İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/6082 K.2024/3086

...'e velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2023/6082Karar2024/3086Tarih18 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.472 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6082 E., 2024/3086 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Eylül 2024
Esas No
2023/6082
Karar No
2024/3086
Temyiz eden (davacılar)
Kendi adlarına asaleten, ... ile
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.472 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

...'e velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Davacılardan ...'ün doğumunun gerçekleştiği Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde göz muayenesinin yapılmaması ve testisinin inmemiş olduğunun tespit edilmemesi suretiyle hizmet kusuru işlendiğinden engelli hale geldiği ileri sürülerek uğranılan zararlara karşılık ... için 10.000,00 TL maddi, 850.000,00 TL manevi, diğer davacıların her biri için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/09/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda;

daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 15/11/2021 tarih ve E:2019/6931, K:2021/5534 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra davanın reddine ilişkin olarak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, sunulan bilirkişi raporunun mahiyeti itibarıyla Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında belirtilen hususları karşılamaktan uzak olduğu, Adli Tıp Kurumu raporu dışında küçüğün rahatsızlığının hiçbir kayıtta "infantil katarakt" olduğuna dair bir tanı, teşhis ve tespitin bulunmadığı, hükme esas alınan raporda bozma ilamı doğrultusunda küçüğün yenidoğan göz muayenesinin tıp kurallarına uygun ve yeterli şekilde yapılıp yapılmadığı,

tıbbi kayıtlardaki göz muayene bulgularına bakılarak kataraktın oluşum zamanı ile ilgili bir belirleme yapılıp yapılamayacağı hususunda taraf iddialarının açık ve anlaşılır şekilde cevaplanmadığı, konsültasyon kağıdında yer alan "konjektinal katarakt" tanısı üzerinden değil elektronik ortamda yer alan ve hatalı olan "infantil katarakt" tanısı üzerinden rapor hazırlandığı, doktorların inmemiş testise ilişkin hiçbir kaydının bulunmadığı, muayenenin yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

A) Temyize konu kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

MADDİ OLAY

Davacı ...'ün, ikinci gebeliği sonucu 28/09/2011 tarihinde Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sezaryenle gerçekleştirilen doğumunda küçük ...'ün dünyaya geldiği, 29/09/2011 tarihinde yapılan fiziki muayenelerinin normal olarak değerlendirildiği, 30/09/2011 tarihinde taburcu edilirken konjonktivit (gözde iltihaplanma) nedeniyle tobrex damla reçete edilerek kontrol önerildiği, 07/10/2011 tarihinde yapılan kontrolünde konjonktivitin iyileştiğinin tespit edildiği, daha sonra muhtelif tarihli muayenelerde küçüğe katarakt ve inmemiş testis teşhislerinin konulduğu,

bu tanılar nedeniyle küçüğün birkaç kez ameliyat edildiği, davacılar tarafından, küçüğün doğumunun akabinde göz muayenesinin yapılmadığı, testisinin inmemiş olduğunun tespit edilmediği ileri sürülerek olay nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun ... tarih ve ... sayılı yazı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 15/11/2021 tarih ve E:2019/6931, K:2021/5534 sayılı kararıyla bozulması üzerine olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda; " Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 28/09/2011 tarihinde 4140 g, 53 cm, 38 hf 5 gün doğan bebeğin göz ve üregenital sistem muayenelerinde patoloji tariflenmediği,

30/09/2011 tarihli kontrol muayenesinde konjonktivit tanısıyla tobrex reçete edilip 3 gün sonra kontrol önerildiği, 07/10/2011 tarihinde yenidoğan sarılığı tanısıyla muayenesinin yapıldığı, 17/02/2012 tarihinde şaşılık şikayetiyle başvurduğu sağlık merkezinden Hacettepe Üniversitesi Hastanesine katarakt tanısıyla yönlendirildiği, yapılan göz muayenesinde.

Nükleer katarakt tespit edildiği, 28/02/2012 tarihinde Turgut Özal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine katarakt tanısıyla başvuran bebeğin aynı sağlık merkezinde tanısına yönelik mükerrer ameliyatlar olduğu, 23/02/2017 tarihinde Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayenesinde bilateral pseudofakik olduğu anlaşılmakla;

Pediatrik yaş grubundaki kataraktların konjenital ve infantil kataraktlar olarak gruplandırıldığı, konjenital kataraktlar doğumda mevcut olduğu, ancak infaltil kataraktların ise yaşamın ilk bir yılı içerisinde herhangi bir dönemde ortaya çıkabildiğinin tıbben bilindiği, 28/09/2011 tarihinde Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sezaryen ile doğumu gerçekleştirilen bebeğin 29/09/2011 tarihinde düzenlenen yenidoğan öykü ve fizik muayene formunda göz ve ürogenital sistem muayenesinde herhangi bir patoloji tariflenmediğinin anlaşıldığı,

30/09/2011 tarihinde taburculuğu esnasında konjonktivit tanısı ile tobrex reçete edildiği, 07/10/2011 tarihli başvurusunda göz ve ürogenital sistemle ilgili herhangi bir patoloji tariflenmediği, ancak 17/02/2012 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları muayenesinde nükleer katarakt saptandığı dikkate alındığında küçükte tespit edilen kataraktın infantil katarakt olarak değerlendirildiği, dolayısıyla küçüğün yenidoğan muayenesine katılan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu,

hizmetini sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten idarenin organizasyon hatası saptanmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

Dava konusu olayda, davacı küçük ...'ün görme yetisini büyük oranda kaybettiği, defalarca ameliyat olmak zorunda kaldığı, bu süreçte küçüğün yaşı itibarıyla da hem kendisinin hem de ailesinin manevi olarak ciddi şekilde yıprandığı göz önünde bulundurulduğunda, olayın ağırlığını ortaya koyacak ölçüde davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, manevi tazminat talebinin reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/6082, K. 2024/3086, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/6082
Karar No
2024/3086
Tarih
18 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/6087 K.2024/5024
  • Danıştay 9. Daire E.2023/6088 K.2024/4200
  • Danıştay 8. Daire E.2023/6094 K.2024/4343
  • Danıştay 10. Daire E.2023/6094 K.2024/3110
  • Danıştay 10. Daire E.2023/6110 K.2024/3436
  • Danıştay 9. Daire E.2023/6112 K.2024/4355

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.