İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yavuz Murat Yağmur Başvurusu (B. No: 2014/10723)

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2014/10723Tarih8 Kasım 2017Okuma10 dk · 2.045 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yavuz Murat Yağmur Başvurusu

Karar tarihi
8 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/10723
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.045 kelime·10 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasında

bir kısım alacak talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle

mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 11/3/1996-7/8/2007 tarihleri arasında bir şirkete

ait işyerinde ihale elemanı olarak çalışmıştır.

9. Başvurucu bir kısım haklarının ödenmediğini belirterek

7/8/2007 tarihinde iş akdini feshetmiş, 12/2/2008 tarihinde Ankara 14. İş

Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak

100'er TL ücret ve yıllık izin ücreti alacağı, 1.000'er TL kıdem tazminatı, fazla

çalışma ücreti ve ikramiye alacağı, 100'er TL genel tatil ve yıllık izin

ücreti, 75 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinde

bulunmuştur.

10. Mahkeme 3/11/2010 tarihli kararında, davacı tarafça iş

akdinin feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak gösterilen "yıllarca

maaşlarının geç ödendiği", "sigorta priminin maaştan düşük bir bedel

üzerinden yatırıldığı", "taahhüt edilen ve her yıl ödenmesi gereken

primin ödenmediği", "işverenin resmî kurumlarla olan ilişkilerindeki

taahhütlerinin eksik yerine getirildiği ve davacının prensiplerine aykırı etik

olmayan bir durum sergilediği" olgularının davacı tarafından

ispatlanamadığını, bu nedenle davacının hizmet akdinin feshinin haklı nedenlere

dayanmadığını, kıdem tazminatı talebinin yerinde olmadığını, işyerinde ikramiye

uygulaması bulunduğu yolunda tanık beyanı bulunmadığını, yine işyerinde ulusal

bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığı hususunun da

ispatlanamadığını belirterek kıdem tazminatı, ikramiye alacağı ve resmî tatil

günlerine yönelik ücret alacağı taleplerini reddetmiş, sübuta erdiği

gerekçesiyle ücret, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücret alacağı taleplerini

kabul etmiştir.

11. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

(Daire) 5/12/2012 tarihli kararında, davalı şirket tarafından düzenlenen,

şirket müdürü tarafından imzalanan ve imzası inkar

edilmeyen dosya içindeki 25/7/2007 tarihli belgede davacının aylık 1.800 TL

ücretle ve yılda 6 maaş ikramiye ile çalıştığının açıklandığını, Mahkemece bu

belgeye itibar edilerek hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmü bu

yönlerden bozmuştur.

12. Bozma kararına uyan Mahkemece yapılan yargılama sırasında

başvurucu11/4/2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlara göre

26/6/2013 havale tarihli dilekçesiyle dava değerini 41.303,84 TL olarak ıslah

etmiştir.

13. Davalı 6/6/2013 tarihli duruşmada zamanaşımı def'iniileri sürmüştür.

14. Mahkeme 13/11/2013 tarihli kararında "Mahkememizce 3/11/2010 tarihinde verilen kararın

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nce bozulması üzerine bozma sonrası yapılan

yargılamada hükmüne uyulan bozma ilamında belirlenen ölçütler esas alınarak

bilirkişiden hesap raporu alınmış, hesap raporunun ikramiye hesaplaması hariç

bozma ilamına uygun olduğu kabul edilerek hükme esas alınarak davacı tarafça

bozma kararından sonra yapılan ıslah işlemi kabul edilmemiş olmakla, ıslahla

yapılan arttırma nedeniyle davalı lehine ücreti vekalete

hükmedilmemiştir." gerekçesi ile başvurucunun kıdem tazminatı,

ikramiye alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerini

reddetmiş, ıslah tarihine göre beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu

gerekçesiyle fazla çalışma ücreti, ücret ve yıllık izin ücreti alacağı

talepleri açısından dava dilekçesinde belirtilen değerler üzerinden davayı

kabul etmiş, zamanaşımı nedeniyle ıslah dilekçesinde ileri sürülen fazlaya

ilişkin talepleri reddetmiştir.

15. Temyiz üzerine Daire 26/3/2014 tarihli kararında belirttiği "..bozma sonrası davacı tarafından davanın ıslah

edilmesi geçerli ise de davalı tarafından ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı

defi nazara alındığında ıslah edilen miktarlar zamanaşımına uğradığından davacı

vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi.."

gerekçesi ile hükmü onamıştır.

16. Onama kararı 5/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş

ve 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 8/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucu yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle alacak

taleplerinin bir kısmının zamanaşımına uğradığını belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

19. Uzun süren yargılama nedeniyle bir kısım alacak kalemlerinin

davanın ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığına yönelik şikâyetin

mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

20. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerinde, mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52), mutlak nitelikte olmayan bu hakkın

sınırlandırılması hususunda devletlerin takdir hakkı gereği bazı düzenlemeler

yapabileceğini, bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların hakkın özünü

zedeleyecek nitelikte olmaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması

ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerektiğini belirtmiştir (Mesut Güzel, B. No: 2014/5876, 22/9/2016,

§ 31).

21. Somut davaya benzer bir başvuruda, bir işverenin yanında

çalışan başvurucunun iş akdinin 1/11/2003 tarihinde feshedilmesi üzerine

başvurucu açtığı davada ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ve

fazla mesai kalemlerinin her biri için 100’er TL alacak talebinde bulunmuş,

yargılama sırasında 10/10/2011 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen alacak

miktarlarına istinaden 18/10/2011 tarihinde davayı ıslah ederek talep

miktarlarını artırmış, davalı taraf ise 4/11/2011 tarihli dilekçesi ile ıslah

edilen kısma ilişkin zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Mahkeme, yıllık izin,

ücret alacağı ve fazla mesai alacaklarının ıslah tarihine göre beş yıllık

zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek bu talepler açısından davayı kısmen

kabul etmiş, dava dilekçesindeki talep miktarlarını esas alarak karar

vermiştir. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle ıslaha konu alacağın

zamanaşımına uğradığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

22. Anayasa Mahkemesi sözü edilen başvuruda, Yargıtay

içtihatlarında işçi alacaklarının miktar olarak davanın açıldığı tarihte tam ve

kesin olarak tespitinin mümkün olup olmadığının somut olayın özelliğine göre

değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini,teknik

ve hukuki uzmanlık gerektiren hesaplamalar yapması her durumda beklenmemekle

birlikte, başvurucunun hizmet akdi ile ne kadar süre ile çalıştığını bilmesi

gerektiği ifade edilmiştir. Somut davaya konu alacağın, dava açıldığı tarih

itibarıyla ilgili mevzuata göre en azından hukuken daha altında ücret kabul

edilmeyen asgari ücret rakamları üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğu

açıklanmıştır. Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) ve iş davalarına

bakan dairesinin, ıslah edilen alacakla ilgili olarak zamanaşımı def'inin ileri

sürülebileceği yönündeki içtihatlarının, avukatla temsil edilen başvurucu için

hukuki durumun önceden bilinemeyecek şekilde bir belirsizlik taşımadığı

belirtilmiştir. Başvuru konusu olayda beş yıllık zamanaşımı süresinin

geçmesinde en büyük payın başvurucuya ait olduğu, iş akdi 1/11/2003 tarihinde

feshedilen başvurucununalacak davasını 25/4/2006

tarihinde, yani yaklaşık 2 yıl 6 ay sonra açarak zamanaşımı süresinin yarısının

geçmesine neden olduğu belirtilerek zamanaşımı nedeniyle ıslah edilen

miktarlara yönelik ret kararı verilmesinin mahkemeye erişim hakkının ihlali

sonucunu doğurmayacağını belirtmiştir (Hüseyin

Gönel, B. No: 2013/2491, 17/7/2014, §§

47-49 ).

23. Başvuru konusu olayda başvurucunun iş akdi 7/8/2007

tarihinde sona ermiş, başvurucu 12/2/2008 tarihinde İş Mahkemesinde açtığı

davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100'er TL ücret ve yıllık izin

ücreti alacağı, 1.000'er TL kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ikramiye

alacağı, 100'er TL genel tatil ve yıllık izin ücreti, 75 TL ulusal bayram ve

genel tatil ücreti alacağı talebinde bulunmuştur.

24. Yargıtay bozma kararından önce alınan 12/5/2010 tarihli

bilirkişi raporunda, başvurucunun 1.228,20 TL ücret alacağı, 1.429,47 TL fazla

çalışma ücreti, 446,62 TL yıllık izin ücreti alacağı olduğu belirtilmiştir.

25. Yargıtay bozma kararından sonra alınan 11/4/2013 tarihli

bilirkişi raporuna göre başvurucunun 1.003,92 TL yıllık izin ücreti, 1.980 TL

ücret alacağı, 2.331,62 TL fazla çalışma ücreti ve 38.188,30 TL ikramiye ücreti

alacağı, 14/8/2013 tarihli ek rapora göre 7.194,33 TL yıllık izin ücreti

alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

26. Başvurucu 11/4/2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit

edilen miktarlara göre 26/6/2013 havale tarihli dilekçesiyle davayı ıslah

etmiş, Mahkeme ıslaha konu fazla mesai, ücret ve yıllık izin ücreti alacak

talepleri için Kanun'da öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu

gerekçesiyle bu talepleri reddetmiştir.

27. Başvuru konusu davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan

2/7/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri

ile yargısal uygulamalarda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle

açılan kısmi davalarda yargılama sırasında bilirkişi raporuyla tespit edilen

dava değerine göre bakiye alacağın ek dava ya da ıslah yoluyla talep

edilebileceği anlaşılmaktadır.

28. Nitekim somut başvuruya konu davanın temyiz incelemesini

yapan Yargıtay Dairesi ve HGK'nın içtihatlarında,

ücret ve ücret niteliği ağır basan işçilik alacakları için ıslah tarihinden

geriye doğru beş yıllık süre için alacak talebinde bulunulabileceği, yıllık

izin ücreti alacağının iş akdinin feshinden itibaren beş yıllık süre içerisinde

talep edilebileceği, zamanaşımı süresi içerisinde kısmi dava açılması halinde

alacağın yalnız talep edilen kısmı için zamanaşımı süresinin kesileceği, dava

dışı kalan bölüm hakkında zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği

belirtilmiştir (Yargıtay HGK'nın 6/3/2013 tarihli ve

E.2012/4-824, K.2013/305 sayılı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18/11/2008

tarihli ve E.2008/26705, K.2008/31160 sayılı; 8/7/2008 tarihli ve E.2008/21469,

K.2008/19719 sayılı; 13/6/2008 tarihli ve E.2007/19340, K.2008/15577 sayılı

kararları).

29. Başvurucunun hizmet akdi ile ne kadar süre çalıştığının

tespiti ile işçilik alacağını davanın açıldığı tarih itibarıyla ilgili mevzuata

göre en azından hukuken altında ücret kabul edilmeyen asgari ücret rakamları

üzerinden hesaplanmasının mümkün olduğu, başvuru konusu iş davalarına bakan

Yargıtay dairesinin, saklı tutulan bakiye işçilik alacağı ile ilgili ıslaha

karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği hususundaki içtihatlarının

avukatla temsil edilen başvurucu açısından öngörülmeyecek nitelikte bir hukuki

belirsizlik taşımadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılamada zamanaşımı süresi

içerisinde alınan 12/5/2010 tarihli bilirkişi raporunda, başvurucunun ücret,

fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı miktarının en azından dava

dilekçesinde belirtilen değerler üzerinde olduğunun tespit edildiği, bu açıdan

başvurucunun 26/6/2013 tarihli ıslaha konu alacak taleplerinin zamanaşımı

nedeniyle reddedilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bağlamında

öngörülebilirlik sınırları içinde ve ölçülü olduğu, yapılan yorumun başvurucunun

mahkemeye erişim hakkını zedelemediği sonucuna ulaşılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

31. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak, yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B.

No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).

34. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, § 58).

35. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 6 yıl 1 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

36. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Esas inceleme sonund

a, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir.

İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yapılması gerekenlere hükmedilir. …”

38. Başvurucu ihlalin tespitine ve 45.393 TL maddi zararının

giderilmesi talebinde bulunmuştur.

39. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

40. Başvurucunun, tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle lehine

hükmedilmeyen işçilik alacağıyla ilgili olduğu, ancak uzun yargılama nedeniyle

tazminat talebi bulunmadığından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi

sebebiyle tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç, 1.800 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucunun maddi tazminat

talebinin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç, 1.800 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini

takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay

içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği

tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara

14. İş Mahkemesine (E.2013/118, K.2013/678) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Yavuz Murat

YAĞMUR

Vekili

:

Av. Tolga

SARIYAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/10723, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Mahkemeye Erişim Hakkının
  8. B. Makul Sürede
  9. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının
  10. B. Anayasa’nın 36. maddesinde
  11. C. Başvurucunun maddi tazminat
  12. D. 206,10 TL harç, 1.800 TL
  13. E. Ödemenin kararın tebliğini
  14. F. Kararın bir örneğinin Ankara
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. Yağmur
  21. Sarıyar
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/10723
Tarih
8 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • A.ö. Başvurusu (B. No: 2014/5225)
  • Osman Sofu Başvurusu (B. No: 2014/208)
  • Baki Zaza Başvurusu (B. No: 2014/2881)
  • Cihan Karabay Başvurusu (B. No: 2014/2906)
  • Gönül Erdoğan Başvurusu (B. No: 2014/1387)
  • Vedat Ersöz Başvurusu (B. No: 2014/5357)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.