen delil kuralları ve bunların yorumlanması

kural olarak belirtilen hususların değerlendirilmesi açısından daha elverişli

konumda olan söz konusu mahkemelere aittir. Bununla birlikte delillerin

incelenme ve değerlendirilme yönteminin açık bir hakkaniyetsizlik veya keyfîlik ihtiva etmesi veya bu değerlendirmelerin “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama”

ilkeleri gözetilerek yapılmaması durumunda adil yargılanma hakkının

gereklerine uygun bir delil değerlendirilmesinden söz edilemez (Turgay Coşkun, B. No: 2013/1286,

16/4/2015, § 44).

31. Sözleşme’nin 6. maddesinde davada kullanılan delillerin ispat güçleri ile

ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte AİHM de delillerin kabul

edilebilirliği ile ilgili olarak somut davada kullanılan delillerin “silahların

eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri gözetilerek tartışılıp

tartışılmadığını ya da söz konusu delillerin yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmamasına etkisini değerlendirmekte (Tamminen/Finlandiya, B. No: 40847/98, 15/6/2004,

§§ 40-41; Barberà, Messegué ve Jabardo/İspanya,

B. No: 10590/83, 6/12/1988, §§ 68, 81-89) ve birçok kararında Sözleşme’nin 6.

Maddesinin, adil yargılanma hakkını güvence altına almakla beraber öncelikli

olarak ulusal hukuk bağlamında düzenlenmesi gereken bir konu olan delillerin

kabul edilebilirliğine ilişkin bir kural ortaya koymadığını belirtmektedir (Schenk/İsviçre, B. No: 10862/84, 12/7/1988, §§

45, 46; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, §

124).

32. Başvurucu; iki ayrı

ihtar işlemine konu eylemlerin ayrı ayrı tartışılmadığını, ikinci eylemine konu

olayın Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca

Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları Hakkında

Yönetmelik’in 16. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında

değerlendirilmesi gerektiğini, buna ilişkin itirazların Derece Mahkemesince ve

Danıştay Dairesince karşılanmadığını, yargılamanın ve varılan sonucun hukuka

aykırı olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Somut olayda İlk Derece

Mahkemesi başvurucunun, ilgili eczanelerde bulunduğu belirlenen dört adet

reçetenin hemşireler tarafından düzenlenmesine izin vermesinin, gerekli denetim

ve gözetim görevini yerine getirmemesinin meslek ilkelerine aykırı bir tutum

olduğu tespitini yapmış; anılan mevzuat hükümleri uyarınca bir yıl içerisinde

iki kez meslek ilkelerine aykırı davrandığı için yazılı olarak ihtar olunan

başvurucunun aile hekimliği sözleşmesinin sonlandırılmasına yönelik olarak

tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı

gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

34. Diğer taraftan başvurucu

yargılamaya konu dava dilekçesinde, birinci ihtara konu olan ve meslektaşı ile

aralarında geçen olay nedeniyle meslek ilkelerine aykırı hareket ettiğini kabul

etmiş; kanun yolu başvurularına ait dilekçelerde ise ilk ihtara yönelik

herhangi bir itirazda bulunmamıştır.

35. Adil yargılanma hakkı

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda

adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun

yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı

veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi

delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği

veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumuna sebep olan

unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması

gerekir (Nadi Karakoç, B. No:

2013/2767, 2/10/2013, § 22).

36. Somut olayda başvuruya

konu yargılamanın ihtar işlemlerinin iptaline yönelik olmadığı, ihtar

işlemlerine yönelik bir dava açma yolu bulunmasına karşın başvurucu tarafından,

anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir davanın açılmamış olduğu, bunun

yanında sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan

davada başvurucu tarafından ilk ihtara konu eylemin kabul edildiği ve

yargılamayı yapan İlk Derece Mahkemesince dava dosyasında bulunan deliller

gözetilerek yargılamanın yapıldığı, ikinci ihtarın hukuka uyun olup olmadığın

değerlendirilerek reçetelerinin hemşireler tarafından düzenlenmesine izin

verilmesinin, gerekli denetim ve gözetim görevini yerine getirilmemesi

nedeniyle meslek ilkelerine aykırı bir tutum olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir.

37. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna

ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik oluşturan herhangi bir

durum da tespit edilmemiştir.

38. Açıklanan nedenlerle

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1. Çalışma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucu

itibarıyla adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

C. Kararın

bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

6/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Turan DAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5964, 6 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II. Başvuru
  4. Süreci
  5. III. Olay
  6. Ve Olgular
  7. A. Olaylar
  8. B. İlgili
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. 1. Çalışma hakkının ihlal
  11. B. Yargılama
  12. C. Kararın
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5964
Tarih
6 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Zeki Kartal Başvurusu (B. No: 2013/2803)
  • Seyitahmet Çavuş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6613)
  • Doğan Kasadolu Başvurusu (B. No: 2013/3985)
  • Ayhan Karaman Başvurusu (B. No: 2013/2801)
  • Ayser Demiralp Başvurusu (B. No: 2013/2849)
  • Orhan Veli Yalçın Başvurusu (B. No: 2013/4097)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.