İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Y.a. Başvurusu (B. No: 2014/6454)

1. Başvuru; görevlendirme işlemine ilişkin olarak açılan davada

Başvuru No2014/6454Tarih18 Temmuz 2018Okuma11 dk · 2.142 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Y.A. Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2014/6454
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.142 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; görevlendirme işlemine ilişkin olarak açılan davada

suç isnadı niteliğinde ifadeler kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin,

gizli belgelerin incelettirilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin,

temyiz imkânı bulunmaması nedeniyle iki dereceli yargılanma hakkının ve keyfî

karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) astsubay olarak

görev yapmaktadır.

7. Genelkurmay Başkanlığı tarafından sürekli yurt dışı görev

kadrolarının ilan edilmesi üzerine başvurucu, görevlendirme için talepte bulunmuştur.

8. Başvurucunun talepte bulunduğu kadro için bir başka personel

seçilmiştir. Başvurucu, kadroya atanan kişinin gerekli şartları taşımadığını,

kendisinin uyuşmazlık konusu kadro için daha uygun olduğunu belirterek yurt

dışı görevlendirme talebinin kabul edilmemesine ilişkin işleme karşı Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası açmıştır.

9. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 20/2/2014 tarihli kararıyla

davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle, atanan kişinin radar sınıfında

olmasına karşın astsubay üst karargâh hizmetleri eğitimi almış olması nedeniyle

atama için gereken şartları taşıdığı ifade edilmiştir. Kararda kamu hizmetinin

kamu yararına uygun olacak şekilde yürütülmesinin esas olduğu vurgulandıktan

sonra yurt dışı görev için aday olanların temsil yeteneğine esas olmak üzere

kişisel, ailevi ve mesleki özelliklerinin mevzuattaki kriterlere göre

değerlendirilmesi bakımından idarenin takdir hakkı bulunduğunun altı

çizilmiştir. Bununla birlikte takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve bu

yetkinin objektif esaslar dâhilinde kullanılması gerektiği hatırlatılarak, yurt

dışı sürekli göreve seçilecek personelin TSK'yı temsil yeteneğine sahip olması

ve kendisi ile eşi hakkında menfi hüküm, ceza ve mahkûmiyet kararı gibi herhangi

bir kötü hâlin bulunmaması gerektiğine işaret edilmiştir. Kararın gerekçesinde,

başvurucunun eşinin bölücü terör örgütü mensupları ile ilişkide olduğuna dair istihbari kayıtların bulunduğu yönünde idare tarafından

bildirimde bulunulduğu da belirtilerek bu kapsamda başvurucunun yurt dışı kadro

görevinin gerektirdiği temsil yeteneğine sahip olmadığının değerlendirildiği

ifade edilmiş; sonuç itibarıyla başvurucunun yurt dışı sürekli göreve

atanmamasında takdir yetkisinin kişi ve kamu yararı dengesi gözetilerek

objektif kıstaslara uygun kullanıldığı kanaatine ulaşılması nedeniyle dava

konusu işlemin hukuka uygun olduğu yönünde ret kararı verilmiştir.

10. Başvurucu ret hükmünü 17/4/2014 tarihinde tebellüğ etmesinin

ardından 12/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

11. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu’nun 52. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

''Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler taraf ve

vekillerine açıktır. Şu kadar ki; mahkeme tarafından getirtilen veya idarece

gönderilen bilgi, belge ve dosyalardan, başka şahıs ve makamların özel

bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğinin korunması veya idarenin

soruşturma metotlarının gizli tutulması maksatlarıyla taraf ve vekillerine

incelettirilmemesi kaydı konulanlar ile personelin özlük dosyasındaki dava

konusu haricindekiler taraf ve vekillerine incelettirilemez.

Taraf ve vekillerine incelettirilemeyecek

nitelikteki bilgi ve belgeler; bulundukları yer itibarıyla taraf ve vekillerine

açık olan diğer evraktan ayrılamaz nitelikte iseler, taraf ve vekillerine

incelettirilecek suretleri, ilgili bölümleri idare tarafından karartılarak

ayrıca gönderilir.

Davacı taraf veya vekili, karartılan veya

verilmeyen bilgi ve belgelerin savunmaya esas teşkil edecek unsurlar olduğu

iddiası ile mahkemeye itiraz edebilir. Yapılan bu itiraz, mahkeme tarafından

incelenerek haklı görülen hususlarda, mahkemenin belirleyeceği çerçevede daha

önce karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgeler karşı tarafa

incelettirilebilir.

Bu hükümlere göre elde edilen ve gizlilik

derecesine sahip bilgi ve belgeler, taraf ve vekillerince mahkeme haricinde,

diğer bir maksatla kullanılamaz. Aksine davranışta bulunanlar hakkında ilgili

kanun hükümleri saklıdır.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 18/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu; eşinin bölücü terör örgütü mensupları ile ilişki

içinde olduğu yönündeki gerekçenin temelsiz olduğunu, bu ifadelerle kendisi

aleyhine terör örgütü sempatizanı olduğu ve eşiyle örgüt bağlantısı sonucu

evlendiği yönünde ithamda bulunulduğunu belirterek masumiyet karinesinin ihlal

edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşruluğunun açık olduğu başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

15. Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş

bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alır.

Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti asıl olduğundan

suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu ispat

mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya

kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak

nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

16. Masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmediği

değerlendirilirken özellikle hukuk ve idari yargılama bakımından üzerinde

durulması gereken önemli hususlardan biri, yargılamayı yapan makamın ilgili

kişiye suç isnat edip etmediğidir.

17. Bireysel başvuruya konu olan süreçte mahkeme tarafından

başvurucuya yönelik bir suç ya da fiil isnadında bulunulmadığı açıktır.

Mahkeme, başvurucunun eşinin terör örgütü mensupları ile ilişkisi olduğuna dair

istihbari kayıtların bulunduğu yönünde idare

tarafından bildirim yapıldığını belirtmiştir. İstihbari

bilginin varlığına yönelik bildirim yapılmış olmasına kararda yer verilmesi

herhangi bir suçun varlığına yönelik kabule vücut vermemektedir. Mahkeme

kararında suça konu bir eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde bir

değerlendirme yapılmamış, suçun varlığına yönelik bir kabul ile hareket

edilmemiştir. Mahkeme tarafından, uyuşmazlık konusu görevin gerektirdiği

nitelikler ve başvurucunun durumu değerlendirilmek suretiyle işlemin hukuka

uygun olduğunun tespit edildiği görüldüğünden masumiyet karinesinin ihlal

edilmediğinin açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle masumiyet karinesinin ihlal

edilmediğinin açık olduğu anlaşılan başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

B. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama

İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; idare tarafından Mahkemeye sunulan belgelerden

örnek almasına izin verilmediğini ve tüm belgeleri inceleyemediğini belirterek

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

2. Değerlendirme

20. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunma

ve adil yargılanma hakkına

sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma

hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde

dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Gökay Dayan, B. No: 2014/12206, 21/9/2017,

§ 21).

21. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yargılanma hakkının

kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun

yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması mümkün değildir (Gökay Dayan, § 22).

22. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usul

hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelmektedir

(Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 32).

23.Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların

bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş

bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilebilmektedir

(Hüseyin Sezen, B. No: 2013/1793,

18/9/2014, § 38).

24. Yargılama makamları, yargılamanın taraflarınca ileri sürülen

iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla

birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenilen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme

yetkisi esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan

delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup

olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa

Mahkemesinin görevi başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup

olmadığını değerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması

şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve

inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da

yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi zorunludur (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116,

23/1/2014, § 19).

25. 1602 sayılı mülga Kanun’un 52. maddesinin dördüncü ve devamı

fıkralarında, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin Mahkemenin belirleyeceği

çerçevede davacı tarafa incelettirilebileceği kural altına alınmıştır.

26. Başvuruya konu olayda dava dosyasında bulunan bilgi ve

belgeler esas alınarak uyuşmazlık hakkında karar verilmiş olup başvurucunun

başvuru formunda da belirttiği gibi talebi üzerine dava dosyasına sunulan bilgi

ve belgeler kendisine incelettirilmiş ve başvurucu, bu belgelere karşı görüş ve

beyanlarını sunma imkânına sahip olmuştur. Ayrıca Mahkeme kararında da

başvurucuya ilişkin olgu ve kanaat belirten idarenin savunmasına esas

belgelerin idareden ara kararı ile istenildiği ve başvuruya incelettirildiği

belirtilmiştir. Diğer yandan davanın hiçbir aşamasında dava dosyasına sunulan

belgelerin değerlendirilmediğine yönelik bir bilgi bulunmamaktadır. Buna göre

AYİM tarafından başvurucuya dosyada mevcut bilgi ve belgelere ilişkin olarak tetkik

ve beyanda bulunma olanağının tanındığı, bu çerçevede başvurucunun yargılamanın

sonucunu etkileyecek usule ilişkin bir imkândan mahrum bırakılmadığı

anlaşılmıştır. Ayrıca yargılamanın bütünü dikkate alındığında Mahkemece yapılan

uygulamanın tüm süreci adaletten yoksun kılacak şekilde etkilemediği sonucuna

ulaşılmıştır. Sonuç olarak somut olayda silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerine yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerine yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. İki Dereceli

Yargılanma Hakkına İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; hükmün yine aynı Mahkeme tarafından denetlendiği

bir karar düzeltme aşaması bulunduğunu, farklı bir yargı merciinin kararı

denetleme imkânı bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin

kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

30. Sözleşme’ye ek 7 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı tanınmış olup

başvuru konusu edilen sürecin ceza yargılamasına ilişkin olmadığı açıktır.

31. Başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdinde

iki dereceli yargılanma hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerden olmadığı gibi Sözleşme’nin ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu

protokollerden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir (Mahir Akarsu, B. No: 2012/1096, 20/2/2014,

§§ 42-45).

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu; Mahkemenin keyfî karar verdiğini, hakkında yapılan

tespitlerin asılsız olduğunu, yerine atanan kişinin gereken şartları

taşımadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

2. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları dikkate alındığında

şikâyetin karar sonucuna yönelik olduğu anlaşıldığından incelemenin bu kapsamda

yapılması uygun görülmüştür.

35. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki

hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

36. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerek

ilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 9) gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

37. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanması, yukarıda

anılan ilkeler (bkz. § 35) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli Mahkemenin

takdirinde olup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.

38. Bu hâle göre başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,

delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup

kararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir..

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun gizlilik talebinin kabulüne ve kimlik

bilgilerinin kamuya açık belgelerde GİZLİ TUTULMASINA,

B. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Diğer ihlal iddialarının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

18/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GİZLİLİK

TALEBİ KABUL

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Y.A.

Vekili

:

Av. Levent

ÖZÇELİK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/6454, 18 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine
  9. B. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama
  10. C. İki Dereceli
  11. D. Diğer İhlal İddiaları
  12. A. Başvurucunun gizlilik talebinin kabulüne ve kimlik
  13. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Gizlilik
  15. Talebi Kabul
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. M. Emin KUZ
  19. Çakmak
  20. Özçelik
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/6454
Tarih
18 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Şafak Mert Başvurusu (B. No: 2015/787)
  • Mehmet Emin Ünver Başvurusu (B. No: 2015/6147)
  • Y.g. Başvurusu (B. No: 2015/11208)
  • Cem Ramazan Ninek Başvurusu (B. No: 2015/13760)
  • Angela Jane Kilkenny Başvurusu (B. No: 2015/10826)
  • Abdullah Deniz Başvurusu (B. No: 2014/14772)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.