İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2009/57 K.2011/33

Dairesi

Esas2009/57Karar2011/33Tarih3 Şubat 2011Okuma22 dk · 4.362 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
3 Şubat 2011
Esas Sayısı
2009/57
Karar Sayısı
2011/33
Karar Günü
3.2.2011
R.G. Tarih-Sayı
14.04.2011-27905
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay Onbirinci
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.362 kelime·22 dk okuma·31 bölüm

Dairesi

İTİRAZIN KONUSU

26.10.1990 günlü, 3671 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanun'un 6. maddesinin üçüncü cümlesinde yer alan ''ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi'' ibaresinin, Anayasa'nın Başlangıcı ile 2., 10. ve 55. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

22.7.2007 tarihinde yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden bir hafta önce Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine üç aylık ödenek ve yolluk ödenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Onbirinci Dairesi iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

3671 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanun'un itiraz konusu ibareyi de içeren 6. maddesi şöyledir:

' Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri bu sıfatı iktisap ettikleri aydan itibaren, bu Kanunda belirtilen ödeneklere ve yolluklara hak kazanırlar. Herhangi bir nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatı kalkanların istihkakları, bu sıfatın kalktığı ayı takip eden aybaşından itibaren verilmez. Ancak, ölüm ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yolluklar geri alınmaz. Aylık ödenek ve yollukların üç aylığı peşin olarak ve çekle ödenir.'

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında Anayasa'nın Başlangıcı ile 2., 10. ve 55. maddelerine dayanılmış, 86. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılmalarıyla 9.9.2009 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, Anayasa'nın 55. maddesinde ücretin emeğin

karşılığı olduğu kuralı ile Devletin çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli

bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için

gerekli tedbirleri alacağı kuralının yer aldığı, Devletin temel organları

içerisinde sayılan yasama, yürütme ve yargı erkinde atama ve seçilme yoluyla

göreve gelenlerin ortak amacının kamu yararı olduğunun kuşkusuz olduğu, fiilen

çalışma karşılığı ödenecek aylık ve ödeneklerin miktarı ile ödenme şeklinin

yasalarla düzenlendiği ve ilke olarak kamu görevlilerine peşin ödeme yapıldığı,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 164. maddesinde memurlara aylıklarının

peşin olarak ödeneceği ve emekliye ayrılma ile ölüm hallerinde o aya ilişkin

peşin ödenen aylıkların geri alınmayacağı hükmünün bulunduğu, 926 sayılı Türk

Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 145. maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve

Savcılar Kanunu'nun 108. maddesinde de aynı hükme yer verildiği, ölüm ve

emekliye ayrılma halleri dışında her ne suretle olursa olsun peşin ödenen

aylıkların ilgililerden tahsil edildiği, TBMM üyeliği sıfatının seçim yoluyla

kazanıldığı, seçimlerin yenilenmesi kararı alındıktan sonra ödenen üç aylık

ödenek ve yollukların seçimlerden sonra TBMM üyeliği sıfatı sona erenlerden

geri alınmasını engelleyen itiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç bölümüne

ve 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık incelemesi yapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 86. maddesi yönünden de inceleme yapılmıştır.

3671 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde, aylık ödenek ve yollukların üç aylığının peşin olarak ve çekle ödeneceği, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin bu sıfatı iktisap ettikleri aydan itibaren bu ödenek ve yolluklara hak kazanacakları ve bu sıfatı herhangi bir nedenle kalkanların istihkaklarının bu sıfatın kalktığı ayı takip eden aybaşından itibaren verilmeyeceği, ancak ölüm halinde ve itiraz konusu ibareyi oluşturan 'çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi' halinde önceden ödenen üç aylık ödenek ve yollukların geri alınmayacağı belirtilmiştir.

Anayasa'nın 'Ücrette adalet sağlanması' başlıklı 55. maddesinde 'Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.' denilmektedir. Anayasa'nın 55. maddesi, emeğin karşılıksız bırakılmamasını ve emeğin karşılığının ücret olarak verilmesini amaçlamaktadır.

Anayasa'nın 'Ödenek ve yolluklar' başlıklı 86. maddesinde de 'Türkiye

Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri

kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta

olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük

Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile

ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam

eder. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar,

kendilerine T.C.Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve

benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez. Ödenek ve yollukların en çok üç

aylığı önceden ödenebilir.' hükmü yer almaktadır.

Anayasa'nın 86. maddesi ile ödenek ve yolluklar konusunda yasa koyucuya tanınan takdir yetkisi, 26.10.1990 günlü, 3671 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanun'la ödenek ve yollukların üç aylığının peşin olarak ödenmesi yönünde kullanılmış, ölüm ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde önceden ödenen üç aylık ödenek ve yollukların ise geri alınmayacağı kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yolluklarının üç aylığının peşin olarak ödenmesinin öngörülmesi, yasa koyucu tarafından ödenek ve yolluklar bakımından üçer aylık dönemlerin esas alındığını göstermektedir. Bir başka deyişle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödeme yapılan her bir dönem, üç aylık bir süreyi kapsamakta ve bu süre bir bütünlük arz etmektedir. Bu çerçevede, üç aylık bir döneme ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine yapılan ödemenin genel seçimin yenilenmesi halinde geri alınmaması, yasa koyucunun bu konudaki takdirini yansıtmakta olup, emeğin karşılıksız bırakılmamasını amaçlayan Anayasa'nın 55. maddesine aykırı bulunmamaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş, 10. maddesinde de herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ile idare makamlarının bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları ifade edilmiştir.

Anayasanın 10. maddesinde öngörülen 'yasa önünde eşitlik ilkesi',

hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,

hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda

bulunanlar kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını

sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,

aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa

karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin

her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki

özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve

uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal

durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi

zedelenmez.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin geniş anlamda kamu

görevlisi olarak kabul edilebilmesi mümkün olmakla birlikte statülerinin ve

görevlerinin özellikleri dolayısıyla diğer kamu görevlilerinden farklı bir

hukuki konumda bulundukları kuşkusuzdur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği

statüsünün kazanılması ve kaybedilmesi, yasama dokunulmazlığı, çalışma düzeni

ve mali haklar gibi birçok konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,

kendilerine özgü hukuki konumlarına bağlı olarak farklı kurallara tâbi

tutulabilirler. Bu nedenle ödenek ve yollukları Anayasa'da özel olarak

düzenlenen Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin bu yönden diğer kamu

görevlilerinden farklı kurallara tabi tutulmasında 'yasa önünde eşitlik

ilkesi'ne aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10., 55. ve 86. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Fettah OTO, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN ve Erdal TERCAN bu görüşe katılmamıştır.

İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıcı ile ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

1- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin ön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞ ile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilen karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- 26.10.1990 günlü, 3671 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanun'un 6. maddesinin üçüncü cümlesinde yer alan '' ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi '' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Fettah OTO, Serruh KALELİ, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN ile Erdal TERCAN'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

3.2.2011 gününde karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh

KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

KARŞIOY GEREKÇESİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve

Emekliliklerine Dair Kanun'un 6. maddesinde, 'Türkiye Büyük Millet

Meclisi Üyeleri bu sıfatı iktisap ettikleri aydan itibaren, bu Kanunda

belirtilen ödenek ve yolluklara hak kazanırlar. Herhangi bir nedenle Türkiye

Büyük Millet Meclisi Üyeliği sıfatı kalkanların istihkakları, bu sıfatın

kalktığı ayı takip eden aybaşından itibaren verilmez. Ancak, ölüm ve çeşitli

sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde önceden aldıkları üç aylık ödenek

ve yolluklar geri alınmaz. Aylık, ödenek ve yollukların üç aylığı peşin olarak

çekle ödenir' denilmiş, itiraz başvurusunda bulunan

Danıştay Onbirinci Daire tarafından bu kuralın 've çeşitli

sebeplerle genel seçimin yenilenmesi' bölümünün, böyle bir

durumda, TBMM üyelerinin önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yolluklarının

geri alınmamasının, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali

istenmiştir.

Anayasa'nın ödenek ve yolluklara ilişkin 86. maddesinin, 2.11.2001

günlü 4720 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki birinci fıkrası, 'Türkiye

Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin

aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da

ödenek miktarının yarısını aşamaz' biçimindeyken, değişiklikten sonra 'Türkiye

Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla

düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu

miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet

Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile

ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam

eder' şeklini almış, böylece TBMM üyelerinin yalnız ödenek ve

yollukları değil emeklilik hakları da Anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bu

değişikliğin nedeni ise TBMM üyeleri ile ilgili olarak T.C. Emekli Sandığı'nın

öbür iştirakçilerine göre farklı düzenlemeler getiren dokuz yasanın (25.2.1966

günlü, 751 sayılı; 8.7.1971 günlü ve 1425 sayılı; 25.12.1979 günlü, 2254

sayılı; 7.5.1986 günlü, 3284 sayılı; 21.4.1988 günlü, 3430 sayılı; 26.10.1990

günlü, 3671 sayılı; 3.12.1992 günlü, 3855 sayılı; 24.11.1994 günlü, 4049

sayılı; 4.4.1995 günlü 4104 sayılı) konuya ilişkin kurallarının, söz konusu

kişilerin, öteki iştirakçilerin hiçbirisi için tanınmayan bazı imtiyazlarla

donatılmalarının eşitsizlik ve adaletsizliğe yol açtığı gerekçesiyle Anayasa'nın

'eşitlik' ilkesine aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş

olmasıdır.

Anayasa Mahkemesi'nin pek çok kararında belirtildiği gibi,

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk

devleti ilkesinin gereği olarak yasa koyucu, sadece Anayasa ve yasalara değil,

onların da üstünde bulunan ve zaman içinde evrensel bir özellik kazanıp, çağdaş

demokrasilerde ortak değerler olarak kabul gören hukukun genel ilkelerine de

uymakla yükümlüdür. Bu nedenle bir kuralın, Anayasa Mahkemesi tarafından

verilen iptal kararının etkisiz kılınması amacıyla Anayasa'ya taşınması, o

kuralın Anayasal meşruiyetini sağlasa da 'eşitlik' gibi hukukun genel ilkeleri

arasında yer alan bir ilkeye aykırılığını ortadan kaldıramaz. Bunun sonucu olarak

da her alanda eşitlik temelinde, adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu

geliştirerek sürdürmekle yükümlü olan hukuk devletinin varlığından söz

edilemez.

Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet,

siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım

gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya

sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün

işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda

oldukları, 55. maddesinde de ücretin emeğin karşılığı olduğu belirtilmiştir.

55. maddenin gerekçesinde ise 'Bu madde, bütün

çalışanlara, çalışmalarının karşılığı olarak ödenecek olan ücret, aylık

ikramiyeler ve sosyal yardımların belli esasa dayandırılmasını öngörmektedir.

Bu esaslardan ilki, ücret, aylık, ikramiye ve sosyal yardımlar ancak 'fiilen

çalışma' karşılığı ödenecektir, bunun için de iş süreleri, işin verimi ve

değeri ve niteliği dikkate alınacaktır. İkinci esas, kamu kesiminde çalışanlar

ile özel kesimde çalışanlar arasında ister işçi, ister memur olsunlar ücret,

aylık, ikramiye ve sosyal yardımlar bakımından hakkaniyet ve denge

sağlamasıdır. Amaçlanan fiilen çalışılmadan çalışmada geçmeyen süreler için

ödeme yapılmamasıdır.' Milletvekillerinin aldıkları ödenek

ve yollukların da bu madde ve gerekçesinde belirtilen ücret kapsamında

bulunduğu ve fiilen çalışmalarının karşılığı olduğu açıktır. Buna göre, TBMM

üyeliği sıfatının sona ermesinden sonra çalışılmayan bir süreye ait mali

hakların, ödenmemesi, ödenmiş ise geri alınması gerekir. Anayasa'da

milletvekilleri için getirilen farklı düzenlemelerin amacının, onlara eşitlik

ilkesini ihlâl edecek biçimde ayrıcalık ve imtiyaz tanınması değil, ulusu

temsil etme görevlerinin gereği gibi yerine getirilmesi olduğunda duraksamaya

yer yoktur. Bu durumda, milletvekilliği sıfatı sona erenlerin, bu görevle

ilişkilerinin kesilmesine karşın, önceden aldıkları üç aylık ödenek ve

yolluklarının geri alınmamasının, Anayasal meşruiyeti bulunmadığı gibi hak,

adalet ve eşitlik bağlamında hukukun genel ilkeleriyle de bağdaşır bir yönü

bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle TBMM üyelerine fiilen çalışmadıkları dönem için yapılan ve onların diğer çalışanların sahip olmadıkları bir ayrıcalık ve imtiyazdan yararlanmalarına yol açan ödemelerin kaynağını oluşturan ve Anayasa'nın 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılan itiraz konusu kuralın iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

KARŞI OY

Anayasa'nın 'Ödenek ve Yolluklar' başlıklı 86. maddesinde, TBMM üyelerinin ödenek ve yolluklarının üst sınırları belirtilmek suretiyle kanunla düzenleneceği ve en çok üç aylığının önceden ödenebileceği kurala bağlanmıştır.

Genel olarak bir iş için ayrılan belirli bir parayı ve tahsisatı ifade eden 'ödenek' kavramı kamu personeli hukuku yönünden, devlet personel sisteminde kimi kamu görevlilerine, görevin niteliğine bağlı olarak her ay brüt aylıklarının ya da en yüksek devlet memuru aylığının belli bir oranında aylıkları dışında ödenen para olarak tanımlanmaktadır.

Milletvekilleri, seçilmeleri, görev ve yetkileri, yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlıkları gibi Anayasa'da yer alan özel kurallara tâbi olan ve geniş anlamda kamu görevlisi olarak nitelendirilebilecek kişilerdir.

Bir kamu görevlisinin, görevini ifa için sürekli veya geçici olarak görev

yerlerinden ayrılmaları halinde kendilerine ödenen yol giderleri ve gündelikler 'yolluk' olarak adlandırılmaktadır.

İtiraz konusu kuralda, ödenek ve yolluklarını üç aylık peşin olarak alan TBMM üyelerinin ölüm ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yollukların geri alınamayacağı düzenlenmiştir.

Milletvekillerine ödenen ödenek ve yolluklar, milletvekillerinin mali hakları kapsamında yer almakta olup bu hakların milletvekilliği statüsünden kaynaklandığı, bu statünün devamı süresince söz konusu ödenek ve yolluklara hak kazanılmış olacağı kuşkusuzdur.

Anayasa'nın 55. maddesinde, ücretin emeğin karşılığı olduğu açıkça belirtilmiştir. Ücretin emeğin karşılığı olması ve fiilen çalışma karşılığı ödenmesi hususları gözetildiğinde TBMM statüsünün sona ermesinden sonra, bu statüye bağlı bir çalışma ve emekten söz edilemeyeceği gibi, bulunulmayan bir statüye ve çalışılmayan bir süreye ait mali haktan da bahsedilemez. Önceden ödenmiş de olsa, ödemeye esas olan statünün kaybından sonraki aylar için bu statüye bağlı olarak yapılan ödemelerin Anayasa'da öngörülen emeğin karşılığı olduğundan söz edilemez.

Öte yandan, yasaların adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet ve hakkaniyet ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir. Bu nedenle çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde milletvekillerinin önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yollukların geri alınamayacağını öngören itiraz konusu kuralın hukuk devleti ilkesine açıkça aykırılık oluşturur.

Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2. ve 55. maddesine aykırı olan itiraz konusu kuralın iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Fettah

OTO

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

KARŞI OY

Danıştay Onbirinci Dairesi itiraz başvurusunda; 've çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi' halinde TBMM üyelerinin önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yollukların geri alınmamasını, Anayasa'ya aykırı bularak iptalini istemiştir.

Anayasa'nın 55. maddesinde ücretin emeğin karşılığı olduğu belirtilmiştir.

Anayasa'nın 86. maddesi, TBMM üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir.

Milletvekillerine tanınan bu mali haklar milletvekilliği statüsünden dolayıdır. Statünün kaybından sonraki aylar için bu statüye göre verilen ödemelerin iadesi gerekir.

Çağdaş demokratik rejimlerin temel ilkelerinden biri olan 'hukuk devleti' Anayasa'nın 2. maddesinde 'Cumhuriyetin nitelikleri' arasında sayılmıştır.

Gerek 1961 (m, 2) gerekse 1982 (m, 2) Anayasaları Cumhuriyetin niteliklerini açıklarken Türkiye Cumhuriyetinin bir 'Hukuk Devleti' olduğunu belirtiyorlar. Hukuka bağlı bir devlete, egemenliğin kullanılması da hukuk çerçevesi içindedir.

Anayasa madde 10'da 'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din mezhep vb. sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir' denilerek eşitlik ilkesi kabul edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2, 10 ve 55. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Ahmet

AKYALÇIN

Üye

Serruh

KALELİ

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz konusu kural, ödenek ve yolluklarını üç aylık peşin olarak alan TBMM üyelerinin çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yollukların geri alınamayacağını düzenlemektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Milletvekillerine ödenen ödenek ve yolluklar, milletvekillerinin

mali hakları kapsamında yer almaktadır ve milletvekilliği statüsünden

kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle bu statünün devamı süresince söz konusu

ödenek ve yolluklara hak kazanılmış olmaktadır. Bu nedenle ödenek ve

yollukları, milletvekilliği statüsüne bağlı mali haklar olarak nitelendirmek de

mümkündür. Ödenek ve yollukların hak edilmesi, milletvekili statüsünde

bulunulmasına bağlı olduğundan, bu statünün sona ermesinden sonra bu statüye

bağlı bir ödeme yapılması olanaklı değildir. Bu anlamda yapılan ödemenin

tarihinin de bir önemi bulunmamaktadır. İlgiliye milletvekili iken ödeme

yapılmış olsa dahi ödeme konusu mali hakların milletvekili statüsünün kalktığı

tarihten sonraki aylara ait olması halinde, söz konusu statünün kaybı ile

birlikte önceden yapılan ödemenin dayanağı ortadan kalkmış olmaktadır. Hukuki

dayanağının ortadan kalkması ise ilgililerin hak etmedikleri ödenek ve

yollukların iadesini gerektirir.

Anayasa'nın 'Ücrette adalet sağlanması' başlıklı 55. maddesi şöyledir: 'Ücret emeğin karşılığıdır.

Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.'

Anayasa'nın 55. maddesinin asıl olarak kamu ve özel kesim

çalışanlarına yönelik olması, 'ücretin, emeğin karşılığı' olduğu yolundaki

genel kuralın milletvekilleri yönünden de geçerli olmasına bir engel

oluşturmamaktadır. Anayasa'nın 55. maddesinin 'Ücret ve aylık, emeğin

karşılığıdır' şeklinde Danışma Meclisi'nden geçen ilk halinde yer alan

've aylık,' ibaresinin Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu'nca madde

metninden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen, her türlü ödemenin ücret

kapsamına girdiği hususu da bu yaklaşımın doğruluğunu teyit etmektedir: ''bu

fıkranın içeriği yönünden 'ücret' sözcüğü içinde, çalışma ve emek karşılığı

olan aylık gibi her türlü ödemeler de öngörüldüğünden, birinci fıkrada yer alan 've

aylık' sözcükleri metinden çıkarılmıştır.'

55. maddenin gerekçesinde de şu hususlar belirtilmiştir:'Bu madde, bütün çalışanlara, çalışmalarının karşılığı olarak ödenecek olan ücret, aylık ikramiyeler ve sosyal yardımların belli esasa dayandırılmasını öngörmektedir.

Bu esaslardan ilki, ücret, aylık, ikramiye ve sosyal yardımlar ancak 'fiilen çalışma' karşılığı ödenecektir, bunun için de iş süreleri, işin verimi ve değeri ve niteliği dikkate alınacaktır.

İkinci esas, kamu kesiminde çalışanlar ile özel kesimde çalışanlar arasında ister işçi, ister memur olsunlar ücret, aylık, ikramiye ve sosyal yardımlar bakımından hakkaniyet ve denge sağlamasıdır.

Amaçlanan fiilen çalışılmadan çalışmada geçmeyen süreler için ödeme yapılmamasıdır. Bunu sağlayacak sistemin usul tesis edileceği kanunda gösterilecektir''

Milletvekillerine ödenen ödenek ve yolluklar da bu anlamda ücret kapsamına girmektedir.

Ücretin emeğin karşılığı olması ve fiilen çalışma karşılığı ödenmesi hususları dikkate alındığında TBMM statüsünün sona ermesinden sonra, bu statüye bağlı bir çalışma ve emekten söz edilemeyeceğinden, bulunulmayan bir statüye ve çalışılmayan bir süreye ait mali haktan bahsedilemeyecektir. Bu nedenle, önceden ödenmiş de olsa, ödemeye esas olan statünün kaybından sonraki aylar için bu statüye bağlı olarak yapılan ödemelerin iadesi gerekir.

Çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde milletvekillerinin önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yollukların geri alınmayacağı yolundaki itiraz konusu kural, milletvekillerinin bu statülerinin sona ermesinden sonraki aylara ilişkin ödenek ve yollukları da kapsayabilecek nitelikte olduğundan, milletvekili olarak çalışmadıkları aylar için herhangi bir emeklerinden ve bu emeklerinin karşılığı bir ücretten söz edilebilmesi olanaklı değildir.

Anayasa'nın 10. maddesinde de herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları belirtilmiştir.

TBMM üyelerinin yaptıkları görevin önemi, ödenek ve yolluklarının farklı bir düzenlemeye tabi tutulmasını haklı kılmakta ise de bu görev sonrasında kendilerine ayrıcalık tanınması kabul edilmemektedir. TBMM üyelerine ayrıcalıklı uygulamanın tipik örneğini oluşturan emeklilik yönünden farklı kurallara tabi tutulmalarına ilişkin yasal düzenlemeler hakkında daha önce Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararlarının gerekçesini de bu husus oluşturmaktadır.

Milletvekilliği hizmeti ve sıfatı son bulmuş kişilerin, artık farklı bir statü içinde değerlendirilebilmelerine olanak bulunmamaktadır.

Milletvekilliği görevinin yerine getirilmesine ilişkin olmayan ve fakat TBMM üyelerinin imtiyazlı bir durumdan yararlanmaları sonucunu doğuracak şekilde ve diğer çalışanlardan farklı olarak, çalışmadıkları aylara ilişkin ödenek ve yolluk almalarını sağlayan itiraz konusu kural Anayasanın 10. maddesine aykırı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararlarında da milletvekilleri yönünden bu statüleri sona erdikten sonraki dönemler için getirilecek ayrıcalık niteliğindeki düzenlemeler Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmişlerdir. Belirtilen kararlarda dayanılan gerekçelerden itiraz konusu kural yönünden ayrılınmasını gerektiren bir durum da bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

MUHALEFET ŞERHİ

22.07.2007 tarihinde yapılacak genel seçim öncesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine 15.07.2007 tarihinde üç aylık dönem için peşin olarak ödenek ve yolluk ödemesi yapılmış, bu işlemin iptali talebiyle dava açılmış ve davaya bakan mahkeme, 3671 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek, Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanun'un 6. maddesini olaya uygulanacak kural olarak belirlemiş; ancak bu kuralın üçüncü cümlesinde yer alan ''. ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi '' ibaresini, Anayasa'nın 2.,10. ve 55. maddelerine aykırı bularak, iptali talebiyle başvurmuştur.

İptali talep edilen ibarenin de yer aldığı 3671 sayılı Kanun'un 6. maddesi şu şekildedir: 'Madde 6 - Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri bu sıfatı iktisap ettikleri aydan itibaren, bu Kanunda belirtilen ödenek ve yolluklara hak kazanırlar. Herhangi bir nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatı kalkanların istihkakları, bu sıfatın kalktığı ayı takip eden aybaşından itibaren verilmez. Ancak, ölüm ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesihalinde önceden aldıkları üç aylık ödenek ve yolluklar geri alınmaz. Aylık ödenek ve yollukların üç aylığı peşin olarak ve çekle ödenir.'

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, ödenekleri ve yollukları Anayasa'nın 86. maddesinde düzenlenmiş ve şu hükme yer verilmiştir: 'MADDE 86- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir'.

Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.'

Anayasada yer alan bu hükmün gereği olarak milletvekillerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemlerini düzenlemek amacıyla 3671 sayılı Kanun kabul edilmiştir. Söz konusu Kanun'un 6. maddesinde de, milletvekillerinin ödenek ve yolluklarını ne zaman almaya hak kazanacakları, ödenmesi ve yapılan ödemelerin hangi hallerde geri alınmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi halinde de ödenen üç aylık ödenek ve yollukların geri alınmayacağı öngörülmüştür.

Anayasa m.2'de düzenlenen hukuk devleti ilkesi, temel hak ve özgürlüklere dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup, güçlendiren, her alanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini görevli sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve temel hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlet olarak kabul edilmektedir.

Anayasa m.10'da 'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir' denilerek eşitlik ilkesi kabul edilmiştir.

Anayasa'nın ücrete ilişkin 55. maddesinde ise 'ücret emeğin karşılığıdır' denilmiştir. Ücrete ilişkin bu madde, bir yönüyle verilen emek karşılığında bir ücret ödenmesini düzenlerken, diğer yönüyle de, ödenen bir ücret karşılığında emek sarfedilmesi gerektiğini de ifade etmektedir. Nitekim, 55. maddenin gerekçesinde, 'bu madde, bütün çalışanlara, çalışmalarının karşılığı olarak ödenecek olan ücret, aylık ikramiyeler ve sosyal yardımların belli esasa dayandırılmasını öngörmektedir. Bu esaslardan ilki, ücret, aylık, ikramiye ve sosyal yardımlar ancak 'fiilen çalışma' karşılığı ödenecektir'.' Amaçlanan fiilen çalışılmadan çalışmada geçmeyen süreler için ödeme yapılmamasıdır'' denilmektedir.

Bu açıdan, verilen bir emek karşılığı nasıl ki, emek sahibine bir ücret ödenmesi onun hakkı ise, ödenen bir ücret karşılığı emek sarfedilmesi de aynı şekilde, o kişi açısından bir görev; ücret ödeyen açısından da, çalışandan emeğin sarfedilmesini istemek bir hak olarak kabul edilmelidir. Söz konusu 55. maddede düzenlenen kural çerçevesinde herkes eşittir. Hiç şüphesiz, çalışanın eğitim seviyesine, uzmanlığına, kıdemine, işin niteliğine vb. bağlı olarak farklı miktarlarda ücret ödenebilir, farklı mali haklar sağlanabilir. Ancak, bu durum, ücretin emek karşılığı olduğu temel kuralını değiştirmemelidir.

Milletvekillerine ödenen ödenek ve yolluklar da, söz konusu

maddede geçen ücret kavramına dahil sayılmalıdır. Milletvekillerine, maaş veya

ücret değil de, 'ödenek' adı altında ödeme yapılması, bu kuralın dışına

çıkılmasını gerektirmemelidir. Keza, milletvekillerine ödenek dışında ayrıca

yolluk ödenmesi de m. 55'in dışına çıkılmasını gerektiren bir durum sayılmamalıdır.

Anayasa m.86'da ve 3671 sayılı Kanun m.6'da milletvekillerinin ödenek ve

yollukları için getirilen özel hükümlerin, milletvekillerine, eşitlik ilkesini

ihlal etmeyi haklı kılacak şekilde, emek karşılığı olmayan bir para ödenmesini

ve bu şekilde imtiyaz tanınmasını sağlamak için değil, milletin vekili olarak

temsil görevlerini daha iyi yerine getirebilmelerini sağlamak için kabul

edildiği açıktır. Milletvekillerinin görevlerinin sona ermesinden sonra ise, bu

farklılığı haklı kılacak bir durum kalmamaktadır. Diğer kamu görevlileri de,

aynı şekilde, görevleri sona erdikten sonraki dönem için yapılan ödemeleri iade

etmek zorunda kalmaktadırlar.

Kamu görevlilerine yapılan aylık ödemelerinin hangi hallerde geri istenmeyeceği ilgili kanunlarında belirtilmiştir: Buna göre örneğin: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 164'de ' Memurlara aylıkları her ayın başında peşin ödenir. Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık geri alınmaz.'

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu m. 145'de: 'Subay, astsubay ve askeri öğrencilerin aylık ve harçlıkları, her ayın başında peşin olarak ödenir. ' Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde, o aya ait peşin ödenen aylık veya harçlık geri alınmaz.'

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu m. 108'de: Aylık ve ödenekler her ayın başında peşin olarak ödenir. - Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık ve ödenekler geri alınmaz.'

denilmektedir.

Görüldüğü gibi, diğer kamu görevlilerinde emekliye ayrılma ve ölüm

halinde o aya ait peşin ödenen aylık ve ödeneğin geri alınmayacağı, bu hallerin

dışındaki, görevden ayrılma yahut diğer sona erme hallerinde ise peşin ödenen

aylık yahut ücretin geri istenmesi kabul edilmiştir. Aynı şekilde

milletvekillerinde de peşin ödenen ödenek ve yolluğun ölüm halinde geri

istenmeyeceği kabul edilmiş, bu açıdan diğer kamu görevlileri ile paralel bir

durum öngörülmüştür. Buna karşılık, genel seçimlerin yenilenmesi halinde de,

milletvekilliği görevi sona ermekle birlikte, bu durum, nitelik olarak ölüm

veya emekliye ayrılma ile aynı değildir. O nedenle, milletvekillerine görevin

sona ermesi halinde, diğer kamu görevlilerine nazaran bir ayrıcalık sağlanmış

olmaktadır. Bu açıdan da, milletvekillerine peşin ödenen üç aylık ödenek ve

yolluğun geri alınmayacağına ilişkin kural eşitlik ilkesine aykırılık teşkil

etmektedir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, 3671 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki ''ve çeşitli sebeplerle genel seçimin yenilenmesi' ifadesinin, Anayasa'nın 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Üye

Alparslan

ALTAN

Üye

Erdal

TERCAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2009/57, K. 2011/33, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kantarcıoğlu
  10. Akyalçın
  11. Erten
  12. Oto
  13. Özgüldür
  14. Kaleli
  15. Kömürcü
  16. Altan
  17. Üstün
  18. Yıldırım
  19. Necipoğlu
  20. Dursun
  21. Karşıoy Gerekçesi
  22. Tercan
  23. Karşı Oy
  24. Kantarcıoğlu
  25. Oto
  26. Karşı Oy
  27. Akyalçın
  28. Kaleli
  29. Karşıoy Gerekçesi
  30. Kömürcü
  31. Muhalefet Şerhi
  32. Altan
  33. Tercan
  34. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2009/57
Karar No
2011/33
Tarih
3 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2009/87 K.2011/30
  • AYM Norm Denetimi E.2011/12 K.2011/41
  • AYM Norm Denetimi E.2011/7 K.2011/28
  • AYM Norm Denetimi E.2008/72 K.2011/59
  • AYM Norm Denetimi E.2008/54 K.2011/45
  • AYM Norm Denetimi E.2009/47 K.2011/51

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.