KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Esas No
- 1968/66
- Karar No
- 1968/64
- Karar tarihi
- 17 Aralık 1968
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Esas sayısı:1968/66
Karar sayısı:1968/64
Karar günü:17/12/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:8.2.1969/13122
İtiraz yoluna başvuran : Siirt Sulh Ceza Mahkemesi.
İtirazın konusu: 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun değişik 124. maddesinde yer alan ve kimi sorgu hâkimi kararlarının, asliye ceza mahkemesi başkanının veya hâkiminin onayı ile tekemmül edeceğine ilişkin bulunan hükmün, Anayasa'nın 132. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
OLAY
: Büyük baş hayvan hırsızlığı ve çalınmış malı bilerek satın almak suçlarından
ötürü sanıklar hakkında Siirt Sorgu Hâkimliğince yapılan ilk soruşturma
sonucunda, bunlardan bir bölümü yönünden son soruşturmanın Siirt Sulh Ceza
Mahkemesinde açılmasına ve öteki iki sanığın son soruşturmanın açılmasını haklı
gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle yargılamalarının önlenmesine
10/7/1968 gününde 1968/1-33 sayı ile karar verilmiştir. Dâvaya bakan sulh ceza
mahkemesi, yargılanmanın önlenmesi kararı için yetkili hâkimden onama
alınmadığını görmüş ve Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun olaya ilişkin değişik 124.
maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanısı ve iptali
istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Mahkemenin gerekçesi özeti:
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte sorgu hâkimliği görevi, çoğunlukla, hukuk fakültesi mezunu olmayan ve müstantik adını taşıyan kimseler tarafından yürütülüyordu. Kanun koyucunun, bu kişilerin yeterli hukuk bilgisine sahip bulunmadıklarını düşünerek itiraz konusu hükme yer vermiş olduğu söylenebilir. Oysa bugün, hemen her yerde, bu görevi Hukuk Fakültesi mezunu hâkimler yerine getirmektedir.
Anayasa'nın 132. maddesinde "hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz" denilmiştir. Anayasa'nın bu hükmü "hâkimler" deyimi kapsamına giren sorgu hâkimleri için de geçerlidir. Sorgu hâkiminin kararını asliye, ceza hâkiminin onamaması dâva açma yönünden sorgu hâkimine verilmiş bir emir ve talimat niteliği taşıdığından, söz konusu 124. maddenin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 132. maddesine aykırılığı açıktır.
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesine göre yapılan ilk incelemede;
İşin, niteliği bakımından başka güne bırakılmasına lüzum görülmeyerek sulh ceza mahkemesinin 22/11/1968 günlü ve 1968/89 sayılı gerekçeli yazısı ve ekleri ve konu ile ilgili hükümler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 151. maddesinin birinci fıkrasında "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır" denilmektedir. "Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme" deyimi 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27. maddesinde de tekrarlanmıştır.
Bu hükümlere göre, ancak bakılmakta olan bir dâva nedeniyle uygulanacak kanunun hükümleri Anayasa'ya aykırı görülürse itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Olayda itiraz konusu hükmün uygulanabilmesi, sadece yargılanmalarının önlenmesine karar verilmiş olan sanıklar bakımından düşünülebilir. Oysa anılan iki sanığa ait dâva Siirt Sulh Ceza Mahkemesine intikal etmiş değildir. Mahkemenin bakmakta bulunduğu dâvada ise Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun değişik 124. maddesinin ikinci fıkrasını uygulama durumunda bulunduğundan söz edilemez.
Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye İhsan · Keçecioğlu Üye Salim · Başol Üye Feyzullah · Uslu Üye A. · Şeref Hocaoğlu Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Muhittin · Taylan Üye İhsan · Ecemiş Üye Halit · Zarbun Üye Mustafa · Karaoğlu Üye Muhittin · Gürün
Anayasa Mahkemesi, E. 1968/66, K. 1968/64, 17 Aralık 1968 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası