KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Esas Sayısı
- 2015/67
- Karar Sayısı
- 2016/21
- R.G.Tarih-Sayı
- 15.04.2016-29685
- İtiraz yoluna başvuran
- Diyarbakır
Karar Metni
1.719 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
1. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 18.3.1924
tarihli ve 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74. maddesine, 27.5.2007 tarihli ve 5673 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen yedinci fıkrada yer alan ".kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmazlar." ibaresinin Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, sigorta primlerinin yatırılması ve sosyal güvencesinin sağlanmasına yönelik talebinin reddine ilişkin işlemin iptali için açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu ibareyi de içeren 74. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
"Geçici köy korucusu olarak çalıştırılanlar, bu çalışmalarından dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmazlar."
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca, Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ'in katılımlarıyla 13.7.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Mücahit AYDIN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
3. Köy koruculuğu, 442 sayılı Köy Kanunu'nda öngörülmüştür. Kanun'un 68. maddesinde köy sınırı içinde herkesin ırzını, canını ve malını korumak için köy korucuları bulundurulacağı, 70. maddesinde korucuların ihtiyar meclisi tarafından tutulacağı ve köy muhtarının vereceği haber üzerine kaymakamın buyrultusu ile işe başlayacağı düzenlenmiştir. Köy korucularının işe alınması, görev alanlarının belirlenmesi, görevleri, sorumlulukları, eğitimleri ve işten çıkarılmaları ve diğer özlük hakları ile ilgili usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı'nca çıkarılan Köy Korucuları Yönetmeliği ile belirlenmiştir.
4. Geçici köy koruculuğu ise 26.3.1985 tarihli ve 3175 sayılı
Kanun'la Köy Kanunu'nda yapılan değişiklikle getirilmiştir. Kanun'un 74.
maddesinin ikinci fıkrasına göre, "Bakanlar Kurulunca tespit
edilecek illerde; olağanüstü hal ilanını gerektiren sebeplere ve şiddet
hareketlerine ait ciddi belirtilerin köyde veya çevrede ortaya çıkması veya her
ne sebeple olursa olsun köylünün canına ve malına tecavüz hareketlerinin
artması hallerinde, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile yeteri
kadar geçici köy korucusu görevlendirilmesi kararlaştırılabilir.
Görevlendirmeyi gerektiren hallerin ortadan kalkması durumunda veya idarî
zaruret hallerinde görevlendirmeye ilişkin aynı usûl uygulanmak suretiyle
geçici köy korucusu olarak yapılan görevlendirmelere son
verilebilir." Kanun'un ek 18. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca
çıkarılan Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği ile de geçici köy korucularının
görevlendirilme esasları, görev, yetki ve sorumlulukları, görevlerine son
verilmesi, disiplin ve sicil esasları, izinleri, eğitim ve denetim esasları ve
özlük hakları ile ilgili usul ve esaslar belirlenmiştir.
5. Kanun'un 74. maddesinin üçüncü fıkrasında, geçici köy korucularının görevde bulundukları süre içinde yaralanmaları, engelli hale gelmeleri veya ölümleri halinde 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60. maddesinin (c) bendinin 9. alt bendinde ise geçici köy korucuları ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin genel sağlık sigortalısı sayılacağı düzenlenmiştir.
6. 27.5.2007 tarihli ve 5673 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle, 442
sayılı Kanun'a eklenen ek 16. madde ile geçici köy korucularına ölüm ve
yaşlılık aylığı bağlanması öngörülmüştür. Buna göre, geçici köy korucularından
55 yaşını dolduranların görevleriyle ilişikleri kesilerek, onbeş yıl veya daha
fazla hizmeti olanlara hayatta bulundukları sürece maddede belirtilen usule
göre belirlenecek miktarda aylık bağlanacaktır. Aylık bağlanmış olanlardan
vefat edenlerin dul eşleri ile 55 yaşını doldurmamış olmakla birlikte onbeş yıl
veya daha fazla hizmeti bulunan geçici köy korucularından görevleriyle
ilişikleri devam etmekte iken vefat edenlerin dul eşlerine de maddede
belirtilen usule göre belirlenecek miktarda aylık bağlanacaktır.
7. Bunun yanında, geçici köy korucularının, 5510 sayılı Kanun'un "İsteğe bağlı sigorta ve şartları" kenar başlıklı 50. maddesinde öngörülen esaslar çerçevesinde prim ödeyerek isteğe bağlı sigortalı olmalarına engel bir durum bulunmamaktadır.
8. 5673 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 442 sayılı Kanun'un 74. maddesine eklenen yedinci fıkrada geçici köy korucusu olarak çalıştırılanların bu çalışmalarından dolayı 5510 sayılı Kanun uygulamasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmayacakları düzenlenmiştir.
9. Uzun ve kısa vadeli sigorta kolları 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü ve beşinci bentlerinde tanımlanmıştır. Buna göre, "kısa vadeli sigorta kolları" iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, "uzun vadeli sigorta kolları" ise malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını ifade eder.
10. 442 sayılı Kanun'un 74. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan ".kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmazlar." ibaresi, itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
B- İtirazın Gerekçesi
11. Başvuru kararında özetle, geçici köy korucularının sürekli bir
şekilde idarenin emri altında görev yapmak suretiyle kamu hizmeti ifa ettikleri
ve geçici köy korucuları ile idare arasında yazılı olmayan bir hizmet akdi
olduğu, Kanun'da aksine düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle geçici köy
korucularının 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında işçi olarak kabul edilmesi
ve dolayısıyla işveren idare tarafından sigorta primlerinin ödenmesi suretiyle
kısa ve uzun vadeli sigortalılık haklarının sağlanması gerektiği, ifa ettikleri
kamu hizmetinin niteliği bakımından geçici köy korucuları ile köy korucuları ve
benzer statüdeki güvenlik görevlileri arasında bir fark bulunmadığı ve aynı
durumda oldukları, ancak itiraz konusu kuralla geçici köy korucusu olarak
çalıştırılanların bu çalışmalarından dolayı köy korucularından farklı bir
biçimde kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı
sayılmayacaklarının öngörüldüğü, geçici köy korucularının sosyal güvenlik ve
sigortalılık haklarının haklı bir neden olmaksızın, makul ve adil olmayan ve
eşitlik ilkesiyle çelişir bir biçimde kısıtlandığı belirtilerek kuralın,
Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
12. Anayasa'nın
2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına
dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, kişilerin huzur, refah ve
mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle
kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve
ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun
hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması
için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen,
güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri
gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve
kurallarıyla Anayasa'nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini,
bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar.
13. Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa'nın 60. maddesinde, "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." denilmektedir. Buna göre, sosyal güvenlik herkes için bir hak ve bunu gerçekleştirmek ise Devlet için bir görevdir.
14. Sosyal güvenlik, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardını güvence altına alabilmektir. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin, yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır.
15. Bununla beraber, Anayasa'nın anılan maddeleri tüm bireylerin aynı sosyal güvenlik düzenlemelerine tâbi kılınmasını gerektirmez. Kanun koyucu, sosyal güvenlik kuruluşları oluşturarak kamu veya özel sektör çalışanlarının tâbi olduğu genel sosyal güvenlik rejimleri belirleyebileceği gibi istihdam edilen işin niteliğinin gerektirdiği kimi durumlarda sosyal güvencelere ilişkin özel düzenlemeler de öngörebilir.
16. Geçici köy koruculuğu sistemi ağır güvenlik sorunlarıyla mücadele çerçevesinde yalnızca belirli bölgelerde uygulanmak üzere hayata geçirilmiştir. Devlet tarafından istihdam edilen ve silah kullanma gücü tanınan geçici köy korucularının ifa ettikleri hizmetin niteliği itibariyle hizmet akdi ile çalışan diğer kimselerin ifa ettiği hizmetlerden farklı olduğu açıktır. Geçici köy korucularının, hizmet akdi ile çalışan kimselerin dâhil olduğu sosyal güvenlik rejiminden ayrı tutularak özel sosyal güvenlik düzenlemelerine tabi kılınmaları kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
17. Nitekim Kanun'da, geçici köy korucuları için belirli esaslar çerçevesinde ve prim ödenmeksizin sağlık ile görev maluliyeti, yaşlılık ve ölüm aylığı sosyal güvenceleri öngörülmüştür. Böylece, özel durumları ve ifa ettikleri hizmetin niteliği dikkate alınmak suretiyle geçici köy korucularına özgü sosyal güvenlik düzenlemeleri yapılmıştır.
18. İtiraz konusu kuralın gerekçesinde,
Kanun'da geçici köy korucuları için özel sosyal güvenlik düzenlemelerine yer
verildiğinden, uygulamada tereddütlere yol açılmaması amacıyla bu düzenlemenin
yapıldığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları açısından sigortalı sayılmayacakları öngörülerek geçici köy
korucusu olarak çalıştırılanların bu çalışmalarından dolayı mükerrer sosyal
güvencelere sahip olmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. İtiraz konusu
kural geçici köy korucuları için öngörülen özel sosyal güvenlik
düzenlemeleri kapsamında getirildiğinden, diğer bir ifadeyle geçici köy
korucularının sosyal güvenlik hakkını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya
değil özel durumlarını düzenlemeye yönelik olduğundan, Anayasa'nın 2. ve 60.
maddelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez.
19. Diğer yandan, Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen "kanun
önünde eşitlik" ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz
konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik
ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme
bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını
önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı
kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı
anlamına gelmez. Geçici köy korucuları ve köy korucularının hukuki durumları
aynı değildir. Geçici köy korucuları ve köy korucularının istihdam ediliş amaç
ve şekilleri farklı olduğu gibi özlük hakları ve tabi oldukları düzenlemeler de
farklıdır. Kanun'da geçici köy korucuları ve köy korucularına yönelik bir takım
ortak hükümler bulunması veya ifa edilen hizmetlerin benzerlikler göstermesi
geçici köy korucuları ve köy korucularının hukuki durumlarının aynı olması
sonucunu doğurmaz.
20. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Hukuki durumları farklı olan geçici koy korucuları ile köy korucuları arasında eşitlik değerlendirmesi yapılamayacağından, geçici koy korucularının sosyal güvencelerine yönelik özel bir düzenleme öngören itiraz konusu kural "kanun önünde eşitlik" ilkesini ihlal etmemektedir.
21. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ
Anayasa Mahkemesi, E. 2015/67, K. 2016/21, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası