İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2002/106 K.2008/51

6. İdare Mahkemesi

Esas2002/106Karar2008/51Tarih31 Ocak 2008Okuma14 dk · 2.753 kelime

KÜNYE

Anayasa

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
31 Ocak 2008
Esas Sayısı
2002/106
Karar Sayısı
2008/51
Karar Günü
31.1.2008
R.G. Tarih-Sayı
03.06.2008-26895
İtiraz yoluna başvuran mahkeme
İstanbul
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.753 kelime·14 dk okuma·24 bölüm

6. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

10.8.1993 günlü, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 14.6.2000 günlü ve 602 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile eklenen Ek Madde 5'in, Anayasa'nın Başlangıç kısmına, 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Denizcilik Müsteşarlığı, Türk Boğazlarındaki her türlü gemi

hareketini, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki Trafik Kontrol Merkezlerinden

izleyecek, kontrol edecek, gereğinde yönlendirme yapılabilecek ve yakın geçiş,

yakın takip, çarpışma, karaya oturma risklerine karşı gerekli uyarıları yapılabilecek

ve tüm bu faaliyetleri kayıt altına alınabilecek Gemi Trafik Yönetim ve Bilgi

Sistemi Projesini 1995 yılından itibaren uygulamaya koymuştur. Türkiye Mimarlar

ve Mühendisler Odası Birliği İstanbul Şubesi, İstanbul Boğazının her iki

yakasında Gemi Trafik Yönetim ve Bilgi Sistemi çerçevesinde inşa edilecek

Trafik gözetleme ve radar kulelerinin inşaat ruhsatlarının iptali için İstanbul

6. İdare Mahkemesi'ne başvurmuştur. Mahkeme de itiraz konusu kuralın

Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılığını ileri

sürerek iptali için re'sen Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar vermiştir.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

14.6.2000 günlü ve 602 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 10.8.1993 günlü ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek Madde 5 şöyledir:

"EK MADDE 5 -Türk boğazlar bölgesinde, can ve mal kaybı ile deniz ve çevre kirliliği yaratacak, kültür ve tabiat varlıklarına zarar verebilecek doğal afetlere ve deniz kazalarına karşı önlem alınması, boğazlarda güvenli geçişin sağlanması için tesisler kurmak amacıyla, Bakanlar Kurulunca belirlenen yerlerdeki mevcut Hazine arazileri Maliye Bakanlığınca, Müsteşarlığın kullanımına tahsis edilir.

Tahsisle ilgili imar planları ve her türlü projeler Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca tasdik edilir ve inşaat ruhsatları bu Bakanlık tarafından verilir.

Bu tesis ve inşaatların projelendirilmesi ve yapımında 3194 sayılı İmar kanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu hükümleri uygulanmaz.

Bu madde kapsamındaki tahsis ve imar planlarının tasdikinden önce Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınır."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Nurettin TURAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA'nın katılımlarıyla 18.6.2002 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülen kanun hükmünde kararname kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Kanun hükmünde kararnamenin Yargısal Denetimi Hakkında Genel Açıklama

Kanun hükmünde kararnameler, işlevsel yönden yasama işlemi

niteliğinde olduklarından bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve

yetkisi Anayasa ile Anayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Yargısal denetimde kanun

hükmünde kararnamenin, öncelikle yetki yasasına sonra da Anayasa'ya uygunluğu

sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde

kanun hükmünde kararnamelerin yetki yasalarına uygunluğunun denetlemesinden

değil, yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun

denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunluk denetiminin

içerisine öncelikle kanun hükmünde kararnamenin yetki yasasına uygunluğunun

denetimi de girer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kurulu'na ancak yetki yasasında

belirtilen sınırlar içerisinde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi

verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması, kanun hükmünde kararnameyi

Anayasa'ya aykırı duruma getirir. Böylece, kanun hükmünde kararnamenin yetki

yasasına aykırı olması Anayasa'ya aykırı olması ile özdeşleşir.

Bir yetki yasasına dayanmaları gerekli olmayan ve dayanaklarını

doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü hal kanun hükmünde

kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanun hükmünde

kararnamelerin bir yetki yasasına dayanması zorunludur. Bu nedenle, kanun

hükmünde kararnameler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ

vardır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki yasası ile olan bağı, kanun hükmünde

kararnameyi aynı ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Kanun hükmünde

kararnamenin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması, geçerliliğinin ön

koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetki yasası

iptal edilen bir kanun hükmünde kararnamenin içeriği Anayasa'ya aykırılık

oluşturmasa bile Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez.

Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri, yasaların denetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, "kanunlar Anayasaya aykırı olamaz" denilmektedir. Bu nedenle, yasaların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. Kanun hükmünde kararnameler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.

B- İtiraz Konusu Kuralın Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın yetki yasasının amacı, kapsamı ve ilkeleri dışına çıkılarak düzenlendiği, bu nedenle Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

602 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 29.8.1999 günlü ve 23801 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu'na dayanılarak çıkarılmıştır. 4452 sayılı Yetki Yasası'nın süresi, 2.12.1999 günlü ve 4434 sayılı Kanunla 3 ay ve daha sonra 29.2.2000 günlü ve 4540 sayılı Kanunla 4 ay uzatılmıştır.

İtiraz konusu Ek Madde 5 ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları bölgesinde can ve mal kaybı ile deniz ve çevre kirliliği yaratacak, kültür ve tabiat varlıklarına zarar verebilecek doğal afetlere ve deniz kazalarına karşı önlem alınması, boğazlarda güvenli geçişin sağlanması için tesisler kurulması öngörülmüş ve bu tesislerin tahsis, ruhsat ve inşaat işlemlerinin kimi yasal düzenlemelerden ayrık tutulması ile ilgili hükümlere yer verilmiştir.

İtiraz konusu kuralı içeren 602 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname'nin dayanağı konumunda olan 4452 sayılı Yetki Kanunu'nun 1.

maddesinde amaç unsuru; "Bu Kanunun amacı; doğal afetlere karşı

alınacak önlemlerin belirlenmesi, bu afetler nedeniyle doğan zararların

giderilmesi, yeni yerleşim alanlarının kurulması, imar, ihale, müteahhitlik,

müşavirlik hizmetleri ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma, sivil savunma,

mevcut fonların işleyişi ve gerektiğinde ilave fon kurulması, her türlü bağış

ve yardımların etkin kullanımı, ekonomik konularda düzenleme, doğal afetler

sonucunda doğacak zararların karşılanmasına yönelik bir sigorta sisteminin

oluşturulması doğal afet bölgelerinde yeni il ve ilçeler ile yeni büyükşehir

belediyeleri kurulması ve teşkilat kanunlarında yapılacak değişiklikler ile

ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak üzere Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde

kararname çıkarma yetkisi vermektir." şeklinde açıklanmakta, 2.

maddesinde de kapsamla ilgili olarak "Bu Kanuna göre çıkarılacak

kanun hükmünde kararnameler; imar, ihale, müteahhitlik, müşavirlik hizmetleri

ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma, doğal afetler, sivil savunma, mevcut

fonların işleyişi ve her türlü bağış ve yardımların etkin kullanımı ve

gerektiğinde ilave fon kurulması, ekonomik konularda yapılacak düzenlemeleri,

doğal afetler sonucunda doğacak zararların karşılanmasına yönelik bir sigorta

sisteminin oluşturulmasını doğal afet bölgelerinde yeni il ve ilçeler

kurulmasını, bunlara bağlanacak ilçe, bucak, kasaba ve köylerin tespiti ile

yeni büyükşehir belediyeleri kurulmasını ve bunlarda alt kademe belediyelerinin

belirlenmesini ve teşkilat kanunlarında yapılacak değişiklikler ile çeşitli

kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde doğal afetlerle ilgili değişiklikleri

kapsar." hükmü yer almaktadır.

4452 sayılı Yetki Kanunu'nun "ilkeler" başlıklı 3. maddesinde ise,

"Bakanlar Kurulu ivedi ve zorunlu hallere münhasır olmak kaydıyla, 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken;

a) Doğal afetlere maruz kalan yerlerde normal yaşamın devamını sağlayacak hizmetlerin verimli, etkin ve hızlı bir biçimde yürütülmesini,

b) Doğal afet bölgesindeki hasar ve tahribatın bir an önce giderilmesini,

c) Doğal afet bölgesindeki hizmetlerin yürütülmesinde ilgili kuruluşlar arasında eşgüdümün sağlanmasını,

d) Ülke çapında depreme dayanıklı çağdaş bir yapılaşmanın sağlanmasını,

e) Doğal afet meydana gelen bölgelerin ekonomisinde dengelerin ve güven ortamının sağlanmasını, istikrarın gerçekleştirilmesini ve hızlı kalkınma için gerekli tedbirlerin alınarak verimin yükseltilmesini,

f) Doğal afet bölgelerinde afetten kaynaklanan hukuki ihtilafların çözümüne dair işlemlerin hızlandırılmasını,

g) Doğal afet bölgelerinde çevrenin korunmasına yönelik hizmetlerin yürütülmesini,

Göz önünde bulundurur." denilmiştir.

Anayasa'nın 91. maddesinin ikinci fıkrasına göre, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin 'amacı', 'kapsamı' ve 'ilkeleri'nin de yetki yasasında belirtilmesi gerekir. Yetki yasasında Bakanlar Kurulu'na verilen yetki ile nelerin gerçekleştirmesinin istendiği belirlendiğinden, yetki yasasında kanun hükmünde kararnamenin amacı da somut olarak açıklanmalıdır. Kanun hükmünde kararnamenin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda, verilen ilkelere uygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması yargısal denetim yönünden zorunludur.

Bilimsel araştırmalar, Türk Boğazlar bölgesinin coğrafi, morfolojik, oşinografik yapısı ve yoğun deniz trafiği nedeniyle can, mal ve çevre güvenliği açısından çok riskli bir konuma sahip olduğunu göstermektedir. Geçmişte yaşanan deneyimler de dikkate alınarak, bu bölgede meydana gelebilecek deprem, fırtına ve benzeri doğal afetler ile deniz kazalarından doğacak tehlike ve zararların önlenebilmesi için itiraz konusu kuralın kabul edildiği anlaşılmaktadır.

İtiraz konusu kuralla, yoğun deniz trafiğinden ve doğal afetlerden

kaynaklanabilecek tehlikelere ve zararlara karşı can, mal ve çevre güvenliğini

sağlamak amacıyla 'Gemi Trafik Yönetim ve Bilgi Sistemi' kapsamında

çeşitli tesislerin kurulması, bu tesislerin tahsis, ruhsat ve inşaat

işlemlerinin kimi yasal düzenlemelerden ayrık tutulması öngörülmüştür.

Dolayısıyla itiraz konusu kural, 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak

Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak

Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu'nun yukarıda belirtilen amacına, kapsamına

ve ilkelerine aykırı görülmediğinden, Anayasa'nın 91. maddesine de aykırı

görülmemiştir. İtirazın reddi gerekir. Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket

APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.

İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2. ve 6. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

10.8.1993 günlü, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 602 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek Madde 5'in Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 31.1.2008 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

KARŞIOY

GEREKÇESİ

Anayasa'nın "Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi

verme" başlıklı 91. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Yetki Kanunu

çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini,

kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp

çıkarılamayacağını gösterir. KHK'ler ile yetki yasaları arasındaki bu sıkı bağ,

anayasal denetim söz konusu olduğunda, öncelikle KHK'lerin yetki yasasında

öngörülen sınırlar bakımından incelenmesini zorunlu kılar. KHK'ler konu, amaç, kapsam,

ilkeler yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem de Anayasa'ya uygun olmak

zorundadırlar. Bir yetki yasasına dayanmayan ya da yetki yasasının kapsamı

dışında kalan KHK'lerin içeriklerinin Anayasa'ya uygun olması, aykırılığı

ortadan kaldırmayacağından dava açıldığında iptalleri gerekir. Hem

dayandığı yetki yasasına hem de Anayasa'ya uygunluğu birlikte gerçekleşmeyen

KHK'ler Anayasa karşısında geçerli olamaz.

Öte yandan, Anayasa'nın 91. maddesi ile Bakanlar Kurulu'na verilen KHK çıkarma yetkisi, 7. maddede düzenlenen yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin istisnasını oluşturduğundan her istisna kuralı gibi dar yorumlanarak yetki yasasında açıklık bulunmadığı durumlarda KHK çıkarılamayacağının kabulü gerekir. Yetki yasasındaki amaç, kapsam ve ilkelerin sınırları aşılarak KHK ile düzenlemelere olur verilmesi, yasama yetkisinin devri anlamına geleceğinden Anayasal korumadan yararlanamaz.

17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara Bölgesinde meydana gelen

depremlerden kısa bir süre sonra çıkarılan 27 Ağustos 1999 günlü 4452 sayılı

Yetki Yasası'nın "amaç" başlıklı 1. maddesi ile doğal afetlere karşı

önlem alınması, zararın giderilmesi, yeni yerleşim alanlarının kurulması, bazı

idari birimler ve sigorta sistemi oluşturulması, imar, ihale müteahhitlik

hizmetlerinin sunulması gibi konularda ivedi ve zorunlu hallerle sınırlı olarak

Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yasa'nın kapsam ve

ilkelerin düzenlendiği 2. ve 3. maddeleri de verilen yetkinin, meydana gelmiş

olan doğal afetin neden olduğu zararların giderilmesine ve bu kapsamda alınacak

önlemlere ilişkin olduğunu göstermektedir. Oysa bu Yasa'ya göre çıkarılan 602

sayılı KHK'nin itiraz konusu Ek. 5. Maddesi ile Türk boğazlar bölgesinde sadece

doğal afetlere değil, deniz kazalarına karşı da önlem alınması, boğazlarda

güvenli geçişin sağlanması için tesisler kurulması amacıyla hazine arazilerinin

tahsisi gibi konular düzenlenmektedir. Bu durumda itiraz konusu kuralın Yetki

Kanunu'nun amaç, kapsam ve ilkeleriyle belirlenen sınırları aştığı açıktır.

Belirtilen nedenlerle Ek. 5. maddenin iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne karşıyım.

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

KARŞI

OY

4452 sayılı Yetki Yasası ile doğal afetlere karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi ve bu afetler nedeniyle meydana gelen zararların giderilmesi için ihtiyaç duyulan ivedi ve zorunlu düzenlemelerin kanun hükmündeki kararnameler ile yapılmasına izin verildiği, ancak, bu yetkinin kullanım alanının doğal afetlerin önlenmesi ve bundan doğan zararların giderilmesi ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.

Söz konusu Yetki Yasası uyarınca çıkartılan 602 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 1. maddesi ile eklenen itiraz konusu Ek 5. maddenin temel amacı ise boğazlardaki trafik ve seyir emniyetini düzenlemek, deniz kazalarını önlemek için gerekli olan tesisleri kurmak olduğu görülmektedir.

Boğazlarda yapılacak trafik ve seyir emniyetine ilişkin düzenleme ile deniz kazalarını önlemek için yapılacak tesislerin, doğal afetleri önlenmede ya da bu afetlerden doğan zararları tazminde herhangi bir fonksiyonlarının olmayacağı açıktır.

İtiraz konusu Ek 5. maddenin, 4452 sayılı Yetki Yasası'nın belirlediği amaca ve kapsama uygun olması zorunludur. Dolayısıyla amacının doğal afetlerin önlenmesi ve bunlardan doğan zararların tazminine yönelik olması gerekir. Oysa, kapsadığı alan Yetki Yasası'nın öngördüğü amaçla bağdaşmamaktadır.

Boğazlarda can, mal ve çevre emniyetinin etkili bir trafik düzeni ile sağlanması gerektiğine ilişkin ihtiyacın varlığını ve sağlayacağı kamu yararını reddetmek olanaklı değil ise de böyle bir ihtiyacın karşılanması ve sağlayacağı kamu yararı dahi, bu konudaki hukuk kurallarının ihlali için geçerli bir neden olarak görülemez. Hukuk devleti olmanın kaçınılmaz sonuçlarından biri de hukuki kurallara uymaktır.

Bu nedenle Yetki Yasası'nın amacına uygun olmayan itiraz konusu Ek.5. maddenin, Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğinden ret görüşüne katılmadım.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

AZLIK

OYU

Anayasa'nın 91. maddesinde yetki kanununa dayanılarak Bakanlar Kurulunca kanun hükmünde kararname çıkarılabileceği belirtilmiştir. Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını belirleyecektir.

Uyuşmazlığa konu Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağı 4452 sayılı Yetki Kanunu doğal afetlere karşı alınacak önlemler ve doğal afetler nedeniyle doğan zararların giderilmesi için, 17.8.1999'da gerçekleşen deprem üzerine 27.8.1999 tarihinde çıkarılmıştır.

İptali istenen kural ise Türk boğazlar bölgesinde gemi trafiğinin

düzenlenmesini, can ve mal güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan ve doğal afet

olgusuyla doğrudan ilintili olmayan Gemi Yönetim ve Bilgi Sistemine ilişkin

uygulamaları kapsamına almıştır. Boğazlardaki yoğun deniz trafiği ve olası

tehlikeler, doğal olaylarla bağlantılı da olmadan işin özelliği ve ortamda oluşacak

nedenlerle her zaman gerçekleşebilecektir. Tersi bir yaklaşım, olumsuz

sonuçlara neden olabilecek ve arzla bağlantılı her olgunun doğal afetlerle

ilgili yasal düzenlemelerle ilişkilendirilmesi sonucunu doğurur. Yetki

kanunları ve kanun hükmünde kararnameler ise, yasama yetkisinin sınırlı ve

süreli devrine olanak verebilen olağanüstü bir olanaktır. Doğal afet konusunun

genişletilmesi ve başka nedenlere de bağlanabilecek oluşların kapsama

alınmasıyla yetki kanunun aşılması söz konusu olacaktır. Bu durum yasama

yetkisinin devredilmezliğiyle çelişecek, yetki yasasının amaç ve anlamıyla

örtüşmeyecektir.

Belirtilen nedenlerle, iptali istenen kuralla yetki yasasının kapsamı ve amacı dışına çıkıldığından iptali gerekeceği oyuyla karara karşıyım.

Üye

Mehmet

ERTEN

KARŞIOY

GEREKÇESİ

İtiraz konusu kural, 10.08.1993 günlü 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'ye 14.6.2000 tarih ve 602 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile eklenen Ek 5. maddedir.

Ek 5. Madde de:

"Türk boğazlar bölgesinde, can ve mal kaybı ile deniz ve çevre kirliliği yaratacak, kültür ve tabiat varlıklarına zarar verebilecek doğal afetlere ve deniz kazalarına karşı önlem alınması, boğazlarda güvenli geçişin sağlanması için tesisler kurmak amacıyla, Bakanlar Kurulunca belirlenen yerlerdeki mevcut Hazine arazileri Maliye Bakanlığınca, Müsteşarlığın kullanımına tahsis edilir.

Tahsisle ilgili imar planları ve her türlü projeler Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca tasdik edilir ve inşaat ruhsatları bu Bakanlık tarafından verilir.

Bu tesis ve inşaatların projelendirilmesi ve yapımında 3194 sayılı İmar Kanunu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu hükümleri uygulanmaz.

Bu madde kapsamındaki tahsis ve imar planlarının tasdikinden önce Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınır." denilmektedir.

Anayasa'nın "Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi

verme" başlıklı 91. maddesinin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük

Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi

verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,

Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel

haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar

ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez." hükmü yer

almıştır. Buna göre Anayasa'nın kanun hükmünde kararnamelerle

düzenlenemeyeceğini belirlediği konularda Türkiye Büyük Millet Meclisi

tarafından Bakanlar Kuruluna düzenlemede bulunması için bir yetki verilmesi

olanaksızdır. Verilen yetkinin belli olması Anayasa'nın 91. maddesindeki yetki

verilmeyecek konuları kapsayıp kapsamadığının incelenmesi açısından önemlidir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi 24.05.2001 tarih ve E.2000-35, K.2001-90 sayılı kararında,

595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin arazi üzerindeki

inşaata ve inşaat sürecine ilişkin olması nedeniyle mülkiyet hakkı ile doğrudan

ilgili olduğu bu nedenle Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasına aykırı

olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Anayasa'nın 91. maddesi ve Anayasa Mahkemesi'nin kararı karşısında, itiraz konusu kuralın değerlendirilmesi sonucunda; Türk boğazlar bölgesinde radar kulesi, gözlem istasyonu ve tesis yapımı için arazi tahsisi, imar ve inşaatı mülkiyet hakkı ile ilgili olup, dolayısıyla kanun hükmünde kararname ile düzenlenemeyecek hususlardandır. Her ne kadar itiraz konusu kuralda proje kapsamındaki tesis ve inşaatların Hazine arazileri üzerinde yapılacağı belirtilmekte ise de kamu mülkiyeti ile özel mülkiyet arasında Anayasal korunma bakımından bir fark olamayacağı, bu anlamda kamu mülkiyetinin de Anayasa'nın 35. maddesinde belirtilen korumadan faydalanacağı açıktır.

İtiraz konusu kuralın yer aldığı Kararnamenin dayanağı olan Yetki Yasası'nın iptal edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 91. maddesine aykırı bulunan düzenlemenin Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 602 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile eklenen ek 5. maddenin Anayasa'nın 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılık oluşturduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Şevket

APALAK

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2002/106, K. 2008/51, 31 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Adalı
  10. Kantarcıoğlu
  11. Akyalçın
  12. Erten
  13. Özgüldür
  14. Apalak
  15. Karşıoy
  16. Gerekçesi
  17. Kaleli
  18. Karşı
  19. Oy
  20. Kantarcıoğlu
  21. Azlık
  22. Oyu
  23. Erten
  24. Karşıoy
  25. Gerekçesi
  26. Apalak
  27. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2002/106
Karar No
2008/51
Tarih
31 Ocak 2008

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2002/54 K.2008/43
  • AYM Norm Denetimi E.2002/71 K.2008/44
  • AYM Norm Denetimi E.2005/75 K.2008/1
  • AYM Norm Denetimi E.2005/151 K.2008/37
  • AYM Norm Denetimi E.2005/100 K.2008/50
  • AYM Norm Denetimi E.2004/81 K.2008/48

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.