İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm
İkinci BölümBaşvuru No: 2015/2374Tarih: 12 Eylül 2018

Veysel Kaplan Başvurusu (B. No: 2015/2374)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

VEYSEL KAPLAN BAŞVURUSU (6)

(Başvuru Numarası: 2015/2374)

Karar Tarihi: 12/9/2018

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan

başvurucu tarafından gönderilmek istenen ve başvurucuya gönderilen mektupların

sakıncalı bulunması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu,(kapatılan) Malatya 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin 8/11/2005 tarihli kararı gereğince hükümlü olarak

Kocaeli 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz

Kurumu) bulunmaktadır.

7. Başvurucu, içerisinde numaralandırılmış sayfalar bulunan iki

mektubu farklı tarihlerde D.A. isimli kişiye göndermek istemiştir. Yine farklı

bir tarihte D.A. isimli kişi tarafından başvurucuya bir mektup gönderilmiştir.

8. Söz konusu üç mektupta yer alan ifadelerin bir kısmı

şöyledir:

"... Kongrede ... bilmediği strateji ve

program ... delegeler tarafından karara bağlanamaz. ... 2) PKK'nın devrimci

ulusal hareket tespitini ... "3K" de resmileştirdiğiniz teorik

bilgileri neden k... süreci başladığında alt k...lere indirip tartışmadınız? ... üyelerinizi neden tecrit

ettiniz? ... yoldaşlara çağrıda bulunuyoruz ... Hep birlikte bir kez daha p...mizin devrimci sınıf

çizgisinden sapan ...

2011 ... Kararıyla 1 ve 2. Kng...

kararlarını değiştirmişlerdi, aynı ... 3K'de p3'lerine sunmadıkları teorileri

onayladılar. ... KP yolunun darbe yöntemiyle değiştirilmesine sessiz kalana

komünist diyemem ...

Düşmanı unutmadan, tamamen içte tartışılması

gereken konuların ... Kuru ve keskin sloganlarla belli bir yere kadar yol

alınabilir ama gerçek devrimci ilerleme sosyal pratikte dökülen ter, fedakarca yürütülen çalışmalar ve ödenen bedeller sayesinde

mümkündür..."

9. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu)

tarafından sırasıyla 19/9/2014, 27/10/2014 ve 3/12/2014 tarihlerinde verilen

sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla söz konusu mektupların başvurucuya

verilmemesine ya da muhatabına gönderilmemesine karar verilmiştir. Kararların

gerekçesinde, mektuplar vasıtasıyla örgütsel iletişim kurulduğu, talimatlar

verildiği ve örgüt propagandası yapılmaya çalışıldığı belirtilmiştir.

10. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararlarına karşı

Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itirazlar sırasıyla

13/11/2014, 23/12/2014 ve 26/12/2014 tarihli kararlarla reddedilmiştir.

Kararların gerekçesinde; mektup içeriklerinde Maoist

Komünist Parti (MKP) terör örgütüne ait bazı kararların ve açıklamaların yer

aldığı, terör örgütünde meydana gelen ayrılıklarla ilgili eleştiri ve

tavsiyelerin bulunduğu belirtilmiştir. Kararlarda, örgütsel haberleşmenin yasa

dışı faaliyetlerin yürütülmesine ve devamına yönelik her türlü haberleşme

olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanarak mektuplarda yer alan ifadelerin de

örgütsel haberleşmeye imkan sağladığı sonucuna

ulaşılmıştır.

11. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararlarına karşı

Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar sırasıyla 21/12/2014,

15/1/2015 ve 20/1/2015 tarihli kararlarla reddedilmiştir. Kararların

gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği tarafından verilen kararlarda yer alan

gerekçelerin uygun görüldüğü belirtilmiştir.

12. Nihai kararlar sırasıyla 5/1/2015, 22/1/2015 ve 29/1/2015

tarihlerinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 30/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine

dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 12/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

16. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve giderlerini ödeyemeyecek

durumda olduğu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

17. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Haberleşme Hürriyetinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu; Disiplin Kurulunca verilen söz konusu kararların

keyfî olduğunu, iletişim olanaklarının ölçüsüz şekilde elinden alındığını ve

itirazlarının hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirterek haberleşme ve

ifade hürriyetinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2.Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek

istediği ve kendisine gönderilen mektupların Disiplin Kurulunca sakıncalı

görülmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti

kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, §

23; Özkan Kart (2), B. No:

2013/1201, 20/5/2015, § 22; Akif İpek,

B. No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır.

20. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar

başlıklı 22. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetinesahiptir.

Haberleşmeningizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde

sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri

bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

22. Disiplin Kurulu, başvurucu tarafından gönderilmek istenen ve

başvurucuya gönderilen mektupların sakıncalı olduğunu değerlendirerek söz

konusu mektupların ilgililerine verilmemesine ya da gönderilmemesine karar

vermiştir. Dolayısıyla anılan işlemler ile kamu makamları tarafından

başvurucunun haberleşme hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

23. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine

gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 28-34). Buna göre haberleşme özgürlüğüne

yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağını

oluşturan mevzuatın, ulaşılabilir, yeterince açık ve belirli bir eylemin

gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci olarak söz

konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı, demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmalıdır.

24. Anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın,

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç

taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine

aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. (Ahmet Temiz, § 36).

25. Somut olayda 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin ceza infaz

kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve sınırlandırılmasının kanuni

dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (Ahmet

Temiz, §§ 37-46). Öte yandan, haberleşme hürriyetinin düzenlendiği

Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine

bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek

hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir." denilerek bu kuralın da mutlak

olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar

getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123,

30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa,

B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

26. Mektupların sakıncalı bulunmasına sebep olarak başvurucunun

mektup vasıtasıyla terör örgütüyle haberleşmesi olarak gösterilmiştir. Bu

kapsamda başvurucu tarafından gönderilmek istenen mektupların Disiplin

Kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin,

kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi amaçlarını taşıdığı,

bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22. maddesinin ikinci

fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır (Ahmet Temiz, § 51).

27. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak

kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul

edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve tutukluların sahip

oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11 /2014, § 35).

28. Somut olaya konu olan mektuplarda, bir terör örgütünün

yapısına ve işleyişine ilişkin detaylı anlatımlarda bulunulduğu görülmektedir.

Terör örgütünün yönetimine ve yapılanmasına yönelik eleştirilerin ve önerilerin

yer aldığı mektuplarda örgüt terminolojisi kapsamında aktarılan ifadelerin

örgütsel haberleşme kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine ulaşılmıştır.

29. Yasa dışı haberleşme yöntemleri içerdiği değerlendirilen

mektupların sakıncalı olduğuna karar verilmesi şeklindeki müdahalenin Anayasa'nın

22. maddesi anlamında kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi

için ihtiyaç duyulan demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve

müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu

kapsamda İnfaz Hâkimliği tarafından verilen kararların da ilgili ve yeterli

gerekçeler içerdiği görülmektedir. Sonuç olarak somut olayda haberleşme

hürriyetine yönelik açık ve görünür bir ihlal bulunmamaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 12/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

Veysel

KAPLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2374, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Anayasa Mahkemesi
  • Bölüm: İkinci Bölüm
  • Başvuru No: 2015/2374
  • Tarih: 12 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Göksel Gökbudak Başvurusu (B. No: 2014/7636)
  • Yusuf Ziya Bayraktar Başvurusu (B. No: 2015/14290)
  • Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği Başvurusu (B. No: 2015/14747)
  • Bedriye Demir Başvurusu (B. No: 2015/8309)
  • Murat Elibüyük Başvurusu (B. No: 2015/7973)
  • Hüseyin Ünal Başvurusu (B. No: 2017/24715)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.