KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2998 E., 2023/6424 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Esas No
- 2021/2998
- Karar No
- 2023/6424
- Temyiz eden (davacılar)
- 1) … 2) …3) … 4) …
- Vekilleri
- Av. …
- Temyiz eden (davalılar)
- 1) … Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
2) … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, polis memuru olarak görev yapan yakınları ...'un 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsünde Genelkurmay Başkanlığı karargahındaki çatışmalar esnasında şehit olmasında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek şehidin annesi ... için 15.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, babası ... için 15.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda davacılar yakını polis memuru ...'un görevi sırasında ve görevinden dolayı şehit olmasında davalı idarelerin kusursuz sorumluluğu bulunduğu, dava konusu olay neticesinde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinin (a) fıkrası gereğince 4. derece 3. kademe başkomiser rütbesi üzerinden emsal maaş hesaplanarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na bildirildiği, şehidin dul ve yetimlerine 1. derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı ve ikramiyesinin ödendiği aynı maddenin (b) fıkrası gereğince on yıl kira yardımına müstehak olduğu,
şehidin eşine 20.000,00TL, babasına 2.500,00 TL, annesine 2.500,00 TL personel vefat yardımı yapıldığı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında şehidin mirasçılarına toplam 88.596,00 TL nakdi tazminat ödendiği, bu tutarın 13.289,40 TL 'sinin babası ...'a, 13.289,40 TL'sinin annesi ...'a ödendiği, 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar gereğince şehidin mirasçılarına yapılan ödemeler ve bağlanan aylıklar dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde tazmini gereken maddi zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddi ile dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınarak,
davacıların duyduğu acı ve elemin bir ölçüde de olsa giderilebilmesi için takdiren şehidin annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, Mahkemece maddi zararlarına yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın şehidin ödediği primler karşılığında bağlanan aylıkların yarar olarak kabul edilerek maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı … Bakanlığı tarafından, dava konusu olay nedeniyle 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında davacılara yapılan ödemelerin davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı … Bakanlığı tarafından, dava konusu olay nedeniyle 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında davacılara yapılan ödemelerin davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davacılar tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesince istinaf istemlerinin reddine dair verilen kararına konu İdare Mahkemesi kararının, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmıyla maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının onanması, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... ve ...'un Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davacılardan ... ve ...'un maddi tazminat istemlerinin reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyiz konusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesinin manevi tazminatın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar verilmişse de manevi tazminat, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ... ve ...'un evlatlarını, ... ve ...'un kardeşlerini genç yaşta kaybetmeleri göz önünde bulundurulduğunda davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için Bölge İdare Mahkemesi kararına konu Ankara 5. İdare Mahkemesince hükmedilen toplam 90.000,00 TL manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/2998, K. 2023/6424, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama