İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türkiye Orman İşçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2014/15831)

1. Başvuru, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bir kanun

Başvuru No2014/15831Tarih20 Eylül 2017Okuma13 dk · 2.652 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Türkiye Orman İşçileri Sendikası Başvurusu

Karar tarihi
20 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/15831
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.652 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bir kanun

hükmüne dayanılarak hukuki yarar yokluğu nedeniyle verilen ret kararından

dolayı mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 1975 yılında kurulmuş 01 sıra numaralı "Tarım

ve Ormancılık, Avcılık ve Balıkçılık" iş kolunda faaliyet gösteren bir

sendikadır.

9. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/8/2008 tarihli

Resmî Gazete'de yayımlanan 19/8/2008 tarihli

tebliğinde Y. Peyzaj İnşaat Proje Tic. Ltd. Ş.nin iş

yerlerinde yapılan işlerin niteliği itibarıyla 6/12/1983 tarihli ve 18243 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren mülga

İşkolları Tüzüğü'nün 01 sıra numaralı "Tarım ve Ormancılık, Avcılık ve

Balıkçılık" iş koluna girdiğine ilişkin tespit kararı verilmiştir.

10. Başvurucu, Ankara 13. İş Mahkemesine (Mahkeme) açtığı

davada22/7/2003 tarihinde kurulan T. O. İş Sendikası ile arasında, Çevre ve

Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne bağlı işyerleri ile ilgili toplu iş

sözleşmesi yetki tespit davasının hâlen devam ettiğini ancak anılan sendikanın

kurucularının kanuni şartları taşımadığı gerekçesi ile Ankara Valiliği

tarafından açılan davada, Mahkemece T. O. İş Sendikasının kapatılmasına karar

verildiğini, dava Yargıtay aşamasındayken yetki tespit davasında taraf olmayı

sağlamak amacıyla kanunlara aykırı olarak 01 no.lu iş kolunda çalışmayan 14

işçiye Ö. O. İş Sendikası adı altında yeni bir sendika kurdurularak aynı gün T.

O. İş Sendikasının bu yeni sendikaya katılmasının sağlandığını, belirtilen

sendika kurucularının davalı Bakanlık tarafından 1 nolu

iş kolunda faaliyet gösterdiği ilan edilen davalı şirket ile bir kısım başka

şirketlere ait işyerlerinde çalışan işçiler olduğunu, sendika kurucusu

olabilmek için sendikanın kurulacağı iş kolunda fiilen çalışmak gerektiğini,

davalı Bakanlığın tespit kararına itiraz etmedikleri takdirde Ö. O. İş

Sendikası kurucularının 1 nolu iş kolunda

çalıştığının kesinleşeceğini ve devam etmekte olan yetki tespit davasında T. O.

İş Sendikası ile Ö. O. İş Sendikasının, davacı sendikanın karşısında olacaklarını,

bu sebeple davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, iş kolu tespit

kararının yeterli inceleme yapılmadan, sırf Ö. O. İş Sendikasına destek olmak

amacıyla yapıldığını, kararın hukuksal ve bilimsel verilerden uzak olduğunu,

bir iş yerinin girdiği iş kolunun o iş yerinde görülen ve yürütülen asıl işin

niteliğine göre belirleneceğini, davalı şirketin konusuna giren işlerin yalnız

bir tanesinin peyzaj olduğunu, diğer işlerin hiç birisinin dikkate alınmadığını

belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığın iş kolu tespit kararının

iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

11. Bu arada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş kolu

tespit kararının iptali ile ilgili başka sendikalar tarafından Ankara 4., 7. ve

9. İş Mahkemelerine açılan davalar, başvuru konusu dava dosyası ile

birleştirilmiştir.

12. Mahkeme 11/9/2012 tarihli kararında, davalı şirketin ana

sözleşmesi, kira sözleşmesi, fiilen yürütülen işler ile mülga İş Kolları Tüzüğü

hükümlerine göre tespite konu iş yerleri ve çalışan işçilere ait sigorta

bildirimlerinin inşaat iş kolunun grup numarasına ait olduğunu, şirket ana

sözleşmesindeki amaç ve faaliyetlerin inşaat iş kolunda tanımlanan işlerden

olduğunu belirterek asıl davada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının

26/8/2008 tarihli ve 26979 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan davalı işverene ait iş yerinin 01 no.lu "Tarım ve Ormancılık

Avcılık ve Balıkçılık" iş koluna girdiğine ilişkin tespit kararının iptali

ile bu iş yerinin 15 no.lu "İnşaat" iş koluna girdiğinin tespitine,

birleşen davaların feragat ve takipsizlik nedeniyle reddi ve açılmamış

sayılmasına karar vermiştir.

13. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

30/1/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma ilamının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Davacı sendika tarafından kurulu bulunduğu iş

kolunda yer aldığına dair tespit yapılan davalı şirket işyerlerinin başka bir

iş koluna girdiği iddia edilerek iş kolu tespitinin iptali talep edilmektedir.

İş kolu tespitine itiraz davası açabilecekler 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı

mülga Sendikalar Kanunu’nun 4. maddesinde “ilgililer” olarak ifade edilmiştir.

İlgililer ise mahkemeye başvurmakta yararı olan kişi ya da kuruluşları ifade

eder. Şu halde davacının iş kolu tespitinin iptalinde hukuki yararı

bulunmalıdır.

Davacı sendika ile aynı iş kolunda kurulu

bulunan ve davacı sendikanın rekabet içinde bulunduğu davalı Ö. O. İş

Sendikası'nın kurucularının davalı şirkette çalışması sebebiyle iş kolu

tespitinin iptali ile davalı şirketin işyerlerinin başka bir iş koluna girdiğinin

tespiti halinde dava ve karar tarihindeki mevzuata göre işçi sendikası

kurucularında aranan şartlardan sendikanın kurulu bulunduğu iş kolunda çalışma

şartı yerine getirilmemiş olacağından davalı sendikanın kuruluşunda hukuka

aykırılık bulunacaktır. Bu sebeple dava ve karar tarihindeki kanuni düzenlemeye

göre davacının hukuki yararının bulunduğu açıktır.

Diğer taraftan karar tarihinden sonra

7/11/2012 tarihinde yürürlüğe giren 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “kuruculuk şartları” başlıklı 6.

maddesinde sendikanın kurulacağı iş kolunda çalışma şartına yer verilmemiştir.

Hukuki yararın dava şartı olması ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmasının gerekmesi karşısında mahkemece

karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanunu’nun kuruculuk

şartları başlıklı 6. maddesi de göz önünde bulundurularak hukuki yarar

bakımından yeniden bir değerlendirme yapılması zorunludur.

Mahkemece yapılacak değerlendirme sonucuna

göre;

1-Davacının hukuki yararının bulunmadığı kabul

edilecek olunursa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi yoluna

gidilmelidir.

2-Davacının hukuki yararının bulunduğu kabul

edilecek olunursa öncelikle tespit konusu işyerlerinin girebileceği iş kolları

bakımından uzmanlıkları bulunan inşaat mühendisi, ziraat mühendisi ve

muhasebeci bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte işyerlerinde

keşif icra edilerek davalı işverenin mali tabloları, ticari kayıtları ve Sosyal

Güvenlik Kurumu kayıtları ile yönetsel belgeleri incelenip davalı şirkete ait

işin yapıldığı yerlerin iş kolu tespitinde tek bir işyeri mi, bağımsız

işyerleri mi, yoksa işletme mi oluşturduğu ortaya konulduktan sonra işyeri ya

da işyerlerinde yapılan ağırlıklı iş ya da işler belirlenmelidir. Bu yapılırken

ağırlıklı işin tespitinde yatırımın ağırlığı, yapılan işlerden elde edilen

gelirlerin payı, işçilerin işlere göre dağılımı gibi kriterler dikkate

alınmalı, işçilerin görev tanımları ile fiilen yaptıkları işler de göz önünde

bulundurulmalıdır. Mahkeme tarafından belirtilen esaslara göre yapılacak

araştırma ve inceleme neticesinde karar verilmelidir.

..."

14. Bozma kararına uyan Mahkeme 2/4/2013 tarihli kararında,

davayı hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"...

7/11/2012 tarihinde yürürlügegiren6356 sayılı

Sendikalar ve Toplu iş Sözleşmesi Kanununun kuruculuk şartları başlıklı 6.

maddesinde, sendikanın kurulacağı iş kolunda çalışma şartına yer verilmemiştir.

Hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın her safasında

resen dikkate alınması gerekli görülüp, 6356 sayılı Kanun'un6. maddesi gözönünde bulundurulduğunda bu durumda davacı dava açmada

hukuki yararı sözkonusu olmadığından davanın reddi

gerekli görülmüştür.

Davalı Ö. O. İş sendikasıvekili6356 sayılı yasada iş kolunda çalışma

şartı kadırıldığını bu durumda davacı sendikanın dava

açmada hukuki yararı bulunmadığını belirttiğinden bu talep haklı görülüp, yeni

yürürlüğegideren6356 sayılı Kanun'un kuruculuk şartları başlıklı6. maddesi gözönünde tutularak davanın reddi gerekli görülmüştür.

..."

15. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

14/2/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.

16. Onama kararı 18/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

10/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 2821 sayılı mülga Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"İşçi sendikaları, iş kolu esasına göre

bir iş kolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu iş kolundaki

işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulur."

18. 2821 sayılı mülga Kanun'un 4. maddesi şöyledir:

"Bir işyerinin girdiği iş kolunun tespiti

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete'de yayımlar.Kararın yayımını müteakip bu tespite karşı

ilgililer iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede onbeş

gün içinde dava açabilirler. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın

temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara

bağlar."

19. 2821 sayılı mülga Kanun'un 5. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları

kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı iş kolunda fiilen çalışır olmak;..

..."

20. 2821 sayılı mülga Kanun'un 60. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"...

Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı

işler de, asıl işin dahil olduğu iş kolundan sayılır.

Bir iş koluna giren işlerin neler olacağı, işçi

ve işveren konfederasyonlarının görüşü de alınarak ve uluslararası normlar da

göz önünde bulundurularak bir tüzükle düzenlenir.

..."

21. Mülga İşkolları Tüzüğü'nün 2. maddesi şöyledir:

"Her bir iş koluna giren işlerin neler

olduğu, iktisadi faaliyetlerin sınıflandırılmasına ilişkin uluslararası normlar

da gözönünde bulundurularak düzenlenen. Tüzüğe ekli

listede gösterilmiştir."

22. 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş

Sözleşmesi Kanunu'nun 4. maddesi şöyledir:

"(1) İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı

cetvelde gösterilmiştir.

(2) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı

işler de, asıl işin girdiği iş kolundan sayılır.

(3) Bir iş koluna giren işler, işçi ve işveren

konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak

Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir."

23. 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(1) Bir işyerinin girdiği iş kolunun

tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın

yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde

kararını verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay

içinde kesin olarak karara bağlar."

24. 6356 sayılı Kanun'un 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Fiil ehliyetine sahip ve fiilen

çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkına sahiptir.

..."

25. 6356 sayılı Kanun'un 82. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer."

26. 19/12/2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliği'nin 2. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Her bir iş koluna giren işlerin

neler olduğu, ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına ilişkin uluslararası

norm ve standartlar göz önünde bulundurularak düzenlenen işkolları listesi

EK-1’de gösterilmiştir."

27. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 114. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Dava şartları şunlardır:

...

h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının

bulunması

..."

B. Uluslararası Hukuk

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri

ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların

esası konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini

isteme hakkına sahiptir...”

29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), medeni hak ve

yükümlülükler kavramını, yalnızca davalı devletin iç hukukuna bakılarak

yorumlanamayacağını; söz konusu ifadenin Sözleşme’den

doğan özerk bir kavram olduğunu, Sözleşme’nin 6. maddesinin tarafların

sıfatından uyuşmazlığın ne şekilde karara bağlanacağını düzenleyen mevzuatın

mahiyetinden ve bu konuda yargılama yetkisine sahip makamın niteliğinden

bağımsız olarak uygulanacağını belirtmiştir (Georgiadis/Yunanistan, B. No: 21522/93, 29/5/1997, §

34).

30. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin medeni hukuk alanına giren

konularda uygulanabilirliği açısından iç hukukta tanınan veya en azından

savunulabilir bir biçimde ileri sürülebilecek hak ve yükümlülüklerle ilgili bir

uyuşmazlığın var olması gerektiğini, bu hak ve yükümlülüklerin Sözleşme

anlamında "medeni" nitelikte olmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır

(H. v./Belçika, B. No: 8950/80,

30/11/1987, § 40).

31. Bunun yanında AİHM, uyuşmazlık tespit edilirken görünüşün ve

kullanılan dilin ötesine geçilerek her davanın koşullarına göre durumun

gerçeklerine yoğunlaşılması gerektiğini belirtmiştir

(Gorou/Yunanistan (No. 2) [BD], B. No: 12686/03,

20/3/2009, § 29).

32. Yine AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin sözleşmeci devletlerin

iç hukukunda geçen bir “hak” için belirli bir anlam öngörmediğini, bir hakkın

var olup olmadığını karara bağlamada ilke olarak iç hukuka başvurulacağını,

ulusal mahkemelerin bu konudaki değerlendirmelerinden farklı bir sonuca

ulaşılması için de güçlü gerekçelere sahip olunması gerektiğini, yetkililerin

belli bir başvuran tarafından talep edilen tedbirin kabul edilip edilmemesine

karar vermede takdir hakkının kullanıp kullanmadığının dikkate alınabileceğini,

hatta bu durumun belirleyici olabileceğini, bununla birlikte salt bir kanun hükmünün

lafzında bir takdir unsurunun bulunmasının bir hakkın varlığını tek başına

hükümsüz kılmayacağını, benzer durumlarda iddia edilen hakkın yerel

mahkemelerce tanınması veya yerel mahkemelerin başvuranın talebinin esasını

incelemesi hususunun da gözönüne alınması gerektiğini

belirtmiştir (Boulois/Lüksemburg [BD], B. No: 37575/04,

3/4/2012, §§ 91-94).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

33. Mahkemenin 20/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

34. Başvurucu, başvuru konusu davada dava açıldıktan sonra

yürürlüğe giren kanun hükmü geçmişe yürütülerek hukuki yarar yokluğu nedeniyle

ret kararı verildiğini, sonradan yürürlüğe giren kanunun geriye

yürütülemeyeceğini, iş kolu tespit kararının iptali durumunda Ö. O. İş ve T. O.

İş Sendikalarının tüzel kişiliklerinin ortadan kalkacağını, üye kayıtlarının

geçersiz sayılacağını, kendisinin tekrar yetki alacağını, bu açıdan hukuki

yararının bulunduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

35. Anayasa Mahkemesi, Sözleşme’nin adil yargılanma hakkını

düzenleyen 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin “medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili

uyuşmazlıkların” ve bir “suç isnadının” esasının

karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu

konularla sınırlandırıldığını, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği

gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için, başvurucunun ya medeni hak

ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya

yönelik bir suç isnadı hakkında karar verilmiş olması gerektiğini belirtmiştir

(Adnan Oktar, B. No: 2012/917,

16/4/2013, § 21).

36. Anayasa Mahkemesi, Sözleşme'nin, bir kişinin sahip olduğunu

ileri sürebileceği tüm hak ve yükümlülükler bakımından adil yargılanma hakkını

güvenceye almadığını, Sözleşme'nin 6. maddesinin, bir kimsenin “medeni hak ve yükümlülükleri”nin karara bağlanmasıyla ilgili bir

yargılama usulünde uygulanacağını, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının “medeni” meselelerde uygulanabilirliği için bir uyuşmazlığın

bulunması, bu uyuşmazlığın, en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta

tanınmış olduğu söylenebilecek “haklar ve yükümlülükler” ile ilgili olması ve Sözleşme’deki anlamıyla da “medeni” nitelikte olması

gereken hak ve yükümlülüğün karara bağlaması gerektiğini belirterek AİHM ile

benzer ilkeleri benimsemiştir (İsmail

Taşpınar, B. No: 2013/3912, 6/2/2014, § 21).

37. Başvurucu, dava açarken yürürlükte olan 2821 sayılı Kanun'un

5. maddesindeki sendika kurucususu

olabilmek için sendikaların kurulacağı iş kolunda fiilen çalışma

şartı öngören hükme dayanarak davalı sendika kurucularının, Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı tarafından 01 no.lu iş kolunda faaliyet gösterdiği ilan

edilen davalı şirkete ait iş yerinde çalışan işçiler olduğunu, davalı

Bakanlığın tespit kararına itiraz etmedikleri takdirde Ö. O. İş Sendikası

kurucularının 01 no.lu iş kolunda çalıştığının kesinleşeceğini ve devam etmekte

olan yetki tespit davasında T. O. İş Sendikası ile Ö. O. İş Sendikasının,

davacı sendikanın karşısında olacaklarını, bu sebeple davayı açmakta hukuki

yararının bulunduğunu iddia etmiş, Mahkemece başvurucunun dava açmakta hukuki

yararının bulunduğu kabul edilerek davalı işverene ait iş yerinin 01 no.lu

"Tarım ve Ormancılık Avcılık ve Balıkçılık" iş koluna girdiğine

ilişkin tespit kararının iptali ile bu iş yerinin 15 no.lu "İnşaat"

iş koluna girdiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.

38. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 30/1/2013 tarihli bozma

kararında, davacı sendika ile aynı iş kolunda kurulu bulunan ve davacı

sendikanın rekabet içinde bulunduğu davalı Ö. O. İş Sendikası'nın kurucularının

davalı şirkette çalışması sebebiyle iş kolu tespitinin iptali ile davalı

şirketin iş yerlerinin başka bir iş koluna girdiğinin tespiti hâlinde dava ve

karar tarihindeki mevzuata göre işçi sendikası kurucularında aranan şartlardan

sendikanın kurulu bulunduğu iş kolunda çalışma şartı yerine getirilmemiş

olacağı ve davalı sendikanın kuruluşunda hukuka aykırılık bulunacağı, bu

sebeple dava ve karar tarihindeki kanuni düzenlemeye göre davacının hukuki

yararının bulunduğunun açık olduğu, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356

sayılı Kanun’un “kuruculuk şartları” başlıklı 6. maddesinde sendikanın

kurulacağı iş kolunda çalışma şartına yer verilmediği, hukuki yararın dava

şartı olması ve yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmasının

gerekliliği karşısında mahkemece karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356

sayılı Kanun’un kuruculuk şartları başlıklı 6. maddesi de gözönünde

bulundurularak hukuki yarar bakımından yeniden bir değerlendirme yapılmasının

zorunlu olduğu belirtilerek dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun

hükmünün davada uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemece değerlendirme

yapılması, buna göre hukuki yararın varlığının kabulü hâlinde esasa dair

araştırmaların yapılması gerektiği belirtilmiştir.

39. Mahkeme, 2/4/2013 tarihinde bozmadan sonra verdiği

kararında, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun'un 6.

maddesine göre başvurucunun davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını

belirterek davayı reddetmiştir.

40. Yukarıda belirtilen tespitler ışığında, başvuru konusu

davada kanun değişikliği nedeniyle başvurucunun rekabet içerisinde bulunduğu

davalı Sendikanın kuruluşundaki hukuka aykırılığın ortadan kalkacağı ve bu

çerçevede başvurucu Sendikanın, iş kolunun tespitinin iptali sonucu hâlihazırda

ve ileriki aşamalarda dile getirebileceği iddialar da dikkate alınarak hukuki

yararının bulunmadığı yönünde yapılan değerlendirmelere göre başvurucu

açısından, iç hukukta tanınan veya en azından savunulabilir bir biçimde ileri

sürülebilecek hak ve yükümlülüklerle ilgili bir uyuşmazlığın bulunmadığı, bu

açıdan Anayasa’nın 36. maddesine dayanan ihlal iddiasının konusunun, Anayasa’da

güvence altına alınmış ve AİHS kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin

koruma alanı dışında kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

41. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “konu

bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Türkiye Orman İşçileri Sendikası Vekilleri : 1. Av. Ekrem Şevket YÜCESOY 2. Av. Emrah Erdal YAZICIOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/15831, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurunun konu bakımından
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/15831
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • L. A. Başvurusu (B. No: 2017/19343)
  • Hüseyin Münüklü Başvurusu (B. No: 2014/5973)
  • Gökay Dayan Başvurusu (B. No: 2014/12206)
  • Haider Subhi Amenn Amenn Başvurusu (B. No: 2016/5126)
  • Türkkan Kağıtçılık Yayıncılık Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/3496)
  • Gürkan Kaçar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11855)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.