İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1989/4 K.1989/23

Parti) TBMM Grubu adına Grup Başkanı Erdal İNÖNÜ

Esas1989/4Karar1989/23Tarih16 Mayıs 1989Okuma24 dk · 4.763 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
16 Mayıs 1989
Esas Sayısı
1989/4
Karar Sayısı
1989/23
Karar Günü
16.5.1989
R.G. Tarih-Sayı
08.10.1989-20306
İptal davasını açan
Anamuhalefet Partisi (Sosyaldemokrat Halkçı
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.763 kelime·24 dk okuma·25 bölüm

Parti) TBMM Grubu adına Grup Başkanı Erdal İNÖNÜ

İPTAL DAVASININ KONUSU

3.11.1988 günlü, 347 sayılı "233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin yasayla düzenlenmesi gereken konuları içermesi bakımından tümüyle, 1. maddesinin ise Anayasa'nın 2., 7., 10,, 12., 13., 91., 123.ve 128. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.

II- YASA METİNLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmünde Kararname

Resmî Gazete'nin 21 Kasım 1988 günlü, 19996. sayısında yayımlanan 3.11.1988 günlü, 347 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" tümüyle şöyledir:

"233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde değişiklik yapılması; 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı, 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı, 12.10.1988 tarihli ve 3479 sayılı kanunların verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 3.11. 1988 tarihinde kararlaştırılmıştır.

"Madde 1-8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 12- Genel Müdür olarak atanabilmek için aşağıdaki şartlar aranır.

1- Yükseköğrenim görmüş olmak,

2- Dört yılı kamuda, altı yılı özel sektörde geçmek şartıyla en az on yıl hizmeti bulunmak, (Dört yıldan az kamu hizmeti bulunanların özel sektöre geçen her iki hizmet yılı, kamuda geçen bir hizmet yılı sayılır.)

Ayrıca kamu hizmeti bulunmayanlarda ise özel sektörde asgari onbeş yıl çalışmış olma şartı aranır.

3- Genel müdürlük görevini yerine getirebilecek yetenek, bilgi ve tecrübeye ^ahip olmak."

Madde 2- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."

B. İlgili KHK ve Yasa Kuralları

1- Resmî Gazete'nin 18.6.1984 günlü, mükerrer 18435. sayısında yayımlanan 8.6.1984 günlü. 233 sayılı "Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"nin "Teşebbüs Genel Müdürü" başlıklı 12. maddesi aynen şöyledir:

"Madde 12- Genel müdür olarak atanabilmek için yüksek öğrenim ve en az dört yıl kamu hizmeti yapmış, kamu ve özel sektör kuruluşlarında toplam olarak asgari on yıl hizmet vermiş ve genel müdürlük görevini yerine getirebilecek yetenek, bilgi ve tecrübeye sahip olmak gerekir."

2- Resmî Gazete'nin 19.3.1986 günlü, 19052. sayısında yayımlanan, 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu" aynen şöyledir:

"Amaç

Madde 1.- Memurların ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek maksadıyla idari, malî ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak üzere aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir.

Kapsam

Madde 2.- Bu Yetki Kanununa göre çıkartılacak Kanun Hükmünde Kararnameler,

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamu görevlilerinin idarî, malî ve sosyal haklarında günün ekonomik şartlarına uygun olarak;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda,

b) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda,

c) 2424 sayılı Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Tazminat Kanununda,

d) 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda,

e) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununda,

f) 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 38 inci maddesinde,

g) 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 22 nci maddesinde,

h) 1600 sayılı Askerî Yargıtay Kanununun 42 nci maddesinde,

i) 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 80 inci maddesinde,

j ) 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 18 inci maddesinde,

k) 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede,

l ) 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede,

m) Diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin idarî malî ve sosyal hakları ile ilgili hükümlerinde,

Yapılacak yeni düzenleme ve değişiklikleri kapsar.

İlkeler

Madde 3- Bakanlar Kurulu, l inci madde ile verilen yetkiyi; kullanırken; kamu hizmetlerinin yürütülmesinde müessiriyeti artırmak, ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu gözönünde bulundurarak yeterli ve adil bir ücret seviyesini sağlamak, memur ve diğer kamu görevlilerinin idarî, malî ve sosyal haklarında hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı gözönünde bulundurur.

Yetki süresi

Madde 4.- Bu Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki,Kanununun yayımından itibaren iki yıl süre ile geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla kanun hükmünde kararname çıkartabilir.

Yürürlük

Madde 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

3- Resmî Gazete'nin 17 Nisan 1987 günlü, 19434. sayısında yayımlanan, 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı "12.3.1986 Tarih ve 3268 sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu" aynen şöyledir:

Madde L- 3268 sayılı Kanunun l inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Amaç

Madde L- Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların idari, mali, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak; kamu kurum ve kuruluşların (Cumhurbaşkanlığı Dairesi, Yasama Organı İdari Kuruluşları, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Yargı Kuruluşları, Sayıştay ve Üniversiteler hariç) kuruluş, görev ve yetkilerine dair konularda aynı amaçla aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde düzenlemelerde bulunmak için Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir.

Madde 2.- 3268 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Kapsam

Madde 2.- Bu Yetki Kanununa göre çıkartılacak Kanun Hükmünde Kararnameler;

A. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda,

b) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda,

c) 2424 sayılı Mülkî idare Amirliği Hizmetleri Tazminat Kanununda,

d) 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda,

e) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununda,

f) 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun 38 inci maddesinde,

g) 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 22 nci maddesinde,

h) 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 42 nci maddesinde,

i ) 1602 sayılı Askeri Yüksekîdare Mahkemesi Kanununun 80. inci maddesinde,

j ) 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 18 inci maddesinde,

k) 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede,

l ) 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede,

m) Diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal hakları ile ilgili hükümlerinde,

B. Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin

olarak;

a) Kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında bölünüşüne, hangi ana hizmet kuruluşlarının hangi bakanlıklara bağlanacağına, bağlı veya ilgili kuruluşlar kurulmasına, mevcut kurum ve kuruluşların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, bakanlıkların taşrada ve yurt dışında teşkilat kurmasına: kurulması, muhafazası, birleştirilmesi veya yeniden düzenlenmesi öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş biçimlerine, hukuki yapılarına, hangi ana hizmet birimlerinden oluşacağına, birimler arasındaki hiyerarşik ilişkilere, bütün kuruluşlarda benzer hizmet yapan birimlerin görev, yetki ve yükümlülüklerine ait genel esaslarda,

b) Bu esaslara uygun olarak, kurum ve kuruluşların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine ilişkin hükümlerinde,

Yapılacak yeni düzenleme ve değişiklikleri kapsar.

Madde 3.- 3268 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

İlkeler

Madde 3.- Bakanlar Kurulu l inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken ;

a) Kamu hizmetlerinin verimli ve müessir bir şekilde yürütülmesini; ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak yeterli ve adil bir ücret seviyesini sağlamayı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal haklarında hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı,

b) Başbakanlık, Bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar eliyle, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonun sağlanmasını; bir hizmetin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynak kullanımında israfın önlenmesini,

c) Merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatlarının, hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan zorunlu farklılıklar saklı kalmak kaydı ile, hiyerarşik bağlılık, unvan ve rütbe standardizasyonu sağlanacak şekilde düzenlenmesini,

d) Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş ve teşkilatlanmasında, hizmetin gerekliliği, ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kârlılık esaslarını,

Gözönünde bulundurur.

Madde 4.- 3268 sayılı Kanunun süresi 31.12.1988 tarihine kadar uzatılmıştır.

Geçici Madde- Bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak kanun hükmünde kararnameler uyarınca yapılacak olan yeni düzenlemeler sebebiyle kadro unvan ve derecesi değişen görevlilerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat hakları yeni görevlerinde kaldıkları sürece şahıslarına bağlı olarak saklı tutulur.

Yürürlük

Madde 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."

4.- Resmî Gazete'nin 28 Ekim 1988 günlü, 19973. sayısında yayım-Janan 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı "3268 sayılı Kanun ile 3347 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması 2954 sayılı Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun" aynen şöyledir:

"Madde 1- 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanunun 3347 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin (A) fıkrasının (k) bendî aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (B) fıkrasının (a) bendine ".... hangi ana hizmet kuruluşlarının hangi bakanlıklara bağlanacağına ...." ibaresinden sonra gelmek üzere "yeni bakanlık ve ...." ibaresi eklenmiştir.

k) 78 ve 190 sayılı Kanun hükmünde kararnamelerde,

Madde 2.- 3268 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu ve 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair 3347 sayılı Yetki Kanununun süreleri 31.12.1990 tarihine kadar uzatılmıştır.

Madde 3.- 11.11.1983 tarihli ve 2954 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin l inci fıkrasına 281 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile eklenen ibare aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"ve ücreti ile ikramiyesi dahil her türlü mali ve sosyal hakları Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir."

Madde 4.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 5.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür." C. Dayanılan Anayasa Kuralları:

1- "Madde 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir."

2- "Madde 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez."

3- "Madde 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

4 "Madde 12.- Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Temel hak ve hürriyetler kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder."

5- "Madde 13.- Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.

Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışına kullanılamaz.

Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir."

6- "Madde 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, BakanlarKuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikmci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.

Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.

Bakanlar Kurulu'nun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.

Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir.

Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.

Kanun hükmünde kararnameler,Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.

Kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.

Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.

Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük. Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer."

7- "Madde 123.- İdare, kuruluşve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.

İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinde yönetim esaslarına dayanır.

Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur."

8- "Madde 128.- Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir."

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mahmut C. CUHRUK, Yekta Güngör ÖZDEN, Necdet DARICIOĞLU; Muammer TURAN; Mehmet ÇINARLI; Servet TÜZÜN, Mustafa ŞAHİN, İhsan PEKEL; Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve Erol CANSEL'in katılmalarıyla 26. l. 1989 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenen KHK, ilgili KHK ve ilgili yasalarla iptal istemine dayanak gösterilen Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, önce de değinildiği gibi Kamu iktisadî Teşebbüslerine genel

müdür atanması konusunda 8.6.1984 günlü, 233 sayılı KHK nin 12. maddesinde

3.11.1988 günlü, 347 sayılı KHK ile yapılan değişikliğin iptali istemine

ilişkindir. Kararın "Yasa Metinleri" bölümüne olduğu gibi alınan

önceki ve şimdiki 12. maddelerin içerikleri düzenleme değişikliklerini

göstermektedir. Davacı, Anayasa'nın 91, maddesine aykırılık savında KHK çıkarma

yetkisinin kötüye kullanıldığını, uygulamayla ayrık bir yetkinin genel ve ana

kural durumuna dönüştürülmesi suretiyle yasama ve yürütme yetkilerinin

yürütmede birleştirildiğini ileri sürerek iptal isteminde bulunmuş, 128.

maddeye aykırılık savında, KHK konusu hususların ancak yasa ile düzenleneceğine

ağırlık vermiş ise de, KHK nin başlangıcında belirtilen yetki yasalarının

kapsamı dışında kalıp kalmadığı üzerinde durmamıştır.

İptali istenen 347 sayılı KHK nin başlangıcında bu Kararname'nin, 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı; 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı ve 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı Yasaların verdiği yetkiye dayanılarak çıkarıldığı belirtilmiştir. Anayasa'nın 91. maddesinin verdiği yetkiyle çıkarılanbu üç yetki Yasası'na dayanılıp dayanılamayacağı, 347 sayılı KHK nin anılan yetki yasaları kapsamına girip girmediği sorununun çözümü Anayasa'ya uygunluk denetiminde öncelik taşımaktadır.

2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrası, Anayasa

Mahkemesi'nin, Anayasa'ya aykırılık hususunda ilgililerce ileri sürülen

gerekçeye dayanmak zorunluluğunda olmadığını, istekle bağlı kalmak koşuluyla

başka gerekçeyle de Anayasa'ya aykırılık kararı verebileceğini öngörmüştür. Bu

kural gözetilerek dava konusu KHK'nin 1. maddesi yönünden Anayasa'ya aykırılık

savları üzerinde durulmadan önce tümüyle yetki yasalarına dayanıp dayanmadığı

üzerinde durularak sorunu yasal dayanak bakımından incelemek ve kaynaktageçerlik

durumunu belirlemek yararlı olacaktır. Sorunu temelden çözecek bu yöntemde ele

alınacak iki sorun, KHK'nin içerdiği konuların bir KHK ile düzenlenip

düzenlenemeyeceğine ve bu KHK nin, başlangıcında belirtilen yetki yasalarının

kapsamı dışında kalıp kalmadığıdır. Bu sorunların incelenmesinin sonucunda,

istem yerinde görülürse, sonraki sorunu incelemek gereksiz olacaktır.

Belirtilen aykırılıklar nedeniyle KHK nin iptali olanaksız görülürse, daha

sonra asıl iptal nedeni olan 1. maddenin Anayasa'ya aykırılığı incelenerek

içeriği öz yönünden ele alınacaktır.

A. 347 sayılı KHK nin içerdiği konuların KHK ile düzenlenip düzenlenemeyeceği sorununun Anayasa'nın 123., 128. ve 91. maddeleri yönünden incelenmesi:

Anayasa'nın "idarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği"

başlıklı 123. maddesinin birinci fıkrasında, kuruluş ve görevleriyle bir bütün

olan idarenin, "kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler"inden;

"Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesinin ikinci fıkrasında da,

memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev "ve

yetkileri, hakları ve yükümlülükleriyle aylık, ödenek ve diğer özlük işlerinin

yasayla düzenleneceği öngörülmüştür. Memur-kamu görevlisi niteliği tartışmasız

bulunan KİT genel müdürlerinin atanmalarına ilişkin konunun yasayla

düzenleneceğini açıkça öngören Anayasa'nın "Kanun hükmünde kararname

çıkarma yetkisi verme" başlıklı 91. maddesinin birinci fıkrasının ikinci

tümcesi de "Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,

Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar,

kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve

ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez" hükmünü içermektedir.

Bu kurala göre, sıkıyönetim ve olağanüstü haller dışında, Anayasa'nın 12-40.

maddeleriyle 66-74. maddelerindeki konular KHK ile değil, ancak yasayla

düzenlenebilir. Daha açık bir anlatımla, ancak belirtilen maddelere ilişkin

yasaklar dışında kalan bir konu KHK ile düzenlenebilecek; sıkıyönetim ve

olağanüstü durumlarda ise her konuda KHK çıkartılabilecektir.

Anayasa'nın, bir konunun yasayla düzenleneceğini öngördüğü

durumlarda, o konu KHK ile ilgili özel hüküm olan 91. maddesinin sınırlaması

dışında kalmadıkça ya da 163. maddede olduğu gibi kanun hükmünde kararname

çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe KHK ile düzenlenebilir. Anayasa'nın

genelde yasayla düzenlemeyi öngörmesi, ayrık kural olan 91. maddeyi gereksiz ve

geçersiz kılamaz. Yasa ile KHK nin hukuksal yapıları, nitelik ve oluşum

yöntemleri ayrı olsa da Anayasa, 91. maddesiyle açıkça KHK ile düzenlemeye olur

vermiştir. Anayasa'nın 12-40. maddeleriyle 66-74 maddelerinin öngördüğü yasayla

düzenleme yolu, 91. maddeyle korunarak bu konularda KHK de çıkarılamayacağı

kolaylığı getirilmiştir Bu durum karşısında, Anayasa'nın yasayla düzenleme

yapılacağını öngören her maddesini, mutlak ve yalnız yasa çıkarılmasını

gerektiren bir zorunluluk sayıp KHK yi sakıncalı bulmak, 91. maddeyi bunlar

dışında geçerli görmek olanaksızdır.

TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin ancak

önemli, zorunlu ve ivedi durumlarda verilmesi, yasama yetkisinin devri anlamına

gelecek ya da bu izlenimi verecek biçimde güncelleştirip sık sık bu yola

başvurulmaması Anayasakoyucunun amacına, kuşkusuz, daha uygundur. Bir tür

olağanüstü yöntem olan yasa düzeyindeki bu düzenleme yolunun özellikleri 91.

maddenin ikinci ve sonraki fıkralarında gözetilip gösterilmiştir. Yetki

yasasında belirlenmesi zorunlu, KHK nin amacı, kapsamı, ilkeleri, kullanma

süresi ve süresi içinde birden fazla kararnameçıkarılıp çıkarılamayacağı

hususları bu ereği doğrulamaktadır. Özellikle, KHK nin Resmî Gazete'de

yayımlandığı gün TBMM. ne sunulması, yetki yasaları ile KHK'lerin TBMM

Komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülmesi gereği

konunun önemini vurgulamaktadır.

Ne var ki Anayasa'nın 123. ve 128. maddeleri, 91. maddesinin

yukarıya alınan birinci fıkrasının ikinci tümcesinin çizdiği sınır dışında

kalmaktadır.1Anayasa'nın bir maddesinin yasayla düzenleneceğini

öngördüğü bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkça

yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça, ya da KHK ile düzenlenemeyeceği

Anayasa'da özel olarak belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırı

değildir. Anayasa'da, davacının savını doğrulayacak biçimde,KHK çıkarılmasını

yasaklayan doğrudan ya da dolaylı bir sınırlama, bir engel yoktur. Bakanlar

Kurulu'nun KİT genel müdürlerinin atanması konusunda KHK çıkarılmasının

Anayasa'nın 123., 128. ve 91 maddelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, içerdiği konuların KHK ile düzenlenemeyeceği ileri sürülerek 347 sayılı KHK'ye yöneltilen iptal istemi reddedilmelidir.

Yekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ve Ahmet N. SEZER bu görüşe katılmamışlardır.

B. 347 sayılı KHK nin, başlangıcında dayanak olarak gösterilen 3268, 3347 ve 3479 sayılı Yetki Yasalarının kapsamı dışında kalıp kalmadığı sorununun Anayasa'nın 91. maddesi yönünden incelenmesi:

Anayasa'nın 91. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, KHK çıkarmak için Bakanlar Kurulu'na yetki veren Yasa'da çıkarılacak KHK nin amacı, kapsamı ve ilkelerinin gösterilmesi zorunludur. Denetlenen 347 sayılı KHK'nin başlangıcında bu KHK nin adında belirtilen konudaki düzenlemenin 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı, 9.4.-1987 günlü, 3347 sayılı ve 12.10.1988 günlü,3479 sayılı Yetki Yasaları'na dayanılarak kararlaştırıldığı belirtilmiştir. Bu bağlamda durum bu yetki yasalarının yürürlüğe konuluşları sırasıyla irdelenecektir.

1- Resmî Gazete'nin 19.3.1986 günlü, 19052. sayısında yayımlanan

12.3.1986 günlü, 3268 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu" "Amaç"

başlıklı 1. maddesiyle; memurların ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında

etkinliği artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, hızlı, verimlive ekonomik

biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla idarî, malî ve sosyal haklarında

iyileştirmeler yapmak üzere Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisini vermiştir.

Bu Yasa'nın kapsamını belirleyen 2. maddesinin (I) bendinde KİT'lere ilişkin

233 sayılı KHKden açıkça söz edilmiştir. 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı

"12.3.1986 Tarih ve 3268 Sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının

Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu" nün 2.

maddesiyle 3268 sayılı Yasa'nın 2. maddesi değiştirilerek, kamukurum ve

kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamu görevlilerinin idarî, malî ve

sosyal haklarına ilişkin olarak (A) bendinin 13 alt bendinde sayılan Yasalar

yanında, kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin olarak

birimlerinin görev, yetki ve yükümlülükleri konularında genel esaslarla,

teşkilat ve kadrolarında düzenlemeyi öngörmüştür.

347 sayılı KHK nin 3268 sayılı Yetki Yasası'nın 1. ve 2.

maddelerinde değinilen idari, malî ve sosyal haklarla bir ilişkisi bulunmadığı

gibi, bu maddeyi birimlerin teşkilâtlanması, görev, yetki ve yükümlülükleri

yönünden genişleten ve (A) ve (B) bentlerinden oluşan 3347 sayılı Yetki

Yasa-sı'yla da bir ilişki bulunmamaktadır. (A) bendi (a)-(m) alt bentlerinde

sayılan yasalardaki düzenlemelerle ilgilidir. Görevlilerin idarî hakları atanma

kurumu dışındadır. KİT. genel müdürlerinin atanma koşulları, örgütün öğesi

olan. birimin görev, yetki ve yükümlülüğüne değil, bir üst yöneticinin kişisel

niteliklerine ilişkindir. (A) bendi bir dayanak olamaz. 3347 sayılı Yetki

Yasası'nın 2. maddesinin hiçbir yerinde 347 sayılı KHK ye dayanak olacak

açıklık yoktur. Yetki verilmeyen bir konuda KHK çıkarılması olanaksızdır.

Anayasa Mahkemesi'nin 3 Mayıs 1989 günlü, 20157 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 8.2.1989 günlü, Esas: 1988/ 38, Karar: 1989/ 7 sayılı kararında

belirtildiği gibi 3347 sayılı Yetki Yasası'nın amacı, memurlar ve diğer kamu

görevlilerinin salt idarî, malî ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak ve

bu amaca uygun düzenlemeleri gerçekleştirmektir. 347 sayılı KHK ile getirilen

atanma koşulları bu kavramların dışında kaldığı gibi bunların KİT. genel

müdürlüğüne gelebilecek kamu çalışanları için iyileştirme olmadığı da

belirgindir. 3347 sayılı Yetki Yasası'nın "İlkeler" başlıklı 3.

maddesinde de konuya değinen biraçıklık yoktur. Atanma koşullarını belirlemek,

görev düzenlemesi olarak değerlendirilse bile, hizmet birimlerinin yetki ve

yükümlülüklerini belirleyen bir öğe değildir. Kaldıki, teşebbüs genel müdürünün

görev ve yetkileri, 233 sayılı KHK nin 347 sayılı KHKile değiştirilen 12.

maddesinde değil 13. maddesinde, sorumlulukları ise 49. ve 51. maddelerde

düzenlenmiştir. Salt 3347 sayılı Yetki Yasası'nın 2. maddesinin (B) bendinin

(a) altbendinde geçen "görev" sözcüğüne ya da (b) altbendinde geçen

"kadroların düzenlenmesi" sözcüklerine dayanarak 347 sayılı KHK yi

anılan Yetki Yasası kapsamında görmek olanaksızdır.

2- Resmî Gazete'nin 28 Ekim 1988 günlü, 19973. sayısında

yayımlanan 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı "3268 Sayılı Kanun ile 3347

Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması, 2954 Sayılı Kanunun Bir Maddesinin

Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un 1. maddesiyle, 3268 sayılı Yetki

Yasası'nın 3347 sayılı Yetki Yasası'yla değişik 2. maddesinin (A) fıkrasının

(k) bendi değiştirilerek 78 ve 190 sayılı KHK'lerde yeni düzenlemeve

değişiklikler yapma yetkisi verilmiş ayrıca (B) fıkrasının (a) bendine

"... hangi ana hizmet kuruluşlarının hangi bakanlıklara bağlanacağına

...." ibaresinden sonra gelmek üzere "yeni bakanlık ve ...."

ibaresi eklenmiş, 2. maddesiyle 3268 ve 3347 sayılı Yetki Yasalarının süreleri

31.12.1990 tarihine kadar uzatılmıştır.

Görülmektedir ki, KİT. genel müdürlerinin atanması konusundaki 233 sayılı KHK nin değişik 12. maddesine ilişen bir açıklık bu Yetki Yasası'nda da bulunmamaktadır. Açıkça yetki verilmeyen bir konunun KHK ile düzenlenmesi düşünülmez. Anayasa'ya aykırılık belirgindir. Bu nedenlerle 347 sayılı KHK iptal edilmelidir.

C. Bu sonuç karşısında, dava konusu KHK nin içerik yönünden irdelenmesine ve 1. maddesine yönelik Anayasa'ya aykırılık savlarının değerlendirilmesine gerek kalmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V- SONUÇ

3.11.1988 günlü, 347 sayılı "233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin;

A. İçerdiği konuların Kanun Hükmünde Kararname ile

düzenlenemeyeceği ileri sürülerek iptali isteminin REDDİNE, Yekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ve Ahmet N. SEZER'in karşıoyları ve oyçokluğuyla,

B. Başlangıcında belirtilen 12.-3.1986 günlü, 3268 sayılı, 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı ve 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı yetki yasaları kapsamı dışında kaldığından İPTALİNE, oybirliğiyle,

C. İptal kararı karşısında öbür yönlerin üzerinde durulmasına

gerek olmadığına, oybirliğiyle,

16.5.1989 gününde karar verildi.

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Kanun Hükmünde Kararname(KHK), koşulları, içeriği, uygulama

yöntemi bakımından taşıdığı özelliklerle yasa düzeyinde bir yürütme

düzenlemesidir. Geçerlik yeteneği kimi sınırlamalara bağlı tutulmuş, yasama

organının onayına, değin yürütme işlemi niteliği tartışmasız bir hukuksalyapısı

bulunmaktadır. Oluşumu, yarı yasa türünde bir tanımı doğrulamaktaysa da,

sonuçları yönünden yasayla eşdeğer durumu anayasa1- bir gerçektir. Fransa

kaynaklı bu durum, Bonn Anayasasından olabildiğince uzaklaşılarak İtalya Anayasası'ndaki

örneği olumsuzbiçimde değiştirilerek hukukumuza aktarılmıştır. Yürütmeyi, çok

önekli ve zorunlu durumlarda, yasalaşma sürecinin geciktirdiği önlemleri ivedi

olarak uygulaması için yetkilendirmek anlamındaki KHK, yasama ve yargıya, karşı

üstünlük sağlama aracı değildir.Anayasa'nın "uygar bir işbölümü ve

işbirliği" olarak değerlendirdiği kuvvetler ayırımı, her erkin kendi

işlerinde egemen, birbirine karşı saygılı konumunu açıklarken üstünlük

kalkışmasının ve çabasının gereksiz bir girişim olacağını vurgulamaktadır.

Kaçınılması zorunluluk taşıyan aykırılıkların varlığı geçerliği temelde

etkiler. Zorunluluk ve ivedilik yanında yasama organının yetkilerine bağlılık

yargı denetimine açıklık ilkelerini gözardı etmemek özeni de aranacaktır.

Özüyle ve sözüyle Anayasa'ya uygunluk, oluşum sürecinde biçimsel gereklere

uyulmuş olmasıyla gerçekleşmiş sayılamaz. İçeriği ve yasa olarak TBMM'nden

çıkarma olanağı ele alınmalı, özellikle Anayasa'nın düzenlenen konuda yasayı

öngörüp öngörmediği üzerinde durmalıdır.

Çoğunluk görüşünü yansıtan Anayasa Mahkemesi kararları, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasının, sıkıyönetim ve olağanüstü durumlarda her konunun KHK ile düzenlenebileceğini, ancak Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasal haklar ve ödevlerin KHK'lerle düzenlenemeyeceğini öngördüğünü benimsemiştir. Bu yargıya yürütmeye, yasama alanına elatma yetkisini her durumda tanıdığı için, katılmak güçtür.

Anayasa'nın bir maddesinde, o maddenin içerdiği konu ya da

konuların yasayla düzenleneceği öngörülmüşse, zorunluluk, ivedilik dışında salt

91. maddenin birinci fıkrasının olur vermesi nedeniyle KHK yolu izlenmemelidir.

Bu madde, özel bir kural, ayrık bir hüküm olsa da, Anayasa'nın amacı ve kurumun

anlamı, güncelleştirilip olağanlaştırılmasını uygun kılmamaktadır. Yürütme,

istediği yasayı, istediği zaman çıkarmak olanağı elindeyken KHK yoluna

başvurursa üstelik, Anayasa'nın öncelik ve ivedilikle görüşme buyruğuna karşın

yıllarca TBMM.nde gündeme aldırmazsa bir Anayasa savsaklaması belirgindir. Süre

belirtmesi; öncelik ve ivedilik gereğinden daha önemli değildir, öncelik ve

ivedilik, günlük ve saatlik özel belirtmelerden sonra, Anayasa ve İçtüzük'te

görülen görüşmelerde ayrıcalığın koşuludur. Oysa yetki yasaları ve KHK'ler

yasama organının dışladığı izlenimini doğrulayacak biçimde süresizliğe

bırakılmakta, yürütme erki, yasama erkinin bu konudaki yetkisine el atmış, onu

etkisiz duruma düşürmüş olmaktadır. Bu olgu, Anayasa katında hoşgörüyle

karşılanamaz. Uygulama, hemen hemen her konuda, istendiği zaman ve şimdiki

kararda saptandığı gibi yetki yasasına dayanmadan KHK çıkarıldığını, böylece

anayasal düzenin, erkler dengesinin alt-üst edildiğini göstermektedir. Bu tutum,

KHK'lerin yasalarayeğlendiğini, daha kolay yürürlüğe konulmasının bu yolu

çekici kıldığını, bunun sonucu olarak yasama çalışmalarının önemsenmediği,

yürütmenin yasamaya üstün görünüm kazandığını ortaya koymaktadır. Sakıncalar

taşıyan uygulama biçimi, anayasal denetimde sıkı düzeni gerektirmeli, bunun

için de "yasayla düzenlenme" öngörülmüşse, 91. maddenin özel kural

olması genel kural karşısında aykırılığın üstünlüğüne neden sayılmamalıdır.

Yasa ile düzenleme öngörülmüşse bu da özel bir durumdur ve anlamı yönünden 91.

maddeyle değerini yitirmemeli, "yasa" öngörülen konu KHK ile

düzenlenmemelidir. Nitekim Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk

Ulusu adına TBMM. nin olup devredilemeyeceği bildirilmektedir. Anayasa'nın

"yasa" yi belirterek TBMM'nce düzenlenmesini istediği konuda KHK

yoluyla yetkiyi yürütmeye bırakmak, açık bir yetki devridir, bu ise yine

Anayasa'ya göre olanaksızdır. Yasa yapma yetkisi yalnız TBMM. olunca ve

özellikle yasa öngörülmüşse artık KHK -çok zorunlu durumlar dışında- 91. madde

olur verse de düşünülmemelidir. Maddelerdeki olurlar ya da yasaklamalar

Anayasa'nın tümlüğü için değerlendirilmeli, yasamayı yürütmenin egemenliğine

bağlayan yöntemin hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığı da gözetilmelidir.

Yasama yetkisi, Anayasa'nın cumhuriyeti somutlaştıran temel kurallarından

birisidir. "Genel Esaslar" kapsamındaki bu çok önemli kuralın,

anayasal sistemin özgün bir ilkesinin, gelişigüzel kullanılan özel kuraldan

sonraya alınması, ağır bir çelişki yaratmasa da sayısız sakıncalara yolaçar. Bu

durumdaKHK ye geçerlik tanınamaz. Denetimle, anayasal sakıncalar önlenmeli,

özel hüküm, amaç ve anlamıyla Anayasa'ya uygun yorumla sınırlarında

tutulmalıdır. Yasaya öncelik vermek, yasama organının istencini gerçekleştirmek

yerine tersine uygulama, yürütme organını yasama organım yerine geçirme

görünümü, biçim uğrunda özü yok etmek, öze kıymaktır. Biçimsel yönden uygunluk,

öz yönünden uygunluğa yeğlenemez ve, öz yönünden uygunlukla birleşmeyince

yeterli bulunamaz.

Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası, açıkça yasayla düzenlemeyi öngördüğüne, ayrıca düzenlenecek hususlar da kimi temel haklar, kişi haklan ve ödevleri düzeyinde ve niteliğinde olduğuna göre bunlar KHK konusu yapılamaz. Bu nedenlerle kararın birinci bölümünde çoğunluk görüşünü paylaşamıyor, karşıoykullanıyoruz.

Başkan

Mahmut

C. CUHRUK

Başkanvekili

Yekta Güngör ÖZDEN

Üye

Necdet

DARICIOĞLU

Üye

Yılmaz

ALİEFENDİOĞLU

Üye

Muammer

TURAN

Üye

Mehmet

ÇINARLI

Üye

Mustafa

ŞAHİN

Üye

İhsan

PEKEL

Üye

Selçuk

TÜZÜN

Üye

Ahmet

N. SEZER

Üye

Erol

CANSEL

KARŞIOY

YAZISI

Yasa koymak, değiştirmek ve kaldırmak bir yasama yetkisidir. Bu

yetki, Anayasa'nın 7. maddesine göre TBMM'nindir ve devredilemez. Kanun

Hükmünde Kararname ise, yürütmenin, temelde yasama yetkisine dayalı genel

düzenleyici bir işlemidir; ayrıklı ve bağlı bir yetkinin ürünüdür. Anayasa'nın

91. maddesine göre TBMM'nce verilen yetki uyarınca Bakanlar Kurulu'nca

çıkarılan bu kararnameler yasa gücünde sayılsalar da, yasa değildirler ve bir

yasama işlemi sayılmazlar. Anayasa'nın 91. maddesinde, bu kararnamelerin Resmî

Gazete'de yayımlandıkları gün TBMM'ne sunulmaları, komisyonlarda ve Genel

Kurulda öncelikle ve ivedilikle görüşülmesi öngörülmüşse de, Anayasa, TBMM'ne

sunulan KanunHükmünde Kararnamelerin ne kadar zamanda görüşeceğini

belirlememiştir. Bu nedenle Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve

aynı gün TBMM'ne sunulan Kanun Hükmünde Kararnamelerin görüşülüp karara

bağlanmaları çok uzun zaman almaktadır. Hatta yıllarsonra dahi TBMM'nde

görüşülmemiş Kanun Hükmünde Kararnameler bulunmaktadır.

Anayasa'nın 91. maddesine göre görüşülen Kanun Hükmünde

Kararnameler, TBMM'nce aynen ya da değişiklikle kabul edilebilir veya

reddedilebilir. Kanun Hükmünde Kararname, aynen kabul edildiği tarihte yasama

işlemine dönüşmüş olur. Ancak reddedilen Kanun Hükmünde Kararnameler, TBMM. ret

karalının Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlükten kalkmış olur. Bu

durumdaki bir Kanun Hükmünde Kararname hiç bir zaman bir yasama işlemi haline

dönüşmemiş olmasına karşın, Resmî Gazete'de yayımlandıkları günle red kararının

yayımlandığı gün arasında, yasa gücünde de olsa, bir Bakanlar Kurulu işlemi

olarak yürürlükte kalmış olurlar. Kanun Hükmünde Kararnamenin değişiklikle

kabulü durumunda aynı şey,değiştirilen hükümler yönünden söz konusudur.

TBMM'nde hiç görüşülmemiş Kanun Hükmünde Kararnameler ise doğal olarak, Kanun

gücünde de sayılsalar, gerçekte birer yürütme (Bakanlar Kararı) işlemi olarak

kalırlar.

Yukarıda açıklandığı üzere, "Kanun" ile "Kanun Hükmünde Kararname" güçleri aynı kabul edilse dahi, organik olarak değişik yetkilerin düzenlenmesidir ve birbirlerinden çok farklıdır. Kanun Hükmünde Kararname hiç bir zaman bir "kanun" telakki edilemez.

Anayasa'nın kimi maddelerinde, o madde hükmüne göre yapılacak

düzenlemenin "kanun"la yapılmasını öngörmüştür. Başka bir deyişle,

Anayasa'nın o konuda aradığı bir yasama işlemidir. "Kanun" gücünde

sayılsa da bir yürütme işlemi olan Kanun Hükmünde Kararname ile bu konuda

düzenleme getirilmesi Anayasa'ya uygun düşmez. Bu durum Anayasa'nın, belirli

bir konuda yasamaya verdiği düzenleme yetkisinin yürütmeye devri anlamına gelir

ve Anayasa'nın 7. maddesine aykırı olur. Öte-yandan Anayasa'nın 91. maddesinde

Kanun Hükmünde Kararnamelerle düzenlenemeyecek alanlarbelirlendiğine göre,

Anayasa'nın bu maddesiyle yasaklanmayan konularda Kanun Hükmünde Kararname

çıkarılabileceği ileri sürülebilir. Ancak 91. maddedeki bu kural, genel bir

düzenlemedir. Anayasa'nın kimi maddelerinde bir konunun "Kanun"la

düzenlenmesi öngörülmüşse, bu hüküm özel kural niteliğindedir. Bu durumda 91.

maddedeki genel kural yerine, özel kurala itibar edilmesi ve o maddeye göre

yalnız yasayla, düzenleme yapılması gerekir. Çünkü "Kanun" ile

"Kanun Hükmünde Kararname" aynı şey değildir.

Dava konusumaddenin öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle iptali gerektiği oyu ile verilen kararın bu yönüne karşıyım.

Başkanvekili

Yekta Güngör ÖZDEN

Üye

A.

N.SEZER

Üye

Yılmaz

ALİEFENDİOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1989/4, K. 1989/23, 16 Mayıs 1989 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İptal Davasının Konusu
  4. Iı- Yasa Metinleri
  5. A. İptali İstenen Kanun Hükmünde Kararname
  6. B. İlgili KHK ve Yasa Kuralları
  7. B. Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin
  8. Iıı- İlk İnceleme
  9. Iv- Esasın İncelenmesi
  10. A. İçerdiği konuların Kanun Hükmünde Kararname ile
  11. C. İptal kararı karşısında öbür yönlerin üzerinde durulmasına
  12. Karşıoy
  13. Gerekçesi
  14. C. Cuhruk
  15. Darıcıoğlu
  16. Aliefendioğlu
  17. Turan
  18. Çınarlı
  19. Şahin
  20. Pekel
  21. Tüzün
  22. N. Sezer
  23. Cansel
  24. Karşıoy
  25. Yazısı
  26. N.sezer
  27. Aliefendioğlu
  28. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1989/4
Karar No
1989/23
Tarih
16 Mayıs 1989

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1988/36 K.1989/24
  • AYM Norm Denetimi E.1989/7 K.1989/25
  • AYM Norm Denetimi E.1988/34 K.1989/26
  • AYM Norm Denetimi E.1988/50 K.1989/27
  • AYM Norm Denetimi E.1988/61 K.1989/28
  • AYM Norm Denetimi E.1988/39 K.1989/29

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.