KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Teoman Gürsoy Başvurusu
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2020
- Başvuru Numarası
- 2017/18796
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi
nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/3/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu; sahte evrakla değişik telefon operatörlerine
başvurularak adına telefon hattının açıldığını, davalı Operatör Şirketinin
borca istinaden icra takibi başlattığını belirterek borçlu olmadığı hâlde
ödemek zorunda kaldığı 2.150,79 TL'nin iadesi için Bakırköy 3. Tüketici
Mahkemesinde istirdat davası açmıştır.
7. Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi 27/10/2015 tarihli kararı ile
taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmadığı, genel görevli mahkemede
dava açılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
8. Dosya Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) tevzi
edilmiştir. Mahkeme 13/7/2016 tarihinde dosya üzerinden yaptığı incelemede
Düzce 2. İcra Dairesinin 2011/4893 ve 2011/4894 sayılı takip dosyasında icra
takibinin Düzce'de başlatıldığını, davalı Şirketin idari merkezinin Ankara'da
bulunduğunu ve Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu belirtmiş;
temyiz kanun yolu açık olarak yetkisizliğine hükmetmiştir.
9. Yetkisizlik kararı 28/7/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ
edilmiş, başvurucu aynı tarihte UYAP üzerinden dosyanın görevli ve yetkili
Düzce Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
10. Mahkeme 26/9/2016 tarihli ek kararında 12/1/2011 tarihli ve
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesinde görevsizlik veya
yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde kararın tebliğ tarihinden itibaren iki
haftalık süre zarfında taraflardan birinin dosyasının görevli ya da yetkili
mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi durumunda davanın açılmamışsayılmasına
karar verileceğini ifade etmiştir. Yine Mahkeme; yasal süre içinde başvuru
dilekçesi sunulmadığını, tebliğ tarihine göre iki haftalık sürenin araya adli
tatil girmesi sebebiyle 9/9/2016 tarihi mesai bitiminde sona erdiğini ve
dosyanın mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediğini belirterek davanın
açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
11. Başvurucu ek kararı temyiz etmiş ancak Yargıtay 3. Hukuk
Dairesi 13/12/2016 tarihli kararıyla hükmün karar tarihi itibarıyla miktar
yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyiz istemini kesin olarak
reddetmiştir.
12. Ret kararı 6/3/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve
21/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 27/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
14. Başvurucu, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan menfi tespit
davasında Mahkemenin verdiği yetkisizlik kararına karşı süresinde dilekçe
verdiğini ancak Mahkemenin talep olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 20.
maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına hükmettiğini belirterek
hakkaniyete aykırı yargılanma ve mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini
iddia etmiştir.
15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan
hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini
kendisi takdir eder (Tahir Canan,
B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma
hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkı
yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
16. Anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriterine ilişkin
genel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu konuda karar
verilmiştir (K.V. [GK], B. No:
2014/2293, 1/12/2016, §§ 47-68).
17. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında yaptığı
değerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne
taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını
isteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).
18. Gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması
ve böylece mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkları makul
sürede bitirebilmesi amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir.
Bu yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamu otoritelerinin takdir yetkisi
içindedir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı imkânsız hâle getirmedikçe ya da
aşırı derece zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği
söylenemez (Serkan Acar, B. No:
2013/1613,2/10/2013 § 39).
19. Somut olayda başvurucu hakkında yapılan icra takibi sonucu
başvurucunun borçlu olmadığı hâlde ödemek zorunda kaldığı 2.150,79 TL'nin
iadesi için Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesinde (Mahkeme) açmış olduğu istirdat
davasında Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu yetkisizliğe karar
vermiş; 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca kararın tebliğ edildiği
tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin dosyanın yetkili ve
görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği gerekçesiyle davanın açılmamış
sayılmasına hükmetmiştir. Başvurucu UYAP üzerinden süresinde gönderdiği "dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi" istemine
ilişkin dilekçesinin dikkate alınmadığını ve bu konuda herhangi bir
değerlendirmede bulunulmadığını ileri sürmüşse de başvurucunun toplam 2.150,79
TL'nin iadesi için açmış olduğu davanın açılmamış sayılmasına karar
verilmesinin kendisine ciddi anlamda zarar verdiği ve kendisi için ne denli
önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklamasının da olmadığı gözetildiğinde
önemli bir zararı olduğu kanaatine ulaşılamamıştır.
20. Buna göre Anayasa Mahkemesinin sıklıkla uygulanmış açık bir
içtihadının bulunduğu mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve
yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi
açısından da önem taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.
21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın yorumlanması ve
uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da önemli bir zarara
uğramadığı sonucuna varıldığından anayasal ve kişisel önemden yoksun olduğu
anlaşılan başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden
incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
A. Başvurunun anayasal ve
kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
27/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Teoman GÜRSOY Vekili : Av. Veysel ÖZER
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/18796, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası