İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türkan Poyraz Başvurusu (B. No: 2015/15388)

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve değer

Başvuru No2015/15388Tarih13 Eylül 2018Okuma11 dk · 2.228 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Türkan Poyraz Başvurusu

Karar tarihi
13 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2015/15388
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.228 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve değer

kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucuya ait Bursa ili, Yenişehir ilçesi, Subaşı köyünde

bulunan 824 parsel sayılı taşınmazın Yenişehir Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü

yararına kamulaştırılması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 8/12/2004

tarihinde kamu yararı kararı verilmiştir.

9. Tarafların kamulaştırma bedelinde anlaşamamaları üzerine

Yenişehir Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü 31/12/2004 tarihinde Yenişehir Asliye

Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası

açmıştır.

10. Mahkeme, taşınmazın değerinin saptanması için mahallinde

keşif yaparak bilirkişi raporu hazırlatmıştır. Bilirkişi Kurulu 30/3/2005

tarihli raporunda, taşınmazın arazi niteliğinde olduğunu kabul ederek net gelir

yöntemine göre 2004 yılı fiyat, masraf ve verim verilerini kullanmak suretiyle

taşınmazın toplam değerini 3.929,92 TL olarak belirlemiştir.

11. Mahkeme, bu defa davanın 14/4/2015 tarihli duruşmasında,

başvurucunun talebi doğrultusunda yeniden keşif yapılmasına karar vermiş;

anılan karar doğrultusunda 2/5/2005 tarihinde yapılan keşif sonucunda

hazırlanan 13/5/2015 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yöntem kullanılmış ve

bu defa taşınmazın değeri 6.269,13 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece

bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmesi üzerine ikinci Bilirkişi

Kurulu tarafından ek rapor düzenlenmiştir. 24/1/2006 tarihli ek raporda,

taşınmazın kıraç bir arazi olması sebebiyle münavebeye alınan ürünlerin İlçe

Tarım Müdürlüğü verilerinin ortalamasının altında alınması gerektiği

vurgulanmıştır. Buna göre münavebeye alınan ürünlerden kuru soğan yerine

fasulyenin tercih edilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir. Sonuç olarak

önceki bilirkişi raporuyla aynı yöntemle taşınmazın değeri bu defa 5.251,46 TL

olarak belirlenmiştir.

12. Yapılan tüm bu tespitler ışığında Mahkeme 19/6/2006 tarihli

kararı ile toplanan delillere, mahallinde yapılan keşifler ve bilirkişi

raporlarına dayanarak kamulaştırma bedelini 5.251,46 TL olarak belirlemiştir.

Mahkeme ayrıca, hükmedilen bedelin başvurucuya ödenmesine ve başvurucu adına

olan tapu kaydının iptali ile mezkûr taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve

tesciline karar vermiştir.

13. Temyiz edilen karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesince 31/1/2013

tarihinde bozulmuştur. Bozma kararında, İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık

Müdürlüğünün cetvelinde belirtilen münavebeye alınan ürünlerin ortalama

veriminin bilirkişi raporunda düşük verim üzerinden hesaplanmasının doğru

görülmediği belirtilmiştir.

14.Mahkeme, bozma kararına uyarak 5/6/2014 tarihinde taşınmazın

kamulaştırma bedelinin 10.622 TL olarak tespitine karar vermiştir. Buna göre

eksik kalan 5.371 TL kamulaştırma bedelinin başvurucuya ödenmesi yönünde hüküm

kurulmuştur. Mahkeme ayrıca ilk yapılan ödeme miktarı olan 5.251,46 TL için

1/5/2005 tarihinden ilk karar tarihi olan 19/6/2006 tarihine kadar, kalan 5.371

TL için ise 1/5/2005 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek

başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

15. Temyiz üzerine karar, aynı Dairenin 2/10/2014 tarihli kararı

ile onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de yine aynı Dairenin

15/6/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

16.Nihai karar, başvurucu vekiline 6/8/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 15/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073,

6/7/2017, §§ 18-33.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 13/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, karar tarihi itibarıyla taşınmazın gerçek

değerinin tespit edilmemesi suretiyle kamulaştırma bedelinin düşük

belirlendiğini iddia etmiştir. Başvurucu, bu kapsamda taşınmazının kamulaştırma

bedelinin tespiti ve tescili davasında kamulaştırma bedelinin taşınmazın

konumu, ulaşım imkânları, arazi olarak üzerinde yetişen bitkiler ile emsal

taşınmazların rayiç fiyatları gibi objektif kriterler dikkate alınmadan ve

yeterli inceleme yapılmadan emsal değerlerin çok altında olacak şekilde düşük

değer tespit edilmesi suretiyle hatalı karar verilmesine neden olunduğunu ifade

etmiştir.

21. Başvurucu, derece mahkemelerince belirlenen kamulaştırma

bedelinin değer kaybına uğratıldığındanşikâyet

etmiştir. Başvurucu, kamulaştırma tarihi ile kamulaştırma bedelinin ödenmesi

arasında geçen sürede enflasyon nedeni ile paranın değerinde oluşan hissedilir

aşınma ile ödenen paranın enflasyonun çok altında kaldığından, mülkiyetin

gerçek değerinin azaldığından, bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak

getirisinden yararlanmak imkânı da bulunmadığından, şahsı üzerine orantısız ve

aşırı yük yüklendiğinden yakınmaktadır.

22. Başvurucu sonuç olarak adil yargılanma ve mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın "Mülkiyet

hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

24. Anayasa'nın 46. maddesi şöyledir:

"Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu

yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,

özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla

gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî

irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan

artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun

uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin

gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve

turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla

gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme

süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan

doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.

İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde

ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları

için öngörülen en yüksek faiz uygulanır. "

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiası yanında adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılama

yapılmadığını da ileri sürmektedir. Ancak başvurucunun taşınmazın gerçek

değerinin tespit edilmemesi ve değer kaybına uğratılması suretiyle kamulaştırma

bedelinin düşük belirlendiği yönündeki şikâyetinin mülkiyet hakkına ilişkin

olduğu anlaşıldığından başvurucunun bütün şikâyetlerinin mülkiyet hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

26. Başvurucu öncelikle kamulaştırma bedelinin düşük olarak

belirlendiğinden yakınmaktadır. Başvurucuya göre taşınmazının emsal

karşılaştırma yöntemi yerine net gelir yöntemine göre değerinin hesaplanması

rayiç bedelin ödenmesini engellemiştir. Başvurucu ayrıca taşınmazın kendine

özgü özelliklerinin değer hesaplanırken dikkate alınmadığını belirtmiştir.

27. Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri uyarınca kamu yararı

bulunması, kamulaştırma kararının yasada gösterilen esas ve usullerine

uyulması, gerçek karşılığın peşin ve nakden ödenmesi kamulaştırmanın anayasal

ögeleridir. Kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığı olan bedelinin tespiti

ise uzman mahkemelerin ve Yargıtayın bu konudaki

uzman dairelerinin yetki ve görevindedir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahale ile

ödenen bedel arasındaki ilişki yönünden Anayasa Mahkemesinin yapacağı tespit,

orantılılık incelemesinden ibarettir (Mukadder

Sağlam ve diğerleri, B. No: 2013/2511, 22/1/2015, § 49; Abdülkerim Çakmak ve diğerleri, B. No:

2014/1964, 23/2/2017, § 52).

28. Kamulaştırmaya konu taşınmazın kullanım durumu, başvurucunun

taşınmazdan yararlanma biçimi bedel tespiti yapılırken öne çıkan

unsurlardandır. Mahkemece 4/11/1993 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu’nun 11. maddesi uygulaması kapsamında taşınmazda tarımsal faaliyet

yapıldığı tespit edilerek yörede yaygın olarak yetişen ürünlerin ortalama net

gelirleri ile maliyet bedelleri resmî veriler esas alınmak suretiyle değer

tespit yöntemi tercih ve takdir edilmiştir. Mevcut hâliyle mahkeme kararında

yapılan tespit kapsamında hükmedilen kamulaştırma bedeli, miktar itibarıyla

belirli bir tatmin sağladığı ve taşınmazın kabul edilen durumuna göre makul

seviyede olduğu sürece Anayasa Mahkemesinin tazminat miktarlarının belirlenmesi

konusunda yerel mahkemenin takdir yetkisine müdahalesinin söz konusu

olamayacağı sabittir.

29. Başvurucu ayrıca, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklı

olarak kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratıldığını ileri sürmüştür.

30. Kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

orantılı olabilmesi için taşınmazın gerçek bedelinin malike ödenmesi ve ayrıca

ödenen bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi arasında geçen

dönemde gerçekleşen enflasyona nispetle taşınmazın hissedilir derecede değer

kaybetmemiş olması gerekir (Mehmet Akdoğan

ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 59). Ödenen tutarların

enflasyonun etkilerinden arındırılarak güncelleştirilmesi yani kamulaştırma

tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süredeki hissedilir değer kaybını telafi

edecek biçimde faiz uygulanması, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında

değer kaybetmesini önleyebilecek bir araçtır (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 42).

31. Yapılan incelemede başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan

müdahalenin ölçülü olup olmadığı hususunda bir sonuca varmak için Mahkemece

tespit edilen gerçek değer ile başvurucuya yapılan ödemelerin enflasyon etkisi

arındırılmış sonuçlarının karşılaştırılması gerekmektedir. Elde edilmek istenen

kamu yararı ile başvurucunun mülkünden mahrum kalması arasında makul dengenin

sağlanıp sağlanmadığını ve müdahalenin ölçülü olup olmadığını tespit etmede

önemli olan, yapılan ödemelerin değer kaybının toplam bedele oranı üzerinden

başvurucunun maruz kaldığı yükü belirlemektir (Ali

Şimşek ve diğerleri, § 66).

32. Anayasa Mahkemesi, daha önce kamulaştırma bedelinin

enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkına ölçüsüz bir

müdahale olarak değerlendirmiştir (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 63). Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

33. Somut olayda başvurucuya kamulaştırma bedelinin iki ayrı

aşamada ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre 31/12/2004 tarihinde açılan

kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında ilk olarak 19/6/2006 tarihli

kararla 5.251,46 TL tutarında, ikinci olarak ise bozma kararı sonrası 5/6/2014 tarihli

kararla 5.371 TL tutarında başvurucuya ödeme yapılmıştır.

34. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre başvurucuya

ödenmesi gereken 5.251,46 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli alacağının 2006

yılı Haziran ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer

kaybının giderilmiş karşılığı 5.932,68 TL’dir. Dolayısıyla yukarıdaki verilere

göre başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen 5.251,46 TL

tutarındaki alacağının değer kaybını telafi edecek fark 681,22 TL'dir. Buna

karşılık derece mahkemelerince başvurucunun alacağına 1/5/2005 tarihinden

itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup bu doğrultuda başvurucuya

638,38 TL tutarında faiz ödemesi yapıldığı görülmektedir.

35. Bununla birlikte yine söz konusu verilere göre başvurucuya

ödenmesi gereken 5.371 TL tutarındaki kamulaştırma bedeli alacağının ise 2014

yılı Haziran ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer

kaybının giderilmiş karşılığı 11.418,92 TL’dir. Dolayısıyla yukarıdaki verilere

göre başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen 5.371 TL

tutarındaki alacağının değer kaybını telafi edecek fark 6.047,92 TL’dir. Buna

karşılık derece mahkemelerince başvurucunun alacağına 1/5/2005 tarihinden

itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olupbu

doğrultuda başvurucuya yalnızca 4.504,14 TL tutarında faiz ödemesi yapıldığı

görülmektedir.

36. Bu durumda başvurucunun kamulaştırma bedeli alacağının

enflasyon karşısında kaybettiği değer kaybını giderebilecek toplam tutar

1.586,62 TL olup bu tutar toplam kamulaştırma bedeli olan 10.622,46 TL ile

karşılaştırıldığında başvurucunun alacağında meydana gelen değer kaybı

%14,94'tür.

37. Yukarıdaki unsurlara göre kamulaştırma bedeli, yapılan

yargılama sonunda -ödenen faize rağmen- enflasyon karşısında %14,94 gibi makul

görülemeyecek bir oranda değer kaybına uğratılarak başvurucuyaödenmiştir.

Başvurucunun kamulaştırma alacağının geç ödenmesi sebebiyle yol açılan söz

konusu değer kaybı başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemekte olup bu

sebeple somut olayda müdahalenin mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı

arasında olması gereken adil dengeyi bozduğu ve ölçülü olmadığı sonucuna

varılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 35.

maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

40. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

41. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).

42. Bununla birlikte 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilirken idari eylem ve işlem niteliğinde karar

verilemez. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının nasıl giderileceğine

hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organının yerine geçerek

işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının nasıl

giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararı ilgili

mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §

56).

43. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

44. Başvurucu 210.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

45. Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar

verilmiştir. Somut olayda mülkiyet hakkının ihlaline yol açan kamulaştırma

bedelindeki değer kaybının yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklandığı

anlaşılmaktadır. Başvurucunun bu sebeple uğradığı maddi zararın ise 1.586,62 TL

olduğu tespit edilmiş olup bu zararın ödenmesiyle ihlalin sonuçları giderilmiş

olacaktır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının

giderilmesi bakımından geç ödenen kamulaştırma bedeli alacağı yönünden uğradığı

maddi değer kaybının telafi edilebilmesi için ödenen faiz de mahsup edildikten

sonra başvurucuya 1.586,62 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekmektedir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net1.586,62 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, fazlaya

ilişkin talebin REDDİNE,

D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli 1. Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2008/109, K.2014/510) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

13/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

M. Emin

ŞAHİNER

Başvurucu

:

Türkan

POYRAZ

Vekili

:

Av. Ünsal

KILIÇOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/15388, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  12. C. Başvurucuya net1.586,62 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, fazlaya
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Özgüldür
  16. M. Emin
  17. Şahiner
  18. Poyraz
  19. Kılıçoğlu
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/15388
Tarih
13 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Bilal Özer Başvurusu (B. No: 2015/14610)
  • İbrahim Kaptan Başvurusu (B. No: 2017/30723)
  • Murat Karaaslan Başvurusu (B. No: 2015/13725)
  • Chrıstopher Bruce Smyth Başvurusu (B. No: 2015/4837)
  • Talha Kaya Başvurusu (B. No: 2017/28443)
  • Mesut Ordulu Başvurusu (B. No: 2015/2675)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.