İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Serkan Işık Başvurusu (B. No: 2014/8486)

1. Başvuru; davanın makul sürede sonuçlandırılamaması,

Başvuru No2014/8486Tarih9 Haziran 2016Okuma9 dk · 1.773 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Serkan Işık Başvurusu

Karar tarihi
9 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/8486
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.773 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; davanın makul sürede sonuçlandırılamaması,

soruşturma evresinde müdafi yardımından faydalandırılmaması, delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında hataya düşülmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 20/1/2015 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

26/1/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 9/2/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile Bakanlığın görüşünde ifade

edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu hakkında 5/11/2005 tarihli kavgada gerçekleşen

yaralama fiiline ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır.

9. Başvurucu 6/11/2005 tarihinde bir gün süreyle gözaltına

alınmış, aynı tarihli kolluk ifadesini müdafii Fadıl

Ünal hazır bulunmak suretiyle vermiştir.

10. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 28/2/2007 tarihli

iddianamesi ile başvurucu hakkında kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle

kamu davası açılmıştır.

11. Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2007/79 sayılı dosyası

kapsamında başlayan yargılamada toplam on beş duruşma yapılmış; Mahkemenin

16/4/2009 tarihli ve E.2007/79, K.2009/260 sayılı kararıyla başvurucu 13 yıl 6

ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

12.Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi,

27/12/2012 tarihli ve E.2011/4898, K.2012/46313 sayılı ilamıyla İlk Derece

Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma ilamının ilgili kısmı kısmı

şöyledir:

"Sanıkların üzerine atılı suçlar için

yasa maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı itibariyle istinabe suretiyle

sorguya çekilemeyeceği gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin

196/2. maddesine muhalefet edilmesi, (...) bozulmasına karar verildi."

13. Bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada, Akhisar 2. Asliye

Ceza Mahkemesinin 3/10/2013 tarihli ve E.2013/124, K.2013/726 sayılı kararıyla

başvurucunun 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"(...) ağız münakaşasınınkavgaya

dönüştüğü, dosyadakiraporlarına görealkollü

olan sanıkların üçünün birliktemağdurlara

saldırdıkları, sanıkT.nin mağdur E.ye vurduğu sıradasanıklarA. ve Serkan'ın ise, mağdur A.yıdövdükleri,sanık T.ninçıkardığı

bıçaklailk önce mağdur E.yibıçakla

kolundan dosyadaki raporda tanımlandığı şekildebasit tıbbımüdahale ile giderilebilir şekildeyaraladığı,

kolundan bıçakla yaralananmağdur E.yi

bırakıp bu kezsanıklar A. ve Serkan'ındövmekte

olduklarımağdurA.nın yanına gittiği, bu iki sanığındövmekte olduğu mağdur A.yaelindekibıçağıtekdarbe

ilesallamak suretiylemağdur

A.yı dosyada mahkememizce aldırılan kesin raporu ilebıçakla basit tıbbımüdahaleile

giderilemeyecek solgözünün görme işlevini yitirecek biçimdeorganlarından birininişlevini

yitirmesine, yine yüzündesabit ize, yaşamını

tehlikeye sokan birduruma vehayat

fonksiyonlarına etkisi orta (3) derecede olacak şekilde kafa kemiğinde kırığa

neden olacak şekilde yaraladığı, sanık T.nin bu şekilde mağdur A.ya bıçağısalladığısırada diğer

iki sanığın damağdur A.ya

vurmaya devam ettikleri,mağdur A.nın

gözündenyaralanması üzerinesanıkların

arasından kaçarakolay yerinin önündengeçendevlet

karayolunun karşısına kaçmaya çalıştığı,bu sırada

sanıkların üçünün de mağdur A.yı kovaladıkları,

peşinden yolun karşısına geçtikleri, burada mağdur A.nın

yüzünden gözünden akan kanı temizlemeyeçalıştığı sıradasanık A.nın mağdur A.nınkafasına vurmaya devam ettiği,bu

hususungerekmağdurun anlatımları ve fotoğraf üzerindenmahkememizde yaptığı teşhisleve

hastanedesanıklarıgörerek bizzat yaptığı teşhislegereksetanıklar...anlatımı ve teşhisleri ile

katılan E.nin anlatımı ile sabit olduğu dosya kapsamı

ilekesin olarak ortayakonulmuştur."

14. Anılan karar, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 7/5/2014 tarihli

ve E.2014/11557, K.2014/17940 sayılı ilamıyla onanmış ve sonucu başvurucu müdafiine aynı tarihte tefhim edilmiştir.

15. Başvurucu 6/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama"

kenar başlıklı 87. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli

zayıflamasına,

....

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

...

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

....

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

....

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre

belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, ... üçüncü fıkraya

giren hallerde beş yıldan az olamaz."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 9/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; yargılandığı davanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını, kolluk tarafından alınan ifadesinde avukat yardımından

faydalandırılmadığını, Mahkemenin delilerin değerlendirilmesinde ve hukuk

kurallarının yorumlanmasında hataya düştüğünü, sadece katılan tarafın

beyanlarına üstünlük tanındığını, başka sanıkların eylemlerinden kendisinin

sorumlu tutulduğunu, bütün iyi niyet çabalarına rağmen hakkında takdiri indirim

nedenlerinin uygulanmadığını belirterek Anayasa’nın 5., 10., 19. ve36.

maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve ihlalin

tespiti talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Müdafi Yardımından

Yararlanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

19. Başvurucu, kolluk tarafından alınan ifadesinde müdafi

yardımından faydalandırılmadığını ileri sürmüştür.

20. Bakanlık yazısında, başvurucunun kollukta müdafi yardımından

faydalandırıldığı belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı

beyanlarında müdafi yardımından yararlanmadığı iddiasını tekrarlamamıştır.

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi" kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir."

23. Suç isnadı altında bulunan kişinin gerekirse resen atanan

bir avukat tarafından etkili bir şekilde savunulma hakkı, adil yargılanma

hakkının temel özelliklerinden biri olmakla birlikte mutlak bir hak niteliği

taşımamaktadır. Adaletin gereklerinin sanığın müdafi ile temsilini zorunlu

kılması hâlinde devletlerin başkaca bir koşul öne sürmeksizin müdafi

görevlendirme konusunda kendilerinden beklenen yükümlülüğü yerine getirmesi

gerekir (Bayram Siviş,

B. No: 2014/5844, 5/11/2014, §§ 29, 30).

24. Başvurucu 6/11/2005 tarihli kolluk ifadesini müdafii Fadıl Ünal hazır bulunmak suretiyle vermiştir.

Dolayısıyla bu konuda bir ihlalin bulunmadığı açıktır.

25. Açıklanan nedenlerle başvurucunun iddiasının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Sonucuna

İlişkin İddialar

26.Başvurucu; Mahkemenin sadece katılan tarafın beyanlarına

üstünlük tanıdığını, başka sanıkların eylemlerinden kendisinin sorumlu

tutulduğunu, bütün iyi niyet çabalarına rağmen hakkında takdiri indirim

nedenlerinin uygulanmadığını, delillerin değerlendirilmesinde hataya

düşüldüğünü, lehe delillerin toplanmadığını, bu sebeplerle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27.Başvurucunun anılan iddialarının,Derece

Mahkemelerinin delilleri ve mevzuatı değerlendirme ve yorumlamada isabet

edemediğine ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.Mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ile

dosyaya sunulan diğer delilleri değerlendirerek ilgili hukuk kurallarını da

yorumlamak suretiyle bir sonuca ulaşmış (bkz. § 12); başvurucu ve diğer

sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını gözeterek

cezalarında takdiren indirim yapmamıştır.

28.İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış

maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve

sonuçlarının bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

29. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası

veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

31. Başvurucu, hakkında süren ceza davasının makul sürede

sonuçlandırılmadığını ileri sürmüştür.

32. Bakanlık yazısında, başvurucunun şikâyeti yönünden Ersin Ceyhan (B. No: 2013/695, 9/1/2014)

kararında ortaya konulan ilkeler dikkate alınarak görüş sunulmasına gerek

görülmediği belirtilmiştir.

33. Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup Anayasa'nın bütünselliği ilkesi gereği davaların en az

giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu

belirten Anayasa'nın 141. maddesinin makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulması gerekir(Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38, 39).

34. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gereken

ölçütlerdir (Güher Ergun ve diğerleri,

§§ 41-45).

35. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının

yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya kişinin isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulanması anıdır (Ersin Ceyhan, § 35). Ceza yargılamasında

sürenin sona erdiği tarih isesuç isnadının nihai

olarak karara bağlandığı tarihtir (Ersin

Ceyhan, § 35).

36. Somut olayda başvurucu hakkındaki yargılama 6/11/2005

tarihinde başvurucunun gözaltına alınmasıyla başlamış, Yargıtayın

onama kararı verdiği 8/3/2014 tarihine kadar sürmüştür. Bu itibarla başvurucu

açısından dikkate alınması gereken yargılama süresi 8 yıl 4 ay 22 gündür.

37. Başvuruya konu ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki

güçlük, maddi olayların karmaşıklığı, konunun kapsamı, davanın kapsadığı sanık

sayısı gözönünde tutulduğunda karmaşık bir nitelik

taşımaktadır. Somut olaydaki yargılamanın karmaşık bir nitelik taşıdığı

anlaşılmakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında 8 yıl 4 ayı aşan

yargılama süresinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucu, tazminat talebinde bulunmamıştır.

41. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucuna ilişkin

iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

9/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu : Serkan IŞIK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/8486, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine
  12. D. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. Necipoğlu
  14. Yıldırım
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/8486
Tarih
9 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • İdris Timur Başvurusu (B. No: 2014/6235)
  • Sabri Kaya Başvurusu (B. No: 2014/8482)
  • Deniz Dönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4663)
  • Osman Yücel Başvurusu (B. No: 2014/4874)
  • A.t. Başvurusu (B. No: 2014/2252)
  • Agavni Mari Hazaryan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4715)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.