KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2008
- Esas Sayısı
- 2006/78
- Karar Sayısı
- 2008/84
- R.G. Tarih-Sayı
- 01.07.2008-26923
- İtiraz yoluna başvuran
- Pendik İcra Hukuk
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
23.2.1995 günlü, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4822 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinin beşinci ve son fıkralarının Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Tüketici sorunları hakem heyeti kararının ilamların icrası hükümlerine göre takibe konulmasına karşı, bu kararın ilam niteliğinde olmadığı ileri sürülerek icra takibinin ve ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4077 sayılı Yasa'nın 4822 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinin itiraz konusu beşinci ve son fıkraları şöyledir:
"...
Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
...
Tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuruda Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 30.5.2006 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta
olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin
ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış
ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın o
davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki
kurallardır.
4077 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin son fıkrası tüketici sorunları hakem heyetlerinin kurulması, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikte düzenleneceğini öngörmektedir. Ancak başvuran Mahkeme'nin bakmakta olduğu dava, tüketici sorunları hakem heyeti kararına karşı ilamların icrası hükümlerine göre takip yapılmasına ilişkin olup, kuralın son fıkrasıyla ilgili değildir. Bu durumda Yasa'nın 22. maddesinin son fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, buna ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle Reddine OYBİRLİĞİYLE,
Dosyada eksiklik bulunmadığından Yasa'nın 22. maddesi beşinci fıkrası yönünden ise işin esasının incelenmesine, Haşim KILIÇ ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ün "Başvurunun, başvuran Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği" yolundaki karşı oyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kuralda belli değerin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu getirildiği, bunun mahkemelere başvuruyu önleyerek hak arama özgürlüğünü kısıtladığı, belli değerdeki uyuşmazlıklara ilişkin kararların mahkeme ilamı niteliğinde sayılmasının yargı yetkisinin bağımsız mahkeme dışında bir kurula verilmesi anlamına geldiği, bu nedenlerle Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
23.2.1995 günlü, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun'un 4822 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinin beşinci fıkrasında
"Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda
tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda
heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun
ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.
Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz
edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını
durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem
heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem
heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği
karar kesindir" denilmektedir.
Buna göre tüketici sorunları hakem heyetlerinin, yargı işlevi yerine getiren bir kurul olarak düzenlenmedikleri anlaşılmaktadır. Belli değerin altındaki uyuşmazlıklar için tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu ve heyetlerin vereceği kararların bağlayıcı nitelik taşıdığı belirtilmiş ise de, bu kararlara karşı onbeş günlük süre içinde tüketici mahkemelerine de itiraz edilebilecektir. Tüketici sorunları hakem heyetleri yargı yetkisine sahip olmamakla birlikte yasakoyucu, bu heyetlerin vermiş olduğu kararların yerine getirilmesi için etkili bir takip yolu olan ilamlı icra yolunu kabul etmiştir.
Anayasa'nın 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına
bağımsız mahkemelerce kullanılacağı öngörülmüştür. Bu madde uyarınca, yapılacak
yargılamanın kişiler yönünden gerçek bir güvence oluşturabilmesi için aranacak
nitelikler de 36. maddede belirtilerek "Herkes, meşrû vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı
olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme,
görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." denilmiştir.
Anayasa'nın 141. maddesine göre davaların en az giderle ve mümkün olan süratle
sonuçlandırılması yargının görevidir. Bu görevin ağır iş yükü altında yerine
getirilmesi zorlaştıkça, uyuşmazlıkların çözümü için alternatif yöntemlerin
yaşama geçirilmesi, yargıya ilişkin anayasal kuralların etkililiğinin
sağlanması bakımından gerekli görülebilir. Bu nedenle, taraflara görevli ve
yetkili mahkemeye başvurmadan önce belli değerin altındaki uyuşmazlığı kısa
sürede çözmek üzere tüketici sorunları hakem heyetlerine başvurma yükümlülüğü
getirilmiş, ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolu açık
tutulmuştur.
Öte yandan, tüketici sorunları hakem heyetlerinin belli değerin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verdiği kararların İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların icrası hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceğinin öngörülmesi, bu kararların ilam niteliğinde olduğunu değil ilamlar gibi infaz olunacağını göstermekte ve ilamların yerine getirilmesi usulüne ait bir kural koymaktadır. Bu durumda dava ve itiraz hakları önlenmediğinden hak arama özgürlüğünün kısıtlandığından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle İtiraz konusu kural, Anayasa'nın 9. ve 36. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit
ADALI
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet
AKYALÇIN
Üye
Mehmet
ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket
APALAK
Üye
Serruh
KALELİ
Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ
Anayasa Mahkemesi, E. 2006/78, K. 2008/84, 20 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası