İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2016/169 K.2021/362

Dava konusu istem: Davalı idareye ait su borularının patlaması sonucunda yaşanan su baskını nedeniyle davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ile söz konusu aracın kullanılamamasından dolayı uğranıldığı iddia olunan toplam 31.574,91…

Esas2016/169Karar2021/362Tarih10 Şubat 2021Okuma6 dk · 1.196 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/169 E., 2021/362 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
10 Şubat 2021
Esas No
2016/169
Karar No
2021/362
Temyiz eden (davalı)
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.196 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davalı idareye ait su borularının patlaması sonucunda yaşanan su baskını nedeniyle davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ile söz konusu aracın kullanılamamasından dolayı uğranıldığı iddia olunan toplam 31.574,91 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla. 19/10/2012 tarihinde davacının evinin yakınında bulunan Devlet Su İşlerine ait su borularının patlaması sonucu oluşan su baskını nedeniyle davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiği, oluşan hasarın tespiti amacıyla ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunulduğu, ilgili dosyadan yapılan inceleme sonucu aracın hasar durumunun ve hasardan sonra kullanılamaz bir hale geldiğinin belirtildiği, davalı idare tarafından söz konusu olay nedeniyle yaptırılan tespit raporunda, patlayan borular nedeniyle oluşan suların Bodrum-Milas Karayoluna akabinde de altta bulunan istinat duvarlarını yıkarak evlere girdiği, yıkılan istinat duvarının iki aracın üstüne devrildiği ve araçları kullanılamaz hale getirdiği,

meydana gelen olayın su borularının altındaki yastıklama tabakasının projedeki boyutlarda olmaması ve borunun altındaki kaya bloğuna dayandırılmasının olduğunun belirtildiği, ayrıca evlerde karayolunda ve taşıtlarda oluşan hasarların fazla olmasının sebeplerinden birinin de karayolunun su tahliyelerinin tıkalı ve yetersiz olmasının belirtildiğinin görüldüğü, bu halde;

idarenin, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek hizmetin kötü ve geç işlemesi ve bu yüzden bir zarara neden olunması durumunda, Anayasa hükmü uyarınca hizmetten faydalanan ya da hizmete yabancı kişilerin uğradığı zararları tazminini gerektirmesi nedeniyle davacının meydana gelen olay nedeniyle uğramış olduğu 27.034,00 TL maddi zararının davalı idarece tazmini gerektiği, davanın manevi tazminata ilişkin kısmına gelince;

yukarıda aktarılan olayın meydana gelme ve bunun sonucunda oluşan durumlar dikkate alındığında, davacının duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa karşılanması amacıyla davacıya takdiren 1.000,00 TL ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, olayda idarelerinin kusuru olmadığı, olayın yüklenici firmanın kusurundan kaynaklandığı, mahkemece aracın enkaz bedelinin de ödenmesine karar verildiği, enkaz bedelinin aracın satışı ile davacı tarafından zaten temin edileceği, olayda manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluşmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, davalı idareye ait su borularının patlaması nedeniyle davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ile söz konusu aracın kullanılamamasından dolayı uğranıldığı iddia olunan toplam 31.574,91 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazmini istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

Aktarılan bu hükümden de anlaşılacağı üzere idareler kamu hizmetlerini yürütürken kişi veya kişilere bir zarar vermeleri halinde bu zararı hizmet kusuru kapsamında bazen de kusursuz sorumluluk ilkelerine göre gidermek zorundadırlar. Uğranılan bu zararın giderilmesi de tazminat yoluyla mümkündür.

İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarelerin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilmeleri için öncelikle ortada bir zararın bulunması, bu zararın kesin, güncel ve meşru bir zarar olması ve zarar ile idarenin eylem ve işlemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.

İdarelerin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak da tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur.

Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan doğruya ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Başka bir deyişle, idarelerin kusurlu sayılabilmesi için hizmetin hiç veya iyi işlememesi, gerekli ve yeterli personel istihdam edilmemesi, ya da hizmet yürütülürken gerekli tedbirlerin yerinde ve zamanında alınmaması nedeniyle ortaya bir zararın çıkmış olması gerekir. Eğer bu şekilde hizmetin iyi işlememesi nedeniyle maddi ya da manevi bir zarar doğarsa idareler bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aksi halde ise idarelerin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği açıktır.

İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da artış olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinde; kararlarda, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının belirtileceği düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın incelenmesinden. 19/10/2012 tarihinde davacının evinin yakınında bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait su borusunun patlaması sonucunda oluşan su baskını nedeniyle davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiği, oluşan hasarın tespiti amacıyla ..

Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yaptırılan tespit sonucunda düzenlenen raporda aracın pert olduğunun görüldüğünün, aracın park halindeki durumunun trafik kurallarına uygun olduğunun, aracın piyasa değerinin 24.500,00 TL, hurda değerinin de 1.750,00 TL olduğunun belirtildiği,

söz konusu olay nedeniyle davalı idarece yapılan tespit sonucunda düzenlenen raporda, patlayan borular nedeniyle oluşan suların Bodrum-Milas Karayoluna akabinde de altta bulunan istinat duvarlarını yıkarak evlere girdiğinin, yıkılan istinat duvarının iki aracın üstüne devrildiğinin ve araçları kullanılamaz hale getirdiğinin, meydana gelen olayın su borularının altındaki yastıklama tabakasının projedeki boyutlarda olmamasından ve borunun altındaki kaya bloğuna dayandırılmasından kaynaklandığının, ayrıca evlerde,

karayolunda ve taşıtlarda oluşan hasarların fazla olmasının sebeplerinden birinin de karayolunun su tahliyelerinin tıkalı ve yetersiz olması olduğunun belirtildiği görülmektedir.

Olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden uyuşmazlığa konu olayın patlayan su borusunun usulüne uygun olarak döşenmemiş olmasından kaynaklandığı ve olayda davalı idarenin hizmet kusuru olduğu, olay nedeniyle davacının uğramış olduğu zararların tazmini gerektiği açıktır.

Ancak, davacı tarafından dava dilekçesinde maddi zarar unsurları olarak; aracın bedelinin, aracın hurda değerinin, aylık kazanç kaybının, banka kredisine fazladan ödenen faizin, 4 adet lastik ücretinin, Asliye Hukuk Mahkemesindeki tespit giderlerinin ve araç çekme bedelinin gösterilmiş olduğu, idare mahkemesince bu zarar kalemlerinden hangisinin yada hangilerinin ve hangi gerekçeler ile kabul veya reddedildiği belirtilmeksizin toplam 27.034,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş olduğu,

mahkeme kararından anlaşıldığı kadarıyla hurdaya çıkan aracın satılması halinde davacıya ait olacak olan ve zarar olarak kabul edilemeyecek hurda değerinin de tazminine karar verilmiş olduğu, aracın kasko sigortasının olup olmadığının, kasko sigortası varsa sigorta şirketince olay nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ise araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı İdare Mahkemesi kararının temyize konu kabule ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2016/169, K. 2021/362, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2016/169
Karar No
2021/362
Tarih
10 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2016/171 K.2021/734
  • Danıştay 4. Daire E.2016/175 K.2021/793
  • Danıştay 4. Daire E.2016/185 K.2021/1047
  • Danıştay 4. Daire E.2016/193 K.2021/971
  • Danıştay 13. Daire E.2016/194 K.2021/429
  • Danıştay 7. Daire E.2016/218 K.2021/797

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.