KÜNYE
10. Daire 1988/2315 E., 1990/605 K.
- Mercii
- Danıştay
- Karar tarihi
- 19 Mart 1990
- Daire
- ONUNCU DAİRE
- Karar Yılı
- 1990
- Karar No
- 605
- Esas Yılı
- 1988
- Esas No
- 2315
- Karar Tarihi
- 19/03/990
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
ADLİYE MAHKEMESİNCE VERİLMİŞ BİR KARARIN YERİNE GETİRİLMEDİĞİ İDDİASIYLA AÇILAN TAZMİNAT DAVASININ, YERİNE GETİRİLMESİ İSTENİLEN YARGI KARARINI VERMİŞ OLAN ADLİ MERCİLERCE İNCELENMESİ GEREKTİĞİ, GÖREV KONUSU DİKKATE ALINMADAN DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİ YOLUNDA VERİLEN KARARDA HUKUKİ İSABET BULUNMADIĞI HK.<
Davacıya ait olan ve İtalya'nın Trieste Limanından Kuveyt'e gönderilmek üzere yüklenen iki konteyner muhteviyatı emtiaya idarece kaçak olduğundan bahisle 1918 sayılı Yasaya göre alıkonulmuş, daha sonra davacı hakkında 1918 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucunda Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile davacının beraatine ve elkonulan malların tamamının iadesine karar verilmiş ve söz konusu karar Yargıtayca'da onanarak kesinleşmiş bulunmaktadır.
Söz konusu karar üzerine malların iadesi istemiyle yaptığı başvuru Bakanlık Tasfiye Genel Müdürlüğü telekslerine istinaden emtiaların Sümerbank Genel Müdürlüğü yetkililerine teslim edildiği gerekçesiyle reddedilen davacının, Mahkemece iadesine karar verilen emtianın davalı idare tarafından verilmediğini öne sürerek bu nedenle uğranılan zararın tazmini istemiyle açtığı dava, İdare Mahkemesince, emtianın tasfiyeye tabi tutulması nedeniyle doğan zararın tazmini istemiyle açılan davanın,
2577 sayılı Yasanın 12.maddesi uyarınca tasfiyenin haricen öğrenildiği ve malların tesliminin istendiği 29.9.1981 tarihli başvurudan itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle istemin reddedilmesinden sonra dava açma süresi içinde açılması gerektiği, malların tasfiye edilmesinden çok sonra malların teslimi için idareye yapılan başvuruya cevap olarak gönderilen yazının yani bir dava açma süresi başlatmayacağı gerekçesiyle süre aşımı yönünden reddedilmiştir.
Davacı, anılan İdare Mahkemesince verilen kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatlerini ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları, genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Davacı, malların iadesine ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtayca'da onanarak kesinleşen kararı gereğinin davalı idare tarafından yerine getirilmemiş olması üzerine bu davayı açmıştır.
Ortada, adliye mahkemesince verilmiş bir kararın yerine getirilmediği iddiasıyla bir tazminat davası açılması karşısında, anılan uyuşmazlığın, yerine getirilmesi istenilen yargı kararını vermiş olan adli mercilerce incelenmesi gerekli bulunmaktadır.
Bu durumda, görüm ve çözümü idari yargının görev alanı dışındaki davacının, görev konusu dikkate alınmadan süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 1988/2315, K. 1990/605, 19 Mart 1990 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama