KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6294 E., 2024/2776 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/6294
- Karar No
- 2024/2776
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Aydın İli, ... Tipi Açık/Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda psikolog olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. Maddesinin ikinci fıkrası ve 97. maddesinin (B) fıkrası uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin 14/05/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının görev yaptığı ... Tipi Kapalı/Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda COVİD-19 salgınının önlenmesi amacıyla izolasyon gruplarının oluşturulduğu, 657 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereği "sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri" sınıfında psikolog olarak görev yapan davacının 17/04/2020 - 30/04/2020 tarihleri arasında görevlendirilen grupta yer aldığı,
yapılan bu görevlendirmeye 17/04/2020 tarihinde itiraz eden davacının, E-Nabız sisteminden alınan J45.9 Tanımlanmamış-Geç Başlangıçlı Astım Astımlı Bronşit tanılı hastalığının kronik olarak tanımlanmaması dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün 13/03/2020 tarihli ve E.12362 sayılı yazısı uyarınca idari izinli sayılanlar kapsamında değerlendirilemeyeceği,
yine ilkokul çağında çocuğu bulunan kadın çalışanların yıllık izin taleplerinin mutlak surette değil ancak "kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerinin devamını sağlayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması ve zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari seviyede personel bulundurulması" kaydıyla karşılanması gerektiği açık olduğundan, ...
Tipi Kapalı/Açık Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan iki psikologtan biri olan ve ilk izolasyon grubunda yer almayarak dinlendirilen davacının, COVİD-19 salgını kapsamında alınan zorunlu tedbirler kapsamında, hizmetine duyulan ihtiyaç sebebiyle ikinci izolasyon grubunda görevlendirilmesinde, ilgli mevzuata ve anılan Cumhurbaşkanlığı Genelgesine aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından, görevlendirildiği izolasyon grubunda tek kadın olduğu belirtilmiş ise de;
sadece erkek hükümlü ve tutukluların bulunması dolayısıyla görev yapan personelin de büyük bir çoğunluğunun erkek olduğu söz konusu kurumda oluşturulan çalışma grubunda davacının tek kadın olarak yer almasının doğrudan negatif ayrımcılık yapıldığını ortaya koymaktan uzak olduğu, kaldı ki duruşma tutanağına yansıyan beyanlarından davacı tarafından esasen emekli olan eşine rağmen erken ergenliğe giren kız çocuğunu o süre zarfında hiçbir surette bırakamayacak olması sebebiyle anılan görevlendirme kapsamında görevine gitmediği beyan edildiğinden, davacının anılan iddiasına itibar edilmediği,
bu durumda, davacının, hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın kesintisiz olarak on (10) günden fazla görevini terk ettiği sabit olduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kendisinin astım hastalığı ve 7 yaşındaki çocuğunun evde uzaktan eğitime devam etmesi nedeniyle idari izinli sayılması gerektiği, başka personelin mazeretlerinin kabul edildiği, negatif ayrımcılık yapıldığı, yıllık izninin bile kullandırılmadığı, 82 erkek personelin bulunduğu tecrit edilmiş, kapalı bir çalışma ortamına, iki hafta kesintisiz, tek kadın personel olarak çalışmaya mecbur bırakıldığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan temyiz sebeplerinin hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/6294, K. 2024/2776, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama