İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Y.g. Başvurusu (B. No: 2015/11208)

1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olan başvurucu

Başvuru No2015/11208Tarih18 Temmuz 2018Okuma10 dk · 1.998 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Y.G. Başvurusu

Karar tarihi
18 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2015/11208
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.998 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olan başvurucu

hakkında ahlaki durum gerekçe gösterilerek personel güvenlik incelemesi işlemi

tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde muvazzaf subay statüsünde

görev yapan başvurucu hakkında eşine ve kendisine yönelik birtakım iddialarla

ilgili ihbarda bulunulması üzerine istihbarata karşı koyma (İKK) kapsamında

idari tahkikat başlatılmıştır.

9. Tahkikat sonucunda başvurucu 4/6/2014 tarihinde -personeli

güvenlik açısından belirli bir dönem takip ve kontrol altında tutmayı amaçlayan

bir tedbir olan- personel güvenlik incelemesi (PERGİN) kapsamına alınmıştır.

Söz konusu işleme gerekçe olarak başvurucunun ve eşinin ahlaki durumu ile

memuriyet nüfuzunun kötüye kullanması gösterilmiştir.

10. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali talebiyle Askeri Yüksek

İdare Mahkemesinde (AYİM) 5/9/2014 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde

başvurucu; PERGİN kapsamına alınmasına neden olarak gösterilen tüm iddiaların

gerçek dışı olduğunu ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanma suçlamasıyla

hakkında yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini belirtmiştir. Ayrıca,

eşinin sivil memur olarak çalıştığı ve bekâr olduğu dönemde askerî personel ile

cinsel yakınlaşma içinde olduğuna dair iddialar içeren ses kayıtlarının ve

ihbar mektuplarının dedikodudan ibaret olduğunu, somut hiçbir bilgi ve belgeye

dayanmadığını belirtmiştir. Başvurucu, eşinin ahlaki durumuna ve siyasi

eylemlere katıldığına yönelik mesnetsiz iddialar doğrultusunda tesis edilen

işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

11. AYİM Üçüncü Dairesinin 14/5/2015 tarihli kararıyla davanın

reddine hükmedilmiştir. Kararda, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 39. maddesinde aranan şartları muhafaza

etmediği hususunda ciddi duyum ve emare bulunan personelin ilgili yönergede

düzenlenen PERGİN kapsamına alınabileceği ifade edilerek başvurucu ile eşinin

uygunsuz eylemlerinin bulunduğu, ahlaki durumlarının İKK zafiyeti taşıdığı ve

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) itibarını zedelediği yönünde elde edilen

bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda söz konusu işlemle ilgili olarak

kullanılan takdir yetkisinde hukuka aykırı bir durumun olmadığı şeklinde

değerlendirmelere yer verilmiştir.

12.Nihai karar 10/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

13.Başvurucu 7/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. Anayasa

Mahkemesinin daha önceki kararlarında, TSK'da görev yapan askerî personel

hakkında ahlaki nedenlerle disiplin işlemleri tesis edilmesine dayanak

oluşturan mevzuata ve benzer durumlara ilişkin uluslararası hukuka yer

verilmiştir (G.G. [GK], B. No:

2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30; Tevfik

Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, §§ 23-39; Yaşar Türkmen, B. No: 2014/5418, 15/2/2017,

§§ 20-33; Mehmet Çakır, B. No:

2014/5121, 16/2/2017, §§ 19-27).

15.211 sayılı Kanun'un 39. maddesi şöyledir:

"Silahlı Kuvvetlerde askeri eğitim ile

beraber ahlak ve maneviyatın yükseltilmesine ve milli duyguların

kuvvetlendirilmesine bilhassa itina olunur.

Cumhuriyete sadakat, vatanını sevmek, iyi

ahlaklı olmak, üste itaat, hizmetin yapılmasında sebat ve gayret, cesaret ve

atılganlık, icabında hayatını hiçe saymak, bütün silah arkadaşları ile iyi

geçinmek, birbirlerine yardım, intizam severlik, yapılması men edilen şeylerden

kaçınmak, sıhhatini korumak, sır saklamak her askerin esas vazifesidir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 18/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, kendisine ve eşine yönelik iddiaların gerçek dışı

olduğunu ispat etmesine rağmen özel hayatın gizliliği kapsamında kalan

dedikodudan ibaret bu tür iddialara dayanılarak PERGİN kapsamına alındığını

ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, TSK içindeki hukuk dışı yapılanmanın

kendilerine itaat etmeyen subayları etkisizleştirmeyi amaçladığını ve bu

doğrultuda sahte delil ve ihbarlarla tasfiyeler gerçekleştirdiğini iddia ederek

çalışmalarının üstleri tarafından takdir edildiğini, özel hayatına ilişkin

birtakım haksız isnatların hakkındaki hukuki işleme dayanak alınamayacağını

ifade etmiştir. Başvurucu, bu nedenlerle özel hayatın gizliliği hakkının ve

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek ihlalin tespit

edilmesi, yargılamanın yenilenmesi, 15.000 TL tazminata hükmedilmesi ve

kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli tutulması talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

18. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın "Özel hayatın gizliliği" kenar

başlıklı 20. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ...saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ... gizliliğine

dokunulamaz..."

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde; başvurucunun

temel iddiasını, özel hayatı kapsamında kalan birtakım gerçek dışı bilgilere

dayanılarak PERGİN işlemi tesis edilmesi oluşturmaktadır. Bu nedenle başvurunun

özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Özel hayata ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek ahlaki durum sebebiyle başvurucu hakkında

PERGİN kapsamına alınma işlemi tesis edilmesinin özel hayatın gizliliği hakkına

bir müdahale oluşturduğu açıktır.

22. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma,demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

ölçütlerine uygun olması gerekir.

23. Söz konusu işleme dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin

sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı

anlaşılmaktadır (Ata Türkeri, B.

No: 2013/6057, 16/12/2015, §§ 40-41; G.G.,

§§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§

50-58).

24. Tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin

yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özel hayatlarına ilişkin tutum ve

eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti

sunan ilgili kurumların işleyişi üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya

konulması ve bu hususlardaki değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici

gerekçelerle desteklenmesi, ayrıca tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş

mesleki sicilleri ve başarı durumları dikkate alınarak ölçülülük yönünden

irdelenmesi gerekir (G.G., § 60).

25. Somut olayda başvurucu hakkında tesis edilen işlemin temelinde

başvurucunun eşinin de ahlaki durumuna ilişkin iddialar içeren bir ihbarın

bulunduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun eşinin ahlaki durumuna ve mahremiyetine

ilişkin hususların ihbar mektuplarıyla idareye bildirildiği dikkate

alındığında, özel hayata ilişkin olduğu açık olan eylem ve davranışların

başvurucu tarafından alenileştirilmediği ve ihtilaf konusu tahkikatın

kapsamının mesleki hayatın sınırlarını aştığı değerlendirilmektedir.

26. Başvurucunun; kendisinin ve eşinin ahlaki durumuna ilişkin

olarak isnat edilen eylemlerin gerçek dışı olduğunu, tasfiye amaçlı üretilen

sahte ihbarlara dayandığını ve bu şekilde ileri sürülen soyut iddiaların

hakkındaki idari işleme esas alınamayacağını yargılama sürecinde vurguladığı

görülmektedir. AYİM tarafından yapılan yargılamada ise başvurucunun bu yöndeki

iddialarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan AYİM kararının

gerekçesinde, başvurucunun eşine ve kendisine isnat edilen -somut bilgi ve

belgelerle desteklenmediği açık olan- özel hayata ilişkin birtakım eylemlerin

başvurucunun mesleki hayatı üzerindeki etkilerine ve TSK’nın işleyişi

üzerindeki etkisi ve risklerine dair yeterli ve ikna edici gerekçelerin

belirtilmediği, mesleki sicili olumlu olan başvurucuya yönelik söz konusu

müdahalenin gerekçelerinin ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu nedenlerle

AYİM tarafından verilen kararın özel hayatın gizliliği hakkına müdahaleyi haklı

kılacak şekilde konuyla ilgili ve yeterli gerekçe içermediği sonucuna

ulaşılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

29. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

30. Mehmet Doğan

kararında özetle; uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57-58).

31. Mehmet Doğan

kararında Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama yapmakla görevli derece

mahkemelerinin yükümlülüklerine ve ihlalin sonuçlarını gidermek amacıyla derece

mahkemelerince yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Buna

göre; Anayasa Mahkemesinin, tespit edilen ihlalin giderilmesi amacıyla yeniden

yargılama yapılmasına hükmettiği hallerde, ilgili usul kanunlarında düzenlenen

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak yargılamanın yenilenmesi

sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın kaldırılması hususunda derece

mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı

verilen hallerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir

derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine

bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği

doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yapmakla

yükümlüdür (Mehmet Doğan, § 59).

32. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gereken

şey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafından

bir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali

gideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,

kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit

edilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır.

Bu çerçevede ihlal, yargılama sırasında gerçekleştirilen usule ilişkin bir

işlemden veya yerine getirilmeyen usuli bir

eksiklikten kaynaklanıyorsa söz konusu usul işleminin, hak ihlalini giderecek

şekilde yeniden (veya daha önce hiç yapılmamışsa ilk defa) yapılması icap

etmektedir. Buna karşılık ihlalin, idari işlem veya eylemin kendisinden ya da

(derece mahkemesince yapılan veya yapılmayan usul işlemlerinden değil de)

derece mahkemesi kararının sonucundan kaynaklandığının Anayasa Mahkemesi

tarafından tespit edildiği hallerde derece mahkemesinin, usule dair herhangi

bir işlem yapmadan doğrudan mümkün olduğunca dosya üzerinden önceki kararının

aksi yönünde karar vererek ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırması gerekir (Mehmet Doğan, § 60).

33. Başvurucu, ihlalin tespitiyle birlikte yargılamanın

yenilenmesine ve lehine 15.000 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

34. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından açılan iptal

davasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesince ulaşılan ret sonucunun özel hayatın

gizliliği hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuyla ilgili ve yeterli

gerekçe içermediği gerekçesiyle ihlal sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

35. Bu durumda kişinin özel hayatın gizliliği hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı

Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması

gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve

nihayet ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili yargı mercine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

36. Öte yandan başvurucu tarafından tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla birlikte, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili yargı

mercine gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeterli bir giderim sağlayacağı

anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

37. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici

21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ

YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü

DairesininE.2014/1286, K.2015/748 sayılı dosyası),

E. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

F. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

18/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

Y.G.

Vekili

:

Av. Şahin

POLAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/11208, 18 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  11. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  12. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  13. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. M. Emin KUZ
  18. Polat
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/11208
Tarih
18 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Cem Ramazan Ninek Başvurusu (B. No: 2015/13760)
  • Angela Jane Kilkenny Başvurusu (B. No: 2015/10826)
  • Abdullah Deniz Başvurusu (B. No: 2014/14772)
  • Levent Tütüncü Başvurusu (B. No: 2015/3690)
  • Eşref Arslan Başvurusu (B. No: 2014/14655)
  • Abdurrahman Yanık ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2449)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.